Ana Sayfa 892 bin Türkiye Fotoğrafı
Nevşehir - Hacı Bektaş - Hacı Bektaş-ı Veli Türbesi
123 ... 141516   sonraki »
Ana Sayfa -> Diğer Şehirler
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Selahattin
8 yıl önce - Cum 02 Hzr 2006, 01:54
Nevşehir - Hacı Bektaş - Hacı Bektaş-ı Veli Türbesi


Anadolu Erenlerinden Hacı Bektaş-ı Veli Hazretlerinin Türbesi'nden görüntüler.

 

(Kültür Merkezi)



 

(Camii)





(Dergah)



 

(Türbesi)





(Hacı Bektaş-ı Veli)



En son Selahattin tarafından Cum 02 Hzr 2006, 22:38 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi


Selahattin
8 yıl önce - Cum 02 Hzr 2006, 16:38

Hacı Bektaş Veli hakkında bilgi:

Gerçek ismi, Seyyid Muhammed bin İbrahim Ata olan , Hacı Bektaş-ı Veli Horasan'ın Nişabûr şehrinde 1281 senesinde doğdu.

İlk eğitimini Şeyh Lokman-ı Perende’den aldı. Lokman-ı Perende, Ahmed-i Yesevi’nin halifelerinden olup, zahir ve batın ilimlerinde derin bilgilere sahipti. Bektaş Veli Lokman-ı Perende’nin gözdesiydi. Ve rivayetlere göre kendinde olağanüstü haller gerçekleşiyordu.


Hacı Bektaş-ı Veli, eğitimini tamamladıktan sonra Anadolu'ya geldi. Halka doğru yolu göstermeye başlayan ve kıymetli talebeler yetiştiren Hacı Bektaş-ı Veli, kısa zamanda tanınarak büyük rağbet gördü. Bu sırada Anadolu'da dini, iktisadi, askeri ve sosyal teşekkül olan ve kendisinin de bağlı olduğu "Ahilik Teşkilatı" ile büyük hizmetler yapan Hacı Bektaş-ı Veli ve talebeleri, Osmanlı sultanları tarafından da sevildi ve hürmet gördü.

Bu sıralarda kuruluş devrinde olan Osmanlı Devleti'nin sağlam temeller üzerine oturmasında büyük hizmetleri oldu. Sultan Orhan zamanında teşkil edilen “Yeniçeri Ordusu”na dua ederek, askerlerin sırtlarını sıvazladı. Böylece Hacı Bektaş-ı Veli'yi kendilerine manevi pir olarak kabul eden Yeniçeri Ordusu, manevi hayatını ve disiplinini ona bağladı. Hacı Bektaş-ı Veli, asırlarca Yeniçeriliğin piri, üstadı ve manevi hamisi olarak bilindi. Bu bağlılık ve muhabbet, Yeniçerilerin sulh zamanındaki talimleri ve harplerdeki gayret ve kahramanlıklarında çok müsbet neticeler verdi. Bütün bunlar, halk ile Yeniçeriler arasındaki yakınlığı kuvvetlendirdi.

Yeniçeriler, dervişler gibi cihad azmiyle dolu ve görülmemiş derecede kahraman ve fedakar oluşlarında, bu hadiseler müsbet tesirler gösterdi. Yeniçerilerin; "Allah, Allah! İllallah! Baş uryan, sine püryan, kılıç al kan. Bu meydanda nice başlar kesilir. Kahrımız, kılıcımız düşmana ziyan! Kulluğumuz padişaha ayan! Üçler, yediler, kırklar! Gülbang-i Muhammedi, Nûr-i Nebi, Kerem-i Ali... Pirimiz, sultanımız Hacı Bektaş-ı Veli..." diyerek savaşa başlamaları, bunun manidar bir ifadesidir.

Hacı Bektaş-ı Veli'nin Makalat adlı Arapça bir eseri vardır. 1338 senesinde vefat eden Hacı Bektaş-ı Veli'nin derslerini ve sohbetlerini takip ederek onun tarikatına bağlananlara, tasavvuftaki usûle uyularak "Bektaşi" denildi.


Makalat'ın asıl nüshaları tetkik edildiğinde, onun; İslam dinine sıkı sıkıya ve sağlam bir şekilde bağlı, İslamiyete uymayan davranışlara şiddetle karşı çıkar.


ÖĞÜT

“Tarikatın, tasavvuf yolunun ilk makamı, bir alime canı gönülden bağlanıp, tövbe etmektir. Tövbe, canı gönülden olan pişmanlıktır ve mutlaka yapılmalıdır. Tövbe ederken gözyaşı dökmelidir. Tövbeyi kabul edecek Allahü Tealadır. Tövbe ettikten sonra O'na tevekkül etmelidir. İkinci makamı, talebe olmaktır. Üçüncü makamı, mücahede, nefse zor gelen, nefsin istemediği şeyleri yapmaktır. Dördüncü makamı, hocaya hizmettir. Beşinci makamı, korkudur. Altıncı makamı, ümitli olmaktır. Yedinci makamı, şevktir ve fakirliktir. Marifetin birinci makamı edep, ikinci makamı, korkudur. Üçüncü makamı, az yemektir. Dördüncü makamı, sabır ve kanattır. Beşinci bakamı, utanmaktır. Altıncı makamı, cömertliktir. Yedinci makamı, ilimdir. Sekizinci makamı, marifettir. Dokuzuncu makamı, kendi nefsini bilmektir."

MENKIBE

Hacı Bektaş-ı Veli, her gün gelip, şimdiki dergahının bulunduğu yere otururdu. Onu sevenler; "Galiba Hacı Bektaş-ı Veli Hazretleri burada bir dergah bina edilmesini istiyor, o yüzden gelip buraya oturuyor" dediler. Daha sonra Hacı Bektaş-ı Veli'nin hizmetini gören Sarı İsmail'e, Hacı Bektaş'ı sevenlerden biri, buraya bir dergah yaptırmaya niyet ettiğini söyledi. Sarı İsmail de, gelip durumu hocasına arz etti. Hacı Bektaş-ı Veli; "Ona söyle. Bir usta getirsin. Biz istediğimiz büyüklükte bir daire çizelim. Ayrıca yeteri kadar taş getirtip, yonttursun, hazır etsin." dedi.


Sarı İsmail, bu durumu o şahsa bildirince, çok sevindi ve hemen bir mimar getirdi. Hacı Bektaş-ı Veli de kalkıp, mübarek eliyle şimdiki dergahın bulunduğu yeri çizdi. O mimar da, dergahın inşası için yetecek kadar taş getirtip yontturdu. Taşların yontulma işinin bittiği gecenin sabahı, herkes, dergahın yapılmış olduğunu gördü. Dergahı yaptıracak kimse, derhal Sarı İsmail'in yanına gelip; "Ben bu binanın yaptırılması için usta getirdim, taş getirdim ve yaptırma sevabına kavuşmak istedim. Fakat her kimse bir gecede yaptırmış." diyerek üzüntülerini belirtti. Sarı İsmail, durumu derhal hocası Hacı Bektaş-ı Veli'ye bildirdi. Bunun üzerine Hacı Bektaş-ı Veli; "Ey İsmail! O beni sevene söyle, bu dergahı zahirden birisi gelip yaptırmadı. Allahü Tealanın izni ile bir anda yapıldı. Sevabı yine onun amel defterine yazılmıştır." dedi. İsmail durumu derhal o kimseye bildirdi. O zat da Allahü Tealaya şükür secdesi yaptı.


KAYNAK:kimkimdir.gen.tr


İlginiz için teşşekkür ederim Nusret Bey ama ayrı başlık olması daha doğru olur.O zaman Nevşehir ile ilgili her başlığı Kapodokya kısmına yüklememizin bir anlamı olmaz.


Şeref_50

8 yıl önce - Cum 21 Tem 2006, 17:16
Nevşehir-Hacıbektaş







İlçenin geçmişi M. Ö. 1650 – 1460’lı yıllara kadar uzanır. Daha sonraki yüzyıllarda bölge İskit, Kimer, Asur, Bizans yönetimlerini yaşadı. M.S. 1195’de Kubeddin Melikşah, ile Anadolu Selçuklu dönemi başlar.   1365’te Karamanoğlu Alaeddin Ali Bey yöreyi alır. Ancak 1402’de Timur, Nevşehir ve yöresini Karamanoğulları’na geri verir.   1466 yılında bölge kesin olarak Osmanlı ülkesine katıldı.   Günümüzde Hacıbektaş, Nevşehir iline bağlı, 8000 nüfuslu, hareketli tarihi ve kültür dokusuyla ilgi çeken bir ilçedir.   Gülşehir’deki Kapadokya Havalimanı’na da 25 km uzaklıktadır.   Hacıbektaş ilçesine adını veren ve yörede gerçekten önemli bir isim olan Hacı Bektaş Veli, 13. yüzyılda yaşamış olan bir düşünür ve gönül adamıdır.   Hacı Bektaş Veli’nin Anadolu’ya gelişi, Anadolu Selçuklu Devleti’nin siyasi ve ekonomik alanda bozulduğu bir devreye rastlar. Hacı Bektaş Veli, Kırşehir yöresindeki Suluca Karahöyük’e (Hacimköy) yerleşmiş, Orta Anadolu’yu gezip, insanlarının gelenek ve göreneklerini özümsedikten sonra bir bilim ve öğreti merkezi kurmuştur. Burada çok sayıda öğrenci de yetiştirmiştir.   Hacı Bektaş Veli Müzesi, halen Anadolu ve çevresindeki coğrafyada yaşayan insanların Bir çoğunun en önemli ziyaret merkezi durumundadır. 1948 yılında ilçe olan ve Kırşehir’e bağlanan Hacıbektaş, 20 Temmuz 1954’te Nevşehir’in il olmasıyla Nevşehir’e bağlandı.   1964 yılından bu yana 16-18 Ağustos tarihleri arasında belki de Türkiye’nin en hacimli etkinliği olarak Hacı Bektaş Veli’yi Anma Törenleri aralıksız 40 yıldır düzenlenmektedir.


Şeref_50

8 yıl önce - Cum 21 Tem 2006, 17:32




 

Hacı Bektaşı Veliyi anma törenleri


Şeref_50

8 yıl önce - Sal 15 Ağu 2006, 16:53

16 Ağustos 2006 günü Nevşehir/Hacıbektaş ilçesinde Şenlikler başlayacaktır. Her yıl aynı gün kutlanmaktadır. Hacıbektaşı Veli yi anma törenleri ve diğer etkinlikler.


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> Diğer Şehirler