1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5  |
 |
Akın Kurtoğlu
17 yıl önce - Cmt 01 Tem 2006, 00:57
| Alıntı: |
| Ben 1 Temmuz diyorum, entegrasyon ile ücretli olacak bence. |
Evet, gişedeki görevli de öyle söyledi. Bugün geceyarısına kadar ücretsiz dedi. Yarından (yani, artık bugünden, 1 Temmuz'dan) itibaren ise paralı olacakmış.
Akın KURTOĞLU
|
 |
dgunel
17 yıl önce - Cmt 01 Tem 2006, 02:08
Taksim'de Kabatas Tunel'inden ckip Metro'ya binmek istersek ne yapiyoruz? Arada direk gecis var mi, yoksa yukarilara mi cikmak gerekiyor. Gecmis sayfalari taradim, cevabini bulamadim, gormemis olabilirim. Sadece ilk sayfada metro tabelali bir cikis fotografi gordum.
|
 |
tolginho
17 yıl önce - Cmt 01 Tem 2006, 02:59
Akbil turnikelerinin olduğu kattan giriliyor tünele.
TOLGA KAPROL
|
 |
Akın Kurtoğlu
17 yıl önce - Cmt 01 Tem 2006, 14:14
Taksim İstasyonu'na çakılan tabelâda; "Şu anda deniz seviyesinden 60 metre yüksektesiniz", Kabataş İstasyonu'na çakılan levhada ise; "Şu anda deniz seviyesinden 10 metre aşağıdasınız" yazılı... Enteresan bir çalışma gerçekleştirilmiş, önemsiz gibi görünen ama bilgilendirici ve hoş mesajlar olmuş Kabataş'ta kot; -10'da ve yürüyen merdivenlerle deniz seviyesine ulaşılıyor.
Çevre düzenlemeleri tamamlanmış sayılır. Burayı kullanacak olan ring İETT hatlarının durakları belirlenmiş.
Akın KURTOĞLU
|
 |
gürkan okat
17 yıl önce - Cmt 01 Tem 2006, 22:56
Halatların çekilmesinde kullanılan mekanik sistemin, cam bir bölme içerisinde sergilenmesi de hoş bir ayrıntı olmuş.
|
 |
Ademv
17 yıl önce - Pzr 02 Tem 2006, 00:21
| Alıntı: |
| Evet, gişedeki görevli de öyle söyledi. Bugün geceyarısına kadar ücretsiz dedi. Yarından (yani, artık bugünden, 1 Temmuz'dan) itibaren ise paralı olacakmış. |
Evet artık Füniküler istasyonlarından da akbil kontör sesleri geliyor.
Dün saat 13:30 civarı Taksim'e çıktım. Dikkatimi çeken füniküler yolcusunun gitgide artmaya başlaması oldu. Yeni binenlerde aynı soru "geldik mi"?
|
 |
ümit 806
17 yıl önce - Pzr 02 Tem 2006, 13:06
| Alıntı: |
| Enteresan bir çalışma gerçekleştirilmiş, önemsiz gibi görünen ama bilgilendirici ve hoş mesajlar olmuş |
Evet üstâdım, bu tür bilgilendirici mesajlar çok ufak bir ayrıntı gibi gözükseler de kimileri çok işe yarıyor. Geçen aylarda Boğaziçi Köprüsü'nden Citaro ile geçerken turistin biri şöförün arkasında kamerasını açmış bir sağa bir sola çevirerek bir sağ taraftan bir sol taraftan görüntüler alıyordu. Boğaziçi Köprüsü'nün sonuna doğru kamerayı kapattı ve şöförün arkasındaki koltuğa oturdu. Tam o sırada da Avrupa kıtasına hoş geldiniz - welcome to Europe tabelasını gördü ve donakaldı. Bir 30 saniye daha çekim yapsaydı Asya'dan Avrupa'ya geçişini ülkesindeki arkadaşlarına anlatırken bu tabelayı da gösterecek ve daha fazla bir heyecan duyacaktı herhalde. 
|
 |
OmerFaruk
17 yıl önce - Pzr 02 Tem 2006, 22:08
Kınıyorum*...
Kabataş Tünel'in projelendirilmesini müteakiben "Funicular" kelimesine aşina olmaya başladık, inşaatın ilerlmesiyle isim tartışmalarına ve hattın açılmasıyla beraber de Türkçe'ye resmi elden ve zorla yeni bir kelime katıldığına şahit olduk. Oturdum TDK'nın Güncel Sözlük'üne baktım, Alfa Yayınlarının Büyük İngilizce sözlüğüne baktım, D&R'daki Türkçe'nin en büyük sözlüğü olma iddiasındaki bir kaç sözlüğü inceledim ama Türkçe'de "füniküler" kelimesinin kullanılmadığını anladım**. İnternette sözde türkçeleştirilmiş füniküler kelimesinin geçtiği sayfaları taradım, ve bunların önceleri yalnızca Kabataş'taki inşaatın teknik adı sonraları da 1860larda planlanan bir buçuk asırlık "Tünel"in yeni adı olarak İBB ve İBB kaynaklı haberlerde kullanıldığını gördüm.
Benim merak ettiğim dünyada şehiriçi toplu taşımacılıkta kullanılan ilk "funiculaire" bizim memleketimizde olduğu ve adına "Tünel" dediğimiz halde, bunun 130 sene sonra gelen "kardeşi"nin adı neden "füniküler" oldu? Yukarıda bahsettiğim Türkçe sözlüklerde bulamadığım, kelime içinde "ü-i-ü", "u-ı-u", "ö-i-ü" ya da "o-ı-u" sesli dizilişinin bir örneği daha var mıdır? Eğer siz de bulamadıysanız "Funicular" kelimesinin Türkçesi nasıl olur da "Füniküler" olabilir? Buna yabancı kökenli bir kelimenin "Türkçeleştirilmesi" değil "noktalandırılması" ya da "Fransızcasının Türkçe okunuşu" denir. Alfabe değişikliğinden önce Türkçeye giren kelimeler dilimizin temel kaidelerine uygun biçimde Türkçeleştiriliyordu, ve bu gelenekle yetişen neslin son temsilcileri de meydandan kaybolana kadar sürdü. Ben bu kelimenin Türkçeye girmesine gerek olduğunu sanmıyorum. Belediyenin reklam afişlerinde HALKIN ANLAYABİLMESİ için yazdığı gibi Yeni Tünel ya da Kabataş Tüneli ifadeleri hem bu teknoloji mirasımızın [Amerikalıların pek sevdiği "our ... heritage"] yaşatılması ve kitlelerce idrak edilmesi hem de Türkçe telaffuz kaidelerine uygunluk bakımından "hayati ehemmiyeti haiz" olduğunu düşünüyorum. Türkçe'ye FÜNÜKÜLER, FİNİKÜLER, FİNÜKÜLER gibi telaffuzlardan daha uzak olan "FÜNİKÜLER" imlasını; esas siyasetini muhafazakarlığa dayandıran Ak Parti hükümetinin resmi kurumlardaki mensuplarının "yenilik-modernite aldatmacası" reklam arzularına yenilerek Türkçeye zorla sokmasını kınıyorum.
* Konu hakkında araştırma yapmak zorunda olduğum için daha önceki tartışmalara katılmadım.
** Ne TDK'nın internetteki Güncel Türkçe Sözlüğü'nün ne de kitapçıda incelediğim Türkçe'nin en büyük sözlükleri olma iddiasındaki diğerlerinin "tünel" kelimesinin en basitinden "meyilli arazilerde vagonların halatlarla karşılıklı çekilmesiyle raylar üzerinde hareket eden toplu taşıma aracı, İstanbul'da Tünel semtiyle Karaköy arasında işler" gibi bir tarifi olması gerektiğinin bilincinde olmayan hazırlayıcılarını da kınıyorum.
|
 |
Sedat_85g
17 yıl önce - Pzr 02 Tem 2006, 22:51
Bence nasıl "televizyon, radyo, telefon...." gibi binlerce kelime yabancı dillerden dilimize geçtiyse bu sözcük de dilimize geçebilir.
Bu kelime Türkçemiz'i katletmez aksine zenginleştirir kanaatindeyim...
Neden bu kadar büyük bir sorun haline dönüşüyor anlayabilmiş değilim. Türkçe içine giren kelimelerle yokolacak kadar basit bir dil değil. Bu dili 1 milyar insan konuşuyor. Lütfen biraz kendimize güvenelim...
|
 |
Murat Caner
17 yıl önce - Pzr 02 Tem 2006, 23:24
Her önemsiz dediğiniz söze verdiğimiz ödünler yüzünden devrim öncesi Türkçe söz varlığındaki Türkçe sözler 3'te 1'e inmişti. Şu anda %70'ler düzeyindedir, bu da acundaki en başarılı devrimlerden biridir.
Sözcüklerin bir bölümü yaşar ve ölür. Örneğin gramofon kullanımdan düştüğünden kelli gramofon sözü ölmüştür. Ancak bu öteberinin doğasından dolayı olmuştur. Oysa Yunus Allah ile birlikte anlamdaşı Çalap'ı kullanmaktan çekinmez. Yunus Çalap'ı yaşatmıştır. Biz öldürmüşüzdür. Dönemdeşi Mevlana yapıtını Farşça yazarken benzer sözleri söyleyen Yunus Türkçe yapıt vermekten gocunmamıştır. Acun üzerinde kişioğlunun tümü aruz ile yazarken Ruşenî aruz ölçüsü ile "Kimsesiz hiç kimse yok her kimsenin var kimsesi, Kimsesiz kaldım yetiş ey kimsesizler kimsesi " diyebilmiştir.
Finikülerin önerilmiş bir karşılığı yoktur. Ben ipçeker, ipleçeker diyorum. Tıpkı saygıdeğer, biçerdöver, yurtsever gibin. Bu ağ alanında Kabataş Tüneli önerisi öne çıktığı için onu da kullanmaktayım. Finiküler demiyeceğim. Aboneye TDK önerisi sürdürüm dediğim gibi. Makyaja Attila İlhan önerisi yüzçizme diyorum. Elektriğe Oktay Sinanoğlu önerisi kıvıl, istasyona gine ondan öğrendiğim beket diyorum.
Sözcükler için verdiğiniz ödün Çalap sözcüğünde olduğu gibi var olan sözlerinizi öldürür. Finiküleri almak da Türkçe'nin yaratıcılığını öldürür.
|
 |
sayfa 5  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|