Ana Sayfa 915 bin Türkiye Fotoğrafı
Osmanlıca ayrı bir dil midir? - [KÜLTÜR]
« önceki   123 ... 11121314   sonraki »
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Gökhan GÖKGÖR

1 yıl önce - Prş 29 Ksm 2012, 21:40

Hocaya sormuşlar ''Hocam Ramazan bizden memnun gitdi mi?'' Hoca; memnun olmasa her sene 10 gün önce gelir miydi demiş..


onur ç
1 yıl önce - Cum 28 Arl 2012, 20:10


osmanlı türkçesi


Bir paylaşımda ben yapayım okuyana benden bir artı puan



hakan erat

1 yıl önce - Cum 28 Arl 2012, 20:28

"Kadınların saçları bile kırılır gerisini siz düşünün " galiba en alttaki de "zor dostum zor"

Burak.
1 yıl önce - Cum 28 Arl 2012, 20:34

Bence Osmanlıca yarı Türkçe bir dildir, çünkü zamanla halkın konuştuğu dille alakası kalmayıp sadece üst seviyelerin konuştuğu bir dil olmuştur ve içerisinde çok fazla Arap-Fars kökenli kelimeler bulunmaktadır.Bir diğer önemli sebebi ise Türk Diline uygun olmayan Arap Alfabesinin kullanılması, şu an kendi alfabemizi kullanmıyor olsak da latin alfabesi Türkçe'ye uygun ve her hangi anlam kaymasına yol açmamaktadır fakat Arap Alfabesinin kullanıldığı zamanlarda bazı ses uyuşmazlıkları gibi sorunlar varmış

dr. mustafa ışık

1 yıl önce - Pzr 03 Mar 2013, 01:06
Haberin var mı?!


Başlığı atan arkadaş, Onur ç'nin Osmanlıcasını yazdığı ibarenin
T.C. tüm Edebiyat Fakültelerinde, "Osmanlı Türkçesi" adıyla yıllardır, resmen, ders olarak okutulduğundan haberin var mı?
İnanmıyorsan, bir siteye tıklayacak kadar internet bilgin olduğuna ben inanıyorum.
Laf olsun, torba dolsun...


samet cosqun

1 yıl önce - Pzr 03 Mar 2013, 01:44

Alıntı:
Türk Diline uygun olmayan Arap Alfabesinin kullanılması


Osmanlıca alfabesi, Arap alfabesinden oluştuğunu söylemek eksik ve yanlış olur. Fars alfabesi demek daha doğru.


ozankara
1 yıl önce - Pzr 03 Mar 2013, 01:50

Alıntı:
Osmanlıca alfabesi, Arap alfabesinden oluştuğunu söylemek eksik ve yanlış olur. Fars alfabesi demek daha doğru.


Farsça da Arap alfabesi kullanır farklı olan Türkçe gibi kendine has seslerinin de olmasıdır. je, peltek se gibi.


ahmet28
1 yıl önce - Pzr 14 Nis 2013, 10:49

Osmanlıca Türkiye'de yeniden canlandırılıyor.

Alıntı:

80 Bin Kişi Osmanlıca Öğrendi

Hayrat Vakfı Ankara Başkanı Said Yavuz, Türkiye genelinde 340 Halk Eğitim Merkezi’nde ücretsiz Osmanlıca eğitim verdiklerini belirterek “Bir yılda yediden yetmişe 80 bin kişiden fazla kursiyerimize eğitim verdik. Kurslarımıza ilgi süper” dedi.

Türkiye’de toplam 340 Halk Eğitim Merkezi’nde ücretsiz Osmanlıca eğitim verdiklerini dile getiren Hayrat Vakfı Ankara Başkanı Said Yavuz, “Bir yılda yediden yetmişe 80 bin kişiden fazla kursiyerimize eğitim verdik. Kurslarımıza ilgi süper” dedi.

340 MERKEZDE EĞİTİM VERİLİYOR

Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ile imzaladıkları üç yıllık protokol gereği Osmanlıca dersleri verdiklerini söyleyen Yavuz, “Bu bağlamda Türkiye toplam 340 Halk Eğitim Merkezi’nde faaliyet yürütüyoruz. 2800 eğitmenimizin bir yıl içinde üç kur olarak verdiği derslerde 80 bin’den fazla kişi Osmanlıca ile buluştu. İmzaladığımız protokol ilk yılı sonunda çok güzel geri dönüşler aldık. İki yıl daha kurslarımız ücretsiz olarak devam edecek. Ancak hem bizim hem Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’nün hem de vatandaşlarımızın memnuniyetinden dolayı çok uzun yıllar kurslarımızı devam ettirmeyi düşünüyoruz” diye konuştu.

‘DAHA ÖNCE NERDEYDİNİZ’ DİYORLAR

“Birçok kişinin Osmanlıca alma nedeni farklı. Kimisi maneviyata olan ilgisi, kimisi eskiden kalan belgelere olan ilgisi, kimisi okul için kurslara katılıyor” diyen Yavuz, “Kursiyerlerimiz arasında ortaokul öğrencisinden 70 yaşındaki vatandaşımıza kadar insan var. Dede, teyze, ninelerimiz bile katılıyor. Ancak ağırlıklı olarak üniversite öğrencileri geliyor. Modern tabirle ilgi süper. Ayrıca yaptığımız memnuniyet anketlerinde binlerce kişi arasından bir kişi bile ‘memnun olmadım’ demedi. Hatta ‘daha önce nerdeydiniz? Neden yıllar önce bu işe koyulmadınız’ diyenler oldu” ifadelerini kullandı.

“OSMANLICA DERSİ”

Osmanlıca’nın, Talim Terbiye Kurulu tarafından Sosyal Bilgiler Liselerinde zorunlu ders, diğer liselerde ise seçmeli ders olarak önümüzdeki yıl verilmek üzere müfredata konduğunu hatırlatan Yavuz, “Biz de Bakanlık yetkilileri ile görüşmelerimizde sürekli bu konuya değiniyorduk. Bu konu bizim için çok önemliydi. Alınan bu karardan çok memnun olduk” dedi.

“AKİT’TEN ALLAH RAZI OLSUN”

Osmanlıca konusunda yaptığı haberlerden dolayı Akit’e çok teşekkür eden Hayrat Vakfı Başkanı Said Yavuz, “Akit’ten Allah razı olsun. Ne kadar reklam yapsak da ulaşamadığımız noktalar var. Akit’in ilgisi ve haberleri bütün kamuoyunun kurslarımızdan haberdar olmasına vesile oluyor” şeklinde konuştu.

http://www.habervaktim.com/haber/322127/80-bin-ki ...rendi.html
yeniakit



iyi bir başlangıç.
80.000 kişi, Türkiye'de 1000 kişiden biridir.
Zamanla tekrar yaygınlaşması gerekiyor.


bekir_m
12 ay önce - Cmt 26 Ekm 2013, 21:17
osmanlıca?


Alıntı:
Osmanlıca Türkiye'de yeniden canlandırılıyor.

Osmanlıca diye bir dil yok. Osmanlı devletinde kullanılan Türkçe var. İlla şimdiki dilden ayıracaksanız Osmanlı Türkçesi en doğrusu olur.Şimdiki Türkçe'ye de Türkiye Türkçesi deriz.
Dilin toplum ile yönetici ya da şehirli kesimi arasında farklılaşması onu ayrı bir dil yapmaz. Belki yozlaşma diyebilirsiniz ama asla başka dil diyemezsiniz. Kopukluk şimdi de var. Ayrı dil demiyoruz ama.


enesbayrakli
12 ay önce - Cmt 26 Ekm 2013, 21:31

Prof. Dr. Haluk Dursunun konu ile ilgili bir yazısı

Alıntı:
KİM DEMİŞ TÜRKÇE DEĞİL DİYE!...

Üniversitede hocalık yapan bir tanıdığım, hazırladığı CV’sinde bildiği yabancı diller arasında Osmanlıcayı da yazmış. Bakar mısınız duruma? Ne hale geldik…

“Ne günlere kaldık ey gazi hünkâr,
Eşşek defterdar olmuş, katır mühürdar”

Gel de bunu yazdırıp karşına asma…

Osmanlıca diye bir yabancı dil olmaz. Türkçe bilen birisinin ayrıca Osmanlıca dilini bilmesi söz konusu olamaz. Osmanlıca okuması yahut okuyamaması olur, bu çok önemli bir mevzudur. Ama Osmanlıcayı yabancı bir dil olarak değil, kendi dili olarak değerlendirmek doğrudur. Osmanlıca bilmeyen birisine okuması yazması yok demek yanlış değildir Türkiye’de. Hele bazı mesleklerde…

Arap harfleriyle yazılan her söz Arapça olmaz. Grek alfabesiyle yazılan her yazının Rumca olmadığı gibi…

Osmanlıca ve Karamanlıca dediğimiz “dil”, işte böyle bir şeydir. Kuran-ı Kerim Arapçadır ama Kuran harfleriyle Türkçe yazılabilir. Yazılmıştır da zaten yüzyıllardan beri… Karamanlı Rumlar, Grek alfabesiyle Türkçe yazarlar. Bütün bunların yazılması, söylenmesi ve anlatılması bile zaten bir ayıp… Ama neyleyelim ki, yukarıdaki beyit tekrar gündeme geldi.
Biraz size Osmanlıca dediğimiz, ama aslı Türkçe olan, yukarıda ilk örneğini verdiğim levhalardan bahsedeceğim. Hayata dair yaşanmışlıkların, tecrübelerin, birikimlerin ortaya çıkardığı ibretli, hikmetli sözlerden…

Bu sözler, tıpkı bir duvar sloganı gibi, sanatlı bir şekilde hattatlar tarafından yazılır ve odalara levha olarak asılır. Bu levhalar Kuran harfleriyle yazıldığı halde, Kuran’dan ayetler değillerdir ve dini ibare ve ifadeler taşımazlar. Sadece din ve hayat felsefesinden kaynaklanırlar.
Tamamıyla dini kaynaklı olan “Maşallah, Barekallah, Ya Hafız, Ya Fettah” gibi olanları zaten herkes biliyor, çok görüyor.

Bu gibi temel bilgilerden haberdar olmayan cahiller, biraz da dine uzak durmaktan ve dindar gözükmeye korkmaktan olsa gerek, evlerine, odalarına eski yazı hat asmaktan hep çekinirler. Halbuki her eski yazı hat, Kuran değildir ve dini ifade taşımayabilir. Ama görene, okuyabilene… Gerçi dini ifade taşısa ne olur, o da ayrı mesele…
Şimdi gelin tamamıyla Türkçe olan ama Osmanlı alfabesi yani Arap harfleriyle yazılan, hat bakımından sanat eseri özelliği taşıyan levhalardan başlayalım:

Bunların arasında daha ziyade iman, teslimiyet, hikmet ve marifet ağırlıklı sözlerin yanında hayata dair daha kısa sloganlar da var.

Her işin başı onla başlar. Aşk:
“Ah minel aşk”

Sonra herkese lazım:
“Aman mürüvvet”

Sonra mazallah:
“Edeb Yahu”
ve
“Bu da geçer yahu”

Arkasından:
“Hoş gör”

Yaşlandıkça:
“Dünya hiç”

En sonunda sadece:
“Hiç”

Ve:
“Geldi bir bir,
Gider bir bir,
Kalır BİR”
Sofra peşkirlerinde,
“Afiyet olsun”

Havlularda,
“Sabah-ı şerifler hayrolsun”

Misafir odası havlularında,
“Ey misafir kıl namazın kıble bu canibtedir
İşte leğen, işte ibrik, peşkir dahi iptedir.”

Tekkelerin kapılarında benim bayıldığım ifade:
“Aşık isen can baş üzre gel berü
Müfsid isen bak kapudan dön geru”

Yine kapı üzerlerinde:
“Ne senden rüku, ne benden kıyam
Selamün aleyküm, aleyküm selam”

Sadece kapılara, havlulara, duvarlara yazmamışlar. Alın size bir de kılıç üzerindeki slogan:
“Bir bıçağın darbından cümle düşman tarumar,
İntikam alır düşmandan sanki Zülfikâr”

Zülfikâr her kılıcın atası… Bir de şuna bakın:

“Her Ali Haydar değil, her Seyfe denmez Zülfikâr,
La feta illa Ali la Seyfe illa Zülfikâr.”

Bir yeniçeri kılıcı üzerinde de şöyle bir metin var:

“Ey gönül, bir can içün her cana minnet eyleme
İzzet-i dünya içün Sultana minnet eyleme”

Muhalefet ruhuna bakar mısınız? Adam bunu okudukça, kaldırıyor kazanı!...
Yalnız kazanı kaldırmak kolay da, kaldırırken üzerine dökmek, haşlanmak da var.

1960 İhtilalinden sonra, nerede hata yaptık da başımıza bunlar geldi diyen Demokrat Partililere, şu levhayı hatırlatırlar:

“Anladım beyhude imiş fazlaca tedbir eylemek,
Bir kulun kârı değildir takdir-i tebdil eylemek.”

İsterseniz biz bütün bunları bir tarafa bırakalım. Sadece şunu yazdıralım:

“Gel keyfim gel…”

http://halukdursun.com/index.php?lang=tr&page ...Iitm_2=202



cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET