1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 12  |
| GERÇEK BİR İSTANBUL LU MUSUNUZ? |
| EVET |
 
|
64.1% |
[263] |
| HAYIR |
 
|
35.9% |
[147] |
|
| Toplam Oy : 410 |
|
 |
berkay_oktay
12 yıl önce - Prş 18 Ksm 2010, 21:06
| Alıntı: |
| Berkay sanırım sen uzun zamandır İstanbul'u görmemişsin. Beylikdüzü, Esenyurt, Büyükçekmece başka şehir falan değil, aksine İstanbul'un en hızla büyüyen semtleri. Kadıköy ile Eminönü ayrı şehirlerdir desen bile daha mantıklı olurdu, en azından arada deniz var. |
Madem konu arada su olmasına geldi, o zaman arada Küçükçekmece Gölü var.
Bir şehrin iki semti arasında önemli bir kopukluk olmaz. Kopukluk oldu mu başka bir statü (şehir veya nüfusuna göre belde, kasaba, köy) alır. Evet, kopukluk olan yerde belediye adı değişmektedir. Bu düzendir ama İBB denilen kurum bunu bozmaktadır.
Kadıköy ve Eminönü, İstanbul şehrinin semtleridir. Eğer Kadıköy apayrı bir şehir olacaksa da olur ki hem Osmanlı İmp.da başka bir şehirdir ve eski Kalkedon'dur.
İstanbul B.B. yetki alanının İstanbul kentinin sınırlarını oluşturduğunu düşünenler gibi düşününce; adı geçen yerler İBB yetki alanı bütün İstanbul ilini kapsamadan önce de apayrı kentler veya beldelerdi.
Adı geçmeyen kentler konusunda aynı görüşteyiz sanırım.
| Alıntı: |
Neresi sence bu sınır? Avcılar'dan sonra bitiyor mu? Hangi caddeyi geçince bitiyor?
Hangi binadan sonrası İstanbul değil? |
Batıda Küçükçekmece Gölü. Doğuda Kayışdağı Ormanı'nın doğusundan Bağdat Caddesi bitimi. Kuzeydoğudan Çevre Yolu, Ümraniye ve çevresi, Beykoz ve çevresi (Çavuşbaşı hariç). Kuzeybatıdan Sarıyer ve çevresi (Bahçeköy hariç) dahil Göktürk ve Kemerburgaz sınırlarına kadar.
Belediye sınırları da caddelerde, sokaklarda bitebiliyor.
|
 |
berkay_oktay
12 yıl önce - Prş 18 Ksm 2010, 21:13
| Alıntı: |
| İstanbul'da il kavramı yoktur. Yani şehir merkezi ve ilin ilçeleri gibi bir durum bulunmamaktadır. Silivriden Tuzlaya, Şileden Çatalcaya her yer karışı karışına İstanbuldur. Zaten İstanbul bu yüzden İstanbul'dur. |
Valilik kaldırılsın o zaman. Köyler ve kasabalar da mı İstanbul'un parçası?
|
 |
osman67
12 yıl önce - Cum 19 Ksm 2010, 00:36
| Alıntı: |
Bir şehrin iki semti arasında önemli bir kopukluk olmaz. Kopukluk oldu mu başka bir statü (şehir veya nüfusuna göre belde, kasaba, köy) alır. Evet, kopukluk olan yerde belediye adı değişmektedir. Bu düzendir ama İBB denilen kurum bunu bozmaktadır.
............
............
İstanbul B.B. yetki alanının İstanbul kentinin sınırlarını oluşturduğunu düşünenler gibi düşününce; adı geçen yerler İBB yetki alanı bütün İstanbul ilini kapsamadan önce de apayrı kentler veya beldelerdi.
|
Bir şehrin iki semti arasında bu kadar kopukluk olmaz derken (DİE 2004 rakamlarına göre) İstanbul'un alanı 5.315,33 km² iken, Ankara'nın alanı 25.401,94 km² ve İzmir'in alanı 12.015,61 km²'dir. Eğer İstanbul'da kopukluk olduğu düşünülüyorsa Ankara ve İzmir'in alanları daha büyük olduğundan kopuklukları daha büyüktür.
"Türkiye’deki ilk büyükşehir belediyeleri 1984 yılı Ocak ayında çıkarılan 2972 sayılı yasa ve Mart ayında çıkarılan 195 sayılı kanun hükmünde kararname uyarınca üç büyük kentte kuruldu. Bu tarih itibarıyla, bu üç kentten, İstanbul’un onbeş, Ankara’nın beş ve İzmir’in de üç metropoliten ilçesi vardı" Günümzde Türkiye'de toplam 16 adet büyükşehir belediyesi vardır.
| Alıntı: |
İstanbul B.B. yetki alanının İstanbul kentinin sınırlarını oluşturduğunu düşünenler gibi düşününce; adı geçen yerler İBB yetki alanı bütün İstanbul ilini kapsamadan önce de apayrı kentler veya beldelerdi.
|
İstanbul B.B. yetki alanının İstanbul kentinin sınırlarını oluşturduğunun düşününler gibi düşününce; diye birşey yoktur, çünkü çıkarılan kanunda "İstanbul ve Kocaeli'de bütün il nüfusu büyükşehir sınırları içindedir". hükmü bulunmaktadır.
Ayrıca "..... İBB yetki alanı bütün İstanbul ilini kapsamadan önce de apayrı kentler veya beldelerdi" şeklindeki cümleniz İstanbul'u tam olarak bilemediğinizden kaynaklanmaktadır diye düşünmekteyim, çünkü İstanbul'a kent veya ilçe ilave edilmediği gibi Yalova İstanbul'a bağıl ilçe iken İl yapılarak İstanbul'dan ayrılmıştır.
| Alıntı: |
Köyler ve kasabalar da mı İstanbul'un parçası?
|
Her ilde olduğu gibi elbette İstanbul'a bağlı köyler ve beldelerde bulunmaktadır. Köy ve kasabalar olması neden valiliğin kaldırılmasını gerektirmektedir??
|
 |
Akın Kurtoğlu
12 yıl önce - Cum 19 Ksm 2010, 01:11
| Alıntı: |
| Ama daha yeni gelmiş, 10-15 yıl kılmış kişi ben İstanbulluyum dedimi komik oluyor.Sadece İstanbulda yaşıyorum, İstanbulda oturuyorum demeli.Aynı kişi memleket nere dendiğinde duruma göre dedesinin memleketini söylemeyi ihmal etmiyor. |
Zaten "memleketin neresi?" kalıbı, kentte ağırlıklı olarak 70'lerden itibaren ortaya çıkan bir soru cümlesidir. Eski İstanbullular birbirlerine "memleketin neresi?" diye değil; "İstanbul'un neresindensiniz?" ya da "evveliyatınız hangi semtten?" tarzı sorarlarmış.
70'ler ve 80'lerdeki göç dalgaları sonunda kente yerleşen yeni İstanbullular, "herkesi kendileri gibi yeni gelenlerden zannederek" muhtemelen bu soruyu icadettiler. Ya da kendi memleketinden ya da yakınından göç edenlerle bir bağ kurma kaygısının ağır basması sonucu, sürekli bir şecere arama peşine ve öğrenme hevesine düşüldü.
Akın KURTOĞLU
|
 |
berkay_oktay
12 yıl önce - Cum 19 Ksm 2010, 12:32
| Alıntı: |
| Bir şehrin iki semti arasında bu kadar kopukluk olmaz derken (DİE 2004 rakamlarına göre) İstanbul'un alanı 5.315,33 km² iken, Ankara'nın alanı 25.401,94 km² ve İzmir'in alanı 12.015,61 km²'dir. Eğer İstanbul'da kopukluk olduğu düşünülüyorsa Ankara ve İzmir'in alanları daha büyük olduğundan kopuklukları daha büyüktür. |
Evet, bir şehrin iki semti arasında kopukluk olmaz demiştim. Yanlış anlaşılma olmuş.
Adı geçen kentlerin öz sınırlarında hiçbir kopukluk yoktur. İllerde yerleşimler arası elbette kopukluk olacaktır. Dünyadaki tüm birinci derece yönetsel bölümlerde -federal bölgeler hariç- de bu böyledir.
| Alıntı: |
İstanbul B.B. yetki alanının İstanbul kentinin sınırlarını oluşturduğunun düşününler gibi düşününce; diye birşey yoktur, çünkü çıkarılan kanunda "İstanbul ve Kocaeli'de bütün il nüfusu büyükşehir sınırları içindedir". hükmü bulunmaktadır.
Ayrıca "..... İBB yetki alanı bütün İstanbul ilini kapsamadan önce de apayrı kentler veya beldelerdi" şeklindeki cümleniz İstanbul'u tam olarak bilemediğinizden kaynaklanmaktadır diye düşünmekteyim, çünkü İstanbul'a kent veya ilçe ilave edilmediği gibi Yalova İstanbul'a bağıl ilçe iken İl yapılarak İstanbul'dan ayrılmıştır. |
Ben şahsen bu ve bunun gibi hükümlerle ilgilenmiyorum. Adı geçen sisteme de açıkça karşıyım.
Evet, görüyorsunuz İzmirliyim ama İstanbul'u gayet iyi tanıyorum. Bugünkü duruma göre söz ettiğimden ondan Yalova'yı göz ardı ettim.
| Alıntı: |
| Her ilde olduğu gibi elbette İstanbul'a bağlı köyler ve beldelerde bulunmaktadır. Köy ve kasabalar olması neden valiliğin kaldırılmasını gerektirmektedir?? |
KORAY3434 isimli üyenin "İstanbul'da il kavramı yoktur" mesajına yanıtımdı. O zaman valilik kaldırılsın dedim. Bütün İstanbul ili, İstanbul şehridir özetinde mesajına da belde ve köylerde mi şehrin parçası olabiliyor dedim.
|
 |
adem yavuz
12 yıl önce - Cmt 04 Arl 2010, 23:38
| Alıntı: |
| Her ilde olduğu gibi elbette İstanbul'a bağlı köyler ve beldelerde bulunmaktadır. Köy ve kasabalar olması neden valiliğin kaldırılmasını gerektirmektedir?? |
Dikkatinizi çekmek isterim.İstanbul a bağlı belde bulunmamaktadır.
|
 |
tunc sirman
12 yıl önce - Pzr 05 Arl 2010, 00:17
Istanbullu olmak Istanbulda yaşamak demek degildir.Istanbul kültürü ile büyüyüp onu benimsemektir.Istanbul kültürü kolay kazanilmaz.Temelinde saygi,sevgi vardir.Butun sehirlerde de bundan farkli davranislar muhakkak yoktur .Ama Istanbul cok farkli dinlerden yurttaslarimiz ile icice yasamayi ve her turlu etnik ve dini ayriliklardan kendisini ayirip ,herkese esit muamele yapan insanlarin ve bunu bir hayat tarzi edinen kişilerin coğunlukta oldugu bir sehirdi. Zengin veyahut fakir hangi kesimden olursa olsun birbirine otobuste,tramvayda,vapurda veyahut sinemada saygili davranan kuçuğune sevgi ,büyüğüne saygili davranan ,kabadayisi bile belli bir saygi icinde olan sehirdi. Bu gun hicbirimiz birbirimize boyle saygili davranmiyoruz sehrimizde.Orngin trafikte emniyet seridi diye bir mevhum kalmadi.eskiden olsa kurallara uymayan ayiplanir tepki gosterilirdi.Ozetle her medeni insanin yapmasi gereken davranislar o zaman normal karsilanirken,şimdi kurallara uyanı parmak ile gosterir hale geldik.Bu butun sehirlerimiz icin ayni.Konu Istanbul oldugu icin yazdim.
|
 |
KORAY3434
12 yıl önce - Pzr 05 Arl 2010, 00:59
| Alıntı: |
| KORAY3434 isimli üyenin "İstanbul'da il kavramı yoktur" mesajına yanıtımdı. O zaman valilik kaldırılsın dedim. Bütün İstanbul ili, İstanbul şehridir özetinde mesajına da belde ve köylerde mi şehrin parçası olabiliyor dedim. |
Ben il kavramı yok derken şehir merkezi yani tek merkezli bir il yoktur demek istedim. Çünkü Büyükşehir Belediyesi şehrin tümüne hakimdir. Ancak bu durum Valiliğin olmamasını gerektirmez, sonuçta valiliğin görevleri başka, belediyenin görevleri başkadır. İşin halk diline dökülecek ismi ise; Valilik devleti, belediye halkı simgelemektedir.
|
 |
Bozkurtk68
11 yıl önce - Çrş 01 Şub 2012, 20:18
Gerçek Bir İstanbullu musunuz ?
Diğer arkadaşların yazmış oldukları fikirleri hem okudum hemde gülmeden edemedim. Medeniyetin gerekleri olan şeyleri yapan insanların İstanbullu olduklarını iddia etmeleri çok komikti yada uzun bir süre orada oturup ''ben İstanbulluyum yada kendimi öyle hissediyorum'' demeleri gerçekten abes. Gerçek İstanbullu olmak ne demek biliyor musunuz ?
İstanbul'un bu gün kü halinden nefret etmektir.
İstanbullu olmak, köprüden yürüyerek geçmektir.
Suriçinde bir yerde oturmak,
Belli aile lakaplarına sahip olmak,
Denizin nimetleri olan balıkların çeşitlerini bilmek ve lakerdayı tanımayı gerektirir.
Şu anda adı sanı kalmamış nüfus idarelerine kayıtlı olmak,( Cihanönü, Eminönü, Nüfus İdareleri Gibi.)
Şehirhatları vapurlarının arka balkonlarının çay ve sigara sefası yapılan yerler olduğunu bilmek,
Tarihle içiçe yaşamayı bilmek, onu iliklerinde hissetmek,
Her sokağında bir yatır olduğunu bilmektir.(Sur içinde ki semtlerde neredeyse her sokakta bir yatır vardır.Örneğin; Kocamusfatapaşa, Samatya, Cankurtaran, Yedikule, Karaköy, gibi. Şimdi çoğu kişi Karaköyde yatır nerede diyecektir. Yerebatan Camisinde ki(Yerebatan Sarayı değil yanlış anlamayın Yerebatan Camisi.) yüzlerce yatırdan haberi bile yoktur zavallıların.) Neyse İstanbullu olmak farklı birşey. Madam Marika'nın yemeklerini yemek, Dikran Amca'nın dükkanını süpürüp karşılığında ondan şanzıman bilyesi alıp tornet araba yapıp yokuşlardan kaymaktır İstanbulluluk. Kısacası İstanbulluluk her kula nasip olmayacak birşeydir. Çünkü taa saraydan gelme geleneklerle bu günkü modernizmi bir bedende yoğurmak demektir İstanbulluluk.
|
 |
Cemoli D18
11 yıl önce - Prş 02 Şub 2012, 00:55
bozkurt bu dediğin durum asırlar önce olan ve asıl istanbul fatih ilçesine ait bir durumdur
|
 |
sayfa 12  |
ANA SAYFA -> İSTANBUL - Haberler ve Sohbet
|