1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
Selcuk Aral
17 yıl önce - Çrş 05 Tem 2006, 10:14
Cennet Mahallesi'nin Götingenli Etem'i !
Sevgili *Fata Morgana (<-- arap. Bacher-el-Alfrid = Seytan suyu)*
Türkiye’deki vatandaslarin *Alamanci’lara* hangi gözle baktigini bilmek istiyorsan: Mutlaka Show TV’deki Cennet Mahallesi (benim en sevdigim) adli seri-film’i takip etmelisin. Orada yaratilmis olan: Göt(t)ingen’den Et(h)em karakteri *bizlere karsi olan tutumun ve düsüncenin* ambalajlanmis olmasina ragmen gercek yüzü *tercümani’dir*.
Sanirim bizler senelerden beri *zamaninin klişeleşmiş Kayseri’li veya Adana'li – senin bilmedigini tahmin ettigim: ama aramizdaki yaslica gencligin cok iyi tanidigi – rahmetli Aktör Vahi Öz tipini* (yâni yeni-zengin veya sonradan görme, kesesi kalin – kültürü *eh iste – Allah kabul etsin* kadar) üstelenmis kisileriz.
Kuru’larin yaninda yaslar’da yansa da: Aslinda bu düsünce icimizden (en azindan) bir hayli kisi icin yanlis degildir. Bu sahislar buraya (Almanya’ya) geldiklerinde Türkiye’deki Türklerin, memlekete tekrar geriye döndüklerinde de Almanya’daki Türklerin ad’ini kötüye cikartmislardir.
Hoscakal
PS. Haaa. aklima gelmisken söyleyim: Ayı'dan post olur !
|
 |
vestaerhan
17 yıl önce - Çrş 05 Tem 2006, 10:29
| Alıntı: |
Selam arkadaslar,
bir gurbetci cocugu oldugum icin, beni cok ilgilendiren soru, Anavatandaki insanlar neden gurbetcilerden fazla iyi düsünmezler, neden önyargili olurlar ve bu önyargilar nereden kaynaklaniyor?
Genelde benim Almanyada yasadigim Türkiyede belli olmaz, ama Almanyaliyim dedigim anda çok şeyin değiştiğini fark ederim.
Bu neden böyle acaba? |
Benim yurt dışında yaşayan bir çok eş-dost tanıdığım var... Türkiye'ye geldiklerinde hep aynı muhabbetleri duyuyorum. Bizi hala klanlar halinde yaşayan 3. dünya ülkesi olarak görerek konuşuyorlar.
Neymiş ayakkabısı NİKE'mış. Nike çok ünlü markaymış biz satın alamazmışız. Çünkü Türkiye'de satılmazmış onlar. Çok pahalıymış. Tam 200 OYRO(?)ymuş....
Çocukları çok zekiymiş... Su gibi almanca biliyormuş... İstanbulda görmüşler vay be ne güzel almanca konuşuyor demişler... Tabi çocuklarıda size bol bol almanca küfreder ve almanca bilmediğiniz için dalga geçer... Valla iddia ediyorum ben bütün surinamlılardan daha iyi Türkçe biliyorum... Ben de mi övünsem?
Süpermarket sıraya girersiniz bir bayan önünüze geçer tepki gösterince Almanya'dan dem vurur. Siz bu halinizlemi AB'ye gireceksiniz biz almanyada şöyle medeniyiz böyle medeniyiz... Kusura bakma bacım reca etseydin goyardık geçesin:-p
Orda burda duyarsınız bir aylığına ülkemize geliyoz şu yaptığınıza bakın. Her şeyden şikayet, her şeye hakaret. O beğenilmeyen bir aylık muameleyi biz bütün bir yıl yaşıyoruz... E bize yazık değil mi?
Bir de işin başka boyutu var...
Neden kısa dönem askerlik hakkında ayrımcılık var?
Tabi canım sadece siz işinizden olursunuz uzun dönem yapınca... Biz hamallıkta yapsak uyar biz dönüşte iş bulamazsak...
Bir kaç yıl önce TGRT'de izlemiştim. Bir Türk bayan çocuğunun afedersiniz küçük ihtiyacını bir otomobilin tekerleğinde gideriyordu. Güpegündüz cadde ortasında. Kadına sorduklarında ayıp değil mi diye... kadın: "E onların köpekleri yapınca bir şey olmuyor ama..." diye şikayet ediyordu....
Vel hasılı iğne bize battı ama çuvaldız boşta kalmasın lütfen:-)
|
 |
Serap
17 yıl önce - Çrş 05 Tem 2006, 11:17
| Alıntı: |
| Sevgili *Fata Morgana (<-- arap. Bacher-el-Alfrid = Seytan suyu)* |
| Alıntı: |
Kuru’larin yaninda yaslar’da yansa da: Aslinda bu düsünce icimizden (en azindan) bir hayli kisi icin yanlis degildir. Bu sahislar buraya (Almanya’ya) geldiklerinde Türkiye’deki Türklerin, memlekete tekrar geriye döndüklerinde de Almanya’daki Türklerin ad’ini kötüye cikartmislardir.
|
Bak işte burada haklısın.. Böyle düşünmelerine maalesef burada yaşayan birçok Türk Vatandaşlarımız sebep oluyor, mesela Cennet Mahallesi'nin Götingenli Etem gibileri çok var tabi.. Ama benim sabah´dan beri yakındığım hepsini aynı Tencere´ye atmaları.. Bu durumda sende kurular gibi yanmaktasın.. Seni üzmüyormu bu durum?
|
 |
Alpaslan Gurkas
17 yıl önce - Çrş 05 Tem 2006, 14:43
When In Rome Do As Romans Do
Eskiden bir Alamanci tiplemesi vardi: Anadolu'lu, taşrali-köylü bir vatandaş, şapkasinda bir tüy ve elinde bir radyo. Her Alamanci tiplemesi boyleydi.
Benim Alamanci'larla tanismam ve biraz antipati hissetmemde Turkiye'ye geldiklerindeki davranislardan dolayiydi.
Benim o zamanlar gordugum kadariyla; bu Alamanci vatandaslar Alamanya'da borcla, kredi ile aldiklari eger mumkunse son model arabalarla Turkiye'ye gelirdi. 5 kisilik arabanin icine 7-8 kisi sikisir, zaten arabalarin her tarafi doludur, hem içi, hem ustu, hem bagaji.
Bu Alamancilar; Alamanya'da kendi aralarinda Turkce, Turkiye'ye geldiklerinde ise hava olsun diye Alamanca konusurdu. Ikinci kusak denen Alamanci gencleri yuz metre mesafeden kalabalik icinde ayirt etmek mumkundu. O zamanlar saçlari genelde uzun, bazilari kupeli, kot pantolonlari nerdeyse gobek deligini gecmis, nerdeyse meme hizasina kadar ceken ve altina ya kundura, ya da kovboy cizmesi giyen, bizlere nazaran acayip gorunuslu ve hatta bir acayipte yuruyen, acayip bir Turkce konusan sahislardi. Gerci Turkce konusmalari bizi guldururdu o ayri hikaye. Koşmak yerine - koşuş yapmak en basit ornegi idi. Ayrica bu ikinci kusak gencler hem kizlari hemde erkek cocuklarinin bazi davranislariyla Turkiye'li halktan biraz sitem almisdir. Bu gencler hareketlerinde ve davranislarinda Turkiye'li genclerden daha rahattilar. Kizlar bas dondurur, erkeklerde sagda solda kavgalara karisirdi o zamanlar. Ben Alamanci genclerin karistigi bir iki kavgayi sahsen hatirliyorum.
Biz 1990'larin basinda Brindisi'den Cesme'ye feribotla gelen Alamanci'lari Cesme Inkilap caddesinden arabalariyla gecerken ''heeey, bravo, hosgeldiniz!'' diye alkislardik. Onlarda klakson calarak selam verirdi.
Tabi ki Almanya'da nerdeyse en alt kesim, sinif olan, irkciliga maruz kalan, genelde ayni semtte hep beraber yasayip, Turkce konusan, ayni fabrikalarda calisan ve Anadolu'dan getirdigi kulturu Almanya'da yasatmaya calisan ve belki de giyinis ve yasayis tarzi Almanya'ya uymayan Turkler'in, Turkiye'ye son model, gicir gicir arabalariyla gelince Almanca konusmasi, koylerinde arazi alip ev yaptirmasi, bir bakima Turkiye'de bir sinif atlamasi(en azindan koy ve kasabalarinda),genc Alamanci kizlarin Turkiye'li kizlara nazaran daha rahat, daha acik olmasi, erkeklerin acayip goruntusu, acayip hareketleri ve ana babalarin getirdikleri, bardak, tabak ve termoslari satmasi, tüylü şapka ve eldeki radyo
Alamancilarin( o zamanlar-simdi degismis olabilir) ve onlara karsi hissedilenlerin bir ozeti olabilir.
Siz nesiniz sorusuna gelince?
Karari siz verin. Siz ne hissediyorsunuz. Nasil gorulmek ve kabul edilmek istiyorsunuz.
Icinizde hissettiginiz ne ise oysunuz. Turkiye'de, Almanya'da Avrupa'da,dunyada kabullenmek istiyorsaniz şunu akliniza getirin;
When in Rome do as Romans do
Turkce Meali; Neredeysen oraya uymaya calis.
Ha, yok olmaz bana uymaz dersen o da senin, sizlerin bilecegi bir iş.
Son olarak; bizler, ben o zamanlar Alamanci'lardan nefret mi ettik -HAYIR-. Sizler Turk degilsiniz mi dedik-HAYIR-. Uykularimiz mi kacti yaz oldu Alamancilar geliyor diye-HAYIR.
Sizleri seviyormuyuz? Turk olarak goruyormuyuz?
EVET
Hadi kalin saglicakla,
Alpaslan Gurkas
En son Alpaslan Gurkas tarafından Çrş 05 Tem 2006, 14:51 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
fundaa
17 yıl önce - Çrş 05 Tem 2006, 14:47
| Alıntı: |
| Neden kısa dönem askerlik hakkında ayrımcılık var? |
Devletin çıkardigi bir yasadan dolayı gurbetçi lere başka bakış açısıylan bakmak ne derece dogru ? yanlış hatirlamıyorsam, bu bedelli askerlik yasasın dan sonra , Türkiye deki döviz açiği bayaği rahatlamiştı.ama diğer konularda size katılıyorum.Malesef bazi gurbetçi arkadaşlarimiz sebebiyle, kuru nun yanında yananlar dan çok var.Ama neticede bu yine bence bir kişilik farki.herkes kendi davranişin dan sorumludur.diğerlerini de ayni kaba koymak doğru değildir.
|
 |
bicir_fatih
17 yıl önce - Çrş 05 Tem 2006, 15:23
Doğrusunu söylemek gerekirse bundan önceki birçok mesajda genel olarak durum özetlenmiş. Bu düşüncelerin hemen hepsine katılıyorum. Gerek filmlerde gerek dizilerden kaynaklanan bir ön yargının olduğu muhakkak. buna bir de bazı gurbette yaşayan vatandaşlarımızın tavırları eklenince tuzu biberi oluyor anlaşılan. çözüm nerede nasıl başlıyor bunu kestiremiyorum. ama bana göre öncelikli olarak gurbettekilere esas yük düşüyor. yani evvela "biz ordayken..." ile başlayan cümlelerden vazgeçmek ama sadece söylemde değil harekette de. zaman zaman bu hataya benim de düştüğüm oluyordu ilk zamanlar. ister istemez konu bulunulan ülkedeki yaşama dair sorularla şekil değiştirdiğinde ne söylenildiğine dikkat etmek gerekiyor galiba. bu nedenle ben en başta bu şekilde karşılaştırma sorularında ilk fırsatta konuyu geçmeye çalışıyorum çünkü bir yerden sonra iyi niyetli olarak yapılan karşılaştırmalar yanlış da anlanabilme şansına sahip. sonuçta söylendiği gibi yaşanılan aksilikleri insanlar bir yıl boyunca ve her yıl yaşıyor bunu unutmamak gerek.
bir başka husus ise sanırım gurbetteki vatandaşlarımızım çoğu zaman kendilerini kültür değişimine kapatıyor olmaları. en büyük problemlerden biri olarak görüyorum. değişimden korkarak daha da eksi yönde ilerleyen birçok insanın olduğunu düşünüyorum. örneğin yanında bir Türk varken yabancı dilde konuşmak gibi. gerçekten yurtdışındaki birçok insanın kendisini tamamen kapattığını düşünüyorum topluma karşı. buna bir örnek olarak olarak bedelli askerlik yapmış bir arkadaşımın izlenimini aktaracağım. biliyorsunuz bedelli için yaş haddi 30ların son hadleridir. Yıllardır gurbete vatandaşlarımızı gönderdiğimizi düşünürsek artık askerliğini yapanların çoğunluğunun yurtdışında doğmuş büyümüş ikinci üçüncü nesil olduğu söylemi sanırım yanlış olmaz. arkadaşım Burdurdayken sadece 10-15 ABD'den gelen kendisi gibi genç (30 yaş altı)insanların olduğunu geri kalanın Avrupadan gelenler olduğunu söylemekle birlikte koğuşların, tuvaletlerin inanılmaz bir şekilde kötü kullanımından bahsediyordu. bana göre Avrupada bulunan insanın böyle bir yaşam içinde olup temizlikten anlamayan kuraldan anlamayan yapıda olmasını ben kabullenemiyorum. bu durumda her gurbetteki vatandaşta olmasa da büyük bir çoğunluğunda bir hata var demektir, ve bence olay zaten bu kategoriye girenlerde bitiyor. ama bu demek değildir Türkiyede bu vatandaşlarımızı dışlayanlar haklı.
bedelli askerlik olayına gelince mevcut sistem altında yapılabilecek birşey yok artık. olay taviz meselesidir. eğer ilk andan itibaren ülkeler arası bir anlaşma olsaydı ve gurbetteki vatandaşlarımız askerlik nedeniyle yaşadıkları ülkelerde sıkıntı yaşamamaları adına bir yaptrım gücümüz olsaydı herkes paşa paşa 6 veya 12 ay yapardı askerliğini. ama şimdi böyle bir sistem varken artık kimseye gel 12 ay yap denilemeyeceği gibi bunu diğer ülke yetkililerine de anlatamazsınız artık. bu nedenle şuanki bedelli askerlik olayının çok da haksızlık olduğunu düşünmek de hatalı olur.
|
 |
Akınyakup
17 yıl önce - Çrş 05 Tem 2006, 20:52
Sadece Almancıları değil yurdundan uzaklarda gurbetteki BÜTÜN TÜRKLER Sizleri SEVİYORUM,Bu ÜLKEDE sizi SEVİYOR.Siz Bizim kanımız,canımız,anamız,bacımız tarladaki toprağımız,Harmandaki Buğdayımızsınız.
|
 |
Husnu Kursun2
17 yıl önce - Çrş 05 Tem 2006, 23:50
Avrupada yasamadim ama Almanyayi gittim gordum. Kisa bir sure orada kaldim. Amcamin yanina gittim, ve etrafindaki Turklerle tanistim. Bence oradaki Turklerin davranislari, eger Turkiyede olsalardi, orada davranacak olduklarindan farkli degildi.
Kendini bilen, Turkiyede ve Almanyada ayni sekilde davraniyordu. Gel gelelim, kendini bilmeyen, elifi mertekten ayiramiyan, gun gormemis, yagmur degmemis, bir kisim vatandas, Alamanyaya vardiktan sonra, davranislarini degistirdiler.
Malumdur ya, gormemisin oğlu olunca ne yaptigini herkez bilir.
Iste boyle kisiler, Turkiyeye geldiklerinde, sonradan elde etmis olmanin etkisiyle, bizlere biraz acayip gelen davaranislarda bulundular ve halkin ters tepkisini gorduler.
Bunun disinda, ben, kimsenin, yurt disinda yasiyan vatandaslarimiza karsi ozel bir kin besledigini sanmiyorum.
Toplumlarin alisilmisin disindaki davranislara olan tepkisi normaldir ve bu tur tepkiyi butun dunya ulkelerinde, ve toplumlarinda gormek mumkundur.
|
 |
Gün_Ay
17 yıl önce - Çrş 05 Tem 2006, 23:59
Bende bu konuda sitede yorum yazan herkese katılıyorum. Bazı kişilerin sonradan görme olmaları Almanyada yaşamış olup burda caka satmaları, bu almancı kelimesini ortaya çıkartmıştır. Bununla birlikte kurunun yanında yaş yanmsaı gibi bize hep almancı diyorlardı.
Ama bizim Türkiye'deki kişilerden hiçbir farkımız yoktu. "Delinin biri kuyuya taş atmış bin akıllı çıkartamamış." bunun misali
|
 |
armagan87
17 yıl önce - Prş 06 Tem 2006, 00:13
konun'un adin'i degistirilmesini istiyorum lütfen... biz ALMANCI falan degiliz kardesim! gurbetci olabiliriz ama TÜRKÜZ! ben kendi adima ALMANCI lafini adeta bi küfr olarak algiliyorum!!!
saygilarimla....
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|