Ana Sayfa 892 bin Türkiye Fotoğrafı
cöldeki_serap

8 yıl önce - Pts 26 Hzr 2006, 14:27

Alıntı:
Peki bu kene ısırdıktan ne kadar zaman sonra tehlikeli oluyor? Bilen var mı? üzerine alkol ya da benzin damlatınca kendisi düşüyormuş...


kesinlikle alkol, benzin yada kolonya gibi şeyler kullanıpta kendiniz müdahale etmeyin.. Kene´nin kaç saat´de düştüğünü bende bilmiyorum ama kanı emiyor ve yeterince emdikten sonra kendiliğnden düşüyor. Ama gördüğünüz anda Hastane yada Eczane´de Kene cımbizları var ve çıkartılması için bu cımbızlar kullanılması gerekiyor, bunu daha önceki mesajımda´da yazmıştım..
Ama bildiğim kadarıyla, lütfen yanlışım olursa düzeltin Arkadaşlar, asıl tehlike kafa´ya yerleşip oradan kan emerse oluyor ki yinede nereye yerleşirse yerleşsin kesinlikle en kısa zamanda çıkartılması gerekiyor.. Genellikle Vücudun ıslak olduğu ve terlediğimiz yerlere yerleşiyor.
Mesela Koltuk altı, Diz arkası, Kafa´ya, Kulak arkası vs. vs...


ilkera
8 yıl önce - Pts 26 Hzr 2006, 14:33

Almanya'da yasadigim bölgede Kene Tehlikesine karsi hemen hemen herkes bilinclendirilmistir. Genelde herkes 3 yilda bir asi oluyor.  Her yil düzenli olarak riskli bölgelerin haritalari yenilenerek yayinlaniyor. Gercekten ciddiye alinmasi gereken bir konu.

Turizmi baltalamak amaciyla kasten yayilmis bir dedikodu yorumu da biraz fazla "süpheci" bir o kadar da "alakasiz"  geldi bana.


Tolgaryus
8 yıl önce - Pts 26 Hzr 2006, 14:48

Mail yolu ile bana ulaşan bilgileri aktarıyorum;




 


Alıntı:
Kene

½ cm ile 3 cm. büyüklüğündedir

Daha çok kırsal bölgelerde görülüyor. Keneler aracılığıyla insanlara geçiyor. Aniden geliyor ve ölümle neticelenebiliyor. Kırım Kongo kanamalı ateşi (KKKA) hastalığından bahsediyoruz. Türkiye’de ilk kez 2002’de görülen hastalık, içinde bulunduğumuz yaz aylarında ‘alarm’ veriyor. Son olarak Kastamonu’da bir vatandaşın bu hastalık sebebiyle ölmesi, Sağlık ile Tarım ve Köyişleri bakanlıklarını harekete geçirdi. İlk kez 1944-1945 yıllarının yaz aylarında Batı Kırım steplerinde ürün toplamaya yardımcı olan Rus askerlerine musallat olmuş. 1956’da ise Kongo’da görülmüş. Bu yüzden Kırım Kongo kanamalı ateşi adıyla dünya tıp literatürüne_geçmiş.

İki_haftada_öldürüyor
KKKA, hayvanlara ve insanlara kenelerin ısırmasıyla geçiyor. Hayvanlarda belirtisiz seyrederken, insanlarda öldürücü olabiliyor. Daha çok, kırsal kesimlerde yaşayan insanlar risk gruplarını oluşturuyor. Hastalık ani başlayan ateş, baş ve kas ağrıları, kırgınlık, halsizlik ve iştahsızlık gibi belirtilerle başlıyor. Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal gibi şikayetlerle devam ediyor. Bunlara daha sonra vücudun muhtelif yerlerinde görülen kanamalar eşlik ediyor. Bunun sebebini Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı ve Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Yardımcı Doç. Dr. Turan Buzgan şöyle açıklıyor: “Vücudumuzda trombosit adı verilen kanama hücreleri var. Bunlar kanamayı önleyici görev yapıyor. Ancak kenelerin ısırmasıyla vücuda giren virüs yüzünden trombositlerin sayısı giderek azalıyor ve damarlarda hasar meydana geliyor. Bu da kanamaya sebep oluyor. Diş eti, burun, kulak kanaması gibi dış kanama ya da vücudun birçok yerinde morarmalar oluşarak iç kanama şeklinde de görülebilir.”

Uzmanlar, hastalığın belirtilerinin, kene tarafından ısırılan kişiye virüsün geçmesini müteakip genellikle 1-3 günde ortaya çıktığı görüşünde. Bu süre, en fazla 9 gün olabiliyor. Hastalığa yakalananların hemen hastaneye yatması hayati öneme sahip. İki haftada kaybedilmeyen hastalar, KKKA’ya karşı ömür boyu bağışıklık kazanıyor.
Türkiye’de_yayılıyor

Geçmişe dönük bir bulgudan bahsedilememekle birlikte KKKA, Türkiye’de ilk olarak üç yıl önce görüldü. Tokat’taki bir vakanın ardından Gümüşhane, Sivas gibi illerden de benzer bildirimlerin gelmesi Sağlık Bakanlığı’nı harekete geçirmiş. Hastalığın tıp fakültesi eğitim kitaplarında yer almaması ve ülkemizde ilk defa görülmesi ‘teşhisi’ zorlaştırmış. Kan numunelerinin Fransa’ya gönderilmesiyle, kenelerden geçen bir virüsün hastalığa sebep olduğu ancak anlaşılabilmiş. Ardından, bir komisyon hastalığın görüldüğü illeri taramış. Neticede, virüsün ‘hyalomma’ türü bir kene tarafından bulaştırıldığı ve virüsün ülkemizde de çok yaygın olduğu tespit edilmiş. Bunun üzerine 2004’te Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü devreye sokulmuş.

Türkiye’de bugüne kadar 445 KKKA vakası tespit edilirken, Kastamonu’daki son olayla birlikte toplam 21 kişi hayatını kaybetti. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2002-2003’te 150 vaka 6 ölüm, 2004’te 249 vaka 13 ölüm, 2005’te (24.06.2005’e kadar) 55 vaka 1 ölüm gerçekleşti. Tokat, Sivas ve Çorum başta olmak üzere 22 il, hastalık yönünden riskli yerler olarak tespit edildi.

Tedavisi_mümkün_değil

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Necdet Ünivar, KKKA’nın kontrolü için bugün dünyada kabul görmüş bir uygulamanın mevcut olmadığını, hastalığın tedavisinin de bulunmadığını söylüyor. Korunmada kişisel tedbirlerin büyük önem taşıdığını hatırlatarak, “Hastaların uygun şartlara sahip hastane takiplerinin yapılması ve destek tedavisinin sağlanması için gerekli imkanlar sağlanmıştır.” diyor.

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıklar ve Salgın Kontrolü Daire Başkan Vekili Veteriner Hekim Ramazan Uzun, hastalığı önlemek için Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından bir ilaç gönderildiği bilgisini veriyor. İlacın ölümleri engelleyemediğini belirterek, “Etkili olduğu söylenen ilacın böyle olmadığı WHO’ya bildirildi. Hastalık ülkemiz açısından bir vaka. Bakanlığımız çalışmalarını sürdürüyor. Doğadaki keneyi yok etmemiz mümkün değil. Çünkü, kırsalda yaşayan ve orman bitki örtüsünün içine yerleşebilen bir hayvan. Bir kene 5-7 bin arası yumurta üretiyor, virüsü yumurtalarına geçirebiliyor. Bu nedenle kene nüfusunu en aza indirmemiz gerekiyor.” diyor.

Konunun diğer tarafı ise Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı. Bakanlık, hastalığa karşı gerekli önlemlerin alınması amacıyla 81 ilin valiliğine bir genelge gönderdi. Hastalığın yayılmasında rol oynayan kenelerle mücadele konusunda çalışmalar yapıldığını belirten bakanlık yetkilileri, risk taşıyan 22 ilde Sağlık Bakanlığı ile işbirliği yapıldığını söylüyor.

KENEYİ_ELLE_ÖLDÜRMEYİN

Sağlık Bakanlığı, KKKA hastalığına karşı alınması gereken tedbirleri broşürlerle halka anlatıyor:

Hayvanlardaki kenelerle mücadele edilmeli, hayvanlar kenelere karşı ilaçlanmalı.

Çalı, çırpı, su kenarı veya gür otların bulunduğu alanlara piknik veya başka bir amaçlı gitme durumunda pantolon paçaları çorap içine alınmalı ve vücut kene yönünden kontrol edilmeli. Bu tür yerlere gidildiğinde mümkünse çizme giyilmeli.

Keneler vücuttan uzaklaştırılırken koparılmamalı, bir cımbızla sağa sola oynatılarak_çıkarılmalıdır.

Keneler kesinlikle elle öldürülmemeli, patlatılmamalıdır.

Vücuttaki kenelerin üzerine herhangi bir kimyasal madde (alkol, gaz yağı vb.) dökülmemelidir. Çünkü bu kimyasal maddeler kenelerin kusmasına sebep olduğundan kusmuktaki virüsler, kenenin kan emmek için ısırdığı yerden vücuda girebilirler.



Kartal
8 yıl önce - Pts 26 Hzr 2006, 15:09

Her kene isirmasi tehlikeli degildir.
Sadece Ixodes Ricinus kenesi Borrelia Burgdorfi bakterisini tasiyabilir.
Ve bu da Lyme (Disease) astaligina yol acabilir.

Hem kene isiripta bir kac gun icinde komaya giren bir cocuk belki milyonda bir olabilir.
Cunku genelde bu hastalik cok yavas ilerler. Tehsis gec konulmassa tedavisi mumkundur.

Lyme Hastaligini ilk belirtisi eryhema chronicum migrans'dir.
Cildin bir yerinde olusan ve buyuyen bir kirmizi cember.
Bu cemberin ortasinda normala donusen cilt.





http://www.dermatlas.org/derm/result.cfm?Diagnosis=208

Bana gore asil boyle bir sey goruldugunde antibiyotik tedavi uygulanmasi lazim.

Turkiye'de gereksiz yere cok antibiyotik kullaniliyor ve boylece git gide bakteriler antibiyotiklere karsi "resistant" oluyor yani bagsiklik kazaniyor. Boylece bakteriler daha da guclenmis oluyor.
Antibiyotigi gelisi guzel degilde sadece gercek gerektiginde kullandigimizda "resistance" olusmasi onlenebilir.

Millet doktor recetesi olmadan antibiyotik alabiliyor.
Ama bu yanlisi ezcacidan komisyon koparmak icin bizim kendi doktorlarimizda yapiyor.
Hemen bir ton ilac yaziyor.


Ek: Bazi kelimeleri Turkceye iyi ceviremedigim icin ozur dilerim!


cinümit
8 yıl önce - Pts 26 Hzr 2006, 21:27

evet her kene kırım-kongo ateşi yapmaz.

doktor tabi habire antibiyotik yazar.hasta yazmadınmı tatmin olmuyor.doktorlara  bu eğitim düzeyindeki insanların  böyle bir  sitede nasıl  niye saldırdığını  anlamış değilim.bu kadar önyargılıysanız bizlerde bu kadar betsek gelmeyin  olmaz olsun böyle hasta.bir şey iddia ediyosanız verin ispatınızı düşelim peşine.


grandonur
8 yıl önce - Pts 26 Hzr 2006, 22:00

Alıntı:

Arkadaşlar! Kene ıssırırsa sakın olmaz birşey diye ihmal etmeyin!....vermiş olduğun bilgi için teşekkür ederim


En son grandonur tarafından Pts 26 Hzr 2006, 22:04 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


nazime21
8 yıl önce - Pts 26 Hzr 2006, 22:00

Bu konunun açılmış olması şaşırttı beni...Bu konuyla turizmi bağdaştıramadım...Haa belki turistler kene olayını duyunca Türkiye ye gelmezler ,ya da Türkiyede piknik yapmazlar:)

galpay

8 yıl önce - Sal 27 Hzr 2006, 00:15
Kene konusu


Bir deli; suya bit taş atmış... Ne olmuş... Halkalar oluşur...
diğerleri ne yapar??? oluşan halkaları sayar...
Ben de sayarken öğrendim ki;
Bu kene denen nesne yüzlerce yıldır dünyada ve Avrupa'da ve Türkiye'de bilinir.
Aşısı da vardır.
Fakat???
ihmal edilirse öldürür.
Şu halde toplumu (muzu) bilinçli olarak uyarmak gerek.
Benden daha doğrusunu öğrenenler yazsınlar da hepimiz öğrenelim.
Fikirlerini bizlerle paylaşan dostlarımıza (-) vermek, hangimize ne kazandırdı???
.


Kartal
8 yıl önce - Çrş 28 Hzr 2006, 10:41

Lyme Hastaligi kene isirmasiyla bulasan hastalaliklardan birisi
Kirim-Kongo kanamali ateside kene araciligiyla bulasir.



KIRIM-KONGO KANAMALI ATEŞİ

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Nedir?

Kırım-Kongo Hemorajik Ateş (KKHA),keneler tarafından taşınan Nairovirüs isimli bir mikrobiyal etken  tarafından neden olunan ateş, cilt içi ve diğer alanlarda kanama gibi bulgular ile seyreden hayvan kaynaklı bir enfeksiyondur. Son yıllarda tedavide görülen gelişmelere rağmen, bu enfeksiyonlarda ölüm oranları hala yüksektir.


Keneler Nasıl Tanınır ve Nerelerde Bulunur?

Keneler otlaklar, çalılıklar ve kırsal alanlarda yaşayan küçük oval şekillidir.  6-8 bacaklı, uçamayan, sıçrayamayan hayvanlardır. Hayvan ve insanların kanlarını emerek beslenirler ve bu sayede hastalıkları insanlara bulaştırabilirler.
Ülkemiz kenelerin yaşamaları için coğrafi açıdan oldukça uygun bir yapıya sahiptir. Türlere göre değişmekle beraber kenelerin, küçük kemiricilerden, yaban hayvanlarından evcil memeli hayvanlara ve kuşlara (özellikle devekuşları) kadar geniş bir konakçı spektrumları mevcuttur.


Kimler Risk Altındadır?

Hastalık genellikle meslek hastalığı şeklinde karşımıza çıkar.


Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar

Veterinerler

Kasaplar

Mezbaha çalışanları

Sağlık personeli özellikle risk gurubudur.

Kamp ve piknik yapanlar, askerler ve korunmasız olarak yeşil alanlarda bulunanlar da risk altındadır.



Henüz ergin olmamış Hylomma soyuna ait keneler, küçük omurgalılardan kan emerken virüsleri alır, gelişme evrelerinde muhafaza eder; ergin kene olduğunda da hayvanlardan ve insanlardan kan emerken bulaştırır.

Kuluçka Süresi Ne Kadardır?

Kene tarafından ısırılma ile virüsün alınmasını takiben kuluçka süresi genellikle 1-3 gündür; bu süre en fazla 9 gün olabilmektedir. Enfekte kan, ifrazat veya diğer dokulara doğrudan temas sonucu bulaşmalarda bu süre 5-6 gün, en fazla ise 13 gün olabilmektedir.

Belirtileri Nelerdir?


               Ateş

               Kırıklık

               Baş ağrısı

              Halsizlik  

              Kanama pıhtılaşma mekanizmalarının

                 bozulması sonucu;

                      - Yüz ve göğüste kırmızı döküntüler

                        ve gözlerde kızarıklık,

                     - Gövde, kol ve bacaklarda morluklar  

                     - Burun kanaması, dışkıda ve idrarda kan görülür

                     - Ölüm karaciğer, böbrek ve akciğer yetmezlikleri nedeni ile

                      olmaktadır.



Kırım-Kongo Kanamalı Ateşinin Tanısı Nasıl Konulur?  

Kanda virüse karşı oluşan antikorların taranması tanı için en sık kullanılan yöntemdir. Bu göstergeler hastalığın başlangıcından sonra 6. günden itibaren belirlenebilir.


Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Nasıl Kontrol Edilir ve Nasıl Korunulur?


Hastalığın bulaşmasında keneler önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle kene mücadelesi önemlidir fakat oldukça da zordur.

1. İnsanlar kenelerden uzak tutulabilir ise bulaş önlenebilir. Bu nedenle de mümkün olduğu kadar kenelerin bulunduğu alanlardan kaçınmak gerekir.


2. Kenelerin yoğun olabileceği çalı, çırpı ve gür ot bulunan alanlardan uzak durulmalı, bu gibi alanlara çıplak ayak yada kısa giysiler ile gidilmemelidir.


3. Bu alanlara av yada görev gereği gidenlerin lastik çizme giymeleri, pantolonlarının paçalarını çorap içine almaları,


4. Görevi nedeni ile risk grubunda yer alan kişilerin hayvan ve hasta insanların kan ve vücut sıvılarından korunmak için mutlaka eldiven, önlük, gözlük, maske v.b. giymeleri gerekmektedir.


5. Gerek insanları gerekse hayvanları kenelerden korumak için haşere kovucu ilaçlar (repellent) olarak bilinen böcek kaçıranlar dikkatli bir şekilde kullanılabilir. (Bunlar sıvı, losyon, krem, katı yağ veya aerosol şeklinde hazırlanan maddeler olup, cilde sürülerek veya elbiselere emdirilerek uygulanabilmektedir.)


6. Haşere kovucular hayvanların baş veya bacaklarına da uygulanabilir; ayrıca bu maddelerin emdirildiği plâstik şeritler, hayvanların kulaklarına veya boynuzlarına takılabilir.

7. Kenelerin bulunduğu alanlara gidildiği zaman vücut belli aralıklarla kene için taranmalıdır.
 
8. Vücuda yapışmış keneler uygun bir şekilde  kene ezilmeden, ağızdan veya başından tutularak bir cımbız veya pens yardımıyla sağa sola oynatarak alınmalıdır. Isırılan yer alkolle temizlenmelidir. Mümkünse kenenin tanı için alkolde saklanması uygun olur.

(detaylı bilgi için http:/kidshealth.org/parent/general/body/tick_removal.html)

9. Diğer canlılara ve çevreye zarar vermeden, haşere ilacı (insektisit) ile uygulamanın uygun görüldüğü durumlarda  çevre ilaçlanması yapılabilinir.


Kırım-Kongo Kanamalı Ateşinin Tedavisi Nedir?  

Hastalığın kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Hastaya destek tedavisi yapılmalıdır.



Kaynaklar:

www.saglik.gov.tr

www.tvhb.org.tr/

www.who.int/mediacentre/factsheets/fs208/en/

www.cdc.gov/ncidod/dvrd/spb/mnpages/dispages/cchf.htm

www.medicine.ankara.edu.tr/fakulte/files/20054_9

www.hssgm.gov.tr

www.cumhuriyet.edu.tr


Kartal
8 yıl önce - Çrş 28 Hzr 2006, 11:00

Alıntı:
Bir deli; suya bit taş atmış... Ne olmuş... Halkalar oluşur...
diğerleri ne yapar??? oluşan halkaları sayar...
Ben de sayarken öğrendim ki;
Bu kene denen nesne yüzlerce yıldır dünyada ve Avrupa'da ve Türkiye'de bilinir.
Aşısı da vardır.
Fakat???
ihmal edilirse öldürür.
Şu halde toplumu (muzu) bilinçli olarak uyarmak gerek.
Benden daha doğrusunu öğrenenler yazsınlar da hepimiz öğrenelim.
Fikirlerini bizlerle paylaşan dostlarımıza (-) vermek, hangimize ne kazandırdı???


Keneye karsi asi diye bir sey yoktur.
Lyme hastaliginin tedavisi vardir.
Kongo Kirim kanama atesinin kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Hastaya destek tedavisi yapılmalıdır.

Ama Galpay arkadasin belirttigi gibi sunu soylemek lazim bu mikrop/virus tasiyan keneler sadece Turkiyede bulunmazlar.
Avrupa'nin hemen hemen her yerinde de de rastlanir.

Yani turistin korkmasina gerek yok cunku ayni hastalik kendi devletinde de bulasabilir.

Alıntı:
doktor tabi habire antibiyotik yazar.hasta yazmadınmı tatmin olmuyor.doktorlara  bu eğitim düzeyindeki insanların  böyle bir  sitede nasıl  niye saldırdığını  anlamış değilim.bu kadar önyargılıysanız bizlerde bu kadar betsek gelmeyin  olmaz olsun böyle hasta.bir şey iddia ediyosanız verin ispatınızı düşelim peşine.


Ben bu seyleri kafamdan uydurmuyorum.
Bilhassa guney avrupa ulkelerinde endiselenbilir boyutta olusan antibiyotic resistance ile ilgili tibbi yazilardan biliyorum.
Bir de Turkiyedeki kendimin ve aile akrabalarimin tecrubesi yuzunden yaziyorum.

Hem bir de cinumit arkadas bana doktorlugu yakistiramada galiba!


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET