1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 4  |
 |
Armağan Örki
16 yıl önce - Çrş 21 Mar 2007, 03:25
Sn. Alabay:
| Alıntı: |
| Bu dil konuları hassastır ve üstünden cadde düzler gibi geçmemek gerek! |
Sözünüz çok anlamlı; ama genel metniniz içinde anlamadığım bir nokta var: Bu 3 dilden, İspanyolca dışındakiler (Katalanca ve Baskça) orijinal diller mi, yoksa Kürtçe gibi ayrılıkçılık için oluşturulmuş yapay diller mi?..
Eğer Türkçe, Almanca türünden diller ise; İspanya'nın Yunanistan dostluğu ve Türkiye düşmanlığı gerekçesi ile bölünmelerini zevk ile izlerim; ama yok eğer o iki dil tamamen dış güçlerce oluşturulup o insanlara giydiriliyorsa, İspanya'nın kaderi ile bizimki aynıymış meğer. deyip hüzünle izlerim...
|
 |
alabay
16 yıl önce - Çrş 21 Mar 2007, 12:52
| Alıntı: |
| Sözünüz çok anlamlı; ama genel metniniz içinde anlamadığım bir nokta var: Bu 3 dilden, İspanyolca dışındakiler (Katalanca ve Baskça) orijinal diller mi, yoksa Kürtçe gibi ayrılıkçılık için oluşturulmuş yapay diller mi?.. |
Kürtçe ayrılıkçılık için "oluşturulmuş" bir dil değil. Bu Kürtlere, dillerine ve binlerce senelik kültürlerine karşı ne saygısızlık? Olmadı ama. "Kürtçe" eski bir İran Dili. Ve Kürtçe o kadar çok değişik dilden ibaret, kimse kimseyi anlamay diyenlere ... Türk dilleri kaç dilden ibaret? Edirneli Tebrizliyi anlar mı? Aşgabatlıyı? Ürümçiliyi? Moğolistan'dan gelen Türk dilliyi? "Almanca" bilen bir basit Hamburg'lu Alman İsviçre'nin Zürih'inden TEK bir kelime bile anlar mı? Böyle kolay düşünmemek lâzım.
Katalanca ve Baskça iki (çok) eski dil. Azınlık dillerinin özelliği genelde: "büyük resmî dillerden" daha evvel bölgelerdedirler. Kürtçe de Türkçe'den bir kaç yılcık evvel konuşulmuştur Doğu Anadolu'da. Katalanca aslında İspanyolca ile Güney Fransızca (Provensalca) arası bir Roman dili.
Baskça ise çok ayrı bir konu. Ve de çok ilginç. İzole dil dedikleri. İki ülkede birbirine komşu bölgelerde konuşulur: İspanya'da ve Fransa'da. Ve Roman dili değil. Hiç bir Avrupa dili ile alâkası yok. Araştırmalarda garip garip sonuçlar bulunuyor, %100 bilinen bir şey yok, sadece: Güney Amerika'daki eski diller ile bir irtibat bulundu, bir de Afganistan ile Pakistan arası tek bir ovada (!) konuşulan garip bir dil ile benzerliği var. Yani Asya'dan gelmiş olabilir, ama hepsi konjünktif.
| Alıntı: |
| Eğer Türkçe, Almanca türünden diller ise; İspanya'nın Yunanistan dostluğu ve Türkiye düşmanlığı gerekçesi ile bölünmelerini zevk ile izlerim; ama yok eğer o iki dil tamamen dış güçlerce oluşturulup o insanlara giydiriliyorsa, İspanya'nın kaderi ile bizimki aynıymış meğer. deyip hüzünle izlerim... |
Ben şahsî görüşlerimi rüzgârın estiği istikamete göre değiştirmem. Hiç bir ülkeye problem de istemem. Ne İspanyollara, ne oranın azınlıklarına, ne Almanya'ya, ne buranın azınlıklarına (!), ne Türkiye'ye, ne de oranın azınlıklarına. Kod hürmet ve saygı - isteyen, gösterebilmeli.
Bu benim görüş açım, belki düşündürme gücündedir.
B. Alabay
|
 |
m.ertug
16 yıl önce - Çrş 21 Mar 2007, 16:20
Açıklık getirelim:
ne Türkiye'ye, ne de oranın azınlıklarına
Türkiye, Lozan Anlaşması’na göre sadece Ermenileri, Rumları ve Yahudileri azınlık olarak değerlendiriyordu
Kürtlere, dillerine ve binlerce senelik kültürlerine karşı ne saygısızlık?
Bunun için aşağıda yer alan tamamına yer vermediğim(link verdiğim) yazıya göz atmanızı tavsiye ederim:
Yayınlandığı yer: Yeni Forum Dergisi, 289. sayı, 1993;
http://www.sosyalbilimler.org/default.asp?inc=mak ...e&id=5
Bir Kültür Sosyologu: Mehmet Eröz, Kalkınma ve Kürtçülük Meselesi - Mustafa AKSOY
Alıntı:
"...
Etnik grup" kültürel nitelikleri ve soy bakımından birbirine bağlı insanların meydana getirdiği gruptur. Başka bir tanıma göre, etnik grup bir bakıma birbirine kan bağı ile bağlanmış geniş bir aile grubudur. Bu tanımlar ve bilimsel çalışmalar ile ülkemizin yaptığı antlaşmalara göre ülkemizde gayri müslümlerden başka etnik gruptan söz edilmez. Hatta gayri müslümler, soyca olmasa da (az da olsa karşılıklı evlilikler görülüyor) kültürel yapının dini kısımlarının bir kısmı bir tarafa bırakılırsa tamamen olmasa bile önemli ölçüde Türk kültürü ile bütünleşmişlerdir. Mesela bir Mimar Sinan, Sokullu Paşa, Patnos Ağa’ya, günümüzde Çoşkun Sabah ya da J.Kamhi’ye kim başka gözle bakabilir? (Bu örnekler istendiği kadar çoğaltılabilir.) Ancak, ilmi anlayıştan uzak bazı insanlar farklı fikirler söyleyebilirler. Bunun için de Eröz’ün deyişiyle "tarihi, etnoğrafik ve dille ilgili bütün vesikalar aranmalı, yerinde, cemiyet ve kültür araştırmalan yapılmalıdır.
...
Özellikle ülkemizde dilden hareket ederek bir millet meydana getirmeye çalışanlar ile dini anlayış ve aşiret adlarından hareket ederek çeşitli etnik gruplar meydana getirerek Türkiye’nin bir mozaik yapısı olduğunu ifade edenlere ... Ancak bu anlayışta olanların biraz olsun ilmi gerçeklere bakmaları gerekir. Eröz, 1960’lı yıllarda başlayıp 1986 yılına kadar gezdiği bir kısım köylerimizde kendilerini bazılarının tesiriyle farklı gören insanların aslında Türk boy ve oymakları olduklarını ilmi verilerle ortaya koymuştur. Eröz’e göre "Osmanlı resmi kaynaklarında. Türkmen’le Kürt aynı manaya gelmektedir" ve O, şu örneği verir: 1800 yıllarında Rakka’ya iskan edilenlerden Rişvanoğulları Türkmen, Kılıçlılar Kürt olarak belirtilir. Bugün Urfa’da yaşayan Rişvanoğulları Kürt, Gaziantep ve Çukurova’da yaşayan Rişvanoğulları ile Kılıçlılar Türkmen olarak bilinir. Osmanlı arşivleride de sık sık bir aşiret bir yerde "ekrat" bir başka yerde ise "ekrak" veya ayrı bölgedeki aşiretin bir kısmı "ekrat" bir kısmı ise "ekrak" olarak ifade edilir. ...
Eröz’ün 1960’lı yıllarda Kozan ilçesinin Aslanlı köyünde aşık Ömer’den derlediği bir ağıtın (Hâlâ Kozan ve Kadirli’de ihtiyarlar arasında söylenir. Adı geçen aşiretler ne dün ne de buğün Türkçe’den başka bir konuşmamışlardır.)şimdi bazı mısralarını okuyalım: ...
...
Kürtler’in Türkler’den ayrı bir grup veya millet olduğunu iddia edenlere ise en iyi cevabı "Kürt Tarihi" (Yazılışı 1597 olup Arapça yayınlanmıştır) adlı eserin yazarı ve Bitlis Beyi Şeref Han vermiştir. “Şerefname"ye göre "Çemizgezek demek Kürtlük demektir. Kürtler arasında Çekimşgezek deyince akla Kürt gelir" ve bura halkı "Melik Şah’ın soyundan gelir". Diğer taraftan Şerefname Hakkari ile Van arasında bir "Üç Ok" nahiyesinden ve "Kürt Döger" isimli bir Kürt boyundan bahseder. "Üç Ok", "Döger" ve "Çemişgezek" isimlerinin ne kadar Türk olduğu ve Türk’ü anlattığı bugün ilmî çalışmalarla ortaya konmuştur.Özellikle Çemişgezek halkı genelde Alevi olup, Orta Asya Türk kültürünün Anadolu’daki varyantlarını genelde hâlâ canlı bir şekilde yaşatmaktadırlar.
Yer adlan ile millet, boy, oymak vb. ilişkisini de Eröz, şöyle ifade eder: Macaristan’da yirmi beş adet Kürt isimli köy olup hepsi de Macarca konuşmaktadırlar. Macar Türkolog Rasony, bunların Yenisey yazıtlarında bahsedilen Kürtlerin soyundan olduklarını kabul eder. Y. Blaxkoviç Çekoslovakya’da, İngiliz antropolog R.Tapper Azerbaycan’da, Z.V.Togan Herat’da, Ebülgazi Bahadır Han’da Ceyhun nehri kenarında Kürt isimli yer adlarından bahsedeler. Bize de özel bir görüşmemizde Muzaffer Eriş Bey Özbekistan’da yaptığı bir gezide Kürt isimli köylere rasladığını ifade etmişti.
Kısaca Beydili, Yüregir ve Avşar boyları (Osmanlı arşivlerinde bu boylar bazen "Ekrat" bazen de "Ekrak" olarak geçer.) ne kadar Türk ise Kürt oymakları da o kadar Türk’dür. Kürtler’in ayrılığını ifade edenlerin çalışmalarına bakirsanız siyasi ve demogojik anlayıştan başka bir şey göremezsiniz. Oysa bir sosyal grubu millet yapan onun kendine has kültürüdür.
Kürtlerin ayrılığından bahsedenler ise Kürtler’in ayrı bir kültürü olduğunu yazmaktan ileri gidememişlerdir. Bu nedenle sadece Kürtlerin ayrı kültürü var diyerek işi geçiştirmektedirler. Diğer taraftan sadece dilden hareket edersek mesela İngilizce konuşan bütün hakların bir millet olduğunu ifade etmek zorunda kalırız ki, bunu bilimsel çalışma yapan hiçbir insan kabul etmez. Bu örneği ortak dil konuşup da ayrı ayrı milletler için de ifade edebiliriz.
Irki anlamda ne Türkçülük ne de Kürtçülük mümkündür. Bu yüzdendir ki Gökaip yıllar önce “Türküm diyen herkes Türktür ve ırk atlarda aranır” demiştir. Ancak bir millette saf olmamak şartıyla hakim bir soydan bahsedilebilir. Fakat kültürü şekillendiren insanlann fiziki yapıları olmayıp onların zihniyetleridir. Bu zihniyet ise geçmişten kaynaklanarak her zaman değişmeyle beraber günümüze ve geleceğimize şekil veren kültür kodlarının ifade ediliş tarzıdır.
Sonuç olarak: Herkes başını iki elinin arasına alıp, sonra damarlarındaki kanın ne kadar saf olduğunu düşünmeli ve saf kanın yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, Gökalp’in deyişiyle atlarda aranması gerektiğini unutmamalıdır. Diğer yandan sadece dili esas alırsak ülkemizde Arap asıllı olupta Süryanice, Kurmaçca ve Türkçe konuşan vatandaşlarımızı ve Osmanlıyı kuran Urfa’daki Karakeçili aşireti ile Bilecik, Ceyhan ya da Ankara’daki Karakeçili aşeritlerini hangi milletten sayacağız?
Herkes şunu iyi bilmelidir ki çok farklı soylardan (Biz o kadar, ayrı olduğumuza inanmıyoruz) da olsak yüzyıllarca yıl aynı kültür dairesinde bulunmuş ve o daire içinde yoğrularak nasıl dün beraber kardeşce yaşamış isek bundan sonra da istemesek de beraber yaşamaya mecburuz.
Çünkü bu birlik ne sadece soy, ne dil, ne de şekli bir birliktir. Bu birliktelik bir kültür ve kader birliğidir; ve bu ülkede Türküm diyen herkes Türk olup gereken yasal haklara sahiptir. ... "
|
 |
serhat
10 yıl önce - Cum 21 Eyl 2012, 14:09
Katalonya'yı bağımsızlık ateşi sardı
http://www.ntvmsnbc.com/id/25383879
İspanya'daki ekonomik kriz, Katalonya'daki bağımsızlık hareketini yeniden ateşledi.
İspanyol ekonomisinin beşte birini oluşturan Katalonya, kendisine ait bir hazine ve vergi yönetimi istedi. Ancak İspanya Başbakanı Mariano Rajoy Brey, Barselona'daki Katalan yönetiminin lideri Artur Mas'ın mali bağımsızlık talebini, anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle reddetti.
Yılda 16 milyar Euro vergi topladığını savunan Katalonya, bu vergilerin merkezi hükümete ve diğer bölgelere gitmesini istemiyor.
Ret kararının ardından, bölgede tam bağımsızlık taleplerinin yoğunlaşması bekleniyor.
Zira, anketler, halkın büyük bölümünün ayrılıktan yana olduğunu gösteriyor.
Son olarak, Barselona'da binlerce Katalan'ın katıldığı bir özerklik yürüyüşü yapılmıştı.
Katalonya'daki siyasi partiler, Avrupa Birliği'ne tam bağımsız bir ülke olarak katılma amacıyla Brüksel'in desteklediği bir yol haritası talebinde bulundu.
Ancak, Katalonya'nın İspanya'dan ayrılmasının 'yasadışı ve ölümcül' olacağını savunan İspanya, veto yetkisini kullanarak Katalanların üyeliğini sonsuza kadar engellemeye kararlı olduğunu bildirdi.
NTV
Güncelleme: 11:32 TSİ 21 Eylül. 2012 Cuma
|
 |
MeteHan!
10 yıl önce - Cum 21 Eyl 2012, 14:13
Gitti el Clasico...
Olur da katalunya ayrılırsa, Barcelona-Real Madrid derbilerini unutun.
|
 |
İ.Hakkı Erdoğan
10 yıl önce - Cum 21 Eyl 2012, 14:21
Katalonlar bildiğim kadarıyla zenginler, elbette ki ayrılmayı isterler. Adam parası ile başka yerleri sırtında taşımak ister mi?
Durumları bizim Marmara Bölgesi'nin ayrılmak istemesi gibi bir durumdur. Mantıklı bir istek.
|
 |
MeteHan!
10 yıl önce - Cum 21 Eyl 2012, 14:23
İtalya'da da bu sorun var galiba.
Çizmenin kuzeyi çok çalıyor,topuk kısmı yatıyor.
Kuzeyden, ayrılalım diyenlerde oluyormuş.
|
 |
İ.Hakkı Erdoğan
10 yıl önce - Cum 21 Eyl 2012, 14:27
| Alıntı: |
İtalya'da da bu sorun var galiba.
Çizmenin kuzeyi çok çalıyor,topuk kısmı yatıyor.
Kuzeyden, ayrılalım diyenlerde oluyormuş. |
Evet orada da kuzey zengin, onlar da güneyi çekmek istemiyor. Ki onların da istekleri mantıklı.
Bizim de şimdi ülkenin batısı, doğuyu sırtında taşıyor. Çok mu severek yapıyor?
|
 |
MeteHan!
10 yıl önce - Cum 21 Eyl 2012, 14:30
Vatan aşkı olmasa,çekilir gibi değil gerçekten.
|
 |
Muhammed Bilben
10 yıl önce - Cum 21 Eyl 2012, 14:31
| Alıntı: |
| Bizim de şimdi ülkenin batısı, doğuyu sırtında taşıyor. Çok mu severek yapıyor? |
Öyleysi kökten ayrılalım özerk bir şekilde bitsin bu iş.Batı'da bulunan işadamları v.s çoğunluğunun doğu'lu olduğunu unutmayınız.Medeniyet doğudan çıktı,ama ne hikmetse batılılar doğuya medeniyet dersi vermeye çalışıyor.
|
 |
sayfa 4  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|