1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
EnderYıldırım
15 yıl önce - Pts 14 Oca 2008, 19:54
İzmir’in zemini mercek altında
Kent merkezi ile Aliağa ve Menemen’e 16 sismik istasyon kurulacak
3 milyon 85 bin 815 YTL olarak belirlenen proje, üç yıl sürecek
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi işbirliğiyle, kentin zemin yapısını belirlemeye yönelik bir araştırma yapılacak. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK) ’’Kamu kurumları araştırma ve geliştirme projelerini destekleme programı’’ kapsamında uygun gördüğü proje,önümüzdeki günlerde başlatılacak.
’’İzmir Metropolu ile Aliağa ve Menemen ilçelerinde güvenli yapı tasarımı için zeminin sismik davranışlarının modellemesi’’ konulu proje kapsamında, İzmir kent merkezi, Aliağa ve Menemen ilçelerinde toplam 16 sismik istasyon kurulacak. Bölgede zeminle ilgili 4 bin metrelik sondaj çalışması gerçekleştirilecek ve yaklaşık 1000 noktada jeofizik ölçümler yapılacak.
Risk analizi yapılacak
Bakanlık Deprem Araştırma Dairesi ve TÜBİTAK-MAM Enstitüsü tarafından halen yürütülmekte olan ’’Türkiye’nin Deprem Riski Yüksek Tektonik Rejimleri Farklı Bölgelerinde Deprem Davranışının Çok Disiplinli Yaklaşımlarla Araştırılması’’ konulu proje kapsamında Marmara, Doğu Anadolu ve Ege bölgelerinde yer alan riskli tüm fay parçaları izleniyor.
Söz konusu projenin İzmir ayağı, fayların yapısına yönelik bilgi sağlayacak, yeni proje de zemin yapısı ortaya koyacak ve oluşacak bu tabloya göre risk analizi yapılacak. Böylece, bir deprem meydana geldiğinde, büyüklüğüne göre İzmir’in neresinde tehlike oluşabileceği tahmin edilebilecek ve buna göre önlemler geliştirilebilecek. Ayrıca proje sonuçları alınmaya başlandıktan sonra bölgesel ölçekte il afet bilgi sistemine yönelik Ar-Ge niteliğinde yeni projelerin devreye sokulması da planlanıyor.
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müsteşarı Sabri Erbakan, ’’Yerleşim yerleri çok önemli. İzmir’in bir kısmı dolgu, hele birinci kordon. İzmir, yapı denetimi kapsamında olduğu için 1999’dan sonra inşa edilen binaların, yapı denetimi var, sağlam, ama ondan önce yapılan binaların ne olduğunu daha henüz bilmiyoruz.
Envanter çalışması şart
Mutlaka envanter çalışması yapılması lazım. Biz, belediyelere elimizden gelen her türlü desteği vermeye hazırız. Başka türlü bunların altında kalkılması mümkün değil’’ dedi.
Erbakan, imar planlaması konusunda da sıkıntı yaşandığını ifade ederek, ’’Büyükşehir belediyesi imar çalışması yapıyor, Çevre ve Orman Bakanlığı yapıyor, Turizm Bakanlığı yapıyor, Kalkınma Ajansları şimdi devreye girdi onlar da yapıyor. Burada bir bütünlük sağlanması lazım’’ diye konuştu.
42 KİŞİLİK PROJE ÜÇ YIL SÜRECEK
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ile İzmir Büyükşehir Belediyesinin ’’müşteri kurum’’ olarak başvurduğu projeyi, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) yürütecek. Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesinin de destek sağlayacağı çalışmada, 3 üniversiteden 5 danışman görev alacak. Proje ekibi, 42 kişiden oluşacak. Toplam bütçesi 3 milyon 85 bin 815 YTL olarak belirlenen proje, 3 yıl sürecek.
Gazete Yenigün
|
 |
EnderYıldırım
15 yıl önce - Prş 28 Şub 2008, 16:58
İzmir’in afet planı hazır
Valilik 1999’daki RAİDUS’tan sonraki en kapsamlı planı hazırladı. Deprem anında vatandaşın, devletin ne yapacağı en ayrıntılı şekilde İzmir haritasına işlendi
İzmir Valiliği Kriz Yönetim Merkezi bir yıldır çalışmalarını sürdürdüğü afet yönetim raporunu tamamladı. İlde bulunan tüm birim ve kurumlarla koordineli yapılan çalışma sonucunda olası bir afete karşı hazırlıklar yapıldı. En etkin afet türü olarak depremi göz önünde bulunduran valilik Şubat Ayı’nda gece sabaha karşı 6,5 şiddetinde depremin olası hasarlarını ortaya koydu. Bu şiddette bir depremde 164 bin binanın tamamen yerle bir olacağı, 189 bin 500 binanın orta, 237 bin 500 binanın hafif hasar görebileceği belirlendi.
En az 5 bin en fazla 16 bin 500 kişinin yaşamını yitirebileceğinin tahmin edildiği senaryoda 1 milyon 236 bin kişinin açıkta kalacağı öngörülerek İzmir’in bu konudaki hazırlığı ortaya konuldu. Bir yıldır yapılan çalışma boyunca mahalle muhtarından, sivil toplum kuruluşlarına kadar herkesin konu ile ilgili görüşleri alındı. Acil durumda öncelikle ne yapmalıyım sorusunun cevabını arayan Kriz Yönetim Merkezi olası doğal afette şehrin açık alanlarının ne kadar olduğundan kapasitesine kadar her şeyini belirledi.
En ince ayrıntı
Uzun ve zahmetli bir çalışma sonucunda eski rapor ve bilgileri de güncelleyen valilik sabit bölge hastanelerinden ilçelerdeki bağlı hastanelerin yatak sayısına kadar hepsini rapora işledi. Kentin belli noktalarına Doğal Afet Lojistik Destek Üssü Koordinasyon ve İleri Dağıtım Merkezleri kurulurken iş makinelerinin bile nerelerde toplanacağı belirlendi. İzmir’i bu konuda 6 coğrafi bölgeye bölen valilik toplanma alanlarının geniş olmasına büyük önem verdi. En ince ayrıntısına kadar belirlenen doğal afet raporunda hasta sevk sistemi, lojistik destek sistemi ve vatandaşların direk ulaşabileceği kaymakamlık bünyelerinde yer alan ilçe kriz merkezleri oluşturuldu.
Siz de katılın
Vatandaşların Toplum Afet Gönüllüsü olarak verilen seminerlere katılması gerektiğini belirten Valilik Kriz Yönetim Merkezi Sorumlusu Okşan Mersin, “Çalışmalarımızda vatandaşın direk muhatap olduğu muhtarlar ile koordineli çalıştık. Zaten merkezimizde 7 gün 24 saat vatandaşın sorunlarını dinliyor gerekli birimlere yönlendiriyoruz. İzmir Valililiği olarak sürekli teyakkuz halindeyiz. Yaptığımız çalışmaları bir broşür haline getirerek kamu kurum ve kuruluşlarına gönderdik. Afete hazır güçlü İzmir için vatandaşlarımıza ilk yardım bilgilerini geliştirmelerini ve kaymakamlığın ve belediyelerin verdiği seminerlere katılmalarını öneriyoruz” diye konuştu.
İşte yerler
Olası doğal afette Bornova’da ilk toplanma alanları içinde 153 bin kişi kapasite ile Ege Üniversitesi alanı geliyor. Ardından 135 bin kişi ile eski Manisa yolu ve çevresi gelirken sıralamayı 110 bin kişi kapasite ile 5. Sanayi Sitesi doğusu ve güneyindeki alanlar oluşturuyor. İzmir’in metropol ilçelerinde toplanma alanları şöyle:
Balçova:
Özer Türk Turizm Okulu’nun kuzeyindeki alan, DEÜ Hastanesi ve Balçova Kaplıca Tesisleri, Kızılkanat Parkı, Koçtaş-Migros Arası, Belediye Spor Tesisleri, Belediye Kapalı Pazaryeri, Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi yanı boş alan, EVKA–4 son durak alanı,
Bornova:
Bornova Deresi kenarındaki rekreasyon alanı, Şehir Stadyumu, Behçet Uz Parkı, Ege Üniversitesi Lojmanları, Naldöken Batı Çimento yanındaki boş alan, Eski Hurdacılar Sitesi, Manifaturacılar Çarşısı karşısı, Çamkule Stadyum Alanı, Atatürk Parkı, Halide Edip Adıvar İlköğretim Okulu, Merkez İlköğretim Okulu ve çevresi, Anadolu Lisesi ve çevresi, 4. Sanayi Sitesi doğusundaki Hazine arazisi
Buca:
EVKA- 1 Semt Spor Alanı, Hipodrum Sahası, Ötüken Parkı, Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi Alanı, DEÜ Eğitim Fakültesi Bahçesi, Buca Spor Tesisleri, Hasanağa Bahçesi, DEÜ Tınaztepe Kampusü, Şirinyer Parkı ve Pazaryeri
Çiğli:
Karşıyaka Selçuk Yaşar Spor Kulübü, Çiğli Ata Sanayi Girişi, Pazar Yeri-Tören Alanı, Sasalı İlköğretim Okulu Alanı, Galip Öztürk Stadyumu, İstasyonaltı Mah. Park Alanı, Egekent Pazar Alanı, İZKENT Semt Oyun Alanı, Evka-2 Pazaryeri
Güzelbahçe:
Şehit Jandarma Üsteğmen Cüneyt Deveci Parkı, 60. Yıl Lisesi, İlçe Pazar Yeri, Avni Akyol Lisesi, Atatürk Mah. Son Durak, Eski İZSU Şantiye Alanı, Yukarı Pazaryeri,
Gaziemir:
Yusuf Kaner Parkı, Piknik Alanı, 538 Parkı Alanı, 541 Parkı Alanı, 23 Nisan Parkı Alanı, Günhan Boran Parkı, Şehit Jan. Ümit Akdağ Parkı, Şehitler Parkı, Esra Parkı, Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu Çevresi, Metro Alışveriş Merkezi Çevrisi, Günlük Parkı, Ünsal Yamar Parkı, Tekstil Lisesi bitişiği, Sarnıç Belediye Piknik Alanı, lise yeri olarak ayrılan boş alan, 10 Sokak ile Havaalanı bitişiği, Sarnıç Pazaryeri, Çok Amaçlı Lise Alanı, Belediye Kum Futbol Sahası,
Konak:
Uğur Mumcu Parkı- Bahçelievler, Kılıçreis Parkı- Kılıçreis, 2.Tanju Okan Parkı - Araphasan, Behçet Uz Parkı-Çankaya, Karafatma Dağı Yeni Park- Bahçelievler, Palmiyeli Park, Çocuk Meclisi Parkı- K.Karabekir, Salih Omurtak Parkı, Atilla Spor Kulubü Parkı- Güneşli, Agora Parkı, Er Mustafa Gülüm Parkı ve İpek Yolu Tesisleri, Nevzat Güzelırmak Parkı-Kahramanlar, Hulusi Kentmen Parkı-Gazi, Kartal Parkı- Devrim, Kilimtepe Parkı-Çalıkuşu, Org. Zeki Doğan Parkı-Yunus Emre, Toros Kütüphane önü-Ulubatlı, Yenidoğan Parkı-Yenidoğan, Remzi Selvi Parkı ve Havuz Yanı-Küçük Ada, Zeytinlik Parkı ve karşısı-Zeytinlik, Yenişehir Su Fabrikası’ndaki alt-üst yeşil alanı Atatürk Parkı- Zeytinlik, Mehtap Parkı-Mehtap
Narlıdere:
Ondokuz Mayıs Parkı-Ondokuz Mayıs, Limanreis Mah. semt spor sit. alanı ve yanındaki boşluk, Limanreis Mah. 2 Temmuz Parkı ve yanındaki boş alan, Limanreis Mah. Eğitim Sitesi alanı, Recep Bey Sokak ile Otoyol Arkasındaki boş alan, Arokarya Sitesi’nin kuzeyindeki boş alan, Çetin Emeç Parkı ve yanındaki boş alan, Gaffar Okkan Parkı, Selim Cerit ve Gaziler Parkı, Arıkent Sitesi’nin kuzeyi, Uğurlu Camii batısındaki boş alan, Aykut Barka Parkı, Asım Bezici Parkı, Limanreis Mah. Eğitim Sitesi’nin güneyindeki boş alan, Limanreis Mah. Erok Sitesi’nin kuzeyindeki boş alan, Aşık Mahsuni Parkı, Aytaç Sefiloğlu Parkı ve Dr. Musa Baran Parkı, Pir Sultan Abdal Parkı, Kemal Sunal Parkı (Narbel Konutları’nın batısı), Ilıca Mah. Bahriye Üçok Parkı, Narlı Mah. Fevzi Dede Parkı
Üniversite sırtlayacak
Kamu kurum ve kuruluşların etkin olarak yer aldığı planlamada ve hazırlık yapılırken kurumların hem arazi hem de konumlarından göz önünde alındı. Ana merkezler ve idare yerleri genellikle kamu kurumlarının olduğu yere konuldu. Üniversiteler toplanma yerlerini sırtlarken DSİ, Karayolları, belediye arazilerinden de büyük oranda faydalanma planlandı. İlçe ilçe oluşturulan toplanma alanlarında Kızılay, Sivil Savunma ve diğer yardım kuruluşları ile koordinasyon da en ince ayrıntısına kadar düşünüldü.
Çadırkent Alanları
Olası bir afet durumunda İzmir’in çadırkentlerinin oluşturulacağı alanlar da belirlendi
Balçova: Kipa Alışveriş Merkezi Otoparkı, Teleferik Tesisleri Piknik Alanı Karşısı
Bornova: Anadolu Lisesi Yolu Üzeri, Manavkuyu Öğretmen Evi Civarı, 4. Sanayi Sitesi Kuzey Bölge Tır Alanı, Ege Üniv. Çim Futbol Sahası,
Buca: DEÜ Tınaztepe Kampus,
Çiğli: ALOSBİ Kuzey Alanı
Gaziemir: İl Özel İdaresi Makine İkmal Tesisleri, Sosyal Konutlar Pazaryeri, Altay Spor Tesisleri, Aktepe Pazaryeri, Sosyal Konutlar ve Dolmuş Garajı
Güzelbahçe: Spor Kulübü Sahası
Karşıyaka: Cengizhan Mah. Spor Alanı,
Konak: Atatürk Stadı Çevresi, Üçkuyular Semt Pazarı, Göztepe Stadı, Alsancak Stadı, Yeşilyurt Pazaryeri, Lale Parkı ve Tren Yolu Kenarı
Gazete Yenigün
|
 |
erdal ırgat
13 yıl önce - Sal 09 Mar 2010, 14:56
İzmirde yüzyılda bir rastlanan büyük depremler olmuş... Böyle olsa bile gözardı etmeden kentsel ölçüde yapı tespitleri yapılarak, yapılar belirlenmeli ve de güçlendirme yapılmalıdır.. Bu sırada kamu yapılarına öncelik sağlanmalıdır...
|
 |
EnderYıldırım
12 yıl önce - Cum 12 Ksm 2010, 15:38
Tehlikenin farkında mısınız?
Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma Uygulama Merkezi Genel Müdürü Prof. Dr. Zafer Akçığ`la İzmir, Deprem ve Deprem gerçekleri üzerine konuştuk.
En son gerçekleşen Seferihisar depreminden bu yana İzmirli depremi unuttu. Sadece İzmirli değil, Türkiye depremi unuttu. Türkiye`nin gündemi sürekli değiştiği için, hayatımız için büyük önem taşıyan "Deprem" gündemde tutunamıyor. Depremin gündeme gelmesi için öncelikle deprem olması gerekiyor. Ama deprem olduktan sonra yapılacaklar için geç kalınmış olmuyor mu? Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma Uygulama Merkezi (DAUM) Genel Müdürü Sayın Prof. Dr. Zafer Akçığ ile konuşulmayanı konuştuk, İzmir`in deprem gerçeklerini konuştuk. Rahat uyumak önemli ama, onun için, rahat uyumamızı sağlayabilecek bir evde oturuyor muyuz? Depremin ve tehlikenin farkında mısınız?
İzmir`deki deprem riskini ve değerlendirmesini yapabilir misiniz?
İzmir`in deprem değerlendirmesini öncellikle, İzmir`de depreme neden olabilecek faylar üzerinden yapmak lazım. Bunlardan en önemlisi İzmir Fayı olarak bilinen bu fay düşey atımlıdır. İnciraltı Güzelbahçe arasından başlar Turgutlu`ya kadar uzanır. Tarih boyunca kaydedilen büyük İzmir depremlerine bu fay sebep olmuştur. En büyük olanı 1688 yılında gerçekleşti, 20 bin ölü, İzmir ve Manisa`nın yıkıldığından bahsediliyor. Tarih eski olduğu için büyüklük tahmininde söylentiler olsa da 6.5 gibi belirleniyor. Bence 6.5-7 arası olması daha olasıdır. Bunun dışında 2003`e kadar fay demediğimiz Seferihisar fayı, İzmirlilerin en son hatırladığı 5.7 büyüklüğünde ki depreme neden olmuştur. Bu fay, Kuzey Anadolu Fayı`na benziyor. Bu tür faylar deprem üretmeye başladığı zaman evrimini tamamlamadan durmaz. Şu ana kadar ürettiği en büyük deprem 6 büyüklüğünde ancak deniz altında kalan kısmın uzunluğunun ne kadar olduğunu ve ne yöne gittiğini bilmiyoruz. Bir üçüncü tehlike Foça Fayıdır. İstatiksel olarak İzmir`de 334 yılda bir büyük deprem oluyor. Son büyük deprem 1688 yılında olduğuna göre bu istatistik doldu. Ama bu hemen deprem olacak anlamına gelmiyor. Bu kadar sakinlikte hoş görülecek bir durum değil. Aslına bakılırsa Türkiye genelinde de sakinlik de bizim için rahatsızlık verici.
İzmir`de en riskli yerler nereleridir?
İzmir`in riskli olmasının en büyük nedeni körfezin çöküntü sonucu oluşmasıdır. Deniz kıyısındaki düzlükler büyük tehlike altındadır. Özellikle alüvyon zemin üzerinde bulunan Mavişehir, Karşıyaka, Bayraklı ve Alsancak en riskli yerlerdir. Özellikle Mavişehir`in zeminine muhallebi zemin diyebiliriz. Mavişehir`de ki binalar kazık çakılarak yapıldı, ancak kazıkları 30-32 metrelerde bir kil tabakası var ona sabitlediler. O bölgede ana kaya 250 metrelerdedir. Bu yüzden kazık çakılmasının çok da bir anlamı yok benim için.
