1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 9  |
 |
Figen
16 yıl önce - Pts 23 Nis 2007, 20:32
Tüm çocukluğum babamın Devlet görevi sebebiyle yurt dışında geçti. Ben de bir nevi zamanında "gurbetçiydim". Simdi ise kendim 2 yılldır Devlet görevi ile Berlin de bulunuyorum. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız şuan dördüncü kuşak. Uzun yıllardır buradalar. Zamanında özellikle 83 , 84 yıllarında Alman hükümetinin iş çıkışı alanlara belli miktarda para ödemesi ve aynı zamanlarda rahmetli Özal süper emeklilik yasasını yürürlüğe sokmasıyla, birçok gurbetçi kesin dönüş yapmıştır. Artık kesin dönüş yapanların sayısı azalmıştır. Bunun nedenleri yapılan anketlerde, artık yaşadıkları ülkede belli bir düzeni kurmuş olmaları, dönünce ne iş yaparım endişesi ve Euro ya geçişle birlikte ekonomi kaygılar olduğu anlaşılmakta. Fakat hemen hemen tüm vatandaşlarımızın memlek hasereti ile, mutlaka birgün kesin döneceğim hayali ile yaşadıklarını biliyoruz. Ne var ki birçok gurbetçimiz ne yaşadıkları ülkeye kendilerini ait hissediyorlar, ne de tam olarak kendi vatanlarına. Türkiye ye geldiklerinde "yabancılar", yurt dışında da "yabancılar". Birçoğu yaşadıkları ülkeye uyum sağlayabilmiş değiller. Bunda hükümetlerinde sucu ve ihmali var. Kendilerine hep "misafir işçi/Gastarbeiter" gözüyle bakılmış, mutlaka bir gün geri dönecekler denilmiş ve entegrasyonu ihmal etmişlerdir. Entegrasyon önceleri hep asimilasyon olarak görülmüştür. Bu sebeple red edilmiştir. Yeni yeni hem Alman hükümeti hem Türk yetkilileri entegrasyon konusuna ciddi bir şekilde ağarlık vermekte. Uyum kursları açılmıştır. Bu uyum kurslarında dil öğretiminin yanısıra, hukuk yapısı, hak ve sorumlulukları hakkında da biligilendirilmektedirler. Ne var ki ücretsiz olan bu kursalar ilgi az olmuştur. Yaşadığın ülkenin dilini mutlaka bilmelisin. Yaşadığın ülkenin temel hukuk yapısını mutlaka bilmelisin. Başka üzücü bir konu ise çocukların gelecek kaygısı. Ailelerin birçoğu çocuklarının eğitimi ile fazla ilgilenmemekte. Hedefleri çok düşük. Okullardaki veli olarak haklarını
bilmemekteler, dil bilmedikleri için de veli okul ilişkileri yetersizdir.
Gurbetçilerimiz kendi örf ve adetlerini unutmadan, yaşadıkları ülkelere daha entegre olmaları gerekmekte. Hangi sebeple olursa olsun, yurt dışında bulunan herkes Türkiye nin elçisidir.
|
 |
Engin
16 yıl önce - Pts 23 Nis 2007, 20:34
Ati ağabey,
Türkiye'de de var ne yazık ki, gelen Turist Topkapı'ya Taksim'e değil sadece Esenler'e gitse zaten demez Türkler çok modern diye.
Benim altını çizdiğim şey gurbetçiliğin bir misafirlik olduğu. Biz evimizde istediğimiz gibi yatar oturur, konuşuruz. Misafirlikte uymamız gereken kurallar vardır. Ben okuldayken yapacağım bir yanlışın sadece bana değil aileme de leke getireceğini bilirim.
Gurbetçilik de aynı. Şayet biz kendimizi Türk olarak tanımlayacaksak, o zaman yapacağamız yanlışta da Türkiye'nin zarar göreceğini, orada yaşayan tüm Türklerin imajının zedeleneceğini bilmek ona göre davranmak gerek.
Türkiye'de herkes arabasını parkedip gidiyor, otopark yok diye. Herkes bırakıyor, yasak değil, ben enayimiyim otoparka para vereceğim düşüncesi var. Orada da mı yok? Orada da mı herkes bırakıyor? zaten kimse tüm gurbetçileri eleştirmez, eleştiremez. Orada da binlerce Türk yaşıyorsa gördüğümüz bir iki araba. E bu en basit ele aldığımız olay, daha nice türlü örneği var.
Nasıl ki biz Danimarkalı 3 5 yazarın çizdiği karikatürden yola çıkarak tüm Danimarka toplumuna küfrediyorsak, bir çok insan bayraklarını yakıyorsa, 3 5 Türkten yola çıkarak onlar da tüm Türk toplumunu rencide edecek uygulamalara gidebiliyorlar. Haklı olduklarını elbette göstermez.
Zengin olmak çok kolay inanın. O kadar çok yanlış var ki, siz dürüst şekilde layıkıyla iş yapsanız reklama gerek yok, insanlar sizi buluyor. O verdiğim Sofra Restaurant örneğini bizzat sordum Oktay Bey'e yerini haritadan bulup gittim. Ben teşekkür etmek için sahibini ararken teşekkür etmk isteyen en az 6 kişi vardı orada İngiliz. Herkes iyileri de söylüyor kötüleri de...
20 senedir Almanya'da Berlin'in göbeğinde yaşayıp, tüm çocukları tahsil yapan kişinin sahip olduğu imkanlar ile sizin Anadolu'da diyerek bahsettiğiniz, benim olsa olsa okuma yazma bilmeyen köyünden dışarı çıkmamış neneler olarak tahmin edebildiğim insanların sahip oldukları çevre-imkanlar bir mi? Şayet eleştirdiklerimin Türkiye'de de olması bizim Avrupa'da bunları yapmamızı normal kılıyorsa buyurun devam edelim.
|
 |
Ati
16 yıl önce - Sal 24 Nis 2007, 02:26
Sevgili Engin,
Ben Türkler´in iyi taraflarini da kotu taraflarini da bir butun olarak ele almak gerekir demek
istiyorum, gurbetteki Türkler-Türkiye´deki Türkler seklinde degil. Cunku ikisi de zaten bir ve
birbirinin devami.
| Alıntı: |
| 20 senedir Almanya'da Berlin'in göbeğinde yaşayıp, tüm çocukları tahsil yapan kişinin sahip olduğu imkanlar ile sizin Anadolu'da diyerek bahsettiğiniz, benim olsa olsa okuma yazma bilmeyen köyünden dışarı çıkmamış neneler olarak tahmin edebildiğim insanların sahip oldukları çevre-imkanlar bir mi? |
Adam Anadolu´da herhangi bir okulun emekli genel muduru ve yerel siyasetin ben-ne-bileyim-neyi, ama genel kulturu kafadan sallama hayali seylerle dolu, ki boyle bir insanla tartismaya girmek bile gunah .
| Alıntı: |
| Ne var ki birçok gurbetçimiz ne yaşadıkları ülkeye kendilerini ait hissediyorlar, ne de tam olarak kendi vatanlarına. Türkiye ye geldiklerinde "yabancılar", yurt dışında da "yabancılar". Birçoğu yaşadıkları ülkeye uyum sağlayabilmiş değiller. Bunda hükümetlerinde sucu ve ihmali var. Kendilerine hep "misafir işçi/Gastarbeiter" gözüyle bakılmış, mutlaka bir gün geri dönecekler denilmiş ve entegrasyonu ihmal etmişlerdir. Entegrasyon önceleri hep asimilasyon olarak görülmüştür. Bu sebeple red edilmiştir. Yeni yeni hem Alman hükümeti hem Türk yetkilileri entegrasyon konusuna ciddi bir şekilde ağarlık vermekte. Uyum kursları açılmıştır. Bu uyum kurslarında dil öğretiminin yanısıra, hukuk yapısı, hak ve sorumlulukları hakkında da biligilendirilmektedirler. |
´70-´90 (hatta ´00) arasini bir gecis/bocalama donemi olarak kabul etmek gerekir. Ya orasi ya burasi diye diye yillar geldi gecti ve sonunda karar verildi bence: BURASI.
Cunku yeni nesil burali; burada dogmus ve burada buyumustur. Buranin hak ve hukukunu elde etmek icin de bundan baska bir care de yok zaten. Eski nesilin bircogunda yasanan uyum sorunu yeni nesille yavas yavas son bulmaya baslayacaktir. Ki yavas yavas bunu gormek mumkun... Gerek siyasette gerekse baska yerlerde, Türk lobiciliginin geri kalmasinin sebeplerinden biri de yerel yonetimlere yeterince girmemekti belki de.
Iyi geceler,
Atilla
Not:
| Alıntı: |
| Türkiye'de herkes arabasını parkedip gidiyor, otopark yok diye. Herkes bırakıyor, yasak değil, ben enayimiyim otoparka para vereceğim düşüncesi var. Orada da mı yok? Orada da mı herkes bırakıyor? |
Bazi yerlerde var, bazi yerlerde yok... Yasak da degil, cunku park sorunu var. Yasak olan yere de ayni sekilde park edenlere de sorun yok, zira arabasi cekilir ve sonuclarina katilir . Bu kadar basit iste, Hollandali, Türk farketmiyor.
|
 |
kemalist34
16 yıl önce - Cum 04 May 2007, 04:58
[ miting çağrısı silindi - Burç - Cum 04 May 2007, 09:06 ]
|
 |
Berk Kale
16 yıl önce - Cum 04 May 2007, 05:30
WowTurkey Forumları ne zamandan beri mitinglere çağrı merkezi oldu?
Biraz daha hassasiyet ve site kurallarına bağlılık lütfen.
|
 |
Atilla Durmaz
16 yıl önce - Cum 04 May 2007, 07:43
Selam dostlar,
Genellikle bir sifatla anilmak hosuma gitmez. mesela yasca cok kucuklerim bile atilla bey falan dediklerinde, (az sayidaki calisanim dahil), Anadoluda beylik donemi cokdan gecti derim.
Bana kisaca Atilla deyin derim.
Dolayisiyla, Alamanci, gurbetci, Amerikali v.b gibi sifatlarda beni gicik etmeye yeter.
Tabi, Amerikada dogmus, Turkiyede yetismis, sonra tekrar Amerika' ya donmus, simdi her iki tarafdada yasiyan iri olarak soyleyeceklerim olabilir. Belkide super olur, kanimca.
Valla ben Turkiyeye gidince farkli bir muamele ile karsilasmiyorum. Kimseyi asagilamiyorum, hatta nedir bu rezillik falan diyede soylenmiyorum. Fakat acikcasi bana her iki tarafdada ters gelen bir seyler var.
- Amerikada ters gelenler; Kimsenin kimseye ayirdigi vakit yok. Bir yeri aradiginizda once 7-8 tusa basarak, teyp bandi dinleme serefini elde ediyorsunuz. Eskiden ucaga binene kadar kimse bir sey sormazdi, bizim osman aganin icraatinden sonra, aramalardan gectiginizde saglik raporu bile alabilirsiniz.
Sabah aksam, bugun nereyi isgal etsek diye dusunen bir hukumete sahip olmak gercekden zor. Her seferinde aksi bir partiye oy veriyorsunuz, yeni gelende gidip bir yeri isgal ediyor. Malum hatun gosterilerinin yer aldigi barlar, siki siki izole edilmis ararken gucluk cekiyorsunuz. Exit kacirdiginizda 70 mil oteden geri donmek zorunda olmak isin en zor yanlarindan biri. her aksam en azindan 2-3 telefona, istemiyorum kardesim diye (tele marketing) cevap vermek zorundasiniz. daha bor suru hikaye.
- Turkiyede ters gelenler: Ciplak hatun resimleri gazeelerin arka sayfasinda yogunlasiyor, ve karsidaki eleman gazeteyi actiginda tek basina iseniz durum iyi, ailenizle iseniz durum kotu olabiliyor.
11 saat yolculukdan sonra, polis TC pasaportunuza soyle bir bakiyor, hosgeldinden vazgectik, bakislari size 'acaba gozaltinami alacak" imaji veriyor ve tedirdgin ediyor. Yazin hava cok sicak, hic bir yerde dogru durust klima yok. (evlerden bahsediyorum).
Neyse, isin birde politik yani var. Bende cumhurbaskani olabilirim, super olurdu dedim. dediler, sen once millete niye amerikali oldugunu nasil izah edeceksin dediler. Yani simdi pederden hesapmi soralim?
Ben diyorumki, herkez benim kazandirdigim doviz kadar, Turkiyede uretim yapmis olsa, topyekun Turkiye ABD' nin 5 kati olurdu.
Neyse, uzun oldu,...Benim yazilar hafif mizahvaridir. Ortalikda yeterince ciddiyet var zaten.
hoscakalin dostlar,..
|
 |
Nu Man
15 yıl önce - Çrş 12 Mar 2008, 15:41
önyargilar cok sacma,
su anki nesil kendini gelistirmekde ve okumakta.
Yurtdisinda türkiye nin isine yarayacak cok akademisyenler yetisiyor.
|
 |
cenko
14 yıl önce - Pzr 30 Ksm 2008, 13:24
bana burda(amerika) bi kaç kişi cok komik sorular sordular.sizlerle paylaşmak istedim..
ilk olarak eşiımin arkadası:
-turkiye de araba var mı dedi?
(ben de bozuntuya vermeden)-yok dedim biz ulasım olarak ucak kullanıyoruz..kız 1saniye bi dusundu ondan sonra inanarak -ohhh,gercekten mi? dedi...ben koptum tabi orda...
sonra da bi yeni kuzen:) turkıye de t.v var mı dedi?bu benım ılk sacma sorum oldugu ıcın kala kalmıstım.-nasıl yani dedim?sonra evet fln.
bunlar cok komik sorular.sinirimi bile bozmuyorum cunku bu ınsanların genel kulturunu gosteriyo..
bunlarınkı bu kadar:)
|
 |
yusah
14 yıl önce - Pzr 30 Ksm 2008, 13:31
Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız nedense izine geldikleri zaman tabiki hepsi değil ama mesela kıyaslama yapmayı çok seviyorlar. Bu Almanya da olacak varyaaaaa...... Bu hollanda da olmaz vs. vs. Diğer taraftan geldikleri ülkenin dilini kendi aralarında konuşarak sanki o dili onlar meydana getirdi. Tam bir görgüsüzlük abideleri. BEnim en çok garibime gide olayada şu 20 yaşına kadar Türkiye de yaşayıpta daha sonra yurtdışına gidenler bu yukarıda yazdığım konuların baş aktörleri.
|
 |
Mus-ti
14 yıl önce - Pzr 30 Ksm 2008, 14:20
| Alıntı: |
Fuar için 1 haftalığına almanyaya gitmiştim, havaalanında gurbetçilerimiz polisine bağırıyor, görevliye bağırıyor, herkesle kavga halinde, tam bir keşmekeş, pasoportta beklerken türkiyede hiç bir şeyin düzgün olmadığından yakınıyorlar aman allahım. 3,5 saat almanyaya indiğimde herkes suspus olmuş çıt yok, türkiyedeki pasaport kuyruğunun neredeyse iki katı kimseden yorum yok. çok garibime gitmişti.
|
bu tür gözlemler hemen hemen her yerde izlenilebilir, türkiyede dislanmamiz bence birazda
bizlerden yani gurbetcilerden kaynaklaniyor, her gittigimiz yerde kaldigimiz ülkeden bahsetmek
yada bir arkadasin da yazdigi gibi hep ülkemizi yasadigimiz ülkeyle kiyaslamak ,konusurken
yabanci kelimeler cümleye katmak gibi alisganliklardan da kaynaklaniyor diye düsünüyorum
bir misal vermek istiyorum
tanidigim bir kisi almanyaya daha yeni geldi , evlilik yoluyla
hic kadar az almanca bilir, almanlarla beraber sohbet ettigimizde bile almanca konusmaz
ama türkiyeye gidince , türkceyi unutmus gibi iki kelimesinden bir almancadir
dislanmamizin nedenlerini biraz da kendimizde aramamiz gerektigini düsünüyorum
saygilarimla
|
 |
sayfa 9  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|