1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3  |
 |
mehmeterden198
17 yıl önce - Çrş 21 Hzr 2006, 13:18
Bir ülkede dil birliği yoksa o ülkede ayrılıkçı milliyetçilik oluyor. Kanada da Fransızca konuşan Quebec eyaleti bağımsızlığını istiyor, Çekoslavakya Çekçe ve Slovakça konuşan iki devlete ayrıldı, İspanya'da Katalanca ve Baskça konuşan bölgeler bağımsızlığını istiyor, Türkiye'de Kürtçe konuşan insanlar bağımsızlıklarını istiyor, Yugoslavya'nın dağılmasında en önemli etkenlerden biri dil birliğinin olmaması, İran'da Azeri Türkçesi konuşanlar bağımsızlık isitiyor örnekleri çoğaltmak mümkün. Farklı dilleri konuşan insanlar birbirlerini vatandaş olarak görmüyor. Kimse ana dilinden başka bir dili konuşan ülkeyi vatanı kabul etmiyor. Bir ülkenin bekası için dil birliği çok önemli ortak dil yoksa ortak kültür yeteri kadar oluşmuyor ve ayrılıkçı sesler yükselmeye başlıyor.
Buna göre Rusya'nın dağılacağı tahmin ediyorum. Rusça yüz yıldan fazla süredir kullanılıyor ve iyice yerleşmiş. Ancak kendi dillerini konuşan etnik gruplar hiç bir zaman kendilerinin bir etnik grup olduklarını unutmadı ve unutmayacak.
|
 |
alabay
17 yıl önce - Çrş 21 Hzr 2006, 16:06
Bu konuda yazdıklarımı bilmiyorum okuyup anlayan oldu mu şimdiye kadar, o yüzden fazla derinlere de gitmiyorum artık. Ama şu mesajdaki bilgiler yanlış! Kötü puan verilecek şekilde değil tabiî, ama bir kaç düzeltme yapmam gerek.
| Alıntı: |
| Çekoslavakya Çekçe ve Slovakça konuşan iki devlete ayrıldı |
Çekçe ve Slovakça tamamen ayni dil. İstanbulca ile Ankaraca nasıl farklıysa, o kadar fark var. Ayrıldıktan sonra (!) dil farkları belirlemeye başlandı, bir kaç harf değişikliği yapıldı. Ama "farklı" dil değil bunlar, Türkçe/Azerî gibi fark bile yok.
| Alıntı: |
| İspanya'da Katalanca ve Baskça konuşan bölgeler bağımsızlığını istiyor |
Bu daha doğru, ama sadece dille alâkadar değil. değişik dil konuşmayan bağımsız bölgeler/ülkeler var, kasaba kadar, ama var: Andorra meselâ. İtalya'da da San Marino var. Yunanistan'da bile bağımsız bir bölge var, ismi şu an aklımda değil, bir manastır devleti. Vatikan gibi, o da bağımsız. Bunları anlamak için Avrupa'nın tarihini çok iyi bilmek lâzım. venedik Cumhuriyeti neydi, böyle şeyler ...
| Alıntı: |
| Türkiye'de Kürtçe konuşan insanlar bağımsızlıklarını istiyor |
Bu da böyle doğru değil. Kürtçe konuşmak, resmî dil olarak Kürtçe kullanmak, isimleri Kürtçe kullanabilmek vb. gibi şeyler otomatikman "bağımsızlık" demek değil. Türkiye'de çok rahat yaşayan Kürt yeterince var. Unutmayalım, Cumhuriyet'in ikinci büyük adamı Kürt'tü.
| Alıntı: |
| Yugoslavya'nın dağılmasında en önemli etkenlerden biri dil birliğinin olmaması |
Bu da böyle doğru değil. Tek ciddî şekilde değişik dili olanlar Slovenler. Azınlık olarak da Arnavutlar var, ve de Almanlar (ki onu kim bilir ...).
| Alıntı: |
| Farklı dilleri konuşan insanlar birbirlerini vatandaş olarak görmüyor. |
O zaman İsviçre, Almanya (!), Belçika, Büyük Britanya gibi ülkeler olamazdı. "Bölücülük" bir şey, "Plüralizm" bambaşka bir şey!
| Alıntı: |
| Kimse ana dilinden başka bir dili konuşan ülkeyi vatanı kabul etmiyor. |
Bu da tam doğru değil, bakınız İrlanda, Valizya ve İskoçya (ve Man ile Jersey). Bir de Hindistan (ve Pakistan, ooof of, liste uzun, bakılırsa).
| Alıntı: |
| Bir ülkenin bekası için dil birliği çok önemli ortak dil yoksa ortak kültür yeteri kadar oluşmuyor ve ayrılıkçı sesler yükselmeye başlıyor. |
Bunun dille alâkası sadece şöyle: bahane bulmak gerekirse, bulunur. Bahane vermez halde bu da olmaz.
| Alıntı: |
| Buna göre Rusya'nın dağılacağı tahmin ediyorum. Rusça yüz yıldan fazla süredir kullanılıyor ve iyice yerleşmiş. Ancak kendi dillerini konuşan etnik gruplar hiç bir zaman kendilerinin bir etnik grup olduklarını unutmadı ve unutmayacak. |
Rusya dağilırsa garanti dilden dağılmaz! O zaman Finlandiya'nın da ayni sebeplerden dağılması gerekirdi, Kuzey'in dil açısından ne zor bir yer olduğunu bilen var mı?
Rusya'da hayat ÇOK zor, ama Altay'lı Altay'lıdır, pasaportu Rus, herkes yerinde, yolunda ve memnun. Çin biraz daha zor olsa bile, ?Çince" diye bir dil yok - bu bir dil grubu. Kaç tane Çin dili var, hepsi o ülkede birleşiyor (ve tüm Asya'da da var).
B. Alabay
|
 |
alimemo
17 yıl önce - Çrş 21 Hzr 2006, 16:06
| mehmeterden198 demiş ki: |
| Buna göre Rusya'nın dağılacağı tahmin ediyorum. Rusça yüz yıldan fazla süredir kullanılıyor ve iyice yerleşmiş. Ancak kendi dillerini konuşan etnik gruplar hiç bir zaman kendilerinin bir etnik grup olduklarını unutmadı ve unutmayacak. |
Rusya zaten adı üstünde federasyon. Çuvaşistan, Karelia, Altay, Tataristan, Karaçay-Balkar, bunlar hep özerk cumhuriyetler. Bu yapı Sovyetlerden kalma bir miras. Lenin'in kurduğu Sovyetler Birliğinin felsefesi "tek millet" değil, "halkların kardeşliği ve birliği" idi. Her ne kadar sonradan baskıcı yönetimler bu "kardeşliğin" suyunu çıkardıysalar da, Sovyet yönetimi her bölgeye kağıt üstünde de olsa özerklik vermekte sakınca görmedi.
1991'de Türkmenistan'daki referandumdan bağımsızlığa evet çıkınca kıyamet kopmadı, Moskova yönetimi orduyla Türkmenistan'a yürümedi. Çünkü Sovyet kültüründe özerklik, halkların kardeşliği gibi laflar normaldi, bu sözleri tüyler ürpertici sayılmıyordu. Baskıcı Çin'in bile Uygurlara özerklik verdiğini hatırlayalım.
Federasyon ve özerklik gibi uygulamaları ülkesi için doğru bulmayan çok millet var. Ama özerklik diyince kanı donan, bunu tabu haline getiren millet sayısı çok daha az. Benim bildiklerim: Franco İspanya'sı (ki öldü diyebiliriz, şimdi onun yerine demokratik bir İspanya var), Fransa ve Türkiye.
Ben ülkemize federasyonu uygun görmüyorum. Ama uygun göreni de anında vatan haini ilan etmiyorum. Ekonomik felsefenin devletçi mi yoksa serbest piyasacı mı olacağı nasıl tartışmaya açıksa, belediyelerin yetkileri nasıl tartışmaya açıksa, cumhurbaşkanını kimin seçeceği nasıl tartışmaya açıksa, başkanlık sistemine geçmenin faydaları ve zararları nasıl tartışmaya açıksa, ülke içindeki yerel yönetimlerin yetkileri de tartışmaya açık olmalı.
| uraldinho demiş ki: |
| Ne kadar referandum yapilsa bile, Anayasanin ilk 4 maddesi tartismaya kapali. Katalanlarda, Basklarda yada Iskocyada oldugu gibi yerel parlamento ve ikinci resmi dil TC sinirlari icerisinde olamaz. |
Anayasa'yı referandumun üstünde gördüğünüz şeklinde yorumluyorum bu sözünüzü. (Yanlışsa affola) Alıntıladığınız Anayasa'nın referandum ile kabul edildiğini, yani halk izin verdiği için orada durduğunu hatırlayınız. O Anayasa'yı bu şekliyle yürürlüğe koyan halk, onu aynı zamanda değiştirebilir de. Hatta yenisini de koyabilir. 4. madde de diğer maddeler gibi halk referandumuyla gelmiştir, halk referandumuyla götürülebilir. (Zaten "değiştirilmesi teklif edilemez" ifadesi 1982 Anayasası'na mahsus. Önceki anayasalarda yoktu. Bunu neden söyledim, "80 yıldır devletin temelini oluşturan bir maddedir bu" diyenler çıkmasın diye)
Böyle bir referanduma Türkiye'nin hazır olduğuna inanmıyorum. Belki 25 yıl sonra okuma yazma oranı %99'a çıkınca, insanların bilgi seviyesi bizim (ben dahil) şimdiki bilgi seviyemizin üstüne çıkınca, insanlarımız sağlıklı kararler verebilmeye başlayınca belki uygun olabilir.
| ufuk demiş ki: |
| Suçlular, dolandırıcılar, vatan hainleri hep demokrasi diyorlar. |
Her kavram sömürüye açık maalesef. Suçlular, dolandırıcılar, vatan hainleri bazen de "vatan millet Sakarya" edebiyatına sığınıyorlar. Bu düşük insanların vatan kavramını sömürmesi nasıl vatanımızın değerini azaltmıyorsa, bizi vatanımızdan soğutmuyorsa, demokrasiyi bahane ederek hırsızlık yapan ve cinayet işleyen çürük insanların varlığı da demokrasi kavramından bizi soğutmamalı.
| eseroglu demiş ki: |
| İşte, benim endişem de sadece terör değil, ayrılıkçı akımların güçlenerek İspanya'dakine benzer bir oluşumun ülkemizde yaşanmasıdır. Ama bizim yapımız ve dinamiklerimiz buna kesinlikle izin vermez. |
İnsan psikolojisine (teorik olsun pratik olsun) aşina olanların pek de garipsemeyeceği bir söz. Endişemiz sadece terör değil??? Bizi şiddet, kan ve gözyaşından daha çok korkutan bir şeyler mi var? Doğru sanıp inandığımız şeylerin doğru olmayabileceğini düşünmeye başlamak mı bizi şiddetten bile daha çok korkutabilen? Hep hayal ettiğimiz, veya hayal etmeye ya da görmeye alıştığımız şeylerin, hayalimizdeki "resim"lerin, değer yargılarının değiştiğini görmek midir, şiddet korkusundan beter bir güven eksikliği ve savunmasızlık hissini bize veren? Pragmatizm mi, yoksa ilkeler ve bunların uygulandığını bilmekten dolayı hissedilen gurur mu? Bu değer yargıları tayfının her bucağını tatmış biri olarak her iki görüşe sahip olana da saygı duyduğumu belirtmeliyim.
Soyut sorulardan sıkıldıysanız, somut hale getirelim:
Bizi asıl korkutan kan ve gözyaşı mıdır, yoksa ülkemizin bir köşesinde mahkemede başka bir dil konuşulmasının bizde yaratacağı eziklik ve mağlubiyet hissi mi? Başkalarını ve hatta kendimizi kandırmak için "1.si" desek de aslında 2.si midir ağır basan? 1.yi, 2.yi örtmek için bahane diye mi sunuyoruz?
Saygılar.
|
 |
Sinan YILDI
17 yıl önce - Çrş 21 Hzr 2006, 17:19
Rusya ile Türkiye'yi karşılaştırmak doğru deil. Sovyet rejimi altında baskıya uğrayan ve 70 yıl boyunca hem Türklükleri hemde dinlerini unutmaya zorlanan Türk devletlerinde yaşayan kardeşlerimizin çektiği işkenceleri unutmayalım.
Ana Vatanlarından trenlere tıka basa doldurulup yollarda ölüme terkedilen ve toplu katliama uğrayan Kafkas halklarını da unutmayalım.
Rusya Federasyonu ile Türkiye Cumhuriyeti'ni karşılaştırmak ve buna göre bir değerlendirme yapmak hatadır.
|
 |
Mehmet Yagir
17 yıl önce - Çrş 21 Hzr 2006, 18:12
bizim türkiyem ispanya gibi bölünmez yani hic korkmayalim
|
 |
mehmeterden198
17 yıl önce - Çrş 21 Hzr 2006, 18:23
Mesajımda belirtmek istediğim dilin bireyleri birleştirerek millet haline getiren çok önemli bir şey olduğuydu. Aynı dili konuşmak millet olabilmenin olmazsa olmaz şartıdır bunu vurguladım. (müstesnalar kaideyi bozmaz) Ancak bu tabiki tek başına yeterli bir şey değildir. Örneğin Almanya, Belçika ve İsviçre gibi ülkeler aynı dili konuşmalarına rağmen farklı milletlerdir. Ayrıca ülke kurmak için bütün vatandaşların aynı milletten olması gibi bir zorunluluk zaten yok.
Ulus devlet yapısı farklı dilleri konuşan etnik gruplarla zayıflar istenildiği kadar güçlü olmaz.
Aynı dil ailelerinden gelen diller bir birine çok benzer olabilir. Örneğin Slav dil ailesinden gelen Çekçe ve Slovakça çok benzer, ancak insanların kolaylıkla anlaşabiliyor olmaları onların farklı milletlerden oldukları gerçeğini yok edemez. Bir Çek bilinç altında "ben bir Çek'im ve Çekçe konuşuyorum Slovaklardan farklıyız onlar bizden bağımsız bir milletir" diye düşünecektir. Hatta Türkiye'de bile insanlar hemşehricilik yapabiliyor. Ankara'nın bir köylüsü ile İstanbullu kendi yerel şiveleriyle konuştuklarında birbirlerini yadırgar. Ankaralı "bu adam benden farklı konuşuyor. Demekki Ankaralı değil. Yani benim hemşehrim değil" diye düşünür. Ancak kendisi gibi konuşan bir insanla karşılaştığında hemşehrisi olduğunu anlar ve daha farklı bir yakınlık gösterir. Yani rahatlıkla anlaşabilmesine rağmen İstanbul'luyu ikinci sırada tercih eder. Önceliği kendisiyle tamamen aynı şekilde konuşana verir.
Kendilerini bağımsız bir topluluk olarak tanımlamaya çalışan gruplar kendi konuşma biçimlerini ve terimleri yaratmaya gayret gösterirler. Örneğin tiki tabir edilen grup konuşmasıyla kendini belli eder. Tikice diye bir dilin doğması için gayret sarf eder. Mafya alışkın olmayanların zorlukla anlayabildiği bir ifade şekliyle konuşur. Aşırı sol örgütlere üye gençler bol miktarda teknik terimle doldurulmuş alışkın olmayanların neredeyse hiç anlayamadığı bir şekilde konuşur. Özetle diğerlerinden farklı olabilmenin ilk şartı diğerlerinden farklı konuşmaktır.
|
 |
Alpaslan Gurkas
17 yıl önce - Çrş 21 Hzr 2006, 22:53
Bizim Ispanya'dan en buyuk farkimiz Ispanya'da oldugu gibi bir ic savasin Turkiye'de hic bir zaman olmamasidir. Ispanyollar kendi kendilerini cesitli gruplara ayirmislardir. Dil ayni da olsa dialekt olarak farkliliklar vardir ve bu dialegi konusanlar bizim dilimiz Ispanyolca degil demektedirler. Katolonya ve katolon dili. Basq ulkesi ve Basq dili gibi.
Isvicre'de de kantonlar vardir ama Isvicre orneginde oldugu gibi yerel bolumlere ayrilmak parcalanmayi gerektirmez.
Bizim kanunlarimizla bayrak ve vatan korunma ve TSK'nin Ata'sina sozverdigi bolunmezlik garantisi altindadir.
|
 |
Turquality
17 yıl önce - Prş 22 Hzr 2006, 00:05
Katalonya
Baskent: Barcelona
Nüfüs: 6 506 440
Dil: Ispanyolca, Katalanca
Harita
Bayrak
|
 |
Armağan Örki
17 yıl önce - Prş 22 Hzr 2006, 00:23
Rusya'nın başarısı neydi? Kültürünü tüm halkına aşıladı? Bakın Azerilere, biz nasıl Avrupa ve Arap dillerinden etkilenmişsek, bizden daha vahim şekilde Rusçadan etkilenmişler. Buna karşılık şu denir, " e canım öyleyse nasıl bağımsızlıklarını aldılar, demek ki asimile olmamışlar." Siz öyle sanın; arkalarında ABD olmasaydı hiç de olamazlardı.
İngiltere'nin hâlâ Akdeniz'de ki çıkarları (ki İngiliz çıkarı, ABD çıkarı ya da İsrail çıkarı diye bir ayrım yoktur) doğal olarak buradaki kıyı ülkelerinin zararınadır. Bunlardan biri de İspanya! İspanya'nın yapması gerekenler de geride kaldı, çünkü dağıldılar artık, birleşmeleri olanaksız!..
Şimdi hem Balkanlarda, hem Kafkasya kenarında, hem Ortadoğuda ve Akdeniz'de varolan TÜRKİYE düşünsün ne yapması gerektiğini. Tek kelime yeter: KEMALİZM
Tabi anlayana..
|
 |
alabay
17 yıl önce - Prş 22 Hzr 2006, 10:15
| Alıntı: |
| Dil ayni da olsa dialekt olarak farkliliklar vardir ve bu dialegi konusanlar bizim dilimiz Ispanyolca degil demektedirler. Katolonya ve katolon dili. Basq ulkesi ve Basq dili gibi. |
Eyvah, eyvah, olmadı bu
Şu üç dilin birbirleriyle alâkasi yok. Daha detaylı, ikisinin biraz var, üçüncüsünün sıfır.
İspanyolca nedir herkes bilir herhalde, Lâtince'den gelir. Katalan dile de Roman dili olsa, İspanyolca'ya benzemez pek. Daha çok Provensal denen dili benzer. "Hür" İspanyolca "libre", Katalan "llure" (çift l ile). Benzer mi? Hayır. Merak edenler Barselona'nın metro sayfalarına bakabilir http://www.tmb.net/ca_ES/home.jsp, dil Katalan. Kastilyan dili de bizim İspanyolca diye bildiğimiz, fark çok büyük, ikisi birbirini anlayamaz.
Gelelim Baskça'ya. Bu da izole dillerden bir tanesi. Benzerlik dünyanın iki apayri noktasındaki dillere var: Orta/Kuzey Amerika'daki Atstek diline (hâlen konuşulan Tsotsil var meselâ) ve Pakistan'ın Afganistan'a doğru bir ovasında konuşulan, Urdu ile alâkası olmayan bir dille. "Hür" yanılmıyorsam "her" demek o dilde. Merak edene de şundan bir misal: http://www.euskadi.net/r33-2220/eu/. Şimdi Euskadi'nin (Baskça) Katalan veye Kastilyan ile alâkası var mı? Sıfır bile değil, eksi on.
Aynen Almanya'da Almanca, Frizce ve Sorbça. Frizce, "Lâzca" gibi, hem lehçe anlamına geliyor, hem öz bir dil. Sorpça ise eski bir Slav dili, Almanca ile zerre kadar alâkasi yok, ama o azınlık 2000 senedir burada yaşıyor, yerleşim bölgelerinde HERşey iki dilde yazılı ve resmî dil olarak da geçerli (yerinde).
Bu dil konuları hassastır ve üstünden cadde düzler gibi geçmemek gerek!
B. Alabay
|
 |
sayfa 3  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|