Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Yurtdışında Yaşayan Türkler
« önceki   123 ... 2324252627   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 24
Bay Bülent
12 yıl önce - Prş 18 Ksm 2010, 00:20

Alıntı:
Avrupada istenmeyen irksiniz, pis isleri parsellemissiniz, egitimsizlik diz boyu, universite mezununuz altin madeni gibi revacta, gorgusuzluk diz boyu.


Emrah bey,bizim burda bir sokak ileride ihtiyar bir alman amca var,bir an sandım ki Türkçe öğrenip sitemize girip mesaj atmış
__________________________

Birde burda ki yazınızı pek anlayamadım...aydınlatırsanız sevinirim

Alıntı:
kafalarinda bir ton makyaj/jole olan insanlar biz Turkuz demesin


Türkiye de kimsenin kafasında jöle,yüzünde makyaj yokmu ?


Güzel fatih

12 yıl önce - Prş 18 Ksm 2010, 00:28

Alıntı:
Avrupada istenmeyen irksiniz, pis isleri parsellemissiniz, egitimsizlik diz boyu, universite mezununuz altin madeni gibi revacta, gorgusuzluk diz boyu.

Biraz mı desem bayamı desem langırt diye girmişiniz...ama malum bende kızdım hemde çook ..Gençler deli dolu
olmaması gerekirdi. Hatta Anons verildi Ceza gibi işleme tabii tutulacakmış galiba ...


Karaman Ahmet
12 yıl önce - Prş 18 Ksm 2010, 00:31

Alıntı:
Stadın 4/3'ünü dolduranları değil,onların 2 kuşak sonrasını,torunlarını bir düşünün hayal etmeye çalışın.Ne kadar türklük şuurunda olabilecekler?Aynı şey ülkemiz içinde geçerli...Ben şahsen gelecek 25-30 sene içerisinde gelecek olan nesilin öyle ahım şahım bi türklük kavramı veya bizlerin şu an hassasiyet gösterdikleri konularda ne kadar duyarlı olabileceklerini az çok tahmin edebiliyorum.Ama ben derdimi anlatamadım ne hikmetse.

Siz avrupadaki stadlarin 4/3´ünü dolduran insanlarin iki kusak sonrasini, yani torunlarini düsüneceginize, Türkiyede üniversitede okuyan tahsilli cahilleri düsünseniz, daha iyi olmazmi?
Alıntı:
Mikrofonu ile sokağa çıkan Sağlam, 5 üniversite öğrencisine, ‘Mustafa Kemal Atatürk’ün silah arkadaşı İsmet İnönü, referandumda ‘evet’ diyeceğini açıkladığı için Kemal Kılıçdaroğlu tarafından partiden ihraç edilecek. Sizce bu demokratik bir hareket mi?’ sorusunu sordu.

Aralarında Hukuk Fakültesi`nden öğrencilerin de bulunduğu 4 kişi, ‘İsmet İnönü’nün ‘evet’ diyeceği için partiden ihracı yanlış, demokratik bir ülkede yaşıyoruz düşüncelerini söylemekte özgür’ ve ‘İhraç edilmesi bana göre yanlış’ gibi cevap verdi. İstanbul’da Hukuk Fakültesi öğrencisi olduğunu söyleyen genç, ‘CHP ihraç ederse oy kaybeder mi?’ şeklindeki soruyu ise ‘Sanmıyorum kaybetmez’ diye yanıtladı. Diğer öğrenci ise önce tereddüt yaşadı sonra da sorunun farkına vardı.

DHA

http://www.analizmerkezi.com/Haber/Gundem/0609201 ...Atilir.php

Almanyada ve diger Avrupa ülkelerinde Türk gencliginden bir kac kötü örnek alip, bütün Avrupali Türk gencligini prangalayanlara onlarin dilinde, onlarin tarzinda soruyorum:

Üniversite ögrencileri ve hatta hukuk fakültesi ögrencileri böyle bir gaffa düsebiliyorsa, tahsilsiz genclik ne durumda acaba Türkiyede?

Eger Türkiyenin gelecegi tarihini tanimayan ve tanimadigi halde konuya hakimmis gibi bir görüntü vermek icin, bilmedigi konuda ahkam kesen üniversite ögrencilerine endeksliyse, Türkiyenin hukuku bu tarzda hukuk fakültesi ögrencilerine gebeyse, dogru olan aslinda Türkiye gencliginin geleceginden endise duymak....

Fakat bu konular göz ardi ediliyor ve vurun abaliya misali cogunlugu Türkiye askiyla kavrulan, vatan hasretiyle belkide daha hassas bir sekilde Türk kültürüyle yetistirilen ve harmanlanan Avrupadaki Türk gencligine yükleniliyor!

Türkiyede bu Avrupadaki Türklere karsi fobinin kaynagini cok merak ediyorum!

Bizlerin, babalarimizin ve dedelerimizin sucu gurbet ellerde birikim yapip vatan askiyla bu dövizleri yarim asirdir Türkiyeye göndermekmi?

Bu Avrupadaki Türklere düsmanca bakan kesimin Avrupali Türklerin Türkiye ekonomisine 50 yildir yaptiklari büyük katkiyi görmelerini beklemiyorum!

Avrupali Türklerin vatan askini kötüye kullanan bankerlerden ve holdinglerden hesap soran yok ve böyle bir seyin olacaginida ümit etmiyorum......Fakat en azindan Avrupadaki Türklerin büyük cogunlugunun en kutsal varliklari olan, simsiki sarildiklari Müslüman ve Türk kültürlerine dil uzatip, onlari samar oglanina cevirmeyin, bize buda yeter!

Sarrazinlerin, Merkellerin vs. derdi Avrupadaki Türkleri asimile edememek ve biz Avrupadaki Türklerin derdide Türkiyede azimsanamayacak bir kesimin bizi her firsatta dislamaya ve Avrupalilarin asimile politikalarinin kucagina iteklemeye calismasi!

Bu yeni bir problem degil!




Alıntı:
ben almancı değilim

ben küçükken düşmüşüz gurbetin yollarına, sene 1973 hayal meyal aklımda
kardeşim ali yeni doğmuş, minicik bir bebekti kundakta
ve ağlayışları, ağlayısları sanki isyandı zalim gurbet ocağına
babam bizden önce gitmiş almanyaya, iki sene sonra bizide aldırdı yanına
gözüm arkada kalmasın, etrafımda olsun çocuklarım dermiş anama
mercedeste işciydi babam, yüregi bileği kuvvetli delikanlı bir adam
benim gibi oda severdi hayal kurmayı, kendinden büyüktü belkide umutları
söz vermişti hepimize, kitabın üzerine yemin etmişti, alacaktı kırmızı mercedesi
kız gibi araba derdi babam, önce gıcır gıcır yıkycaksın, sonra bide pasta cila çekeceksin
atacaksın çocukları arkaya, koyacaksın ferdinin son kasetini
e tabi birazda açıcaksın teyibin sesini , sonra ver elini türkiye

zavallı annem, annem hep evdeydi korkardı sokağa çıkmaya
dil bilmem, yol bilmem der gece gündüz ağlardı
babamın iş dönüşleri bayramımız olurdu, daha o gelmeden soframız kurulurdu.
kokusu hala burnumda, buğusu gözümde, kaynayan çorbamızın
ah derdi anam yetmezdi.. sonra durur derin birde of cekerdi.
köyün tarhanası olacaktı bey, köyün ekmeği...
her sofrada gözleri dolardı, ve hasretle kabaran yüreği.
bi gün hepimize müjde verdi babam, bu bayram türkiyedeyiz dedi
ıçim içime sığmadı, sabaha kadar uyumadım
peki ya mercedes hani kırmızı arabayla gidecektik köye
şaşıracaktı herkez, katırcıların yusuf küçük dilini yutucaktı
şapkası ucucaktı muhtar eminin, bizim kamil bi zenginlemiş ki görme diyecekti salim ağaya
ağ yutkunucak, başını öne eğicekti
meraklı hüsniyenin ağzı bi karış açık kalicak, çatlıyacaktı hasetinden
nazlı bir gelin gibi köyün yollarında gezerken bizim araba,
köyün çocukları çığlık çığlığa koşucaktı peşimizden, vay be arabaya bak diyecekti bi tanesi
bütün köy, bütün köy bizi konuşacaktı, nazara geliriz vallahi demişti anam, kurşun döktürmeli
arabasız nasıl gideriz köye, annem önce ev istemiş, araba her zaman alınırda ev alınmazmış
ahirette iman, dünyada mekan derlermiş türkiyede, zavallı babam, herzamanki gibi fedakardı
umutlarını ertelemiş, en büyük düşünü birakmıştı zamana
annem ilk defa birşey istemişti ondan, geri çevirmedi, yere düşürmedi sözünü
annem mutlu, babam umutluydu, alıcaktı mercedesi, alıcaktı...

amcamın çocuklarına çikolatalar alıcaktı babam, dedeme gözlük, nineme çicekli pazen
muhtar marlboro ısmarlamış, kahvede kağıt oynarken tütürürmüş bazen
ne çok istiyorum köyüme kavuşmayı, bu kavuşma bitimi olacak acılarımın
yıllarca çektiğim sancılarımın keyifli intiharı
kimse auslÄnder demiyecekti bana, kimse yabancı
ve bethovenin 9. senfonisini çalmıyacaktı sokaktaki kemancı
frau bäckere ve herr müllere inat, türküler dinliycektik doyasıya
türküler dinliycektik, türküler

arife günü yollara düştük, trendeki herkezde talihsiz bir heyecan var
bense giderek dahada sabırsızlanıyorum, geçmiyordu dakikalar
kimbilir kaçıncı kez saati soruyordumki anneme, öfkeli bir ses böldü heycanımı
homurdanarak elindeki gazeteyi uzattı yaşlı bir amca
bu kadarda olmaz, yazıktır, ayıptır, günahtır dedi, neye kızmıştı acaba
gözüm büyük puntolarla yazılmış habere takıldı, ev fiyatları artacak, almancılar yollarda
bi anda gözleri doldu babamın, yumruğunu sıktı, ağlamadı, sustu, almancı ha almancı dedi yavaşca
yüreği kan kustu, sızladı burnunun direği, cız etti içi ve bir anda, bir anda ateşe vermek istedi tüm geçmişi
almanyada yabancı; türkiyede almancı


bi anda yaşlar boşaldı gözünden, biz kimdik, kendi vatanımızda bile yabancımıydık yani?
ben almancı değilim amca, ben yabancı değilim; benimde ciğerim yanık, ezan sesine hasret yüreğim
benim hücrelerim türkü söyler, ağıt yakar gözlerim, sen görmesende kınalıdır ellerim
ve tenim, tenim memleket kokar alabildiğini, benide gozlaklar ağlatır, yakar memleket şiirleri
hüzün benide soldurur, ve bu dert, bu dert beni iflah etmez, öldürür
ben almancı değilim, ben almancı değilim amca, ben yabancın değilim
vatanıma varır varmaz, önce toprağı öpeceğim
ve yemin olsunki doğduğum topraklarda öleceğim,
doğduğum topraklarda...

Sebnem Kisaparmak biz Avrupadaki Türklerin icinde oldugu ikilemi cok güzel tespit etmis:

Almanyada yabancı; Türkiyede almancı!!!


En son Karaman Ahmet tarafından Prş 18 Ksm 2010, 00:53 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


emrahta
12 yıl önce - Prş 18 Ksm 2010, 00:47



Hakan Ali
12 yıl önce - Prş 18 Ksm 2010, 01:12



Bekir Kurt

12 yıl önce - Prş 18 Ksm 2010, 12:17

Alıntı:
...sahaya mesale atmayi marifet sanan modern, avrupali, maganda gurbetcilerimizin mevcut durumlarini dusunur halde buldum kendimi. ...

Bu söze söyleyecek bir şey bulamıyorum. Gayet yerinde bir tesbit, yalnız aynı magandalara İnönü, Ali Sami Yen, Ş. Saraçoğlu vb. stadlarımızda da rastlamıyor muyuz ? Tribünlerde meşale yakıp, kendini bir şey sananlar için söyleyeceğim tek şey, onların futbolsever olmadıklarıdır.
Alıntı:
... kafalarinda bir ton makyaj/jole olan insanlar biz Turkuz demesin, gitmesinler maca falan. Turkiye deki Turkler bu kadarda zavalli degil kardesim. ....

Türkiye'deki Türkler üzerinden buradaki Türkleri ayrıştırmaya çalışmak kanaatimce çok büyük bir zaaftır. Kimin Türk kimin Türk olamıyacağına yapılan makyaj/jöle üzerinden karar vermeye çalışmak gibi basit hatalara düşmemek gerek.

İsviçre maçında olanları (Avrupalının bakış açısından) anlamak ve anlatmak mümkün değil. Dünki Hollanda maçında 20-25 kendini bilmezin attığı meşaleler ile Türkiye dünyaya rezil olduysa, Türkiye'deki gazetelerin 3. sayfası ile anlı şanlı haber kanallarımızın ana haber bültenlerinde gösterilen ve dünyanın her tarafında rahatça seyredilen ve hatta internete (YouTube) düşen görüntüler Avrupa'daki Türklere ait değildir. Keza 2 gün önce bir kamyonetin arkasına takılan kurbanlık ineklerin nasıl sürüklenerek götürüldüğü yada geçen yıl yine kurbanda kaçan bir kurbanlığın yakalanıp, uluorta bir kasap tarafından ayaklarından bıçaklandığını dünyaya seyrettirmek rezalet değilde ne?

Burada sadece şunun altını çizmek istiyorum: Burada dışlanmak istenen 20-25 futbol ve fairplay düşmanı kişi ile Türkiye'de bilimum kişilerin aynı Milletin mensubu olmaları. ''Biz Türkiye'de şöyleyiz böyleyiz, fakat siz Avrupa'da yaşayanlar rezilsiniz'' türü yaklaşımlar, kabul edilmez ve cahilane yaklaşımlardır.
Alıntı:
...Avrupada istenmeyen irksiniz, pis isleri parsellemissiniz, egitimsizlik diz boyu, universite mezununuz altin madeni gibi revacta, gorgusuzluk diz boyu. ....

Yukarıdaki yazıya yazan kişi ''Avrupa'da istenmeyen ırkın'' üyesi mi değil mi ?

Bundan 15-20 yıl önce Alman gazetelerinde yada televizyonunda Türkler ile ilgili olarak bir haber gösterilse, mutlaka bir çöp kamyonu ve yanında bir kaç Türk gösterirdi. Bugün Türkler ile ilgili bir haber yapılsa döner büfeleri gösteriliyor.

Pis işleri parsellemek ne demek ? Bir insan vasıfsız işçi ise ve ekmeğini kazanmak için temizlik yada vb. bir işle uğraşıyorsa, buna saygı duymak gerek. Eğitimsizlik nerede dizboyu ? Bir üniversiteye gidip eğitime rağmen cahil kalmaktansa, hayat üniversitesinin mezunu olmayı her zaman tercih ederim. Türkiye'de gördüğün 3-5 görgüsüz ile buradaki insanları topyekün görgüsüz ilan etmekte kabul edilebilir bir durum değil. Gel bir gün sana İstanbul'da baba parası ile yaşayan ve hayattan sıfır ders almış görgüsüzleri göstereyim.

Bazı şeyleri biraz düşünerek yazmakta yada iddia etmekte fayda var. Netice itibarı ile bu insanlar uzaylı değil. Bana öyle geliyorki, biz kendi insanımızı dışlamaktan hoşlanıyoruz galiba ? İnsana en çok koyan, bir Alman'ın 'defol git, pis Türk' demesinden çok, kendi insanımızın Avrupa'da yaşayan Türkleri dışlaması, hakir görmesidir. Çok yazık !

(Meraklısına not: Bu satırları yazan kişi Almanya'da üniversite mezunudur)
Alıntı:
Daha çok yeni yetişen nesil kendilerini iki kültür arasına sıkıştırmış.Ne tam alman , ne tam Türk.

Hemşerim, tesbit doğru ve yerinde. Fakat Almanya'da doğan, temel eğitimini burada alan ve her gün 8-10 saat işyerinde/okulda vs. Almanca konuşan birisinden, Mersin'de rast geldiğin herhangi bir vatandaş gibi davranmasını yada konuşmasını beklemek ne derecede doğru ?

Burada ailelere görev düşüyor. Fakat her aile gerek eğitim ve gerekse vizyon noktasında çocuklarına köprü olabilecek durumda değil.

Benim burada doğan biri üniversitede okuyan, diğeri ise liseye giden 2 çocuğum var ve her ikiside en az Almancaları kadar Türkçe konuşuyorlar. Ama bu hassasiyeti bir çok ailede göremiyorum. Bu sorunun başka bir şekilde çözümü bulunur inşallah.


Settar Han
12 yıl önce - Prş 18 Ksm 2010, 12:43



Figen

12 yıl önce - Prş 18 Ksm 2010, 12:56

Alıntı:
Türkiye`de ki üniversiteler`de gurbetçi çoçukları için kontenjan niye ayrılmamış.


Ülkemizdeki üniversitelerin bir çoğunda yurtdışında yaşayan gençlerimiz için kontenjan mevcut. Ayrıca artık birçoğu yaşadığı ülkenin vatandaşlığına geçtiği için, yabancı uyruklu olarak da farklı haklara sahipler.

Işçilerimizin ilk gittiği senelerde okul açılsaydı demişsinz, fakat o senelerde gidildiğinde işçi değil "misafir işçi" konumundaydılar. Yani kalıcı değillerdi, kesin döneceklerdi. O bakımdan okula falan ihtiyaç duyulmadı.

Yabancı bir ülkede her istediğinizi yapamayabilirsiniz. Onların da kendilerine göre yasaları vardır. Hatta Almanya'da her eyaletin kendine göre düzenlemesi mevcut, özellikle eğitim konusunda. Türkiye senelerdir yurtdışına öğretmen görevlendiriyor, soydaşlarımızın dilimizi, kültürümüzü unutmamaları için. Lobby çalışmaları konusunda haklısınız. Yurt dışındaki Türk toplumu yeteri derecede örgütlenemiyor bu konuda. Türkiye Cumhuriyeti inanılmaz pay aktarıyor , fakat yurt dışındaki Türk toplum orgütleri, ne yazık ki bunu yerinde kullanmayıp, birbiriyle "didişiyor.."...


Hakan Ali
12 yıl önce - Prş 18 Ksm 2010, 13:37

Alıntı:
Hemşerim, tesbit doğru ve yerinde. Fakat Almanya'da doğan, temel eğitimini burada alan ve her gün 8-10 saat işyerinde/okulda vs. Almanca konuşan birisinden, Mersin'de rast geldiğin herhangi bir vatandaş gibi davranmasını yada konuşmasını beklemek ne derecede doğru ?

Burada ailelere görev düşüyor. Fakat her aile gerek eğitim ve gerekse vizyon noktasında çocuklarına köprü olabilecek durumda değil.

Benim burada doğan biri üniversitede okuyan, diğeri ise liseye giden 2 çocuğum var ve her ikiside en az Almancaları kadar Türkçe konuşuyorlar. Ama bu hassasiyeti bir çok ailede göremiyorum. Bu sorunun başka bir şekilde çözümü bulunur inşallah.


Hocam çok doğru söylüyorsun.Mutlaka Türkiyedeki bir genç gibi konuşmaları beklenemez.Fakat iki dili çorba edip konuşmakta çok tuhaf kaçıyor.Dediğiniz gibi ailelere çok çok büyük görev düşmekte.Hep onu diyorum zaten herşey ailede bitiyor.Anne baba çalışıyor çocuk başı boş kalıyor genelde gözlemlerimde öyle yani Almanyada.Öyle olunca çocukta apayrı bir dünyada yaşıyormuş gibi oluyor.Dil,kültür herşeyden uzak kalıyor.İnşallah 2-3 nesil sonra benliğini kaybetmez gurbetçi kardeşlerimiz.


sayginyag
12 yıl önce - Prş 18 Ksm 2010, 13:49



sayfa 24
« önceki   123 ... 2324252627   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET