Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
galpay

13 yıl önce - Prş 11 May 2006, 22:44
Konya Taşkent (Pirlerkondu)


Bu pazar günü Anamur'dan Ankara'ya dönerken Taşkent'e de uğradım.

 

Çevredeki onlarca pınardan biri olan Sultan Pınarı'nın suyu ile serinledim.

 

Pirlerkondu'daki efsanelerin haddi hesabı yok.
Fakat en çok bilinen ve tarihçiler tarafından da doğrulanan bir genç kızın Sultan Pınarı başında Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad'ın buz gibi suyu hızlı içmesini bir çam iğnesiyle önlemesidir.

Tavsiye üzerine Boğaz öte mezarlığında Dede Efendi Hoca'yı da ziyaret ettim.

.



nebi

13 yıl önce - Cum 12 May 2006, 20:58

A aaa burasi bizim ilçe burayi gormek ne kadar sevindirici!!!!!Sana çok tesekkur ederim kardesim ben açacaktim bu yaz bu basligi kismet sanaymis Bu ilçenin nufusu 10000 mis ama o kadar gostermiyor galiba sayi sisirilmis Buraya bagli Balcilar kasabasinin nufusununda 10000 oldugunuda belirtiyim....

Eskiden burasi Konya'nin Hadim ilçesine bagliydi ardindan ayri bir ilçe oldu.

Burasi tam bir uçurumun kenarina yapilmistir Insan korkuyor bakarken ama çok sirin bir yer, şu çeşmenin oldugu yerde durup bir buz gibi dağ suyu içmenizi tavsiye ederim

Saygilar


KeNaNeY
13 yıl önce - Cum 12 May 2006, 21:58

galpay su alaeddin keykubad ve o genc kizin hikayesini anlamadim, biraz daha aciklayici anlatsana bir zahmet olmazsa.

galpay

13 yıl önce - Cmt 17 Hzr 2006, 20:13
Konya - Taşkent (Pirlerkondu) - Sultan Pınarı


Buraya uğramayalı uzun zaman geçmiş.
Taşkentli wowTURKEY'ci bir dostumuz yok gibi...
Kaldığımız yerden devam edelim.
Sultan Pınarı ile ilgili efsane:
Anadolu Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad ile Alaiye (Alanya) Beyi arasında oluşan sınır anlaşmazlığını çözmek için elçiler şöyle bir anlaşmaya varırlar.
Her iki kumandan da horoz ötümü vaktinde yola çıkacaklar ve karşılaştıkları yer, her iki beyliğin sınır noktası olacaktır.
Gerek Selçuklu hükümdarı, gerek Alanya beyi birer elçilerini de tam horoz ötümünde çıkılmasını kontrol için karşılıklı olarak bırakırlar.
Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad’ın mihmandarı horozun erken ötmesini sağlamak için akşamdan horoza baharatlı ve acılı yiyacekler yedirir.
Durum böyle olunca sultanın horozu erkenden öter ve Sultan da alaca karalıkta atına atlar ve düşer yola…
Yağız at rüzgar misali bayırlar tepeler aşar, yollar dürülür, bir hayli yol alır.
Kan ter içinde kalır. Susuzluktan dudakları çatlamış, boğazı kurumuş haldedir.
Bir yamaçta şırıl şırıl çağlayan bir pınar görür. Atını mahmuzlar, varır pınar başına…
Birde ne görsün? Bir dağ güzeli testisini doldurur.
Sultan; “- bir su ver bacım!” der.
Kadın kim olduğunu bilmediği kan ter içindeki yolcuyu şöyle bir süzer, tasını doldurur.
Sonra pınarı gölgeleyen çamın dallarından bir tutam yaprak koparır, su dolu tasa serper, sultana uzatır.
Sultan tası alır ama içindeki yapraklara bir mana veremez.
Suyu içmez, döker ve tası kadına tekrar uzatır.
Güzel kadın tası buz gibi su ile doldurur, yine çam yapraklarını serper, verir sultana…
Sultan, sorar kadına; “- niçin bu çam yapraklarını suyun üzerine serpiyorsun?”
Kadın; “- Yiğidim, hava sıcak, sen de terlisin… Çam yaprağı suya koku verir. Hem de birden bire değil de süze süze içeceğin için, dokunmaz, al iç…” der.
Sultan suyu içer ve kadına; “- Adını bağışla bacım!” der.
Kadın başını öne eğer, utangaç tavırla;
“- Adım başkasına bağışlandı, sen kusurumu bağışla” der.
Sultan; “- burası neresidir?” diye sorar.
Kadın; “- Pirlerkondu derler buraya, köyümüz şu yamacın ötesindedir” der.
Sultan; “- Ben Anadolu sultanıyım. Dile benden ne dilersin” der.
Dağ güzeli kadın bu bahadırın sultan olduğunu anlayınca şaşırır.  Yerinden fırlar, atın üzengilerini öper.
“-Sultanım sağlığını dilerim” der.
Alaeddin Keykubat israr edince dileğini söyler.
“Biz, İçel’in pamuğunu eğirir, iplik yapar, bez dokur, pazarda satar, geçimimizi sağlarız. Bezlerimize damga vurular. Bir top bezden tam üç akçe vergi alırlar. Ferman buyurunda almasınlar” der.
Sultan; “Dileğin olacak, benim de niyazım odur ki;
ÇAMLARINIZ KURUMASIN,
GÜZELİNİZ YAŞLANMASIN,
SUYUNUZ ILIMASIN
BEZİNİZDEN ÖŞÜR AKÇE ALINMASIN
” der.
.
 
.


galpay

13 yıl önce - Cmt 17 Hzr 2006, 20:42
Konya - Taşkent (Pirlerkondu) İlçesi


Taşkent (Pirlerkondu)
Taşkent, Orta Toroslar Taşeli Platosunda, Göksu vadisi kanyonları üzerinde yer alan küçük, ama şirin bir ilçemizdir. Tarihi kayıtlarda "Komesettin İli" olarak anılan Ermenek civarının 1227-1228 yıllarında Karamanoğulları'nın yerleşimine açılması ile yöredeki Türkmenler daha rahat hareket eder duruma gelişmişlerdir. Toros dağlarında kalan Ermenilerin Kilikyada (Çukurova) toplanmaya başlamaları ile doğan boşluk Türkmen boylarından özellikle Avşar, Çetmi, Köseliler vb. boylarının yöreye iskanı ile doldurulmaya başlamıştır.
Ekseriyeti Avşarlardan oluşan Türkmenlerin Taşkent'e yerleşme tarihleri 1225-1250 yılları arasında rastlamaktadır. Taşkent yakınında yer alan Avşar, Balcılar, Bolay ve Çetmi kasabalarının, göçebe olarak buraya gelen Türkmenler tarafından kurulduğu bilinmektedir.
Taşkent ilçe merkezinin yörenin en eski yerleşim yeri olduğu tarihi belgelerle de doğrulanmaktadır.
Tarihte "Pirlerkondu" adıyla tanınan merkezi 1930 yılında Vali İzzet Bey tarafından "Taşkent" adı ile anılan nahiye 4 Temmuz 1987 ilçe olmuştur.
Taşkent; Konya İlinin 135 km. güneyinde Akdeniz sahiline yaklaşık 100 km. uzakta olup, Akdeniz bölgesinde yer alır. Ancak bulunduğu yer Orta Torosların, Taşeli mevkiinin oldukça yüksek bir bölge olması nedeniyle bozulmuş Akdeniz iklimi ile karasal iklimin özelliklerini bir arada görmek mümkündür. Taşkent'te kışlar soğuk ve karlı yazlar ılık ve kurak geçer.
.



sayfa 1
123 ... 121314   sonraki »
ANA SAYFA -> KONYA