Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Medya'nın kirli yüzü
« önceki   123 ... 303132 ... 555657   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 31
mcagri
14 yıl önce - Pts 15 Eyl 2008, 15:26

Alıntı:
Son Ermeni köyü: Vakıflı

Türkiye’nin tek Ermeni köyü, Medeniyetler Buluşması’na ev sahipliği yapan Hatay’da bulunuyor. Vakıflı Köyü sakinleri, birçok zorluğa rağmen köylerini ayakta tutmaya çalışıyor.

Hilmi Hacaloğlu
NTV-MSNBC
Güncelleme: 09:33 TSI 27 Eylül 2005 SalıHATAY - Hatay anavatana katıldığında bölgedeki diğer Ermeniler topraklarını terk ederken, Vakıflı Köyü’nde yaşayanlar göç etmemeyerek köylerinde kaldı.

1960’larda 600 olan köy nüfusu bugünlerde 140’e düştü. Köylülerin köyden göçmelerinin başında işsizlik sorunu geliyor. Şu anda köyde bulunan 30 hane, geçimini organik tarımdan sağlıyor.

Vakıflı Köyü, sakinleri her pazar köylerinde bulunan kilisede buluşuyor.

Yurtdışında yaşayanların gelmesiyle yaz aylarında köyün nüfusu ikiye katlanıyor. Büyükşehirlerden gelen yaşıtları, Vakıflılı gençleri köylerinden ayrılmaları konusunda ikna etmeye çalışıyor. Gençlerin çoğunluğu gitmek istese de, ata yadigarı köyelerine bağlı olanlar da bulunuyor.

Öte yandan, köyün ileri gelenleri Ermeni sorununun sürekli önlerine konmasını istemiyor. Yaşanan tartışmalardan rahatsız olduklarını belirten köylüler, “AB’ye girme çabamız var. Bir o parlemanto, bir öteki parlemento karar alıyor, biz bundan sıkıntı duyuyoruz” diye görüş belirtiler.

Köyün gençleri ise, zaman zaman dışlandıklarını belirterek, Ermeni olduklarını söylediklerinde farklı tepki aldıklarını dile getiriyorlar.

http://www.ntvmsnbc.com/news/342729.asp


Haberin altındaki yorumlar:

Alıntı:

Sevan BARLAS - İstanbul 08 Mayıs 2007, Salı 21:58

Haberinizi okudum ama yazdıklarınızla kesinlikle aynı fikirde diilim,ben de VAKIFLI köyündenim ve dediğiniz gibi kesinlikle ERMENİ olduğumuz için ayrımcılığa maruz kalmıyoruz,siz biriyle muhabbet ederken önce mezhebinimi sorarsınız?Ben asla öyle birşey yapmam şahsen,insan olan daima insandır mezhebi ne olursa olsun...Saygılarımla


can bedros çapar - Hatay 08 Mayıs 2007, Salı 07:44

ben de linda arkadaşımıza katılıyorum.Hayatım boyunca çevrem tarafından hiç dışlanmadım.Dinimiz hep arka planda kaldı.Hem benim için hemde çevremdekiler için öle.Kolay gelsin.by.


linda karakas - Hatay 10 Ocak 2007, Çarşamba 19:25

selamlar.. Ben Vakifli Köyünde yasiyan genclerden bir tanesiyim.yorumunuzda köyün geclerinin zaman zaman dislandigini belirtmissiniz.Yanlis bilgilendirilmissiniz.öyle birsey kesinlikle yok.askine bizim tüm arkdaslarimiz diger din mensuplarina ait insanlar.hatirlatiyim biz türkiyede yasiyoruz ve cok memnunuz..sevgilerimle LINDA


Medyanın nasıl tehlikeli bir oyun oynadığını, insanları kendi kafasına göre nasıl manipüle ettiğini gösteren harika bir örnek.

Allah memleketimizi kötü niyetlilerin şerrinden korusun...


ufuk1978

14 yıl önce - Prş 25 Eyl 2008, 07:46



Tarık Aydemir

14 yıl önce - Cum 07 Ksm 2008, 00:28

Alıntı:
Basında zincirleme Mustafa kazası

Taraf gazetesi 3 Kasım’da yaptığı “Hz. Atatürk kavgası” başlıklı haberi nedeniyle Müjdat Gezen’den yazılı olarak özür diledi. Gazete haberin tamamen gerçek dışı ve bir gazetecilik zaafının ürünü olduğunu belirtti. Taraf, bir internet forumuna dayandırarak yaptığı haberde Müjdat Gezen’in Mustafa filmiyle ilgili söylediği iddia edilen sözlere yer vermişti. Müjdat Gezen, daha sonra bir televizyon programında hakaret içeren bu sözleri kendisinin söylemediğini açıklamıştı. Gazete, bunun üzerine Gezen’den, Can Dündar’dan, kendilerini kaynak göstererek konuyu köşesine taşıyan Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu ve okuyucularından özür diledi.


Özür yazısında şu ifadeler yer aldı:

“3 Kasım 2008 tarihli Taraf’ın manşetindeki ‘Hazreti Atatürk kavgası’ başlıklı haberde sanatçı Müjdat Gezen’in Can Dündar’ın Mustafa filmiyle ilgili bir televizyonda katıldığı programda boykot çağrısı yaptığı ve Can Dündar ile ilgili hakaretimsi ifadeler kullanıldığı bilgisi yer aldı. Bu haber altında bizim imzamız olan bir gazetecilik zaafıdır ve tümüyle gerçek dışıdır. Bir internet forumunda Müjdat Gezen’in bir televizyonda Mustafa filmiyle ilgili yaptığı değerlendirmeler olarak yer alan bu ifadeleri hiç sorgulamadan ve kendisine hiç sormadan gazeteye taşınması tarafımızdan yapılmış bir gazetecilik ayıbıdır. Bu haberimiz, Yeni Şafak gazetesinde konuyla ilgili yazı yazan Ali Bayramoğlu’nu da yanıltmıştır. Bu büyük ayıbımız için en başta Müjdat Gezen’den, yanlış bilgilendirdiğimiz okuyucularımızdan, Can Dündar’dan ve Ali Bayramoğlu’ndan çok özür dileriz.”

Haberin devamı



-serkan-
14 yıl önce - Pzr 23 Ksm 2008, 01:11



cihansarman
14 yıl önce - Pzr 23 Ksm 2008, 01:27



ömer..
14 yıl önce - Sal 25 Ksm 2008, 21:24

Alıntı:
Daha fazla ayrıntı ilgli linkte var, veya google'da zaman gazetesi yalan haber gibi kelimeler arattır çıkar.

Google da dediğiniz gibi bakılınca gazete hakkında yalan haberler sıralanmıyor.
Herkes aynı şeyi yazmadığına göre, farklı başka açıklamalar belirtilmesi normaldir.
Ayrıca farklı gazete isimlerini yalan haberle yan yana yazınca çeşitli sonuçlar karşımıza çıkar.
Zaman'da haberlerde yanlışlıklar olunca veya haber hakkında görüş belirtilmesi söz konusu olunca, haber muhatabının görüşlerine yer veriliyor.
Bu çeşitli defalar olmuştur, zaman zaman okuyorum.
Yalan haber ise masa başında gerçeğin bilindiği halde kamuoyuna bambaşka bir şekilde intikal ettirilmesi şeklinde yapılıyor.
Yalan haber mevzuu yeni bir şey değil; defalarca yazılan, çizilen, ifade edilen bir konu.
Zaman'ın bu tarz yalan haberlerle ilişkisi yoktur.
Bunu diyenlerin önyargıları olabilir, gazeteyi tam tanımıyor olabilirler.
Tam tersine bazen bazı yalan haberler gazetede yer alır.


ömer..
14 yıl önce - Prş 27 Ksm 2008, 20:47

Alıntı:
Başbakan akreditasyonla ilgili ilk kez konuştu.

"Yalan yanlış haber yapanlarla biz yola devam etmeyiz. Bizim ölçümüz o"

Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin sorusu üzerine Başbakanlık'ın akreditasyon uygulamasına ilişkin de ilk kez değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, şunları söyledi: "Muhabir yalan yanlış haber yapıyorsa akreditasyonları iptal edilebilirdi. Medya organı veya medya grubu bir başkasını göndersin. Yalan yanlış haber yapanlarla biz yola devam etmeyiz. Bizim ölçümüz o. Yalan yanlış haber yapılmasın."


Alıntı:
Yeni Şafak, Zaman ve Sabah Gazetelerinin kirli yüzü:

Bu açıklamalar sonrasında, medyadaki kirlilik değerlendirmesi gerçekçi olarak yeniden yapılabilir.


osmancık
14 yıl önce - Sal 30 Arl 2008, 17:09



asan70
14 yıl önce - Sal 30 Arl 2008, 20:07

Alıntı:
Seçmen kütükleriyle ilgili tartışmalar ilginç bir boyut kazandı. Yüksek yargıda 'anayasa ihlali' polemiğine yol açan konu, medyanın da uzun süredir gündeminde.

Gazete ve televizyonlar yayımladıkları haberlerde adreslerin doğru olmadığını savunuyor ve hile yapıldığını ileri sürüyor. Bu konuda en çarpıcı haber dün Akşam Gazetesi'nde yayımlandı. 'Seçmen Tavuklar' başlıklı haberde "Seçim uyanıkları bu kez bir kümesi adres gösterip 10 seçmen kaydetti. Sayı doğru ama kümestekilerin 6'sı tavuk, 4'ü horoz." denildi. Ancak bu haberin doğru olmadığı ortaya çıktı. Beylikdüzü, Kavaklı Mahallesi, Menekşe Sokak No: 10 adresinde kümes değil, 4 katlı bir apartman var. Evin bahçesindeki kümes, apartmanda oturan Zeynel Taşyaran'a ait.
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=774438&a ...tman-cikti
______________________________________________
O adresteki 10 seçmen kümeste değilse nerede

Menekşe Sokak 10/C’de bina sahibi Zeynel Taşyaran oturuyor. aman’ın ‘Oturuyor’ dediği aileyi tanıyan yok.

“Seçmen Tavuklar” başlığı ile sürmanşetten verdiğimiz haberi bu kez de ZAMAN gazetesi yalanlamaya kalktı. Gazete “Seçmen kütüğü yalanı: Kümes dedikleri adresten 4 katlı apartman çıktı” başlıklı haberinde bizi yalanlarken yanlışa düşmüş. Biz de haklılığımızı kanıtlamak için haberi yapan arkadaşımız Ercan Öztürk’le birlikte aynı adrese gittik. Kapıda Kanal 24 televizyonun ekibi de var... Seçmen listesinden haber için gelen kameraman da dertli...
.....
Daire 4’te ise seçmen olarak Zeynel Taşyaran, Fatma Taşyaran, Recep Taşyaran ve Tuncer Taşyaran var... Dört dairede eder toplam 10 seçmen. Seçmen kütüklerinde ise daire 1’de 9 kişi, daire 2’de iki kişi var. En doğrusu bu. Daire 3’te 5 seçmen ve daire 4’te ise 4 seçmen var. Bu da eder 20. Yani 10 kişi ortada yok. Kümeste de yoksa nerede?

Beylikdüzü’nde seçmen kütükleri arapsaçı. İşin içinden çıkmak mucize. İlçe seçim kurulu hayali seçmenleri temizlemek için çalışıyor. Parti ilçe örgütleri hayali seçmen avında.

SONGÜL TAŞYARAN’A TEK TEK İSİMLERİ OKUDUM... O DA ŞAŞTI KALDI

Zeynel amcanın cumadan gelmesini beklerken kapıda gelini Songül Hanım’la konuştuk. ZAMAN gazetesinde yazan daire 3’teki isimleri okudum. “Tanımıyorum. Orada kayınpederim, kayınvalidem oturuyor. Yabancı oturmadı” dedi.

http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=139334,3


Fakat gerçek şu ki; o yazılıpta ortada olmayan seçmenler nerde?
Ve hayali seçmenlerle onları savunan basın kuruluşlarının bağlantısı ne?


Burak ÇİÇEK
14 yıl önce - Sal 30 Arl 2008, 21:47
Medya'nın kirli yüzü




sayfa 31
« önceki   123 ... 303132 ... 555657   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET