Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 9
hurşit saral

15 yıl önce - Cum 12 Ekm 2007, 12:42



Burhanettin Akbaş

15 yıl önce - Cum 12 Ekm 2007, 13:34

Alıntı:
Benim ailemde Selanik'ten Kirklareline gelmis.
kendilerine Bizimkiler hep "Turkolar" der.
Desadüffen bir gün TRT'de Ilber Ortaylinin programmini gördüm ve
orada duyduklarim beni cok sasirtdi.
Ona göre yunanlilar kendi aralarindaki yunan "dönmelerine" , yani müslümanligi secenlere,
"Turko" derlermis ve Osmanli döneminde o bölgede cok insan müslüman olmus. Kendi ailemden sunu biliyorum, yaslilar bircok yunanca sözcük kullaniyorlar (farkinda olmadan), örnegin Kapi icin "Porta" vs.
Bu konu hakkinda sizler ne düsünüyorsunuz?


Turkolar, Türkler demektir. İnsanlar dinini değiştirirler ama ırkını değiştiremezler. Yunanlıların Turko demeleri, Akdeniz coğrafyasında genellikle Türklerin "Turko" olarak adlandırılmalarıyla ilgilidir. Ömer Seyfettin'in Hikayelerine de bu durum yansımıştır. Tavsiye ederim Turkoları Ömer Seyfettin'in hikayelerinden okuyun. Ayrıca Türkler, Yunanlılar, Bulgarlar, Makedonlar gibi iç içe yaşayan topluluklar birbirinden ödünç kelimeler alır ve kullanırlar. Bugün Yunancada kullanılan 3 bine yakın Türkçe sözcük de bunun tabii bir sonucudur.

Selanik, Osmanlı'nın büyük bir şehridir. Burada yaşayan Türklere (Turkolara), biz Rumeli Yörükleri deriz. Selanik büyük bir merkez olduğu için Selanik Yörükleri diye ayrıca incelenirler. Bunların büyük bölümü Konya, Karaman, Ereğli başta olmak üzere Anadolu'nun değişik vilayetlerinden Yörükler (Türkmenler) bu bölgeye gönderilmiştir. Göçün en fazla Yıldırım Beyazıt Han ve Fatih Sultan Mehmet Han zamanında olduğunu tarihçiler özellikle belirtirler.
Bu bölgede Konya ilimizin etkisi ciddi bir şekilde görülür. Bugün dahi Selanik Yörükleri, kendilerine verdikleri Konyarlar (Konyalılar kelimesinden kısalmış), Karamanlılar, Ereğlililer gibi isimleri yaşatmaktadırlar. Yöredeki köy, kasaba, mahalle vs. gibi yerel adlar incelendiğinde görülmüştür ki bu isimlerin çoğu ya Anadolu'dan göçtükleri yerlerin adıdır ya da bağlı oldukları Yörük - Türkmen obasının adıdır.
Bu konuya ilgi duyan arkadaşların internetten "Rumeli Yörükleri" ve "Selanik Yörükleri" başlıklarını aratmalarını ya da Ahmet Refik'in "Anadolu ve Rumeli Yörükleri" kitabını okumalarını tavsiye ederim.
Rumeli Yörükleri ile ilgili küçük bir alıntı. Belki bazı dostların işine yarar:
Alıntı:
1.Beyazid(Yıldırım) ve II. Mehmed(Fatih) dönemlerinde Balkanlar'da iskan edilen Rumeli Yörükleri, İstanbul'un batısından Bulgaristan ve Sırbistan'a, Tuna kıyılarına, Bender (Benderi) ve Akkerman'a (bugün Belgorod-Dnestrovski, Ukrayna) kadar geniş bir bölgede askeri bir düzen içinde yaşıyorlardı. Fatih Kanunnamesi, bunların ayrı bir sınıf olarak örgütlendiğini, Rumeli'deki yaşam biçimlerini ve askerlik yükümlülüklerini gösteren en eski belgeydi.
Rumeli Yörüklerinin adları şöyledir: Tanrı Dağı Yörükleri (Karagöz Yörükleri), Naldöken Yörükleri, Kocacık Yörükleri, Ofcabolu Yörükleri, Vize Yörükleri, Yanbolu Yörükleri, Selanik Yörükleri.

“Eğri-Bucak Kazası:
Turhanlı
Sofular
Evrenoslu
Okçular
Eyrili
İshaklı
Çobanlı
İdil obası
Şahinli
Leşli
Öküzobası
Emirhanlı
Gün-doğmaz
Rahmanlı
Evhad-obası
Aydınobası,
Cinciler
Işıklu
Sinekli
Çakır-ı sagir
Sarı-Musalu
Çakırlı-i Kebir
Karamanlı
Karacalar
Buraklı
Tekye-i Hacı-Hasanlı
Topçular
Dağ ışıkları


“Cuma-Pazarı Kazası”:
Haydarlı
Koca Ahmedli
Tarakçılı
Durasılar
Timurhanlu
Bar-çukuru
Kulalu
Erdoğmuşlu
Karaağaç
Donuk-kayalar
Şahinler
Dedeler

Çarşanba Kazası:
Milli
Davudlu
Haci-İsalar
Kulkallı
Hacılar
Yeniceler
Haci-Ömerli
Karacalı
Doğancalı
Tekye-i kebir ve sagir
Keçili
Saltıklı
Meşeli

“Lankaza Nahiyesi”nin 1691 tahririne göre cemaatleri, köy ve mahalleleri ile “Yörük Piyadeleri” sayısı şu şekildedir:
Bedirli
Hacı-Bayramlı
Pir-dede
Değirmenciler
Köleli
Şuayblı
Umurlu ma’a Sarıcalı
Değirmencili ma’a Eyrilceli (Ayrılıncalı)
Çokallı
Lotice
Osmanlı
Yaylacık
Ayvalı-dere ma’a Şah-Veli ve Saltıklı.
Çınarlı
Bulcalı
Koçmar
Keruz
Lankaza
Sarıyar
Yağlıca
Evrencik

Ereğli Nahiyesi
Ereğli (Kırk-Kilise).
Ereğli ,
Kara-pınar ,
Sarıgöllü (Avrethisarı).
Sofular (Nahiye-i Bazargah).
Sofulu (Nahiye-i Kelemeriye).
Sofular ,
Karamanlı (Eğri-Bucak-Sarı-Göl).
Sofulu (Tikveş).
Sarı-Göllü (Radovişte).
Sofular (Gümilcine).
Karamanlı (Çağlayık ).
Sofular (Yeni-Pazar).
Sarı-göllü ,
Sofular (Babadağ).
Sarı-göllü (Ruscuk).
Sofu Yurdu (Tozluk-Tuzluk).


evrendeniz35
15 yıl önce - Cum 12 Ekm 2007, 17:59



Fatih Can
15 yıl önce - Cum 12 Ekm 2007, 19:53



Burhanettin Akbaş

15 yıl önce - Cum 12 Ekm 2007, 21:08

Alıntı:
Su Selanik ile ilgili yapılan bazı kafatascı yorumlara hayret ediyorum.

Türklüğü hala soya sopa, dine indirgeyenler var. Osmanlıdan sonra Türklük çok boyutluluk kazanmıştır. Bazıları ise biryer hakkındaki gerçekleri bu kafatasçı milliyetçiliğe kadar giden düşüncelerden dolayı doğru analiz edemiyor. Tamam Türkler duygusal milletdir ama duygusal olmak çözüm getirmiyor maalesef.

Benim yaşadığım yere de Fransız ya da Ermeni soyu karışmış olduğu söylenir mesela ama ben hic gocunmam. Bu benim once "Dünya vatandaşlığı" sonra Türklük olgumu değiştirmez.

Kafatası milliyetçiliğine hayır.


1. Türklüğün soyla sopla, dinle ilgisini kuramamanıza şaşmak gerekir. Peki Türklük neyle ilgilidir? Türklük, bir soyun adıdır ve Türkler, Müslüman olduktan sonra İslamiyet'in hamisi rolünü üstlendikleri için Türkler dinleriyle beraber anılmaya başlamışlardır.
2. Dünya vatandaşlığı diye bir şey yoktur. Bu ayak kesen tanımlama bizim tarihimizdeki realiteye uymaz. Bir zamanlar Avrupa'yı medeniyetin beşiği görenler, Çanakkale'de, Kahramanmaraş'ta, Adana'da, Şanlıurfa'da, Gaziantep'te Fransız'ı, İtalyan'ı; İstanbul'da İngiliz'i, İzmir ve Ege'de Yunan'ı görünce medeniyetin beşiğini değil, "tek dişi kalmış canavarı" gördüler.
3. "Kafatası Milliyetçiliği"ni Türkiye'de aramak yerine başka yerlerde arayın bence. Mesela, sizin "gocunmadığınız" Ermenilerin Hocalı'da (Azerbaycan) neler yaptığını, kundaktaki bebeğe kadar nasıl öldürdüklerini görün de "kafatası milliyetçiliğini" öyle değerlendirin bence. Bana Iğdır'dan 115 yaşındaki bir dede anlattı, hem de TV programında, Doğudaki Ermeni mezaliminin kelimelerle tarif edilemeyecek kadar vahşet boyutu vardır. Asıl ırkçılar onlardır.
4. Sizin yaşadığınız yer neresi bilmiyorum ama halkın kendi arasında yaptığı her şakayı ciddiye almayın lütfen. Her bölgede böyle esprileri birileri, birilerine yaparlar. Bu sözler, karşıdakini kızdırmak içindir, gerçekleri ifade etmek için değildir.
5. Osmanlıdan sonra Türklüğün çok boyutluluk kazanmasından maksat, çok ulusluluk ise "çok boyutlu Türklük" kavramı yerine "kader birliği" kavramını yeğlerim ki bugün için de geçerlidir.
Türk Milleti ile "kader birliği" yapan herkes, tarih boyunca en ufak bir ayırım göremezler. Anadolu'ya Boşnakların, Arnavutların gelmeleri bu yüzdendir. Çünkü, Osmanlıyı satmayanlara, Osmanlıya ihanet etmeyenlere Türkiye Cumhuriyeti kapılarını sonuna kadar açmıştır. Bu en doğru karardır. Bugün de Türkiye Cumhuriyetinin ilelebet yaşaması için "kader birliği" eden insanların soylarının nereye dayandığını kim sorar ki? Şehitlerimize baksanıza, Türk, Kürt, Çerkez, Boşnak, Gürcü, Arap, hangi soydan gelirse gelsin, hepsi de bizim evladımız, hepsi de Mehmetçik, hepsi de şehit...



özTÜRKali
15 yıl önce - Cmt 13 Ekm 2007, 12:56



evrendeniz35
15 yıl önce - Cmt 13 Ekm 2007, 13:26



Fatih Can
15 yıl önce - Cmt 13 Ekm 2007, 14:42



Atilla Dokuzoğlu
15 yıl önce - Cmt 03 Ksm 2007, 15:51
selaniklilik




Can_76
15 yıl önce - Cmt 03 Ksm 2007, 16:28

Alıntı:
Ne milliyetcilikmis be, komunizme engel olsun diye getirildi 1970lerde simdi elimizden tum Turkluk hosgorumuzu aldi.


Milliyetçilik 1970 yılında getirilmedi önce bunu düzeltelim. Gerçi getirildi diyerek ithal bir olgu olarak göstermeye çalışmanızda bana enteresan geldi.

Milliyetçilik; Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, İnklapçılık, Laiklik gibi bu ülkenin kurulması esnasında kabul edilen ve uğruna bir neslin yitirildiği ilkelerimizdir!

Anayasal bağlamda vatandaşlık tanımına hiçbir itirazaımız olamaz. Bu ülkede yaşayan insanlar dil, din, ırk ayırımı gözetilmeksizin eşit hak ve özgürlüklere sahiptirler, eğer aksamalar var ise sahip olmalıdırlar.

Selanik ile ilgili olarak M.Kemal Atatürk'e ucunun negatif olarak dokunması hayaliyle yapılan bilim kurgu ve fantazi içeren yorumlara ise gülemiyorum çünkü içimi acıtıyor.



sayfa 9
« önceki   123 ... 8910 ... 252627   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET