Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Hedefimiz: Orta Asya Türk Cumhuriyetleri Birliği
123 ... 212223   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 1
Karakan
11 yıl önce - Çrş 21 Hzr 2006, 15:21
Hedefimiz: Orta Asya Türk Cumhuriyetleri Birliği


ORTA ASYA TURK CUMHURIYETLERI EKONOMIK BIRLIGI için hepimiz çaba göstermeliyiz.
Bu ekonomik birliğin bugün veya yarın gibi kısa zamanlarda kurulması güç fakat hep birlikte şimdiden Türkiyemizin hedefinin bu yöne doğru olmasını sağlamak için irade göstermemiz gerekir.

OATCEB için elele vermeliyiz ve birbirimizi bilgilendirmeliyiz.

Türkiyemiz AB yolunda yürümeye devam edebilir. Bu bir projedir. Gerçekleşmeyebilir.

ORTA ASYA TURK CUMHURIYETLERI BIRLIGI
OATCB ekonomik birliğin son aşaması olarak bir HEDEF teşkil etmektedir. Bunun için millet olarak zihnen buna kendimizi hazırlamamız gerekir.

Rusya’nın dağılması ile birlikte Orta Asya’daki Türk varlığı ve Türk Cumhuriyetleri ortaya çıktı. Bunların bazıları bağımsız, bazıları ise Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyet şeklinde varlıklarını sürdürmektelerü. Bu Cumhuriyet ve Toplulukların sosyo-ekonomik yapıları şöylece belirtilebilir:

1- Azerbaycan

Azerbaycan, coğrafi ve tarihi bakımdan dünyanın önemli yerlerinden birinde yerleşmektedir. Tarihi şartlar ve zorunluluklar yüzünden ikiye bölünen Azerbaycan’ın Güney Azerbaycan denilen kısmı İran topraklarında bulunmaktadır.

Burada inceleyeceğimiz ve şu anda Azerbaycan Cumhuriyeti olarak varlık gösteren Kuzey Azerbaycan, 1917 Bolşevik İhtilalinden sonra 28.5.1918’de bağımsız bir devlet olarak kurulmuşsa da, bu bağımsızlık fazla uzun sürmemiş, 1 yıl 11 aylık süreden sonra 27.4.1920’de Kızılordu işgaline uğrayarak tekrar Rusya’ya dahil edilmiştir. Yaklaşık 70 yıl Sovyetler Birliği içerisinde kalan Azerbaycan 28.5.1990 tarihinden sonra yeniden bağımsızlık mücadelesini başlatmış ve bağımsızlığını kazanmıştır.

Azerbaycan Cumhuriyeti hakkında şu bilgiler verilebilir:

Resmi Adı : Azerbaycan Cumhuriyeti

Dili : Azerbaycan Türkçesi

Başkent : Bakü (2.1 milyon)

Cumhurbaşkanı : Haydar Aliyev

Yüzölçümü : 86.600 km2

Nüfusu : 7,6 milyon

Para Birimi : Manat

GSMH : 3,9 milyar $

Fertbaşına Gelir : 506 $

Enflasyon Oranı : %3,7

İhracat(1997) : 781 milyon $, Türkiye’ye: 58 milyon $

İthalat(1997) : 794 milyon $, Türkiye’den: 320 milyon $

Azerbaycan, 4,5 milyar ton petrol rezervi, 118,65 milyar m3 doğalgaz rezervi, yıllık yaklaşık 800 bin ton pamuk üretim kapasitesi ve dünya havyar üretiminin %80’ini karşılayan yapısı ile dünyanın stratejik öneme sahip bir bölgesinde yerleşmektedir. Bu topraklar zengin petrol yatakları ve madenleri ile eski Sovyetler Birliğini de ihyâ etmiştir. Şurası bir gerçektir ki, Sovyetler Birliği’nin uzun süre süper güç olarak kalmasının arkasında Azerbaycan’ın yeri inkâr edilemez. 1913 yılında Rusya’da üretilen 8 milyon ton petrolün 7 milyon tonu Azerbaycan’dan elde ediliyordu. 1941 yılında ise, Sovyetler Birliği tarafından üretilen 30 milyon ton petrolün 22 milyon tonu Azerbaycan’dan çıkıyordu.

Hazar havzasının yaklaşık 200 milyar varil düzeyinde petrol rezervine sahip olduğu tahmin edilmektedir. Bu miktar, dünya potansiyel petrol rezervinin %10’una denk gelmekte, bugünkü düşük fiyatlarla bile 4 trilyon $’ı aşmaktadır. Bu yönüyle de 21. Yüzyılın en stratejik bölgesi bu bölge olmakta, bölge ülkeleri içinde de daha büyük rezerv barındıran Azerbaycan ve Kazakistan öne geçmektedir.

2- Kazakistan

17. ve 18. yy.’larda Ruslar, Türkistan sahasında büyük işgallerde bulunmuşlardır. Bu işgallerin sonucunda 1731 yılında Kazaklar da Rus hakimiyetine geçmeye başlamışlardır. Ancak, 1783 yılında Sırım Batur önderliğinde Batı Kazakistan’da Ruslara karşı bir ayaklanma başlamış, beş yıl devam eden bu ayaklanmayı Ruslar güçlükle bastırmışlardır. 1916 ve 1917 yıllarında yine Kazaklar, kendi bağımsızlıklarını kazanmak için Çar orduları ile savaşmışlarsa da muvaffak olamamışlar ve 1919 yılında Sovyetler, Kazaklar için bir hükümet kurarak Orenburg şehrini başkent yapmışlardır. 1924 yılında otonom Kazakistan Sovyet Cumhuriyeti kurulmuş, bağımsızlığın kazanıldığı 1990 yılına kadar da bu topraklarda Sovyet hakimiyeti devam etmiştir.

Kazakistan hakkında şu bilgiler verilebilir:

Resmi Adı : Kazakistan Cumhuriyeti

Resmi Dili : Kazakça

Başkent : Astana (300.000)

Cumhurbaşkanı : Nursultan Nazarbayev

Yüzölçümü : 2.724.900 km2

Nüfusu : 15,9 milyon

Para Birimi : Tenge

GSMH : 22,3 milyar $ (1997)

Fertbaşına Gelir : 1404 $ (1997)

Enflasyon Oranı : %11,2 (1997)

İhracat (1997) : 7 milyar $, Türkiye’ye : 165 milyon $

İthalat (1997) : 7,8 milyar $, Türkiye’den : 211 milyon $

Zengin doğal kaynaklara sahip bir başka Türk Cumhuriyeti olan Kazakistan, eski Sovyetler Birliği’nin krom rezervlerinin %90’ına, çinko rezervlerinin %50’sine sahiptir. Eski Sovyetler Birliği’nin üçüncü büyük kömür havzasına (50 milyar ton rezerv) ve tarıma elverişli arazinin 1/5’ine sahiptir. Ülkede 7 bini aşkın akarsu vardır. Ülkenin doğusundaki 28 milyon hektarlık bir orman varlığı kağıt sanayiine katkıda bulunur. Bunun dışında petrolden uranyuma kadar çok geniş maden zenginliklerine sahiptir. Ülkede 16 milyar varilden daha fazla petrol rezervi olduğu kanıtlanmıştır.

3- Özbekistan

Cengiz Han’ın torunlarından Batu Han tarafından kurulan Altun-Orda Hanlığının başına 9. olarak Öz-bek Han geçmişti. Bu şekilde oluşan Özbekistan, güneyde 1852 yılında Türkistan’ın istilası ile birlikte Rus Çarlık ordularının hedefi haline gelmiştir. 1885-1910 yılları arasında da devam eden savaşlar sonrasında Ruslar tamamıyla Özbekistan’ı işgalleri altına aldılar. 1916 yılında Türkistan’da Ruslar’a karşı büyük ayaklanma gerçekleşmiş, bu ayaklanmanın sonucunda 673 bin Türk hayatını kaybetmiş, 168 bin Türk Sibirya’ya sürülmüş, 300 bin Türk de yakındaki Doğu Türkistan’a kaçmak zorunda kalmıştır.

1917 Komünist ihtilalinden sonra Rusya’da rejim değişmekle birlikte, Türkler için çok bir şey değişmemiş; Ruslar, 1918 yılında Türkistan Otonom Sovyet Cumhuriyetini kurduklarını ilan etmişler, 1919 yılında da Rus general Frunze kumandası altında buralara hücuma başlamışlardır. Osmanlı kumandanlarından Enver Paşa’nın buralara gelip, Ruslar’la savaşması da kısmi başarılar sağlamakla birlikte neticeye ulaşamamış, 1924 yılında Ruslar bu topraklarda tam hakimiyet kurmuşlardır.

Özbekistan hakkında şu bilgiler verilebilir.

Resmi Adı : Özbekistan Cumhuriyeti

Dili : Özbek Türkçesi

Başkent : Taşkent (2,1 milyon)

Cumhurbaşkanı : İslam Kerimov

Yüzölçümü : 447.400 km2

Nüfusu : 23,6 milyon

Para Birimi : Sum

GSMH : 14,0 milyar $ (1997)

Fert Başına Gelir : 484 $ (1997)

Enflasyon Oranı : %67 (1997)

İhracat (1997) : 2,9 milyar $, Türkiye’ye: 95 milyon $

İthalat (1997) : 3,3 milyar $, Türkiye’den: 211 milyon $

Özbekistan ekonomik olarak da önemli imkanlara sahiptir. Özbekistan pamuk üretimi Sovyetler Birliği’nin ihtiyacının yaklaşık %50’sini karşılamıştır. Et, süt, yumurta yönünden de aynıdır. İpek üretimi ve meyvecilikte ileridir. Ülkenin en büyük bölümünü kaplayan Kızıl Kum Çölü’nün zengin doğal gaz, altın ve uranyum yataklarına sahip olduğu bilinmektedir. Özbekistan’ın sahip olduğu yıllık 100 ton kapasiteli altın madeni, bütün diğer ülkelerin de iştahlarını kabartacak özelliktedir. Çünkü bu miktar, dünyadaki en büyük altın ocaklarının üretiminden çok fazladır. Ayrıca Özbekistan’da, stratejik bir madde olduğu için miktarı tam belirtilmeyen ve işletilmekte olan Uranyum yatakları da bulunmaktadır.

4- Kırgızistan

560 yılında Mo-kan Kağan idaresindeki Kök-Türkler’in tabiyetine giren Kırgızlar, 1700 yıllarında Hokand Hanlığı’nın hakimiyetini kabul etmişler, kısa bir süre sonra da bu hanlığın idaresi Kırgız Türkleri’nin eline geçmiştir. 1846 yılından itibaren bu bölgede de Rusların işgalleri başlamış, 1852’de Kırgızistan’ın önemli şehirlerinden biri olan Akmescit’i büyük bir katliamla zapt etmişlerdir. 1855 yılından itibaren Rus işgali artmış, 1865 yılında da Taşkent’i istila etmişlerdir. Muhtelif karşı ayaklanma teşebbüslerine rağmen Rus hakimiyeti devam etmiş, 1916 yılındaki büyük isyanda 673 bin Kırgız Türk’ü şehit düşmüş, 200 bini sürülmüş, 300 bin Türk de kaçmak zorunda kalmıştır. Sovyet ihtilalinden sonra da Ruslar, Ermeniler’le takviyeli bir orduyu Kırgızların üzerine yollamışlar ve 1 Mayıs 1918’de bütün buraları da Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne dahil etmişlerdir.

Kırgızistan hakkında şu bilgileri verebiliriz.

Resmi Adı : Kırgızistan Cumhuriyeti

Dili : Kırgızca

Başkent : Bişkek (600.000)

Cumhurbaşkanı : Asker Akayev

Yüzölçümü : 198.500 km2

Nüfusu : 4,5 milyon

Para Birimi : Som

GSMH : 1,7 milyar $ (1997)

Fert Başına Gelir : 404 $ (1997)

Enflasyon Oranı : 14,7 (1997)

İhracat (1997) : 604 milyon $, Türkiye’ye : 7 milyon $

İthalat (1997) : 675 milyon $, Türkiye’den : 49 milyon $

Kırgızistan’ın hayvancılık ağırlıklı bir ekonomik yapısı vardır. 4000’den fazla bitki çeşidine sahiptir. Çok sayıda hidroelektrik santrali ile yılda 9,3 milyar Kwh elektrik enerjisi üretilmektedir. Kırgızistan sınırlarındaki Tanrı Dağlarında 10 milyon ton rezervli demir filizi bulunmaktadır. Bu dağların güneyinde civa, sürme ve altın yatakları da vardır. Fergana Vadisinde petrol ve doğal gaz yatakları mevcuttur. Kırgızistan kömür yatakları bakımından 31 milyon ton rezerv ile Orta Asya’da birinci sırada yer almaktadır.

5- Türkmenistan

17. yüzyıla kadar değişik boylar altında bağımsız yaşayan Türkmenler, bu yıllarda Moğolların ve Kalmukların istilasına uğramışlardır. Daha çok İran tarafından saldırıya uğrayan Türkmenler, Ruslar’ın da büyük ilgi gösterdiği bir ülke olmuş, Ruslar’ca Hazar kıyısındaki Kızıl-Su’nun stratejik açıdan mutlaka işgal edilmesi gerektiği bildirilmiştir. 1870 yılından itibaren Rus hücumlarına uğrayan Türkmenistan 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı süresince hücumdan ayrı tutulsa da, 2 Şubat 1879’da Ruslar Türkmenistan’ı işgal kararı vermişlerdir. 1881 yılında çarpışmalar sona erdiğinde Türkmenler 26.500 kişi şehit vermişlerdir. Sovyet ihtilalinden sonra da bağımsızlık için direnen Türkmenler, 1924 yılında Türkmen Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kurulmuş olmasına rağmen 1931 yılına kadar Ruslar’ı uğraştırmış, ancak 1927 yılında Ruslar’la yaptığı son savaşı da kaybeden Cüneyt Han’ın ayrılması ile, tamamıyla Sovyet hakimiyetinde kalmışlardır.

Türkmenistan hakkında şu bilgiler verilebilir.

Resmi Adı : Türkmenistan Cumhuriyeti

Dili : Türkmence

Başkent : Aşkabat (500.000)

Cumhurbaşkanı : Saparmurat Türkmenbaşı

Yüzölçümü : 488.100 km2

Nüfusu : 4,6 milyon

Para Birimi : Manat

GSMH : 3,9 Milyar $ (1995)

Kişibaşına Gelir : 920 $ (1995)

Enflasyon Oranı : %14,5 (1997)

İhracat (1997) : 751 milyon $, Türkiye’ye: 73 milyon $

İthalat (1997) : 118 milyon $, Türkiye’den: 118 milyon $

Türkmenistan ekonomisi köy ekonomisine dayanır. Üretimde pamukçuluk, bağcılık önemli bir yer tutar. Üretilen pamuğun ancak %1’i Türkmenistan’da işlenebilmektedir. Besicilik ve tarımsal ürünler yönünden zengindir. Yarım milyon hektar arazisi sulanabilmektedir. Kükürt, sodyum sülfat, sülfür, iyot, krom gibi maden yataklarına sahiptir. 1990 yılı verilerine göre, yıllık 88 milyar m3 doğal gaz üretimi vardır. Petrol üretimi de yıllık 5,8 milyon ton gibi azımsanmayacak miktardadır.

Not: Elimdeki veriler 1998'e ait kusura bakmayın. O zamandan bu yana bu ülkelerin potansiyeli çok daha fazla artmıştır. Yeni rakamları bulabilirseniz ilavenizi rica ederim.ü


En son Karakan tarafından Prş 22 Hzr 2006, 12:10 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


İsmail Erdoğan
11 yıl önce - Çrş 21 Hzr 2006, 16:11

Emperyalistler bunu önlemek için çaba sarfedeceklerdir, sarfediyorlar da.
Ama biz de ısrarla tüm Türk Devletleri ile ciddi bir dostluk ve işbirliği tesis etme çabası içinde olmalıyız. Bu çaba içinde olanları da kesinlikle teşvik etmeliyiz.
Bizim için bundan daha doğru bir yol olamaz.
Dünya Türklüğü ile  ilgilenmeliyiz diye yıllarca mücadele veren insanlar, Irkçılık ve Turancılıkla suçlandılar; artık bu oyuna gelmemeliyiz.
Türkler için "Türk Birliği" nden daha doğru ne olabilir ki?


En son İsmail Erdoğan tarafından Prş 22 Hzr 2006, 15:53 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Karakan
11 yıl önce - Çrş 21 Hzr 2006, 23:05

Sayın Ismail Bey,

Hedefimiz elbetteki Türk Birliği fakat bunu ancak çok uzun vadede gerçekleşmemiz mümkün olabilir. Türk Birliğini kuracak motor ülke lazım. Türkiye bugün bu yapıya hala sahip değil. Ekonomik ve politik güç lazım. Bugün bunlar yeterli değil.
Işe şayet ekonomik birlik projeleri ile başlayabilirsek o bile çok büyük bir adım.
Türk alemine, Türk aleminin haricinde bir yerden hayır gelmeyeceği artık bariz olmaya başladı. Türkiye geleceği için kendine bir yön vermelidir. Bu acildir. AB'ye üyelik artık alternatif yön olarak ele alınmalı ve asıl amacımızı gölgeye düşürmemelidir.
Bir Milli Proje etrafında birleşmemiz gerekmekte.
Ayrıca bu vatana Orta Asya'dan yani öz be öz Türklerden taze kan, vatandaş kazandırmamız gerekiyor. Içimizde gün geçtikçe artan bir kitle söz konusu. Buna denge bulmamız şart yoksa dertlerimiz zamanla daha da büyüyecek.



Ekin Gerger

11 yıl önce - Çrş 21 Hzr 2006, 23:47

bizim teknolojimiz, sanayimiz ve iş gücümüz diğer devletlerin doğal kaynaklarıyla bir araya geldiğinde çok büyük bir güç oluşturacaktır...

en basitinden Azerbaycan'la bile ekonomik bir birliğe gidilmesi iki ülke ekonomisi için de çok büyük büyüme sağlayacaktır... zamanla bu tür bir birliğe diğer Türki cumhuriyetler de katılabilirler...

fakat ne yazıkki Orta Asya Türk cumhuriyetlerindeki insanların çoğu bu tarz birleşmelere pek sıcak bakmıyor... en azından benim gözlemlerim bu yönde... biz yine de her fırsatta birlik arzumuzu dile getirmeli, var gücümüzle insanların gözünü açmak için mücadele etmeliyiz...


Rüştü BAKMAZ
11 yıl önce - Prş 22 Hzr 2006, 12:10
Güzel bir proje


Böyle bir projenin gerçekleşmesini çok isteyenlerdenim.
İnşallah o günleri de görürüz.

Vesile ile www.cia.gov kaynağından elde ettiğim güncel bilgileri de paylaşmak isterim:

Toprak vb. gibi sabit bilgilerin dışında her yıl değişebilen nüfus ve ekonomik veriler aşağıdaki tüm ülkeler için 2005 yılı için şu şekildedir:
NOT: GSMH hesaplanırken Satınalma Gücü (Purchase Power) Paritesine göre de hesaplama yapıldığından bu türde bilgi olduğunda (PPP) ile gösterilmiştir.

Azerbaycan:

Nüfus:            ~8 milyon
GSMH:            10,4 milyar USD
GSMH (PPP):   37,9 milyar USD
GSYİH(PPP):   4800 USD
Enflasyon:      %12
İhracat:          6,1 Milyar USD
İthalat:           4,6 Milyar USD
--------------------------------------

Kazakistan

Nüfus:            15,2 milyon
GSMH:            47,4 milyar USD
GSMH (PPP):   124 milyar USD
GSYİH(PPP):   8200 USD
Enflasyon:      %7,4
İhracat:          30 Milyar USD
İthalat:           17,5 Milyar USD
-----------------------------------

Özbekistan

Nüfus:            23,7 milyon
GSMH:            9,8 milyar USD
GSMH (PPP):   48,2 milyar USD
GSYİH(PPP):   1800 USD
Enflasyon:      %8,8
İhracat:          5 Milyar USD
İthalat:           3,8 Milyar USD
-----------------------------------

Kırgızistan

Nüfus:            5,2 milyon
GSMH:            2,1 milyar USD
GSMH (PPP):   10,6 milyar USD
GSYİH(PPP):   2100 USD
Enflasyon:      %4,2
İhracat:          759 Milyon USD
İthalat:           937 Milyon USD
-----------------------------------

Türkmenistan

Nüfus:            5 milyon
GSMH:            14 milyar USD
GSMH (PPP):   39,5 milyar USD
GSYİH(PPP):   8000 USD
Enflasyon:      %10
İhracat:          4,7 Milyar USD
İthalat:           4,2 Milyar USD
-----------------------------------

Bu ülkelerin dışında başka bir muhtemel aday

Tacikistan

Nüfus:            7,3 milyon
GSMH:            1,8 milyar USD
GSMH (PPP):   8,7 milyar USD
GSYİH(PPP):   1200 USD
Enflasyon:      %8
İhracat:          950 Milyon USD
İthalat:           1,25 Milyar USD
-----------------------------------

ve elbette, kıyaslama yapabilmek için ülkemiz:

Türkiye

Nüfus:            70,4 milyon
GSMH:            332,5 milyar USD
GSMH (PPP):   572 milyar USD
GSYİH(PPP):   8200 USD
Enflasyon:      %7,7
İhracat:          72,5 Milyar USD
İthalat:           101,2 Milyar USD
-----------------------------------


mhalis
11 yıl önce - Prş 22 Hzr 2006, 12:52

Bundan başka akılcı yol gözükmüyor.
Türk Cumhuriyetleri bağımsızlığa kavuşalı çok zaman geçmedi.
Zaman geçtikçe onlar da her şeyi daha iyi görüp anlayacaklar ve bir birlik peşinde koşacaklar. Rusya'nın etkisinden tümüyle kurtulmaları da zaman alacak.
Zorlu bir süreç, ama kolay olan ne var ki?



resitokumus

11 yıl önce - Prş 22 Hzr 2006, 13:01

Yıllarca Türk Birliği mücadelesi vermiş insanları saygıyla anıyorum.Turancı diyerek suçlanan bu insanların düşüncelerine, toplumun büyük bir bölümü tarafından destek verilmektedir.Bu işin ırkçılık olmadığı ortaya çıkmıştır.Irkçılık diye ortaya çıkaranda Emperyalizm ve onun uşaklarıdır.
Saygıyla...


Ufuk

11 yıl önce - Prş 22 Hzr 2006, 13:07

Bu konuyu teoriden pratiğe dökmek için daha somut neler yapılabilir? Bunun üzerine kafa yoralım.

Hükümetler nezdinde bu iş zor gözüküyor. AB ve ABD korkuları yüzünden. Ama millet olarak bizim bu tip korkularımız yok. Bu amaç için çalışacak sivil toplum kuruluşları oluşturulabilir. Varsa desteklenebilir. İleride siyasi partilerden de destek vermeleri talep edilebilir.

(Wow Turkey'de bu harekete manevi sponsorluk yapabilir)


Karakan
11 yıl önce - Prş 22 Hzr 2006, 13:12

Orta Asya Türk Cumhuriyetleri için zaten başka ne gibi bir alternatif olabilir?

Coğu müslüman ülkeler olduğu için, Rusya'nın artık zamanla AB hıristiyan ülkelerine yaklaşmaya başlayacağı için, Cin'in ve Hindistan'ın Orta Asya'da emperyalist tehlike teşkil etmeye başladıklarından dolayı vb... geriye onlar için kalan alternatif ne?

Ya tek başlarına onun bunun kuyruğunda (bilhassa ABD ve AB nin) dolaşmaya çalışıp, devamlı istikrarsız rejimlerle, istikrarsız ekonomilerle geçinmeye çalışacaklar, veya:

Türkiye'nin başkanlığında kurulacak ve üyelerinin Birlik tarafından belirlenen ekonomik ve demokratik kriterleri uygulayıp Türk Cumhuriyetleri Birliğine katılacaklar.


Bunun başını çekebilmek için Türkiye'nin bu konularda onlardan ilerde olması ve onlara örnek gösterebilmesi gerekmektedir.


Vakit kaybetmeden bu proje Türk Cumhuriyetlerine sunulmalı ve bu arada uyulması gereken ekonomik ve politik kriterleri belirleyecek, bu projeyi tüm hatlarıyla hazırlayıp sunabilecek uzmanlardan oluşmuş bir komisyon kurulması gerekmekte.


arda84

11 yıl önce - Prş 22 Hzr 2006, 13:27

Bir nevi Commenwealth gibi bir şey yani ( İngiliz Milletler Topluluğu) ellbette olmaması için bir sebep yok. Ama çok fazlada birşey beklenmemeli bu tür oluşumlardan..Çok etkili, ahım şahım birşey olmaz yani..Çünkü yapılarımız çok farklı daha demokrasisi bile olmayan, acemi ve şımarık çocuklar gibi davranan hem de Türkiye'den öyle çokta hazzetmeyen ülkeler bunlar. Hayal alemine dalmanın gereği yok.



sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
123 ... 212223   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET