Evrim teorisinin kökü tek yaratıcıyı ve bilinçli bir şekilde yaratılışı kabul etmez.Nasıl oluyorda islam bilimine uygun diyorsunuz?
Yazimi dikkatlice okursaniz evrim teorisini Darwinizmcilik bazinda degil, baska bir cizgide yorumlamaya calistigimi goreceksiniz. Ben Darwinin kismen hakli oldugunu ancak teorisinin tum canlilari ve varolusu kapsamadigini, bu denklemde Tanri'ya yer verilmedingini ifade etmeye calistim. Yani evrimlesme olgusunu Darwin disinda, siradisi bir yaklasimla ifade etmek istedim.
Islamda insanin tekemule ermesi demek, belli bir dini egitim sonucu, suursal bir uyanisla olabilecek, once insanin kendisini, cevresini, kainati, yaradilisi anlamasi ve sonra da tanrisini ve hakikati bulmasini tanimlayan bir olusumdur. Eger Tekamule varmak insanin kendi manevi bilinc evrimi degilse, sizce nedir? Umarim simdi biraz daha acik olmustur.
Islamda insanin tekemule ermesi demek, belli bir dini egitim sonucu, suursal bir uyanisla olabilecek insanin once kendisini ve sonra da tanrisini bulmasini ve hakikati bulmasini tanimlayan bir olusumdur. Bu olusum insanin manevi evrimi degil de sizce nedir? Simdi anladiniz mi
Bunun icin evrim teorisine gerek yok bence..
Sonuçta çelişkide vardır evrim teorisinde.Teoriyi diğer şekliyle inceleyenler içinde tek bir yaratıcının olmadığının kanıt gibidir..Cok fazla sıradışılıkta insanları ikileme düşürmektedir.
Her olayi Islam'a, kutsal kitaba baglarsak zaten hic bir gelisme kaydedemeyiz bilim alaninda. Musluman ulkelerinin bilime katkisinin %1 civarinda olmasinin en buyuk nedeni de bu zaten.
Kutsal kitaba gore yorumlayacaksak olursa, Kuran'a gore de Yahudiler lanetlenmistir. Dilim soylemeye varmiyor Allah inancindan dolayi ama kitapta kendi icinde celisiyor. En iyisi direkt Allah inancinin agir basmasi, detaylara takilirsak inancimizi kaybedebiliriz.
Darwini kismen dogru buldugumu soylememin nedeni teorisindeki denkleme Tanriyi dahil etmemesindendir. Eger zamaninda genom ile DNA fenomenini kesfetmis olsalardi teorisini kesinlikle degistirirdi kanisindayim.
Yani, teori eksiktir ama, modern bilim bu teoriden yola cikarak daha mantikli ve gercekci bir cizgide gercege ulasabilir. Daha cok yazmak isterdim ancak benim surem doldu
En son okayilkiz tarafından Cmt 26 Mar 2011, 21:38 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Darwin'in ortaya attığı fikir gelişip, büyümüş farklılaşmıştır. O zamanlar, okay beyin söylendiği gibi ne DNA yapısından haberdardı insanlar ne de tam anlamıyla paleontologlar fosiller ve toprak katmanları üzerinde doğru veriler elde edebiliyorlardı... Şimdi ise işin cılkını çıkaracak kadar veri elde edebiliyorlar eldeki numuneden.
Tekamül düşüncesi İslamda'da vardır, ancak sosyal hayatı pek fazla alakadar etmediği için pek fazla İslam düşünürü bunun üzerinde durmamıştır.
İbn-i Miskeveyh mesela canlılığın hurmayla başladığını, tekamül yoluyla maymuna, oradan insana geldiğini söyler. Hatta İnsandan önce Türk ve Zencileri sayar ki Darwin'le çok benzeştiği görünür.
Bunun sebebi de o zamanın Türk ve Moğol yağmalarına tanık olması... Darwin'in Türkleri bu şekilde değerlendirmesinin altında da aynı neden yatar.
Bu adamın İbn Sina, Ebu Hayyan ve Biruni'nin çağdaşı olduğunu ve birbirlerini etkilediklerini söylesem şaşırmazsınız herhalde. Farabi'nin halefi ve Aristo ile aynı çizgide gitmiş bir İslam düşünürüdür.
Evrim bir olgudur, tıpkı yer çekimi gibi ve insanlar bu iki olguyu da anlamak için teoriler ürettiler.
Anlaşılması için karşılaştırırsak, yer çekimi; kütlesi olan maddelerin birbirini çektiğini söyleyen bir gerçeklik olduğu halde bunu anlaşılır kılmak için Aristoteles'in, Galileo'nun, Newton'ın ve Einstein'ın bu konu üzerine sürekli gelişen teorilerine ihtiyaç duyulmuştur.
Zıplayınca yere düştüğünüz bir gerçeklik olduğu halde bunun nasıl olduğunu ifade etmek için bu adamaların üreteceği teorilere ihtiyaç duyuldu ve hala tam anlamıyla mutlak değil... Olamazda... Ama havaya zıplayınca tekrar yere inmeye devam ediyoruz.
Evrimde, doğada canlıların sürekli değiştiği ve farklılaştığını söyleyen bir gerçeklik olduğu halde bunu anlaşılır kılmak için Anaksimandros, Aristoteles, Lucretius, Lamarck, Darwin ve bugün de modern bilimin teorilerine ihtiyaç duyulmuştur. Kısacası Evrim'in gerçekliği tıpkı yer çekimi gibi hissedilir ve gözlenirken bunun nasıl olduğuna dair sürekli farklı ve yeni fikirlerle biraz daha gerçeğe yaklaşılmıştır. Ama bu da tam anlamıyla mutlak değildir.
İster Allah tekamül(evrim) yoluyla canlılığı var etti de, ister yok hepsini ayrı ayrı yarattı sonra bozdu tekrar yarattı de, bu gerçeklik ve süreç değişmeyecektir.
Evrim bir inanç meselesi değildir. Düşünmekten aciz insanların bunu böyle sanması ise çok doğaldır. Siz acı acı gülmeye devam edin. Ancak evrim teorisi çökmedi, çökmeyecek.
Düşünmekten aciz diyerek hakaret ettiğiniz bizler,gerçekten düşündüğümüz,araştırdığımız,okuduğumuz için evrim teorisi saçmalığna inanmıyoruz.Muhteşem bir kusursuzluğa sahip olan organizmaların kendiliğinden,hiçbir kuvvetin etkisi olmadan ortaya çıktığını savunabilmek aslında en büyük düşünce acizliğinin ortaya konuluş şeklidir.Bugün en ileri teknolojiler ile dahi,formulü bilinmesine rağmen bir tek su damlacığı meydana getirilemezken nasıl oluyor da muhteşem yaratılış inkar edilebiliyor aklım mantığım almıyor..sizler kendinizi maymun sanmaya devam edin ve çökmüş olan evrim teorisinin dahada yerin dibine batışını izlemeye devam edin.Bende senin söylediğin gibi,sizin gibilere gülmeye devam edeyim..
Alıntı:
Lise mezunu Harun Yahya'nın yazıları kopyalanmaya başlamış yine
Arkadaşlar adam liseli yahu, ne anlasın evrim'den. Yurtdışındaki Hristiyan lobisinden aldığı yazıları Türkçe'ye çevirmekten başka işi yok. Siz de kiliseye hizmet ediyorsunuz böylece. Afferin size.
Lise mezunu dediğiniz Harun Yahya, sizlerin bilim adamı olarak kabul ettiğiniz kişilerin, profesörlerin bütün tezlerini çürütmüştür ve bu durum sizlerinde zoruna gitmektedir.Unutmayınki kültür ve bilgi birikimi,yalnızca üniversite okumayla elde edilen birşey değildir..Ayrıca bu evrim saçmalığı, yaratılışa yani İslam inancına ters düşerken,ve Harun Yahya'nın bütün yayınları bilimsel araştırmalara ve KURAN'a dayanırken nasıl oluyorda kiliseye hizmet edildiğini düşünebiliyorsunuz?? Bu kadar mı düşünmekten acizsiniz.
En son Mehmet Karababa tarafından Pzr 27 Mar 2011, 00:48 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
bir düşüncenin çok sayıda insan tarafından benimsenmei onun doğru olduğunu kanıtlamaz, hele de mevzu bilimse... zamanında insanların büyük çoğunluğu, dünyanın düz olduğuna, cadıların yaşadığına, veba'nın Tanrı tarafından gönderildiğine inanıyorlardı. En çok insanın inandığı en doğru diye düşünecek olsaydık, yer yüzündeki en hakiki din Hristiyanlık olurdu. Yaratılışa Evrimin ya da diğer görüşlerin yanında teori demeki bilime hakarettir...
Şu cümleniz konudan ne kadar uzak ve de ne kadar bilgisiz olduğunuzu gözler önüne serdi. Siz kendi kendinize gülmeye devam edin.
Dünya da, ekosistem de, canlılar da kusursuz değiller. Kusursuz yaratılış söylemi yalandır, uydurmacadır, saçmalıktır.