tugkan yanlış alibeyköyde enter yoktu,renolar vardı yani dört köşe tabir ettigimiz,yan,yana kalkardık,onlar zor çalışırdı gıy,gıy çevirir bi ateşlerdi,bizde gülerdik,fakat yolcu alması m 3000 gibi ayakta süperdi.kasa aksamı iyi yürür aksam ise hepsinin degişikti,şanzıman,defransiyel,dingil,direksiyon,motor,yani herşeyi degişirdi,enter,doc,magıruz,ford ,gibi herşey konurdu.
Özer abi 34 M 4614 var şu an Alibeyköyde o araba bizim tanıdıkların arabasıdır Enterdi.Araç hala kendilerinindir.
Alibeyköyden bir hatıra 34 TC 158 eski plakası.şu anki M 4614 aracın önünde duran kişi İbrahim İSLAM Not: bu resim daha önceki sayfalarda bulunmaktadır.bilgi amaçlıdır
Ayrıca benim saydığım duraklarda hep enter var demekten ziyade bu duraklarda Küçük Otobüs ruhsatlı araçlar vardı dedim.Enter-Otobüs kasa Renault-Saviem gibi.Zaten yukarıdaki resimde göstermiş bulundum.saygılar Bu arada Arnavutköy-Habipler arabaları zaten küçük otobüs ruhsatlıydılar.Orada çalışan Saviem ler vardı.Gopaşa- topkapı Dört köşe Renault kaynıyordu benim anlatmak istediğim ilandaki Küçük Otobüs yazısından esinlenerek konuyu açtım.İlandaki aracın aynısından vardı demedim.
küçük otobüs ruhsatı bizdede vardı,çiftlik-aksaray,bagcılar minibüs idi bazıları küçük otobüs,bir ara korsan diye aksaraya sokmadılar,ordu evinin önünde trafik zabıtası keserdi yolu baglardı arabaları,olay çıkmıştı o zaman trafik polisi gelmişti o ceza yazdı,araba baglamam sizin bedduanızı alıp evime giremem demişti başkomiser, zabıta komiserinide fırçalamıştı.
konu alibeyköyde enter görmedim ,şöyleki 83-93 arası vatan caddesinde yan,yana kalkardık magırusta yoktu daha sonra üç magırus geldi digerleri alamadı benim bildigim bunlar.dört köşe reno görmüyorum uzun zamandır ah keşke bu fotoraf makinaları bizim zamanda olsaydı çekerdik bol,bol.zaten taşlıda hiç yoktu.
tugkan dogrudur ama ben çalıştıgım dönemde görmedim,renolar çok bakımlı idi ona şaşardım.o zamanlar kenwood teypler,pioneer kolonlar vardı arabalarda.ve düzen olarak süperdi kahyaya kimse karşı gelemezdi.
küçük otobüs kavramı dalan bel.başkanı iken minibüse dönüştük.
Doğrudur Dalan zamanı Minibüs olundu Küçük otobüs ruhsatlılar ama Taşlıtarla da yoktu derken Özer abi dört köşe Renaultlar Gopaşa-Topkapı hattında çok vardı A/27 surun dibinde duruyorlardı.evet enter yoktu.Alibeyköy-Aksaray daki enterin resmini yükledim.bir önceki sayfaya iyi geceler..
(+)
Dört köşe Renaultun şöför mahalli.Resimler yıpranmıştı anca bu kadar netlik sağlayabildim.Araçlar Alibeyköy-Aksaray arabalarıdır.Bu resimlerdeki şahısların yaşayanlarına selamet,vefat edenlere ALLAH tan rahmet.İyiki bu kareleri ölümsüzleştirmişsiniz İlk resimdeki araç hariç diğerleri Dört Köşe Renault dur yani otobüs kasa.
sagol tugkan bu dört köşe renoyu kullanan otobüsü çok rahat kullanırdı,bunların içinde iki büklüm olmazsın,yolcu alma bakımından M 3000 den aşagı almaz,ve ondan kullanımı daha rahat idi,tek kötü yanı yürür aksam yani defransiyel,şanzıman,motor ,dingil iyi degildi o yüzden zamana yenildiler.yinede görünce o günler aklıma geldi,aksaray vatan caddesi,üç durak yanyana,G.O.P,alibeyköy,çiftlik.karşıda bayrampaşa,k.çekmece hey gidi günler.
Soğuk bir kış gecesi bu duraktan Pazariçi minibüsüne bindik.Minibüs aynen bu dört köşe Renault idi.Ve hatta ben Tuğkan'ın alttaki resminde görülen şoför mahallindeki tek koltukta oturuyordum.
Daha Aksaray Orduevi hizasını yeni geçmiştik ki ön sağ lastik patladı.Şoför Allah selamet versin,artist bir gençti.Meğer babası bir işi çıkınca nasılsa kullanıyor diye buna bırakıp gitmiş.
Arabada araya araya kriko ve bijon anahtarını zor buldu.Daha sonra zor bela krikoyu yerleştirdi ama daha araba azıcık kalkmıştı ki tabii takoz ve el freni ya da en azından vitese dahi takmadığından araba geriye doğru akıverdi.Neyseki durdu.
O saatte arkadan gelebilecek başka dolmuş da olmadığından iş başa düştü.Çocuğun elinden krikoyu ve bijon anahtarını aldık.Patlak lastiği söktük.Arkadan stepneyi çıkardık,taktık,krikoyu indirdik .Bu lastiğin de havası azdı ama nasılsa bizi Taşlıtarla'ya kadar götürür diye düşündük.
Kış günü orada iyi bir soğuğu yediğimizi ve üstümüzün başımızın rezil olduğunu hatırlıyorum.