İzmir`de binaların durumunu ve deprem açısından yeterliliğini nasıl görüyorsunuz?
İzmir`de binaların yeterliliği diye bir şey söz konusu değil, yeni yapılanları bu durumun dışında tutuyorum. Özellikle 2005 yılından sonra yapılanlar belli standartlara uygun yapılar. Ancak Karşıyaka, Bostanlı, ve daha önce bahsettiğim sahil kesimlerinde 30 yıldan genç bina bulmanız zor. Binaların büyük çoğunluğu 70`li yıllarda yapılmış, apartmanların ömrü 50 yıldır. Yapıldığı zamanlarda bir deprem yönetmeliği bulunmamaktaydı. İzmirlilerin büyük çoğunluğunun depreme dayanıklı binalarda oturduğunu söyleyemeyiz. Zemin etütleri tamamlanmış ve gönül rahatlığıyla oturulacak binaların yapılması 2008 yılında çıkan yapı yönetmeliğiyle yeni yeni oluşmaya başladı. Yani 17 Ağustos depreminden 9 yıl sonra bu durumu sağlayabildik, her şey daha çok yeni. Uygulandığını görmek için bekleyeceğiz. Yani hemen hepimiz deprem düşünülmeden ilkel sayılabilecek tekniklerle yapılmış binalarda oturuyoruz. Aynı şekilde okullar ve devlet dairelerinin de durumu aynı ve yenilenmeye acil şekilde ihtiyaçları var. Bazı yenileme ve güçlendirme çalışmaları yapılıyor ama bence yeterli değil.
İzmir depreme dayanıklı hale nasıl getirilebilir?
İzmir`in deprem tehdidine karşı koymasının tek yolu kısım kısım kentin yenilenmesiyle gerçekleşir. Yani tek yol kentsel dönüşümdür. Bu durumu vatandaşın cebinden para çıkarmadan yapmak devletin sorumluluğudur. Belediyelerin gücünü Büyükşehir Belediyesi dahil aşar. Devletin kanunla özellikle büyükşehirlere kanunla ayrıcalık sağlamasıyla gerçekleşir. Bu dönüşümün en güzel örneği Ankara Protokol yolunda kendini gösteriyor. Eskiden Ankara`da havaalanına giderken gece kondular içinde giderken, şimdi yepyeni bir kentin içinden gidiyorsunuz. Yeşilliği arttırılmış katları arttırılmış. İzmir`e de böyle projeler lazım. Tabi bunlar hemen gerçekleşecek projeler değil, ama kesinlikle İzmir`in büyük çapta bir kentsel dönüşüme ihtiyacı var. Kadifekale kentsel dönüşüm projesi gibi devam eden kentsel dönüşüm projelerin artması gerekiyor.
İzmir`de deprem haberleri çıktığında, haberlerin Türkiye genelinde gündeme gelmemesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye`de deprem denilince herkes İstanbul`u konuşuyor. Kimse İzmir`e bakmıyor. Ancak İzmir dünyada deprem tehdidi yüksek olan şehirler arasında 20. Sırada her an İstanbul`un önüne geçebilir. İzmir ve deprem gerçeğini yerel medyamız dahil kimse gündeme getirmiyor. Getirse bile deprem olduğu zamanlarda oluyor ve bir toplumsal bilinç oluşturacak kadar yer verilmiyor. İzmir`de depremden bir biz İzmirliler bahsediyoruz. Toplumu maruz kalacakları gerçekler konusunda bilgilendirmek hepimizin görevidir.
DAUM olarak Büyükşehirle ilişkiniz ne durumda?
Büyükşehir Belediyesi müşterimiz. TÜBİTAK destekli, "İzmir metropolü ile Aliağa ve Menemen ilçelerinde güvenli yapı tasarımı için zeminin sismik davranışının modellenmesi" adlı bir projemiz var.İzmir için çok önemli bir proje olmakla beraber, 4 Trilyon bütçeli ve modellemenin uygulanma zorunluluğu bulunuyor. Ayrıca rahmetli Ahmet Piriştina zamanından beri, DAUM olarak bir nevi Büyükşehir Belediyesi`nin gayri resmi danışmanı gibiyiz. Sorunlu bütün projelerde bizimle çalışırlar, örneğin metro projesinde ve açılan tünel nedeniyle hasar gören ve görme riski olan binalar konusunda bizden yardım istediler. Olası yeni bir imar planı olması halinde de beraber çalışacağız. İlçe belediyeleri anlamında ise Bayraklı Belediyesi`yle açılışını Ahmet Mete Işıkara ile beraber yaptığımız bir deprem merkezi projesi var. İmazaladığımız protokol çevresinde gençleri eğitiyoruz . Bornova belediyesiyle temaslarımız var, bu ayın 27`sinde Ege Üniversitesinde bir deprem paneli düzenleyeceğiz. Nasuh Mahruki`de katılacak. Buca Belediye Başkanı ile rektörümüz konuşmuş bizde niye böyle şeyler yapmıyoruz diye. Belediyelerle ilişkilerimiz gittikçe gelişiyor. Halkı bilinçlendirme için bizim onlara onlarında bize ihtiyacı var.
İzmir`de ne büyüklükte ve ne zaman bir deprem bekliyorsunuz?
Bunu kestirmek güç ancak, şöyle söyleyebilirim Seferihisar fayından büyük bir hareketlilik var. 2007`den bizim istasyonlarımızda yaptığımız ölçümlerde büyüklüğü 1 ile 3.5 arası değişen 16 bin civarı deprem oldu. Bunlara Ahmet Mete Işıkara hocamız depremcik der. Bu bölgenin ciddi bir deprem tehdidi altında olduğunu gösterir. Depremin zamanını kestirmek olanaksız ama, İzmir`in depremlerine tarihsel süreçte göz attığımız da başlangıçta da söylediğim gibi 334 yılda büyük bir deprem oluyor ve bu süre doldu. Bu hemen deprem olacak demek değil ama daha depreme daha var demekte değil. Ben büyüklüğü konusunda bir şey söyleyebilirim ben 6.5 ve üzeri bir deprem bekliyorum.
Peki bu olası depremde can ve mal kaybı konusunda ne söylersiniz?
Olası 6.5`luk bir depremde ben baya büyük bir hasar bekliyorum. Ancak bu depremin nasıl olacağına bağlı olarak değişken bir süreçtir. Depremin derinliği çok önemli, yer kabuğuna ne kadar yakın olursa o kadar çok hasar verir. Örneğin 2005`de ki 5.7 büyüklüğünde ki Seferihisar depremi yerin 5 km altında oldu ve 25 saniye kadar sürdü. Bütün gece İzmir sokaklardaydı. Bu depremin 1 dk sürdüğünü düşünün, 17 Ağustos 1 dakikaya yakın sürdü neler olduğu hepimisin hafızalarında. Binalarımız eski ve gecekondumuzda bol, ayrıca İzmir`in büyük kısmı ömrünü tamamlamak üzere olan binalarda yaşıyor. Eski araştırmalarda 100 binanın yıkılacağına dair gibi bir rakam var. Bu rakamlar 90`lı yıllarından kalma olduğunu düşünürsek ben büyük bir yıkım beklerim. Can ve mal kaybı olur, olacaktır. Ama tam bir rakam vermek mümkün değildir. Benim en çok hasar beklediğim yer söylediğim gibi Mavişehir, Karşıyaka ve İzmir`in sahil kesimleridir. Özellikle Mavişehir`de binalar ya domino taşları gibi birbirlerine çarpıp yıkılacaklar ya da iki üç kat toprağa gömülecekler diye tahmin ediyorum. Büyük bir hasar meydana gelmesinin yanında can kayıplarımızda olacaktır.
Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Deprem için bir "Kurtuluş Savaşı" başlatmamız gerektiğini düşünüyorum17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinde de yetişmiş beyin gücümüzün önemli bir kısmını kaybettik. Bu kayıplarımızın önlenmesi ve acil bir şekilde depremle yaşayabilmeye başlamamız lazım. 6.5 kadar olan depremlerde en ufak bir can ve mal kaybının olmaması lazım. Deprem gizli bir tehlike olmaktan çıkmalı ve onunla mücadele etmeliyiz ve yeni bir "Kurtuluş Savaşı"nı depreme karşı kazanmalıyız.
rthaber.com
|
 |
Ayhan
12 yıl önce - Pts 24 Oca 2011, 22:28
ALAYBEY'DE 259 BİNANIN İNŞAAT KALİTESİ İNCELENİYOR
Karşıyaka Belediyesi Gecekondu ve Sosyal Konutlar Müdürlüğü tarafından ilçenin en eski yerleşim bölgelerinden biri olan ve yaşları oldukça eski binaların bulunduğu Alaybey'de afet riskine yönelik çalışma başlattı.
Valiliğin 2009 yılında düzenlediği Afet Riskini Azaltma Sempozyumu neticesinde İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi tarafından bir denetim yapılmıştı. Yayınlanan bildiride de Alaybey Mahallesi’nde bulunan bazı binaların inşaat kalitesinin zayıf olduğu tespit edilmişti.
Bu tespitleri dikkate alan Belediye yetkilileri konuyla ilgili olarak ilgili kurumlarla bağlantıya geçerek İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ile bir protokol imzaladı.
Karşıyaka Belediyesi protokol sonucu Alaybey’de 259 binayı incelemeye aldı. Şimdi inşaatı zayıf binalarla ilgili bina sahiplerine gerekli tedbirleri almaları için tebligatlar yollamaya hazırlanıyor.
Protokol gereği öneri raporun hazırlanması gerekli deney, test ve tetkiklerin yapılabilmesi için tüm koşullar yine Karşıyaka Belediyesi, İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ve Bayındırlık İl Müdürlüğü tarafından hazırlandı.
Alaybey Mahallesi’nde eski yapıların ağırlıkta olduğunu ifade eden Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak ”Belediye olarak üzerimize düşeni yapmak için harekete geçtik. Konuyla ilgili olarak Başbakanlık Afet ve Acil Durum Başkanlığı, İzmir Valiliği, Büyükşehir Belediye Başkanlığı ilgili meslek odaları ile iletişime geçtik. İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ile bir protokol imzaladık. Mevcut 259 binayı tetkik etmeye başladık. İlimiz ve ilçemiz deprem kuşağında olası afetlerin önüne geçebilmek ve afet riskini azaltabilmek için bu adımları atıyoruz. İnşaatı zayıf binaları tespit ederek vatandaşlarımızla tebligatlarla ulaşarak bilgi vereceğiz. Alaybey çok eski bir yerleşim merkezimiz ve binalar çok eski ve çoğu deprem yönetmeliği yasası çıkmadan önce yapılmış. Alaybey’de başlattığımız bu çalışmayı daha sonra diğer mahallerimizde de uygulayacağız” dedi.
http://www.karsiyakahaber.com/haber_detay.asp?haberID=3968
Umarım tüm İzmir'e yayılır bu çalışmalar...
|
 |
ural karaca
11 yıl önce - Prş 22 Eyl 2011, 22:08
Herkese merhaba arkadaşlar,uzmanlar uyarıyor,İzmirlileri uykusuz geceler bekliyor
www.hurriyet.com der ki:
| Alıntı: |
İzmir için deprem uyarısı
Utku BOLULU/İZMİR, (DHA)
22 Eylül 2011
DEPREM Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü ve Dokuz Eylül Üniversitesi Jeofizik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zafer Akçığ, İzmir’de son yıllarda Seferihisar bölgesi ve Gülbahçe fayında hareketliliğin arttığı uyarısı yaptı. Doğru atımlı bir fay olduğu için bu fayın mutlaka kırılmasını tamamlayacağını açıklayan Prof. Dr. Akçığ, yaptıkları çalışmalarla İzmir’in yeraltı özelliklerini avuçlarının içi gibi bildiklerini söyledi.
Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM), T.C. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı (AFAD), İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen ’İzmir Deprem Tehlikesi ve Önlemleri Çalıştayı’ yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Meclis Salonu’nda düzenlenen Çalıştay’da üç kuruluşun ortak yaptığı ’İzmir metropolü, Aliağa ve Menemen ilçelerinde güvenli yapı tasarımı için zeminin sismik davranışlarının modellenmesi’ projesi tartışıldı.
İZMİR İÇİN TEHLİKE, SEFERİHİSAR-GÜLBAHÇE AKSINDA
Prof. Dr. Zafer Akçığ, İzmir metropolü, Aliağa ve Menemen ilçelerinde toplam 21 istasyonda kuvvetli yer hareketliliği ölçümü yaptıklarını açıkladı. İzmir’de en çok bilinen fayın İzmir fayı olduğunu ancak uzun yıllardır bir hareketlilik gözlemlenmediğini, belirten Prof. Dr. Akçığ, son dönemlerde en çok deprem üreten aksın Seferihisar - Gülbahçe bölgelerinde olduğunu söyledi. Prof. Dr. Akçığ, "Deprem ’Buradayım’ diyor. Bana göre İzmir için asıl tehlike buradaki deprem olacaktır. Burada doğru atımlı fay var. Mutlaka kırılmasını tamamlayacaktır" dedi.
YERALTINI ÖĞRENDİK
Jeofizik çalışmalar kapsamında yeraltının 1000-1500 metreye kadar resmini çektiklerini açıklayan Prof. Dr. Zafer Akçığ, "Artık İzmir’in altını avucumuzun içi gibi biliyoruz. Depremde zeminin nasıl davranacağını da böylece tahmin edebiliyoruz. Erken uyarı sistemi üzerinde önemli duruyoruz. Ancak bu uyarı doğalgazın, elektriğin kesilmesini sağlayacak, otomatik kapıların devre dışı kalmasına yarayacak bir sistemdir. İleride de erken hasar tespiti yapılabilecek" dedi.
NELER YAPILMALI
Prof. Dr. Akçığ, deprem konusunda İzmir için nelerin yapılması gerektiğini de açıkladı. Prof. Dr. Akçığ, erken uyarı için şehir merkezinde daha kapsamlı kuvvetli yer hareketi istasyon ağının kurulması gereksinimi olduğunu söyledi. Bugünkü 21 olan istasyon sayısının 75-100 istasyona çıkarılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akçığ, "Aktif fayların konumlarının kesin bir şekilde saptanması gereklidir. Yerleşime açılmış ve açılacak yeni alanlarda deprem sırasındaki zeminlerin davranışı çok iyi bir şekilde belirlenmelidir. Yeni imar ve kentsel dönüşüm planları, buraya değin açıklanan veri tabanları temel alınarak revize edilmeli veya yeniden hazırlanmalıdır. Hazırladığımız bu projeden elde edilecek sonuç ve önerilerin sözleşme gereği proje sonuç ve uygulama planında Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından taahhüt edildiği şekilde uygulamalıdır. Uygulamaları TUBITAK denetleyecek. Gerektiği takdirde yapılması zorunlu olan zemin iyileştirme projeleri mutlaka hesap ve analiz sonuçlarına dayalı olmalıdır. Projedeki bulgulara göre 1999 öncesi inşa edilmiş yapıların acilen deprem performanslarının belirlenmesi ve gerek görülenlerde güçlendirmeye gidilmesi gerekir" dedi.
1900’DEN SONRA 6’DAN BÜYÜK 48 DEPREM
AFAD Başkanı Murat Nurlu ise Türkiye’nin yüzde 96’sının deprem tehlikesi altında oldğuunu, yüzde 66’sında fay hatları olduğunu söyledi. Nurlu, 1900 yılından sonra Türkiye’de 6’dan büyük 48 deprem olduğunu, 86 bin 253 can kaybı yaşandığını ve 516 bin 812 hasarlı ve yıkılan bina olduğunu açıkladı. AFAD’ın ’Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı 2023’ projesi hazırladığını ve uygulamaya başladığını belirten Nurlu, hedeflerinin deprem zararlarının en aza indirmek olduğunu söyledi.
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÇALIŞMA YAPIYOR
Büyükşehir Belediyesi Başkanlık danışmanı Muzaffer Tunçağ da Büyükşehir Belediyesi’nin kentte deprem riskini azaltmaya önem verdiğini, bu amaçla çalışmalar yürüttüğünü, depreme karşı hazırlık yaptıklarını söyledi. Bu kapsamda planlama çalışmalarının yapıldığını, depremle ilgili plan notları bulunan 1/25 bin ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım Plan revizyonunun onandığını belirten Tunçağ, "Ayrıca İmar Yönetmeliği ve Yüksek Yapılar Yönetmeliği hazırlanıp uygulanmaya başlandı. Tarihsel yapıların korunması ve sağlamlaştırılması için çalışmalar yapıldı. Kentsel dönüşüm ve yenileme alanları hazırlandı. Toplam 10 ayrı bölgede bu çalışmalar için Bakanlar Kurulu onayı bekleniyor. Kadifekale heyelan bölgesi konutlar boşaltıldı. İtfaiye bünyesinde Türkiye’ye örnek Afet Mücadele birimi kuruldu" dedi. |
Deprem en büyük gerçeklerimizden,dilerim ki en az hasarla atlatırız böyle dönemleri
Saygılarımla
|
 |
Ayhan
11 yıl önce - Prş 22 Eyl 2011, 22:38
Felaket tellalları çıktı gene...
|
 |
Hüseyin ATAR
10 yıl önce - Sal 30 Ekm 2012, 22:54
"SALLANIYORUZ" başlığı (nedense) kilitlendiğinden burada paylaşmak istedim:
| Alıntı: |
| 2012.10.30 20:07:52 38.0973 27.2090 9.0 -.- 3.6 -.- CAKALTEPE-MENDERES (İZMİR) İlksel |
Çok fazla hissetmedik ama dilerim devamı gelmez.
|
 |
ibrahim eraybat
8 yıl önce - Cmt 28 Şub 2015, 01:37
Biraz önce deprem salladı, fazla değil ancak... avize hareketlendi....
| Alıntı: |
| 2015.02.28 00:25:06 38.6868 26.4033 16.7 -.- 4.1 -.- HASSEKI-KARABURUN (IZMIR) |
Kaynak: http://www.koeri.boun.edu.tr/scripts/lst9.asp
|
 |
Deniz Çağdaş
8 yıl önce - Cmt 28 Şub 2015, 01:39
| Alıntı: |
| 4.1 -.- HASSEKI-KARABURUN (IZMIR) İlksel |
Geçmiş olsun.
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> İZMİR - Haberler ve Sohbet
|