Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Burhanettin Akbaş

12 yıl önce - Cum 16 Hzr 2006, 23:11
Kayseri Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi


Kayseri ve Ermeniler

Bu başlık İstanbul’da 1986 yılında Türkiye Ermeni Patrikliği’nin neşriyatı olan “Kayseri ve S. Krikor Lusaroviç Kilisesi” isimli eserin 34. sayfasında geçiyor: “Kayseri Kenti ve Ermeniler”
Ermeniler için Kayseri şehrinin önemi bu yazıya göre şu olaydan kaynaklanıyor imiş. M.S. Üçüncü yüzyılda Krikor adlı bir çocuk Ermenistan’ın başkenti olan Vağarşapat’ta soylu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş. Bir saray entrikası sonucu ailesini ve akrabalarını kaybetmiş. Henüz çocuk yaşta iken Kayseri’ye kaçırılmış. Kayseri’de Hıristiyanlığı öğrenen Krikor, daha sonra Kayseri’den Ermenistan’a dönüp Ermeni Kralı Dırtad’ı, prensleri, orduyu ve Ermeni halkını Hıristiyanlaştırmış. Kral Dırtad onu Kayseri’ye yeniden göndermiş ve Krikor da Kayseri’de ilk Ermeni başpatrikliğini kurmuş.
TÜRK DÖNEMİNDE ERMENİLER KAYSERİ’DE KENDİ KİLİSELERİNİ RAHATÇA KURMUŞLAR
37. sayfada Bizans döneminde Ermenilerin kiliseleri ve kiliselere bağlı herhangi bir Ermeni Örgütünün kurulmasına müsaade edilmediği anlatılıyor ve şöyle deniyor: “Öyle ki, Ermeniler ancak Kayseri’nin 1067’de Alpaslan tarafından fethinden ve Danişmendoğulları’nın kente egemen oluşundan sonra Bizans’ın şoven siyasal ve dini yönetiminden kurtulup kendi kiliselerine ve diğer kurumlarına kavuşmuşlardır.”
1066 yılında Kayseri’de Ermeni Başpatrikliği Mudarasın’da kurulur. Kaynak “Bu belirtilen yerleşim yeri Kayseri’ye çok yakındır. Bu bakımdan , Kayseri’de başpatriklik bulunduğundan, ayrıca bir episkopos bulunmasına gerek yoktu.” diyor.
Aslen Kayserili olan Ermeni tarihçi Alboyacıyan ise bu durumu şöyle açıklamış: “Danişmendoğulları Beyi’nin yeni Kayseri’yi kurmasından az sonra, bu yeni kentte Ermenilerin kendi kiliselerini kurmuş olduklarını kesinlikle söyleyebiliriz. 1179’da tarihte bilinen ilk Kayseri Başepiskoposu Hovhannes’in adına rastlamaktayız. Bu dönemde kent (1169’dan başlayarak Anadolu Selçuklularının egemenliği altında bulunuyordu.. Anadolu Selçuklularının Hıristiyan tebaalara karşı hoşgörülü oldukları anlaşılıyor.”
KAYSERİ’DE İLK ERMENİ KİLİSESİ
Adı geçen kaynakta Kayseri’deki ilk Ermeni kilisesinin Surp Krikor adını taşıdığı belirtiliyor ve 1191 tarihinde bu kiliseden söz edildiğine yer veriliyor. Krikor adının yukarda adı geçen ve Ermenileri Hıristiyanlaştırdığı anlatılan Krikor’la ilgisi olsa gerek. Bugün Surp Krikor Lusavoriç adını taşıyan kilise 19. yüzyılda yıkılmış ve 1859’da yeniden yapılmış. Ermenilerin oldukça önem verdikleri bu kiliseye belirtildiğine göre bütün pastırma tüccarları destek olmuş ve halkın da yardımıyla kısa sürede bitirilmiş.
Ermenilerin bu kilise dışında Kayseri’de Surp Istepannos, Surp Mergeryos, Surp Astvadzadzin, Surp Sarkis, Surp Parsek adını taşıyan kiliseleri de mevcutmuş. Bu kiliselerin yerleri bugün bilinmiyor.
EFKERE’DE SURP GARABED MANASTIRI
Kayseri’de 35 köyde Ermeni bulunduğunu belirten kaynak, bu köylerin adlarını vermezken hepsinde de büyük küçük mutlaka bir kilisenin bulunduğunu belirtiyor. Özellikle de Efkere köyündeki Surp Garabet Manastırının önemini anlatıyor ve buranın tüm Kayseri’nin episkoposluk merkezi olduğunu söylüyor.
Efkere’deki Surp Garabet dışında Gesi’nin yakınlarındaki Balegesi’de Surp Daniel Manastırı ve Derevenk’te Surp Sarkis Manastırı ve Tomarza’da da Surp Astvadzadzin Manastırı varmış. Bunlar arasında en önemlisi ise Efkere’deki Surp Garabet Manastırı imiş; çünkü inanışa göre bu manastırda Hz.Yahya’nın kemikleri bulunuyormuş.
ERMENİ NÜFUS ÇOK AZALMIŞ
Aslen Kayserili olan tarihçi Alboyacıyan’a göre, 1924 yılında, yani tehcirden 10 yıl sonra Kayseri’de 2653 Ermeni yaşamakta imiş.  1932’de bu rakam 1600’e inmiş. 1960’ta bu rakam 800’e inmiş. Bugün ise 12 kişi kalmış. Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi’nin Orta Anadolu’da yegane Ermeni kilisesi olduğunu belirten Alboyacıyan, dolayısıyla çevredeki Ermeni yurttaşların ruhani merkezi olagelmiştir, diyor.
ERMENİ OKULLARI
Adı geçen kaynağa göre, 19. yüzyılın başında Türkiye’de 114 Ermeni okulu varmış ve bunlardan ikisi Kayseri’deymiş. İsimleri: Haykyan ve Hayguyyan. (1834) Sonradan ise Surp Agopyan ve Sarkis Gümüşyan (1868), Aramyan Kız Okulu (1860’larda) ve Karma Okul (1902) açılmış. Kayseri’deki bu okullarda 1902 yılında 1204 öğrenci öğrenim görüyormuş. Ayrıca Everek’teki (Develi) okullarda 950, Fenese’deki okullarda ise 750 öğrenci varmış.
EFKERE’DEKİ OKUL YÜKSEKOKUL OLARAK KABUL EDİLMİŞ
Alboyacıyan, adı geçen kaynakta Efkere’deki Surp Garabed Okulunun 28 Ocak 1893’te Maarif Nezaretinin (Milli Eğitim Bakanlığı) aldığı bir kararla “Mekteb-i idadi ve âli” yani lise ve yüksek okul kabul edildiğini belirtiyor. Buradan yetişen öğrencilerin bir kısmı din adamı ve öğretmen olurken bir kısmı da İstanbul Tıp Okulu’na veya Beyrut’taki Fransız Tıp Okuluna girip doktor oluyorlarmış. Bu okuldan 1888-1916 arası 215 öğrenci mezun olmuş.

 

(+)



 

(+)




Burhanettin Akbaş

12 yıl önce - Çrş 19 Tem 2006, 23:27

Bu kilise hakkında bilgi veren bir kaynak şunları yazıyor:

Tarihçe
Kayseri şehrinin, Ermeni kilisesi tarihinde önemli bir yeri vardır. Zamanında Orta Anadolu'nun en önemli kenti ve M.S. 250'de 400,000 nüfusu olan Kayseri, Aziz Krikor'un büyüdüğü, eğitim gördüğü ve Hristiyanlığı kabul ettiği yerdir.

Dördüncü yüzyılın başında Ermenistan Kralı Trdat'a Hristiyanlığı kabul ettirişinden sonra, Aziz Krikor'un papazlığa atandığı yer Kayseri'dir ve 373 yılına kadar bütün katolikoslarının takdis edildiği yer burasıydı.

Kilise
Hatam varsa kabul ederim, ancak kanım odur ki, Kayseri'nin güney mahallinde işleyen Surp Krikor Lusavoriç kilisesi, Anadolu'da ibadete açık tek Ermeni kilisesidir. 1856'da bitirilmiş kilise, bekleneceği gibi bugün bayağı bir görünüm sergilemektedir, ancak ziyaret ettiğim Gregoryen papaz, kasabanın 70,000'lik nüfusunun 2,000 kişilik Ermeni cemaatine hizmet etmeyi başarmaktadır. Onun ölümüyle, kilise kuşkusuz ya kapatılacak ya da birkaç yıl önce 14üncü yüzyıl Aziz Sarkis kilisesiyle olduğu gibi yıkılacaktır.

- E. H. King, Through the Taurus mountains
and the Armenian Cilician Kingdom
Asiatic Review, 1937, vol. XXXIII.
Yukarıdaki yazıldığından beri Kayseri'de Ermeni nüfusu iyice azalmıştır. Yakın köyler ve kasabalar sayılırsa, şu an belki 20 veyahut 30 birey kalmıştır.

Fakat King'in tahmini gerçekleşmemiştir. Kilise halen ayaktadır ve Doğu Anadolu'da işleyen yegane Ermeni kilisesidir. Bugün daimi papazı yoktur ve ayinler düzenli bir şekilde tutulmaz. Ancak, kiliseye el konmasını önlemek için, papazlar yılda birkaç kere İstanbul'dan buraya ayin yapmaya gelir.

Yakın tarihe kadar bu ayinlere katılmaya gelen Ermeni sayısı hayli azdı, ancak artık İstanbul Ermenileri tarafından Aziz Krikor'un en önemli bayramlarında hac düzenlenmektedir. Bazen yurtdışından da Ermeniler katılmaktadır.

Tarif
Kilise, yüksek duvarlarla çevrili ve başka başka, bugün çoğu metruk ve çatısız küçük odacıkların bulunduğu bir avlunun içindedir. Kilise, 1856'da inşa edilmiş, nispeten yeni bir yapıdır. Etrafındaki binalarda daha eski tarihler yazılıdır, yani o yerde daha önceden de bir kilisenin varlığı söz konusu olabilir. 1990'larda kilisenin içi restore edilmiş, altarlarının yaldızı yenilenmiştir.

Kilisenin tasarımı, nefli ve iki geçitli dikdörtgen bazilikadan ibarettir. İçeride altı adet bağımsız sütun vardır; bunların dördü alınlı kubbeyi taşır.

Bizans-sonrası Rum kiliselerinden etkilenmiş bu tasarım biçimine 17nci yüzyılın ortasından sonra inşa edilen Ermeni kiliselerinde sıkça rastlanır, ancak standart tasarımdan, kilisenin kuzey ve güney cephelerinden çıkan dikdörtgen kanatların binanın zemin planına haç şekli vermesiyle farklılık gösterir.

Kilisenin, batı yönünde ana girişi vardır. Bir büyük çan kulesi, girişin üzerinde durur ve sundurma vazifesini görür. Güney cephesinin batı ucunda ikincil kapı vardır ve üçüncü giriş de bu ikinci girişin üzerindedir, dıştan merdivenle ulaşılır ve kilisenin içindeki galeriye gider.

Kilisenin batı ucunda büyük bir galeri vardır. Bu muhtemelen bayanlara ayrılmıştı. Galerinin ahşap zemini, ibadet edenin seccadesini koymaya yarayabilecek numaralandırılmış dikdörtgenlere ayrılmıştır.

Sütunlar hariç, içerisinin tamamı, sanatsal yönden pek değerli olmayan ama dönemlerine has Avrupai, Türk ve Ermeni motifleriye süslenmiş sıvayla kaplıdır. Kubbenin bingilerinde Dört Vaiz: Mateos, Markos, Lukas ve Yahya; ve vasıfları resmedilmiştir.

Nef ve iki geçidin her biri altar bulunduran birer apsiste biter. Bu çok süslü altarlar, yaldızlı ahşap ve alçı ile ışıl ışıl parlar. Her biri bir resim içerir. Bunlar 19uncu yüzyıl asıllarının yerine yapılmış (1999 yapımlı mı?) yeni eserlerdir.

Kuzey altarındaki resim en ilgincidir. Aziz Krikor'a gelen vahiyi anlatır. Her biri alevli haçla tepelenmiş, başlıkları bulut, gövdeleri ateş dört adet sütun, bir taht ile İsa'nın ilahi ışık ile parıldayan çarmıhı ile tepelenmiş buluttan kubbeyi destekleyen kemerleri taşır. Ressam, resimde bu hayal ile Ermeni kiliselerinin geleneksel kubbeli şekli arasında açık bir bağlantı kurmuştur.

Kaynak: Kilise hakkında burada da bilgiler mevcut, ayrıca iç mekan fotoğrafları da bulunmaktadır.
http://www.virtualani.freeserve.co.uk/kayseri/turkish.htm


ismailkolkiran
12 yıl önce - Cmt 05 Ağu 2006, 00:54

Türkiyede ve Kayseri'de en fazla ilgi ceken kiliselerden biri olmuş
Bugün kilisede, mart ve haziran aylarında olmak üzere, yılda sadece iki kez dini tören yapılıyorsa da zamanında bin kişilik bir cemaati varmış. İstanbul Ermeni Patrikliği tarafından yönetilen bu törenler için, İstanbul’dan din adamları geliyor.

İstanbul ve başka ülkelerde yaşayan Ermeniler için bu kilisenin büyük önemi var.



eduart
11 yıl önce - Cum 19 Oca 2007, 02:29

!!! TALASTAKİ CAMİYE (panaya kilisesi demiştiniz.), KİLİSE DEMENİZDEN SONRA SAYIN BURHANETTİN AKBAŞ ŞİMDİDE VERDİĞİNİZ LİNKTEKİ İBAREDEN DEHŞETE DÜŞTÜM.NEDEN Mİ? BAKINIZ 1915'TEN ÖNCE ERMENİLERE SOYKIRIM MI VARDI Kİ? VERDİĞİNİZ LİNK BUNU İMA EDİYOR.BENDE BÜNYANLI VE TÜRKMENİM VE LİNKİ KALDIRMANIZI KAYNAKLARINIZI DAHA BİR İNCELEYEREK ALINTI YAPMANIZI TAVSİYE EDEBİLİRİM.SEHVEN OLMASINI ARZU EDİYORUM.
   İŞTE LİNKTE GEÇEN İBARE (BAL İÇİNDE ZEHİR: KASTINIZ YOKTUR UMARIM SYN. YAZAR)

   BURHANETTİN AKBAŞ ALINTI LİNKİdir.http://www.virtualani.freeserve.co.uk/kayseri/turkish.htm
   Büyük harflere bakınız.

  "Ani'nin Ötesi:
Türkiye'deki diğer Ermeni yapıları
Bugün Türkiye'de halen işlemekte olan sadece yirmi küsur Ermeni kilisesi vardır.1915 SOYKIRIMI ÖNCESİ SENELERDE, İstanbul Ermeni Patrikhanesi, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki tüm Ermeni kiliselerinin resmi listesini çıkartmıştır. Bunlar 210 manastır, 700 monastik kilise, ve 1639 yerel kilise olarak sayılmıştır. Bunlara, Patrikhanenin idaresi altında olmayan kiliseler dahil edilmemiştir. Bunlar, Ermeni Protestan kiliseleri ya da o zaman Rus himayesinde olan Kars bölgesinin kiliseleri, vb.dir. Dahil edilmeyen bir de, Doğu Anadolu'ya saçılmış birçok terk edilmiş yüzlerce Ortaçağ Ermeni kilise ve manastırlarıdır.
Sitenin bu bölümünde Türkiye'de, kimi 1915'ten beri terk edilmiş Ermeni kilise ve manastırlarının harabeleri sunulacaktır. Bu sayfanın içeriğine yaklaşık olarak her sekiz haftada bir ekleme yapılacaktır ve yeni bir yapı veyahut ören yeri işlenecektir."

   NE DEMELİ???


Gökhan Erdoğan

11 yıl önce - Cum 19 Oca 2007, 12:26

Ben sizin düşündüğünüz gibi düşünmediğimi belirtmek istiyorum.Kim neyi belirtmek isterse istesin ortada Kayseride olan ve artık buraya maal olmuş bir yapının görüntüleri ve bilgileri var.Siz inandığınız kısmına inanırsınız inanmadığınız yani size saçma gelen yarlerine de inanmazsınız.Hele hele Burhanettin beye kasıtlı mı yaptınız gibi bir soruyu hiç bir zaman kabul etmem çünkü bu sitedeki birçok başlıkta ve Kayserinin tanıtılmasında emeği olan bir abimizdir kendileri.
   Birde sitenin bu kısımında bir sürü Ermeni kilisesinin harabelerinin gösterildiğini söylemişsiniz ve sonuna da eklemişsiniz ''ne demeli'' diye.Buna anlam verememekle beraber neden çekindiğinizi de anlamadım.Yoksa Ermeniler Kayseridede hak iddaa ederler gibi bir düşünceye mi kapıldınız?Ben bu konuda müsterih olmanızı,bizim de enaz sizin kadar milli konularda duyarlı olduğumuzu bilmenizi isterim.
   Böyle konularla yani eski yapıların bir yerde olmasıyla kimse hiç biyerde hak iddia edemez yada reklam yapamaz.Öyle olsaydı Trablusgarbdan  Avrupanın göbeğine kadar ecdad yadigarı yapılar var bunların tanıtılması bizi orda hak sahibimi yaptı ki? Kayseride Ermenileri hak sahibi yapsın.
   Ayrıca her toplum için kutsal sayılan yerler vardır.Nasıl ki müslümanlar için Mekke,Kudüs kutsal yerlerse Ermeniler için de Hristiyanlığı ilk kabul edip yayan Ermeninin Kayseriden gelmesi sebebiyle de Kayserideki bu kilise kutsaldır.Bizim dinimiz hoşgörü dinidir ve emirlerinin başında ''Senin dini sana,benim dinim bana'' hükmü vardır.Burdan hareketle kimsenin kutsalına sataşma hakkımız yoktur.
   Saygılarımla..



sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> KAYSERİ