Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3
seyhun_k

12 yıl önce - Pts 03 Tem 2006, 14:48
cikar yol


Cevremde beni fazla naif bulanlar cok, bunlarda aklina neden geliyor diye soranlar da oluyor bazen sohbetlerde, belki fazla hayal kuruyorum durup dururken ama ne yapayim kendimi alamiyorum…

Samsun’dan bir turizm sehri olmaz mi! Iste bu soru uzuuundur aklimda hep; hayallerim, planlarim, firsat oldukca sohbetlerim bu cevrede donup duruyor. Eskiden de aklima gelirdi, Samsun’da gecen genclik gunlerimde bile dusunmustum bunlari ama boyle net degildi tabi. Su aralar daha sik aklima geliyor, daha da kafa yoruyorum sanirim sicaktan…

Ben 1974 yilinda Vezirkopru’de dogdum, annem de babam da memur. Samsun’a cok seyrek yaptigimiz ziyaretler genelde gunubirlik olurdu ve sadece memleketim olan Carsamba’ya gidebilmek icindi. 1985’e kadar Samsun’un pek bir anlami olmadi benim icin. Matasyondan - Baruthane arasinda denizi gorunce nasil heyecanladigimi hatirliyorum, otobus camina yapisip bakakalirdim… Iyi hatirliyorum, oylece bakar dalgalari inceler ve ne dusuncegimi bilemezdim. Vezirkopru’nun derelerini bilirdim ama denizin ne oldugu konusunda en ufak bir fikrim yoktu.

1985’te tayinle  Samsun’a tasindik, Lise Cadde’sinde 3 sene, sonra Selahiye. 1992’de universite icin Istanbul’un yolunu tutana kadarda butun gencligim Samsun’da gecti. En buyuk sansim Atakum’da teknik liseyi okumak oldu, ben bilgisayar teknik lisesinin ilk mezunlarindanim. Ordan aldigim ruzgar su anki hayatima yon verdi. Denizi, sahili gercekten tanimamda o zamanlar oldu. Havalar isindimi okul cikislari, ogle tatilleri, bos dersler hep sahile kacardik. O zamanlar anlamamisim ama deniz girmis ruhuma…

Sonra universite, Istanbul. Istanbul oyle kolayca anlatilacak bir yer degil… ilk bir kac seneden sonra orada anladim hayat denizsiz olmuyor, denizin tuzu varya hayatin tuzu gibi o. 1992 – 2003 okul, askerlik, is, hepsi istanbulda. 2003 yazi evlendim, esim Fransiz vatandasi, Bulgaristan dogumlu bir Turk. Simdi Paris’teyim. Ilk aylardaki saskinligi atlattiktan sonar anladim, burada deniz yok!!!

Birseyler anlatmadan boyle bir giris yapmam lazimdi, simdi sorumuza geri donelim; Samsun’dan bir turizm sehri olmaz mi!

Bence cevap soyle, Samsun bir turizm sehri olmak zorunda…

Basit bir liste yapip neye dayanarak boyle bir dusunceye kapildigimi anlatmam lazim, kiskandirmak icin degil ama tatil yaptigim sehirleri tek tek dusununce Samsun’da yasamis biri olarak Samsun’un ne gibi avantajlara sahip oldugunu daha rahat gorebiliyorum.

Fethiye, Ayvalik, Cesme, Kemer, La Ciotat (Marsilya), Malgrat del Mar (Barcelona), Nessebar (Burgaz, Bulgaristan), Kircali (Bulgaristan) yazlari firsat bulup gittigim tatil yerleri… Bunlarin hepsini gezdikten sonra Samsun’un bunlardan birinin bile yanina turistik anlamda yaklasamadigini gorup uzuluyorum… Oysa ki dogal yapisi itibariyle hicbirinden geri kalir yani yok. Bu anlamda en cok etkilendigim yer ise Bulgaristan’in Karadeniz sahilinde gecirdigim tatil oldu.

2003 yili agustosunda Samsun’da neredeyse bos sahilde rahat edebilecek yer bulmak icin kilometreler yapmis, misafirlere kafelerde dahil soguk bir bira ismarliyamamis, esimle samimi pozlar veriyoruz diye azarlanmis bir halde eve donmustuk… O yildan beride Samsun’da denize girmek konusunda ne firsatim ne de gercekten hevesim oldu. Ertesi yil Bulgaristan’a gittim Esim’in akrabalari ile tanismak ve bir haftada tatil icin. Esim cok heyecanla anlatirdi Bulgaristan’i ve denizini ama gidene kadar inanasim gelmemisti. Orada bir hafta tatil yapinca Karadeniz’den hayatim boyunca ilk defa bu kadar zevk aldim… Turkiye’nin tatil mekanlarina kiyasla cok daha ucuz ama bir o kadar keyifli yerlerdi. Sadece bir yeri degil sahil boyunca 3-4 kucuk sehri ve sahilini gordum. Anlatilir ve inanilir gibi degil.

Sahiller bazen yer bulamayacak kadar kalabalik oluyordu ve geceleri de inanilmaz keyifliydi. Hem denizde hem de sehrin icinde hersey turizme yonelik olarak duzenlenmisti. Sirbistan’dan, Ukrayna’dan, Rusya’dan hatta Almanya gibi ulkelerden turistlere rasliyorduk , Bulgar gurbetcileri de butun yilin acisini kendi ulkelerinde alabildigine cikariyorlardi.

Bulgaristan’in ekonomisi gelismis degil ve tarima dayali o yuzden halk kendi cozumunu bulmus gorunuyor. Turizmi benimsemisler ve dort elle sarilmislar, buyuk yildizli otellerden fazla gormedim ama bir cok insan evini pansiyona cevirmisti, sehrin deniz kiyisindaki bircok sokagi Mecidiye Caddesi gibi alisveris merkezine donusmus arac trafigine kapatilmisti, her zevke uygun restoranlar, kafeler, yerel kiyafetler, tatlar, ickiler… Tam bir tatil cenneti olmustu kucuk bulgar sehirleri; yazlari nufusunu neredeyse ikiye katliyorlar, herkesin yuzu guluyor, issizlik olmuyor, sehrin hem yasayanlar icin hemde misafirler icin degeri buyuyordu. Ilk senelerde 25-30 bin Leva olan apartmanlar artik 50 binlerden basliyorlar… Sehirler her yil daha da guzellesiyor, her yil yeni bir fuar, yeni bir etkinlik basliyor…

Hayatlari boyunca deniz gormemis meshur tatil yorelerine gidemeyecek insanlari denizle tanistirabilir Samsun, benim cocuklugum doneminde oyle biryerdi de hatta… Insanlara Karadeniz’in kalbinde oylece gelip gecmeyecekleri, hayranlik duyacaklari, ozleyecekleri, anilar, hatiralar biriktirecekleri bir Samsun vermeliyiz. Bu sadece bir hedef degil, biz bunu denize sahip olan insanlar olarak Anadolu’da Deniz ozleyen , merak eden insanlara borcluyuz. Onlari ne yapip edip bu nimetten haberdar etmeli tanistirmaliyiz. Denizin onunde durmamali onu paylasmali, Samsun’u yakamozlar gibi Karadeniz’in kara talihini aydinlatacak mekan yapmaliyiz.

Yaz basladi, herkesin cani tatil, deniz cekiyor simdilerde, benim derdim niye depresti zaten, Sahilde oturanlar yarin bir tabela assinlar kapilarina « KIRALIK ODA »  diye, sahildeki  kafeler « KAHVALTI VERILIR » yazmalilar, sabahtan sahiller temizlesin, copler toplansin sik sik, sahilde gozetleme kuleleri koyun, can simitleri, can kurtaranlar, renk renk semsiyeler, sezlonglar, dondurma, misir, deniz kabugundan kolye, gunes kremi, deniz havlusu, gunes gozlugu, mayo, top… Aksamlari « CANLI MUZIK » olsun kesin restoranlarda, radar kontrolu, alkol kontrolu, taksiler calissin vizir vizir…

Samsun’u tatil yerine cevirmek icin cok fazla birsey yapmak gerekmiyor aslinda, biraz cesaret ve biraz yonlendirmeyle cok mesafe alinabilir ama en buyuk engel daha cok zihinlerde duruyor sanki… Hayallerimizin, heveslerimizin, asimizin, isimizin, gelismemizin onunde herzaman olan sey… Degismekten korkuyoruz… En kotusude hayati yasamaktan korkuyoruz…

Seyhun KIRMEMIS


fatihsune
12 yıl önce - Pts 03 Tem 2006, 15:06

Sevgili Seyhun Bey,

Uzun ama okurken zevk aldığım güzel yazınızı bizimle paylaştığınız için öncelikle teşekkür ederim.
Samsun son 3 yılda inanın çok değişti...
Artık Samsun'da özellikle Atakumda bir akdeniz sahilindeymişcesine rahat hareket edebilir,deniz kıyısına serpilmiş  kafelerde istediğinizi içebilir (alkol dahil) daha doğrusu gönlünüzce bir tatil yapabilirsiniz artık şimdilerde...
Umarım bir gün yolunuz tekrar Memleketinize düşer ve bu değişimin canlı şahidi olursunuz...
İiçinizdeki Samsun sevgisnin tükenmemesi dileği ile...


seyhun_k

12 yıl önce - Pts 03 Tem 2006, 15:42
Cikar yol - 2


Aslinda samsun'u turistik bir sehir yapma hevesim, sehrin ekonomisine disaridan gelecek bir katkinin gerekliligine inandigimdan... Samsun'un ekonomik yapisi ile ilgili okudugum bir kac yazida turizmin adi hic gecmiyor. Oysaki boyle altyapisi, dogal guzellikleri olan bir sehir icin cok yazik diye dusunuyorum.

Amasya'dan Tokat'tan, Corum'dan Samsun'da hic akrabasi, tanidigi olmayan biri cuma is cikisi gelip cumartesi pazarini deniz kiyisinda bir pansiyonda gecirip pazar aksamida memleketine donebilir mi! Hatta Samsunlular, Atakum'a geldiklerinde unutsalar butun dertlerini, geceyi de orada bir yerde gecirseler... Yazlikcilar disinda da insanlar aksamlarini, gecelerini haftasonlarini, tatil gunlerini orada gecirebilseler.

Samsun'u sadece Samsunlular icin degil butun Turkiye icin gorulmesi gereken yer yapmak lazim. Samsun degisiyor farkediyorum, en son mayis ayinda ilk kez ucakla gelince cok hos hissetmistim. Sahilde Parklari, Ciftligi, 56lari gecince az cok degisikligi farkedebiliyorum ama turistik tat yok maalesef. Tatil gunlerinde Samsun'a gelmek tatil gibi degilde mecburi es dost ziyaretine donuyor.

Sitede bir yorumda okudum "tatile gittigimde bile ozluyorum Samsun'u" diye. Birileri gelip Samsun'da tatil yapsa ya da insanlar tatil icin Samsun'u terk etmek zorunda olmasa... ooof of

Turizm inanilmaz bir buyu bence, Samsun'da pek cok seyi birden degistirebilir...



seyhun_k

12 yıl önce - Prş 06 Tem 2006, 00:20
sivil toplum hareketi nasil oluyor...


sivil toplum hareketi nasil oluyor...

bir ornek vermek gerekirse;
Asagidaki yaziyi isterseniz birazda degistirip samsunun tum yerel gazetelerine mail olarak yollarsaniz, ayrica bunu belediyenin ve valiligin internet sitelerine de yollasaniz fena olmaz.. Belki birseyleri yerinden oynatabiliriz.

Denemekte zarar yok, 5 dakika vakit ayirin derim...
-------------------------------

Gazetenizin internet sitesinde soldaki ana linkleri arasina TURIZM basliginida ekleseniz olmaz mi ?

Yeni acilan turistik tesisleri, sehirde bu yonde yapilan duzenlemeleri daha ayrintili haber yapip, Samsun’u sadece samsunlular icin degil komsu iller icinde turistik bir yer olarak tanitmanin yollarini aramaliyiz diye dusunuyorum…

Samsun’a da bacasiz sanayii bir sekilde getirsek, yeni fabrikalar, tersaneler pesinde kosmaktan daha az yorulur ayrica geliri daha cok tabana yayabiliriz gibi geliyor.

-----------------------------


fatihsune
12 yıl önce - Cmt 22 Tem 2006, 14:19
Antalya değil,Burası Samsun...!






Samsun Büyükşehir Belediyesi Tarafından Organize Edilen ve bu yıl 26.sı yapılan Türkiyenin en büyük festivaline 18 ülkeden yaklaşık 800 danscı katıldı.
Gündüz sıcaktan bunalan danscılar samsun plajlarını akdeniz sahillerine çevirdi.
Danscıların kimi güneşlenip denize girerken kimi ise grup halinde çeşitli etkinlikler düzenledi.
29 Temmuza kadar sürecek festival kapsamında ekipler, kentin ayrı mekanlarında gösteriler sunacak.
Festival sonunda ''Altın Sülün Yarışması'' yapılacak.



sayfa 3
ANA SAYFA -> Diğer Şehirler