Bu Star, Uzanlar dönemine at Fatih Çekirge'nin yönetimindeki Stardır. Bu Çekirge şimdi Hürriyet gazetesinde İnsan haklarından özgürlüklerden dem vuruyor.
27.01.2000 tarihli Star’ın manşetinde o güne kadar dünya basın tarihinde görülmemiş bir üsluba imza atıldı. İlk kez bir gazete Salih Mirzabeyoğlu’na reva görülen ağır işkenceyi ayakta alkışlayarak, şu ifadelere yer verdi:
“Devlete kök söktüren İBDA-C liderine çok sert davranan jandarma, ona haddini bildirdi. Birazcık hırpaladı. Saçını sakalını kesti. Hem devletin aczini bitirdi. Hem prestijini kurtardı. Hem de diğerlerine gözdağı verdi.”
İŞTE STAR’IN İNSAN HAKLARI VE İŞKENCE KONUSUNDAKİ SİCİLİ
Star Mirzabeyoğlu’nun yüzündeki işkence izlerini de tek tek numaralandırarak, bu insanlık suçunu bir alay konusu haline getirip şunları yazdı:
“1- Jandarma koğuşa dalınca uyandı, alnını ranzaya çarptı.
2- Sendeleyerek kalktı, ayağı kayınca burun üstü düştü.
3- Kalkayım dedi, uyku sersemiydi. Dipçiğe gözünü vurdu.
4- Kendini topladı, kapıdaki askıyı görmedi, kulağını taktı.
5- Jandarma hasretle sıkı sıkı sarılınca boynuna kan oturdu.
6- Koğuştan çıkıyordu, kapıyı açık zannetti. Kaşını yardı.
7- Sağ gözünü dipçiğe vurmuştu, sol gözünü de copa değiverdi.
8- Diyet yaptığı için az yiyordu. Halsizlikten göz altları morardı.
9- ‘Hoş geldin’ dediği jandarmanın eli, elmacık kemiğine çarptı.
10- Mahkeme öncesi tıraş oldu, jilet keskindi, yüzünü doğradı.
İki hamile öğrenci... İkisi de bebeğini düşürdü... Ancak bir kısım medya birini hiç görmedi... Çünkü o tesettürlüydü!
8sutun
Son öğrenci protestoları Türk medyasının çirkin yüzünü bir kez daha orta yere serdi. Hamile bir öğrenci protestoların simgesi haline getirilirken, başörtülü olarak derslere giren Nuray Canan Bezirgan'a yapılan polis müdahalesi hiç görülmemişti bile...
Ne istedikleri ve kimler tarafından organize edildildikleri belli olmayan protestocu gruplara sahip çıkan bir kısım medya, özellikle hamile haliyle olaylara karışan ve olaylar sırasında da çocuk düşüren öğrenciyi protestoların simgesi haline getirdi.
AYNI MEDYA BENZER OLAY FARKLI TAVIR
Hangi maksada yönelik olduğu belli olmayan protestoları çocuk düşüren öğrenci üzerinden meşrulaştırmaya çalışan bir kısım medya, başörtülü olarak okuma hakkı elinden alınan Nuray Canan Bezirgan'ı ise hiç görmemişti. Hamile olan Bezirgan, başörtülü olarak okuluna devam ettiği sırada polis zoruyla okuldan atılmış ve maruz kaldığı fiili müdahale sonucunda da çocuğunu düşürmüştü.
6 AY HAPİS VE İLTİCA
Bezirgan, "Eğitimi engellediği gerekçesiyle" polis zoruyla okuldan çıkarılmış daha sonra da 6 ay hapis cezasya çarptırılmıştı. Polis tarafından dövülerek çocuğunu düşüren Nuray Canan Bezirgan bu sebeple Kanada'ya iltica etmek zorunda kalmıştı. İstanbul Üniversitesi Saglik Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Tibbî Dökümantasyon Bölümü ikinci sınıf ögrencisiyken başörtülü olduğu gerekçesiyle final sınavından polis zoruyla okuldan çıkarılan Bezirgan, Türkiye'deki başörtüsü yasağını hayretle karşılayan mahkeme heyetinin 2.5 saat içinde aldığı kararla Kanada vatandaslığına kabul edilmişti.
HAMİLE ÖĞRENCİNİN NE İŞİ VARDI PROTESTODA
Bezirgan, sadece başörtülü olarak okuluna devam etmek isterken başına olmadık iş açılmıştı. Şimdi ise protestoların simgesi haline gitirilen hamile öğrenciye devletin yaptığı hastane yardımı, "önce düşürt sonra yardım et, var mı böyle bir şey" mantığıyla sorgulanıyor. Ancak kimse çıkıp da, "Hamile bir öğrencinin ne işi vardı protestoda?" diye sormuyor. Üstelik bu öğrenci, nikahsız bir beraberlik sonucu hamile kalmış.
ŞİDDET HOŞ GÖRÜLEMEZ
Protestolar sırasında polisin müdahalesiyle çocuğunu düşüren hamile öğrencinin maruz kaldığı şiddet kimse tarafından hoş görülemez. Bu olayın farklı boyutu. 8sutun.com olarak dikkat çekmek istediğimiz husus, gücün medyasının yani bir kısım medyanın iki benzer olaya nasıl çarpık bir mantıkla baktığıdır.
Malumunuz üzere geçen aylarda bir kısım medyamız "polisin uyguladığı aşırı şiddet sonucu bebeğini düşüren öğrenci" sloganıyla ortalığı inletti. İddialara göre protesto için toplanan gruba polis bir anda sert bir şekilde müdahale etmiş ve yaşanan arbedede karnına tekme yediğini iddia eden bir bayan bebeğini düşürmüştü. Hadi diyelimki iddialar doğru. Pekiiiii...
Bu olaya pek bir duyarlı olan medyamız 28 Şubat döneminde sınıftayken polis zoruyla dışarı çıkarılmak istenen baş örtülü bayan çocuğunu kaybettiğinde neredeydi?
Malumunuz üzere geçen aylarda bir kısım medyamız "polisin uyguladığı aşırı şiddet sonucu bebeğini düşüren öğrenci" sloganıyla ortalığı inletti. İddialara göre protesto için toplanan gruba polis bir anda sert bir şekilde müdahale etmiş ve yaşanan arbedede karnına tekme yediğini iddia eden bir bayan bebeğini düşürmüştü. Hadi diyelimki iddialar doğru. Pekiiiii...
Bu olaya pek bir duyarlı olan medyamız 28 Şubat döneminde sınıftayken polis zoruyla dışarı çıkarılmak istenen baş örtülü bayan çocuğunu kaybettiğinde neredeydi?
O zamanlar postal yalamakla meskul idiler
O zamanlar namaz kilmak ,oruc tutmak , basörtüsü katmak en buyuk suclar sayiliyordu , birde özel timlerin sakalli cuppeli avina ciktiklarinida cok iyi biliyoruz
Postal yalamak icin her turlu pisligi yapacaklar sonrada buna basin özgürlügü diyecekler.
Artık Türk Milleti uyandı neyin ne olduğunu biliyor.Bence kimse kıvırmasın gerçekler er geç meydana çıkıyor.Şimdiye kadar kendilerini ayrıcalıklı görenler bundan sonra bizimle eşittirler.
70 yıllarda Yeni Asya gazetesi AP için MSP aleyhinde yayınlar yapıyordu.
O yıllarda ''Eco ile Neco '' kitabını yazmışlardı.
Yeni Asya gurubu bel altı vuruşlarına devam ediyordu. Bir keresinde hızını alamamış ''İşte MSP'' diye broşör yayınlamışlardı.
Bu broşörde MSP bakanlarından Korkut ÖZAL'ın sofrada ayran içerken eşiyle çekilmiş fotoğrafının altına'' Korkut Özal Rakı içerken'' diye afişe etmişlerdi.
Oysa bu fotoğraf diğer ulusal gazetelerde çıkmış ve ayran içerken diye takdim edilmişti. Bediüzzamanın temsilcisi olduğunu iddia eden Yeni Asyacı nurcuların düştüğü bu zelil durum karşısnda küçük dilimizi yutmuştuk.
CHP'nin geçen haftaki kurultayında Hürriyet Gazetesi'nin bazı yazarlarının, Genel Başkanlığa seçilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını alkışladığı iddiaları, gözleri CHP üyesi gazetecilere çevirdi.
Parti kütüğüne göre, CHP'nin mesleği ‘gazeteci-yazar, tercüman' olarak tanımlayan 908 üyesi bulunuyor. Son kurultayda Parti Meclisi'ne giren gazete yazarı ve program yapımcıları arasında, Hurşit Güneş (Milliyet), Mehmet Faraç (Cumhuriyet), Enver Aysever (SkyTürk), Hüseyin Yıldız (köşe yazarı), Korkmaz Karaca (Fox TV), Nuran Yıldız (Oda TV) ile Melda Okur (medya yöneticiliği) da yer alıyor.
Kimse bana bu gazetecilerin tarafsiz oldugunu idaa etmeye kalkismasin !!!
Habire bazi gezetecileri hukumet yanlisi olmakla suclayanlar acaba buna ne diyecekler !!!!!!!!!
Medya habire Iktidar Partimizi yipratmaya, kotu gostermeye calisiyor!
Misal, en son Icki duzenlemesinden sonra Adini vermeyecegim bazi Haber siteleri Kara Kara Puntolarla sanki cok buyuk Dertmis gibi gostermeye calistilar!
Bilmemkim Subay gene tutuklandi, bilmemne Haberleri!
Ne yaparlarsa yapsinlar, bos yere Kurek cekiyorlar!
Halk ne derse odur, bazilar her ne kadar Cuntacilikla Halkin Sesini bastirmaya calissa da basarili olamayacaklar!
Yalan ve ortamı karıştırmak için balon haberler vermeyi adet haline getirenleri ısrarla Fenerbahçe kulübü tekzip etmeye devam edecekdir.İşte en taze uyduruk haberlerden biri.
Alıntı:
Takvim Gazetesi’nde yer alan bir haberde Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım’ın Trabzonsporlu futbolcu Selçuk İnan’ın menajeri Batur Altıparmak’ı Altunizade’deki ofisine çağırdığı ve bordo mavili futbolcuya 5 yıllık sözleşme teklif edeceği iddia edilmektedir. Söz konusu haber uydurma ve yalandır. Kaldı ki Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım kulüp ile ilgili işleri kesinlikle kendi iş yerinde yürütmemekte her tür görüşmeyi kulüp binamızda yapmaktadır.
Hatta spor gazetelerinde galatasaraylı arda'nın transferi için çok yalan haberler yapılıyor.Gazetenin biri diyor ki arda liverpool la el sıKıştı diğer gazete diyor ki arda çoktan ingilizlere satıldı ondan oynatılmıyor, başka bir gazete arda ispanya yolunda hakikaten ardanın transfer polemiği daha çok sürecek gibi ve gazetelere bayağı yalan haber malzemesi çıkacak gibi.....