1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 8  |
 |
SerhatAdn
15 yıl önce - Pts 05 May 2008, 22:32
Bu projedeki bina şuan Atatürk caddesinde .Adı Gökçe Rezidans'dı sanırım altında Groseri var.
|
 |
kizildere
15 yıl önce - Sal 06 May 2008, 02:17
Bende ona benzettim... sanırım önce iş merkezi, daha sonra apartman olarak karar kılmışlar.
|
 |
SerhatAdn
15 yıl önce - Çrş 07 May 2008, 15:59
Göksu Barajı İnşaatı Çalışmaları Başladı
Feke'de, Göksu Nehri üzerinde yapılacak baraj inşaatında çalışacak personelin kalacağı binaların yapımına başlandı.Barajın yapımı çalışmaları da bir ay sonra başlayacak ve 30 ayda bitirilmesi hedefleniyor.İçemeler mevkinde yapılacak barajın yüksekliğinin temelle birlikte 90 metre, su düşüm yüksekliği de 70 metre olacak, ''Feke merkezdeki köprünün ayaklarına kadar geleceği tahmin edilen su yüksekliği ise tahminen 542 koduna kadar çıkacak. İnşaatın durumuna göre 150 civarında işçinin çalıştırılması planlanıyor'' Kurulu gücü 70 MW (megavatsaat) olan hidroelektrik santralinin elektrik üretimi kapasitesinin yılda 223,41 GWH (gigavatsaat) olacağı düşünülüyor.
Azerbaycan'dan Ceyhan'a Meslek Lisesi
Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR), Adana'nın Ceyhan ilçesine 16 derslikli Haydar Aliyev Endüstri Meslek Lisesi yaptırıyor.
|
 |
SerhatAdn
15 yıl önce - Pzr 11 May 2008, 23:57
Tepebağ evlerinin kurtarılması için somut adımlar atılmaya başladı.
Adana'da kentin tarihi dokusunu ön plana çıkaracak çalışmaların hangi bölgeden başlaması gerektiği konusunda başlatılan çalışmalarda startın Tepebağ'dan verilmesi düşüncesi ağırlık kazandı.Bu kararın oluşmasında ,Tepebağ ile ilgili olarak uzun yıllardır yapılan birçok bilimsel çalışma ve Tepebağ'ı kurtarma projeleri de etkili oldu.
Altında 8 bin yıl öncesine dayanan bir höyük ,üstünde 150 yıllık evlerin bulunduğu kent merkezindeki tarihi Tepebağ , Ulu Cami ile çevresi ve Büyük saat kulesi civarında bu amaçla yapılan incelemeler sonucunda ,tarihi yapıların kurtarılması projelerindeki etkinliğiyle tanınan ÇEKÜL (Çevre ve Kültür Derneklerini Koruma ve Tanıtma Vakfı) Vakfı Başkanı Prof.Dr. Metin Sözen tarafından gerçekleştirildi.
Adana Valiliği,İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Büyükşehir Belediyesi'nin ortaklaşa yürüttüğü ve kentin tarihi dokusunu ön plana çıkarmak amacıyla Tepebağ'dan başlatılması planlanan projede,Büyük Saat Kulesi,Tarihi Kazancılar Çarşısı,Bedesten,Ulu Cami ve yanındaki park,eski vali konağına kadar uzanıp nehirle birleşecek.
|
 |
Resul GUL
15 yıl önce - Pts 12 May 2008, 13:20
| Alıntı: |
| Adana Valiliği,İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Büyükşehir Belediyesi'nin ortaklaşa yürüttüğü ve kentin tarihi dokusunu ön plana çıkarmak amacıyla Tepebağ'dan başlatılması planlanan projede,Büyük Saat Kulesi,Tarihi Kazancılar Çarşısı,Bedesten,Ulu Cami ve yanındaki park,eski vali konağına kadar uzanıp nehirle birleşecek. |
Bu atılan somut adım hepimizi sevindirdi Zaten kentin Tarihi dokusu olarak seçilen bu alan çok tahribat gördü Bayağı zamandan beri proje aşamasında kalan bu alan (Tepebağ mevkii) halen talan edilmeye devam ediyor Yetkililerin bir an önce işe, buradaki kaçak yapımları durdurarak başlaması lazım ..
Düşünebiliyor musun bu bölgede B.Saat e 10 m mesafede bir bina harabesi yıkılarak daha 1 sene bile olmadan buraya kocaman bir betonarme bina dikildi.. Yani başka bir şey olsa sanırım bu 5 katlı bina bu kadar çabuk yapılamazdı!!!
Yazık gerçekten burasının bir sit alan olduğu kesin Buraya bırakın bina dikmeyi bir çivi bile çakılamaz... Buna kim izin veriyorsa ilk önce ondan hesap sorulmalı
Sadece bu talan dediğim yerlerle sınırlı değil tabiki... Buna Adliye civarında yapılan İş Merkezleri ve Plazaları da eklemek gerekir Bunlar sessiz bir şekilde bir kaç sene içerisinde yapıldı Bunun yanında Tepebağ mahallesinin iç kısımları daha çok talana uğramış Buralarda bina yapmak iş görmese de Otopark Alanı yapılması için ideal bir yer!!!! Tabi akıllı kişiler bunu da yıllardan beri yapıyorlar Yani buralar resmen Otoparkçıların işgalinde Ama nedense kimsecikler bir şey demiyor
Bu kadar talalana uğramış ve halen de uğramaya devam eden bu bölgede bir an önce bu tahribatın durdurulması daha sonra da program neyse onun icra edilmesi gerekir
Ama acil olan bir şey var BU İŞGALİ DURDURMAK !! 
En son Resul GUL tarafından Pts 12 May 2008, 20:43 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
SerhatAdn
15 yıl önce - Prş 15 May 2008, 17:03
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği tarafından Adana’da düzenlenen ve 2 gün süren “Adana Kent Sorunları Sempozyumu”na Belediye Başkanları ve yerel yöneticiler duyarsız kaldı. Kentin sorunlarının tartışıldığı 9 oturumun yapıldığı ve 36 bildirinin sunulduğu sempozyuma Vali İlhan Atış dışında , Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, Seyhan Belediye Başkanı Azim Öztürk ile Yüreğir Belediye Başkanı Ömer Topçu katılmadı.
Böyle bir sempozyum'a kentin yöneticilerinin katılmaması sadece valimizin katılması çok üzücü ve düşündürücü tabi.
|
 |
SerhatAdn
15 yıl önce - Cum 23 May 2008, 23:37
Adana Petrokimya merkezi olma yolunda.Btc ile birlikte Adana gelişim süreci dahada hızlandı.Türkiyede petkim'le birlikte ikinci petrokimya merkezi olması için her tür potansiyele sahip olduğu belirtiliyor.Bu konuda ilerleyen günlerde adımlar ve yatırımlar artacak gibi.
| Alıntı: |
Kenan Yavuz, Adana Sanayi Odası (ADASO) ve Doğu Akdeniz Sanayicileri ve İşadamları Dernekleri Federasyonu (DASİFED) tarafından ADASO Sakip Sabancı Toplantı Salonu'nda düzenlenen 3. Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası'nda bir konuşma yaptı. Adana ve bölgesinin, BTC ile birlikte Türkiye'de Petkim'den sonra ikinci petrokimya merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Yavuz, Türkiye'nin, kimyanın yeniden gerçek anlamını bütün mekanizmalarıyla anlayan ve algılayan bir yapıya dönüşmesi gerektiğini ifade etti.
Yavuz, petrolün 100 doların üzerine çıkmasının insanoğlu için Fransız İhtilali kadar, uzaya ayak basılması kadar önemli bir hadise olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Petrol fiyatının hızla yükselmesi, tüm dünyanın ekonomisinin ve yapılanmasının kimyasını, yapısını, coğrafyasını, her şeyini değiştirecek kadar önemli bir hadisedir. Bu hadiseyi yeterince algılayabilmek için olayın ciddiyetinin farkına varacak sanayileri ve gelecek yapıyı okuyabilecek bir durumda olmamız gerekiyor. Biz petrolü ve enerjiyi sadece zorunlu olduğumuz yurt dışından ithal etmeliyiz. Olmayan enerjiyi yurt dışından ithal ederken, diğer tüm prosesleri ve katma değeri ülkemiz sınırları içerisinde bırakacak mekanizmaları ve üretim proseslerini geliştirmek mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde bu güzel coğrafyadan bizim üzerimizden geçen yüzlerce boru hattı ile sadece bir trafik polisi konumunda kalırız."
Bölgede BTC'den faydalanmak için kimyanın zengin dünyasında mümkün olabildiğince katma değer yaratabilecek şekilde proseslerin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Yavuz, şunları söyledi: "Ancak, yerli üretim yapabilmek için üreticinin katlanmakta olduğu inanılmaz güçlükleri ve zorlukları bugünün rekabet dünyasındaki acımasız mücadeleyi yerli üretici karşılamak ve taşımak zorunda iken iki masa, bir sandalye ile villalar dolarlarca ciroyu yapmanın dışında hiçbir amacı ve hiçbir beklentisi olmayan ya da elini taşın altına koymadan bu ülkenin pazarının kaymağını yemekten başka hiçbir amacı olmayan bazı ithalata dayalı kar odaklı yapılanma karşısında da bunları orada elini taşın altına koymaya zorlayacak mekanizmaları da geliştirmemiz lazım."
Dünyada Ortadoğu ve Çin'e yatırım yapıldığını anlatan Yavuz, şu soruları yöneltti: "Ortadoğu'ya neden yatırım yapılıyor? Hammadde var. Çin'e neden yatırım yapılıyor? Pazar var. Ya pazar olduğu için yatırım yapılıyor ya da hammadde olduğu için yapılıyor. Peki bizde hammadde yok pazar var. Peki bizde yatırım neden yok? Yani uluslararası yatırımcı Çin'e, Hindistan'a giden yatırımcılar Türkiye'ye neden yatırım yapmıyor?"
Hemen yanıbaşımızda 1 milyar dolar pazara ciro yapmayı hedeflemiş bazı petrokimya, rafineri firmaları olduğunu anlatan Yavuz, şöyle konuştu: "Bunlar dünyanın her tarafına yatırım yapıyorlar ama Türkiye'ye yatırım yapmayı düşünmüyorlar. Bu sorunun cevabını biz kendi kendimize en azından verebilir olmalıyız. Çünkü eğer pazar önemli bir yatırım yapmak için önemli bir argüman ise ve Türkiye'de bu imkana sahip ise o zaman neden bu yatırımcılar Çin ve Hindistan'a yatırım yaparlarken dünyanın ikinci hızla büyüyen pazarı olan Türkiye'ye yatırım yapma noktasında bu kadar hevesli davranmıyorlar."
Yavuz, yerli üreticinin hakkını ve hukukunu, iki sandalye bir masayla ve haksız rekabet içeren unsularıyla Türkiye'de ticaret yapan, yapmaya çalışanlara karşı da korumak mecburiyetinde olduklarını söyledi.
Yerli üreticiden kastının Türkiye sınırları içerisinde yatırım yapan herkes olduğunu anlatan Yavuz, sözlerine şöyle devam etti: "Kim olursa olsun. Yeter ki bu ülkenin sınırları içinde iki tane duvarı, üç tane makinesi, üretim prosesi olsun ve bu ülkenin zorluklarına karşı elini taşın altına koymuş olsun. En azından niyet etmiş olsun. Bu anlamda bu bölge, Petkim'den sonra ikinci petrokimya merkezi olarak yapılandırılırken, dünyadaki çağdaş örneklere bakarak ve kimya sanayisinde dünyada çok geçerli olan klassıs modelinin dünyadaki örneklerinden daha da ileriye olması gerekiyor. Tüm kanaat önderlerinin, sivil toplum örgütlerinin, yatırımcıların el birliğiyle Ceyhan'ın geleceğin gerçek bir petrokimya merkezi olması için elinden geleni yapması lazım. Petrol artık gelecekte yakıt değil kimyanın temel hammadesidir. Bu önemli hammaddeyi arabalarımızda tüketmek yerine, çağdaş yaşamımızın hemen hemen bütün unsurlarının temel hammaddesinin petrol olduğu bilinciyle bunu kimyanın hammaddesine dönüştürmemiz lazım. Yani benzin ihraç etmekle övünen bir ülke dünyada bir tek biz varız."
TOBB Kimya Sanayi Meclis Başkanı ve Kimya Sektör Platformu Başkanı Timur Erk ise, 1. Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası'nı Mayıs 2006'da yaptıklarını, yine Haziran 2007'de 2. şurayı yaptıklarını, şimdi de 3. şurayı Adana'da gerçekleştirdiklerini belirterek, "Niçin Adana? İkinci bir proses. Yani zamanında 1970'lerde planlanmış bulunan Devlet Planlama Teşkilatı'nın yaptığı rafineri, petro rafineri ve petrol rafinerisinin burada olmasını arzu ediyoruz. Onun için buradayız. Bu şuranın ana amaçlarında Ceyhan bölgesinde petro rafineri kurulması ve petrokimyasal üretilmesi bakımından sadece rafineri değil, petro rafineri nafta üretecek çok önemli. Bu sinerjiyi mutlaka burada yaratmak gerekiyor. Bekleyen yatırımlar var. Bunun tetiklenmesi lazım. Onun için buradayız" dedi.
Adana Valisi İlhan Atış da, Adana'nın gelecekte kimya endüstrisinin merkezi olacağını, bunun çevreye zarar vermeden yapılması gerektiğini söyledi.
ADASO Başkanı Ümit Özgümüş ise, petrokimya sektöra'feu soruları yöneltti: "Ortaünün, dünyanın en önemli ve en stratejik sektörlerinden biri olduğunu, uzmanların bile zaman zaman bu sektör hakkında yorum yaparken yanılabildiğini, bundan 10 yıl önce Karadeniz ve Hazar Denizi'nde petrol üzerine kurulan stratejilerin boşa çıktığını anlattı. Karadeniz ve Hazar Denizi'nde petrol yerine gaz çıktığını anlatan Özgümüş, şöyle konuştu: "Acaba ABD burada petrol yerine gaz olduğunu biliyor muydu? Türkiye'de de bir dönem enerji paranoyası yaratıldı. Enerji konusunda manipilasyon yaratıldı. Türkiye fazla enerji satın aldı. Bunun arkasında tabii ne vardı, anlaşılamadı."
Bugünlerde ortaya atılan Büyük Ortadoğu Projesi'nin altında petrokimya stratejisi olduğunu anlatan Özgümüş, sözlerine şöyle devam etti: "Ancak ileriki yıllarda bunun altından belki farklı birşey çıkabilir. BTC Boru Hattı Adana'nın geleceği ve bölgenin geleceğini çok yakından ilgilendiriyor. BTC Adana'yı şaha mı kaldıracak, yoksa Türkiye sadece geçiş noktası mı olacak? İleriki yıllarda göreceğiz. Ancak bunun olmaması için bölgeye gerekli tesislerin yapılması gerekiyor. Özellikle petrokimya tesisleri kurulmalı."
TOBB Kimya Sanayi Meclis Başkanı ve Kimya Sektör Platformu Başkanı Timur Erk, konuşmaların ardından Petkim Genel Müdürü Kenan Yavuz, ADASO Başkanı Ümit Özgümüş ve DASİFED Başkanı Süleyman Onatça'ya katıkılarından dolayı şilt verdi.
http://www.adanahaber.com/haberdetay.asp?haberid=14210
|
|
 |
SerhatAdn
15 yıl önce - Cmt 31 May 2008, 14:55
ABD'nin değişik eyaletlerinden ülkemize gelen Amerikan Kongresi NATO Parlamenter Meclisi'nden 10 kişilik heyet, Adana Valisi İlhan Atış'ı makamında ziyaret etti.
Heyet Başkanı John Tanner, ziyaret sırasında yaptığı konuşmada, kendilerini kabul ettikleri için Vali Atış'a teşekkür ederek, Türk halkı ve hükümetinin dostluklarının kendileri için önemli olduğunu ifade etti. Tanner, dostluğu güçlendirmek ve göstermek için dün Ankara'da Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Milli Savunma Bakanı'nı ziyaret ederek görüşmeler yaptıklarını, bugün ise Adana'yı ziyaret ettiklerini söyledi.
Vali Atış ise, kendi nesillerinin ABD'nin dostluğu ile büyüdüğünü belirterek, Türklerin dostluğa büyük önem verdiğini, ABD'nin dostluğunun da kendileri için önemli olduğunu kaydetti. Adana hakkında heyete bilgi veren Atış, Adana'nın Türkiye'nin 5. büyük kenti olduğunu, özellikle buğday, mısır, soya ve sebze üretiminde ilk sırada olduğunu söyleyerek, "Çukurova, dünyanın 3 ovasından biri. Seyhan ve Ceyhan gibi iki büyük nehirden Çukurova sulanmaktadır. Türkiye'nin tatlı su kaynaklarının yüzde 24.6'sı bölgemizdedir" dedi.
Atış, bölgeye BTC'nin kurulduğuna ve bölgenin enerji üssü olacağına dikkat çekerek, şunları kaydetti:
"Bölgede özellikle BTC ile birlikte büyük yatırımlar gerçekleşmeye başladı. Yabancı yatırımcılar bölgeye gelmeye başladı. Bölgeye 3 rafineri, 4 tersane ve 1 petrokimya tesisi yapılacak. Toplam yatırım yaklaşık 16 milyar dolar olacak. Ayrıca, bölgede 13 bin dönümlük Enerji İhtisas Bölgesi kurulacak. Başka ülkelerden yatırımcıların geldiğini görüyoruz. Dostumuz ABD'li işadamlarının da yatırım için buraya geleceğine inanıyoruz."
Vali Atış, ziyarette Heyet Başkanı John Tanner'e Adana'yı sembolize eden bir kilim hediye etti.
|
 |
SerhatAdn
15 yıl önce - Pzr 08 Hzr 2008, 18:57
Dünyaca tanınmış hekimlerin yer aldığı, tüm dünyadan sağlık hizmeti almak için insanların geldiği, geniş bir kitleye hizmet veren önemli merkezler olarak tanımlanan sağlık kentleri için düğmeye basıldı.
İHA muhabirinin edindiği bilgiye göre, sağlık kentleri tıpkı diğer basamak sağlık tesislerinde olduğu gibi yatırım planlanan bölgelerde, mevcut yatak sayıları, kapasiteleri, yeni yatırım ihtiyaçları, uzman hekim ve yardımcı personeller ile birlikte ele alınan bir sistematik çalışma neticesinde ülke sathında tasarlanıyor.
Bu çerçevede Sağlık Bakanlığı, Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Erzurum, Kayseri, Samsun, Van, Şanlıurfa, Diyarbakır, Elazığ, Trabzon, Konya, Antalya, Kocaeli, Bursa gibi bölge merkezlerinde sağlık kentleri veya sağlık kampusları çalışmalarını başlattı.
Sağlık kentlerinin belirli bir büyüklükte, erişilebilir noktalarda tasarlanması ve mülkiyet sorunları gibi bazı konuların belirtilen bölgelerin tümünde bu çalışmaların aynı anda başlamasına engel teşkil ediyor.
Sağlık Bakanlığı'nın bu bölge merkezlerinden Ankara, İstanbul, Kayseri, Adana ve Erzurum'da tespit edilmiş alanlar üzerinde sağlık kentleri için yaptığı çalışmalarda ise sona gelindi. Bu yıl içerisinde 3 sağlık kenti ihalesinin yapılması öngörülüyor.
Bilkent ve Etlik (Ankara), İkitelli (İstanbul), Erzurum, Adana ve Kayseri'de mimari konsept çalışmalarının tamamlanması, ihale teknik şartname ve dokümanların hazırlanmasından sonra ihale süreci gerçekleştirilecek.
SAĞLIK KENTLERİ NEDİR, NASIL HAYATA GEÇECEK?
Uzmanlar, sağlık kentlerini 'içerisinde farklı alanlarda uzmanlaşmış ihtisas hastanelerinin, yüksek teknolojiye sahip laboratuvarlar, araştırma merkezleri ve sağlık teknoparklarının, sosyal tesislerin, otel ve medikal otellerin, alışveriş merkezi, idari merkezler, merkezi acil ve yoğun bakım ünitelerinin, merkezi eczane ve depo yapılarının, konaklama imkanları, atık yönetimi, yeterli büyüklükte otopark peyzaj alanları ve üstün nitelikteki teknolojik, fiziksel altyapı koşulları ile bir bütün olarak tasarlanan sağlık kompleksleri' olarak ifade ediyor.
Sağlık kentleri, sağlık hizmetlerinin son basamağı ve sağlık ocaklarından dal merkezlerine doğru giden sağlık tesislerinin en uzmanlaşmış hali olarak tanımlanıyor.
Sağlık kentleri, kamunun ihtiyacı olan hizmeti tüm kullanıcılara daha konforlu, daha kaliteli ve daha yeteri düzeyde sunarak, Ar-Ge çalışmalarının yürütüleceği modern sağlık kampusları olarak hizmet verecek.
Bu arada, sağlık kentlerinin hayata geçeceği şehirlerin önemli kentsel gelişmelere de sahne olacağı düşünülüyor. Yapıldığı yer ve konum itibariyle il bütününden başlamak üzere çevresinde önemli yatırım ve cazibe alanı oluşturacak olan bu yatırımların, şehirlerin belirli merkezlere sıkışmış hallerinden kurtulmaları, yeni merkezler oluşturmaları ve kentlerin geleceğine yönelik önemli katkılar sağlayacağı belirtiliyor.
İngiltere, İspanya, İtalya, Avusturya, Kanada gibi ülkelerde kamunun yatırım ihtiyacının karşılanması amacıyla bir finansman modeli olarak uygulanan kamu özel ortaklıkları veya işbirlikleri, Türkiye'de de sağlık alanında kamunun ihtiyacı olan yatırımların hayata geçirilmesi için uygulanabilecek.
Sağlık Bakanlığı, kamunun nitelikli ve yüksek düzeyde konfor koşulları bulunan sağlık yatırımlarını gerçekleştirebilme ve bu yatırımlar için ihtiyacı duyulan finansmanı sağlayabilme amacıyla Kamu Özel Ortaklığı (Public Private Partnership-PPP) modelinin mevzuat altyapısını hayata geçirdi. Hazırlanan mevzuat altyapısıyla birlikte bakanlığın sağlık kentleri yatırımlarını hayata geçirmesi bekleniyor. Sağlık kentleri, büyüklüğü, içeriği, teknik altyapısı ile önemli bir büyüklükte başlangıç maliyeti gerektiriyor. Bu nedenle sağlık kentlerinin büyük ölçüde kamu özel ortaklığı modeliyle hayata geçirilmesi planlanıyor.
Sağlık Bakanlığı, 'yap-kirala-devret' şeklinde özetlenebilecek bu finansman modeli ile sadece sağlık kentleri değil, sağlık ocağından hastanelere kadar pek çok sağlık yatırımlarını bu çerçevede gerçekleştirebilecek.
|
 |
Resul GUL
15 yıl önce - Pzr 08 Hzr 2008, 22:27
| Alıntı: |
| Bilkent ve Etlik (Ankara), İkitelli (İstanbul), Erzurum, Adana ve Kayseri'de mimari konsept çalışmalarının tamamlanması, ihale teknik şartname ve dokümanların hazırlanmasından sonra ihale süreci gerçekleştirilecek. |
Evet böyle bir Hastane Kompleksi yapımı ile ilgili yerel bir kanalda Sanırım Kent TV ydi.. Adana Valisi İlhan Atış ın bir söyleyişini dinledim.. İlhan Atış ADANA ya Adana nın ve Akdeniz in en büyük Hastane Kompleksinin yapılacağını, Fakat arsa spekülasyonunun olabileceğinden dolayı Hastanenın tam yerini söylemek istemedi...
Fakat Hastanenın Ceyhan Yolu üzerinde Adana ile Ceyhan ilçesi arasında bir yere yapılacağının kesin olduğunu ifade etti .... 
|
 |
sayfa 8  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|