Ana Sayfa 900 bin Türkiye Fotoğrafı
İstanbul'un Nostaljik Minibüsleri
« önceki   123 ... 567 ... 565758   sonraki »
Ana Sayfa -> ULAŞIM
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
M.Ali Sade
7 yıl önce - Cum 24 Ksm 2006, 08:42

Asan 70 arkadaşımızın yolladığı minibüs de gerçekten nostaljik olan minibüslerimizden.

Bu minibüs her ne kadar önünde Transit ibaresi bulunmasına karşılık o yıllarda kısaca "FK" (Feka) olarak bilinirdi.Resimdeki de 1964 ya da 1965 model olabilir.Şu anda dahi üretilen Transit minibüsünün aslı ve hatta büyük dedesi bile diyebiliriz.

Bu minibüslerde o yıllarda çok popüler olan 17M Ford Taunus otomobilinde de kullanılan 4 silindirli V tipi ve 1700 cm3 hacimli benzinli motor kullanılmıştır ki binek otolarında kullanılan en güzel motorlardan birisidir.V tipi olması dolayısıyla sağlanan güçlü torku,yüksek deviri , randumanı ve gerçi o yıllarda benzinin çok ucuz olması dolayısıyla pek de üzerinde durulmamakla birlikte sağladığı yakıt ekonomisi bu motorun en büyük özellikleridir. Çok yüksek elektronik desteklerle çalıştırılan günümüz motorlarında bile bu motordaki kaliteyi yakalayabilmek bence mümkün değildir.

Bu kadar övdüğümüz motorun çok da yumuşak geçişli 4 ileri vitesli bir şanzumanı vardı.İlk çıkanlarında direksiyondan vitesli olanları da olmasına rağmen ,sonra onlar da resimde görüldüğü gibi yerden vitese tadil edildiler.

Bu minibüsün en zayıf yanı diferansiyeliydi.Kullanım hatalarına bağlı olmakla birlikte çoğunluğunda az ya da çok uğultu şeklinde ses olurdu.Bu ses gittikçe artarak devam eder ve en sonunda diferansiyel dağılırdı.Bunun üzerine yeni bir takım ayna/mahruti dişlisi alınıp onarıma başlanılırdı.Diferansiyel ayarı yani ayna ve mahruti dişlilerinin biribirine uyumu simdiki gibi bilimsel değil karakucak usüllerle boya vs. sürerek yapılırdı.Bu işe eli alışmış bazı ustalar tesadüfen de olsa çok iyi ayarlar tuttururdu ama genelde de bir zaman sonra uğultu yeniden başlardı.Bu da işin bir teknik yönü işte.

Resime geri dönecek olursak aracın ön görünüşü kusursuz.Ayna kolları,yan sinyalleri,ön panjuru,silgi kolları ve o yılların bir aksesuarı olan plastik Türk bayrağı ile tüm ayrıntılar yerli yerinde.Ama iç görünümde bazı hataları var.Bu da yaklaşık 40-45 yıl çalışmış bir araba içim çok normal.Direksiyon simidi, vites kolu ve gösterge tablosu aslının aynısı.Hatta torpido kapağı (nikelajlı kapak) ve şoför tarafındaki kapı tutamağı bile  60-70 li yıllardaki aksesuar anlayışının günümüze bir yansıması.Yolcu tarafındaki tutamak da orijinale uygun.Koltuklarını yapan döşemeci de eski ile yeniyi harmanlayarak güzel bir netice elde etmiş.Yerde duran nikelajlı iç ayna da takıldığında orijinalliği yakalar.Kendi gösterge tablosundaki hararet saati bozulduğu için göğüs üzerine sonradan ilave edilen civalı hararet saati bile nostaljiye az da olsa bir katkı sağlıyor.

Ama alta ilave edilen Çorum tipi Tofaş kaloriferi biraz sırıtmış.Bir de tabii dijital ekranlı radyosu şoför mahallinin o güzelim havasını bozmuş.Bu radyo takılacaksa bile şoför tarafına sol alta bir yere gizlenebilirdi diye düşünüyorum.

Ama araç geneliyle çok çok güzel.Boyanma stili ve renk seçimi de tamamen uygun düşmüş.Ne diyelim sahibine hayırlı ve uğurlu olsun.Onlar da kıymetini bilip güzel baksınlar ki bir 40 yıl daha insanlara nostaljiyi yaşatsın.

Herkese selamlar...


Akın Kurtoğlu

7 yıl önce - Cum 24 Ksm 2006, 23:01

Alıntı:
Bazı şeylere sahip çıkamıyoruz diyoruz ama gün geçtikçe mazi olması gerenler maalesef yitip gidiyor.Yinede bunları bir şekilde yaşatabiliriz.Belki yolcu metroya o kadarda bağlanmadan bu hatlara sahip çıkabilir.Zaman gösterir.

Aslında bu şekilde hizmet vermeye devam ettikleri müddetçe, minibüsler ileride; müsbet değil, menfi yönleriyle hatırlanacaklar... Yani, yolcular aslında Metro'nun tadını aldıklarında bu hatlara pek de sahip çıkacaklarını zannetmem...

Akın KURTOĞLU


yılmaz büktel

7 yıl önce - Pzr 10 Arl 2006, 18:12

taşlıtarla renault minübüslerinin hindistantan bir örneği

 

orçun sonat ve füsun önal ın başrollerde oynadığı bir filimden ayrıntılar. ben renaultları sarıyer hattında hatırlamıyorum ama filimde,  resimleri görünen araç sarıyere çalışıyordu.
 

(+)



 

(+)



 

(+)



 

(+)


Olgay Sadak

7 yıl önce - Pzr 10 Arl 2006, 20:23

Yilmaz bey hakli Renault minibüsler Sariyer hattinda hic calismadi, o yillarda sariyer hattinda, Thames ve daha sonra  Fort transit minibüsler vardi. Sariyer Taksim hattinda Mercedes 319,FK Ford, VW, Austin, Tempo Matador, Commer, hatta kisa bir müddet Amerikan Ford veya Chevrolet minibüs calismisti, ama Renault hic hatirlamadim.
Selamlar


Akın Kurtoğlu

7 yıl önce - Pzr 10 Arl 2006, 23:31

Renault Goelette'lerin ağırlıklı olarak çalıştıkları bölge: Kâğıthane-Alibeyköy-Eyüb-Taşlıtarla-500 Evler-Bayrampaşa-Esenler yayı üzerinde kalan yerleşmelerdi.



Dünya üzerindeki farklı kullanımlarıyla, 1950-58 arasındaki modellerde Renault Goelette'ler (Kolaj, tarafımdan yapılmıştır)...

Akın KURTOĞLU


M.Ali Sade
7 yıl önce - Pzr 10 Arl 2006, 23:58

Akın üstadın Türk filmlerindeki İETT'den görüntüleri içerisinde bu sayfaya yakışacak güzellikte birkaç resim yakaladım.(Akın üstadın müsaadeleriyle   )

İşte bir zamanların şoförlerin başbelası minibüsü Tempo Matador:






Bu da içten görünümü:

 

En büyük özelliği ise düz yolda şanzuman dağıtmasıydı.Ama üst yarım camları , emsallerine göre biraz uzun şasesi ve ferah iç düzeni ile dikkat çekerdi.



Herkese selamlar...


yılmaz büktel

7 yıl önce - Pts 11 Arl 2006, 02:23

ben çok fazla hatırlamıyorum bu tempo matadorları. ama resmi görünce aklımda şimşek gibi yarım dünya tanımlaması çaktı. ama niye öyle derdim bilemiyorum. ne dersiniz m.ali bey aklıma gelenin genel bir kabulle ilgisi varmı yoksa benim çocukluk imgelemim mi.

M.Ali Sade
7 yıl önce - Pts 11 Arl 2006, 10:03

Yarım dünya tabirini ben duymadım.Olabilir de.Eski arabalara her yerde yöresel lakaplar da takılırdı.

Bu minibüsler 1950 li yılların sonlarına ait olup,Ankara'da da Ulus-Sanatoryum-Keçiören hattında çok görülürdü.

Fırsat bulmuşken Tempo Matador hakkında biraz daha bilgi vereyim:

Bu minibüs Alman malı olmasına rağmen motorları İngiliz Austin'di.Muhtemelen düz yolda dağılmasıyla ünlü şanzumanları da İngiliz malıydı.Ama Tempo'nun başarısız bir Alman markası olduğu kesin.Çünkü ön tarafında bulunan sacdan küçük bir levhada"Tempo......AG /Hamburg" gibi bir ifade de yer alırdı.

Tempo Matador 60 lı yıllarda bu resimdekinden çok az farklı,daha ziyade ayrıntılarıyla oynanmış  bir modeli de piyasaya sürdü.Hatta  Tempo kasası olmasına rağmen önünde yine ünlü Alman markası Hanomag amblemi bulunan minibüslerini de gördüm diye hatırlıyorum.

Bu arada 60 lı yıllarda Tempo'nun çok güzel döküm düdüklü tencerelerinin de piyasada bulunduğunu söyleyeyim. Demek ki otomotiv üretimini başka şekillerde de değerlendirme şansı da bulunabiliyor.

Herkese selamlar...


:BARIŞ:

7 yıl önce - Pts 11 Arl 2006, 16:00

84 Model OTOKAR (Panzer Magirus)
 

(+)


yılmaz büktel

7 yıl önce - Pts 11 Arl 2006, 17:24

imç blokları önünde bir magırus minibüs, geride uzakta haliç görünüyor.
 


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> ULAŞIM