Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 63
teoman1
14 yıl önce - Pts 06 Ekm 2008, 12:40
baskın




Uğur1
14 yıl önce - Pts 06 Ekm 2008, 13:19



alimemo
14 yıl önce - Pts 06 Ekm 2008, 17:12

Alıntı:
Umit bey bu konuda çok haklısınız gerçekten askerin gözünü kırpmadan canını vermesi vazifesidir.
Fakat orada askerlik yapanlarının mesleği Askerlik değildir.Onlar sıradan halk arasından vatani görev yapmaya gönderilmiş gençlerdir.Hiç biri askerlik için yetiştirilmemiş, hiç biri para kazanmak için o göreve talip olmamıştır.
Bu cümlelerin altına imzamı atarım. Eğer otorite (bu otoriteye dar anlamda ordu da diyebiliriz, geniş anlamda devlet de diyebiliriz), mesleği askerlik olmayan gençleri kanun kuvvetiyle ailelerinden alıyorsa, ölüm risklerini asgariye indirmek ve mümkün olduğunca çoğunu ailelerine sağ salim teslim etmek için elinden geleni yapmak zorundadır. Çok ciddi bir iştir ve ihmal kaldırmaz.
Kazandibi demiş ki:
Yazık, günah değil mi bu çocuklara? Böyle "gecekondu gibi" karakol mu olur?

Haberin altına bir okuyucu "Almanya'dan 6 milyar dolara denizaltı alacağımıza kale gibi sağlam karakollar yapalım" şeklinde yorum yazmış, haksız mı?


Neyse, bakalım Güç'ün cevabı nasıl olacak... Kuzey Irak'ın ovalık bölgesine daimi olarak inmemiz kaç yıl alacak, onu merak ediyorum bir de.


Uğur1
14 yıl önce - Sal 07 Ekm 2008, 00:39



umit1
14 yıl önce - Sal 07 Ekm 2008, 01:47

Alıntı:
Ümit bey kusura bakmayın ama BTC'nin rusya-gürcistan gerginliğiyle alakası olduğunu anladım da Ermenistan ile Türkiye'nin yakınlaşması ile BTC arasında bağlantı kuramadım.Biraz daha açabilirseniz sevinirim.


Pkk nin Israil tarafindan kontrol edilen fraksiyonu Ermenistan merkezlidir,Turkiye Ermenistan yakinlasmasi Israil'in Turkiye ve Guc uzerinde baski yapabilecegi ,yani toramanca söylersek "leverage" olarak kullanabilecegi bu enstrumanin degerini yok etmese bile azaltmaktadir,oysa Israil'e ABD tarafindan "kendi basinin caresine bak " denmektedir ve Israil'in Iran'dan dolayi buyuk korkilari vardir.

Sayet Turk diplomasisi Iran ile Israil'i yaklastirip bir masaya oturtabilirse pkk'nin % 50 si bitmis olur,cünki Israil'in elinde "leverage"icin neden kalmaz.

Alıntı:
Burada neyi ima ettiğinizi de açıkçası anlayamadım ümit bey anlayışınıza sığınarak.Biraz daha açıklayıcı olursa çok iyi olacak.


Kuzey Iraktaki özerk Kürt yönetimi Laik yapidadir,oysa onun kontrol ettigi bölgede ve pesmergeler arasinda Islami akimlarin hiz kazandigi görülmektedir,yani yönetim ile yönetilenler arasinda bir çatlak oluşmaya baslamis ,yonetim kendi pesmergelerinden cok,dinle pek alakasi bulunmayan pkk' ya güvenir hale gelmektedir gitgide.

Bunun sonuclari ise aciktir ne kadar baski yapilirsa yapilsin Kurt yonetimi pkk ya karsi tedbir almayacaktir daha dogrusu alamayacaktir zira bu onun sonu olur.Cünki yonetimin ayakta kalabilmek icin pkk ya ihtiyaci vardir.

Turkiyede Kuzey Irak politikasi belirleyenlerin bunu gözden kacirmamalari gerekir.

Alıntı:
karakol hakim tepelerce çevrili, bu karakoldan bu tepeler karşı bir savunma yapmak hayal bile edilemez. karakolda 400 asker var. asıl savunma en hakim konumdaki baykaktepede kurulu. burada da 100 e yakın askerimiz var ve içlerinde profesyoneller (bordo bereliler) var.
saldırı planı bayraktepeyi susturup karakolu yukarıdan ağır silah atışlarıyla yok etmek.
ama hesap tutmuyor ve bu 90 civarı asker saldıran 400 üzeri adama bayraktepeyi vermiyor. işin özeti budur. şehitler de bayraktepeye yapılan havan atışlarıyla verilmiş. eğer bayraktepe düşse idi durum lunaparkta havalı tüfek atma oyununa dönecekti ve aşağıdaki 400 kişiden sağlam adam çıkamayacaktı.


Dogru ,bu Daglica ile aradaki en buyuk farklilik,pkk son baskinda Daglicada yaptigini yapamamis gafil avlayamamistir,bu bir donum noktasidir bundan sonra benim görüşüme gore bu fiyasko pkk icinde bazi kellerin gidecegini gosterir.

Bu olay Khe Sahn' baskini ile kiyaslanamiyacak kadar ufak olmasina ragmen buyuk benzerlikler vardir,Kuzey Vietnam ordusu Yesil Berekilerin son kursunlarina kadar Lang Vei kampini savunmasi yuzunden Khe Sahn'a planladiklari surpriz saldiriyi yapamamis gecikmislerdir.

Yani 500 yesil berelinin hepsini oldurmusler ama gecikerek ana hedefleri olan Khe Sahn'in saldiriya hazirlanmasina imkan vermisler ,kusattiklari Khe Sahn cevresine yigdiklari kuvvetlerin % 70 ini ise B-52 bombardimanlarinda kaybedince bir daha Vietnam da boyle bir operasyon yapabilme imkanlarini kaybetmislerdir.

Alıntı:
ben sadece 4-5 saat süren çatışmaya nasıl olupta havadan ve karadan ezici bir takviye yapılamıyor onu anlayamıyorum. savunma hattı çok net, kimin vurulması gerektiği çok net, yokmudur elimizde 2 km lik bir yarım daireyi mars yüzeyine çevirecek güç
hani çanakkalede bile 4-5 saatten önce yayan takviye geliyordu. neyse, bilen varsa anlatsın. ama bayraktede savunmayı yapanların hakkını herkez versin.


Tabiki vardir öyle bir güç.

O araziye bir bakin bakalim nereye benziyor ?

Ben söyleyeyim,o arazi yapisi "Tora Bora" nın hemen hemen aynisi ,o halde ne yapacaksaniz ?

Tekerleği yeniden keşfetmeye hiç gerek yok,ABD silahli kuvvetleri "Tora Bora" yı hangi tür muhimmatı kullanarak kolayca temizledi ise sizde o bölgede o tür mühimmati kullanarak o bölgeyi temizleyeceksiniz .

Ama simdiden soyleyim siz ABD nin Tora Bora'da kullandigi tür mühimmat kullanirsaniz,şimdi "Mehmetcikler ölüyor Genelkurmay hesap versin" diye baslik atan Soros basın bültenleri o zamanda:
"Insan haklari,Cenevre anlasmasi cigneniyor,Kopenhag kriterleri nerede,AB nerede,Genelkurmay hesap versin"

diye basliklar atacaklardir.



Necmettin K.

14 yıl önce - Sal 07 Ekm 2008, 02:12

Alıntı:
Ne yazık ki Şehit olanların arasında 1 tane yedek subay dışında güvenlik görevlisi bir memura rastlayamadım.


Genelkurmay sitesinden alıntı:
Alıntı:
Çatışmalar, akşam karanlığına kadar devam etmiştir. Çatışmalar esnasında bir astsubay, altı uzman erbaş, sekiz erbaş ve er olmak üzere 15 güvenlik görevlisi şehit olmuştur. Zayiatın büyük kısmı, Irak’ın kuzeyinden yapılan ağır silah atışları nedeniyle meydana gelmiştir. Çatışmada yaralanan personel, tedavi edilmek üzere uçakla Ankara’ya getirilmektedir. İki uzman erbaş ile henüz temas kurulamamış olup bölgede arama faaliyetleri devam etmektedir.


Bir Astsubay ve 6 Uzmanerbaş ile, kaybolduğu sanılan ve şehit olduğu anlaşılan 2 uzman çavuş Devlet Memuru sınıfdadır. Yani onlar acemi er değil, askerliğini güneydoğuda yaptıktan sonra , sınavla TSK kadrosuna alınan ve profesyonel eğitim gördükten sonra ataması yapılan askerlerdir.

Bu konunun bilgi edinilmesi gerektiğini sanırım.


teoman1
14 yıl önce - Sal 07 Ekm 2008, 18:32

Alıntı:
Ne yazık ki Şehit olanların arasında 1 tane yedek subay dışında güvenlik görevlisi bir memura rastlayamadım.

arkadaşlar hepimizin ciğeri yandı. ama sakın bu tuzağa düşmeyin. askerin profesyoneli sivili olmaz. asker askerdir. heleki şehitler profesyonellerden çıkar demek doğan beyin patlattığı şampanyadan bir yudum daha alırken yapacağı tebessümün dudak kenarlarını daha da yukarılara çekmesine sebep olmaktan başka bir işe yaramaz.
asla, sakın ve kattiyen bu gaza gelmeyin.
beni yanlış anlamayın, profesyonel asker olmalı, bu tür çatışmalarda da bunların çok daha işe yarayacağı aşikar. ama şehitler neden pro değil, sokaktaki adamı savaşamı yolluyorlar vs... dendimi niyet başkadır.
amaç türk milletinin askerliğe bakışını değiştirmektir. bu tarihte hiç olmadı, lütfen bu gün de olmasın. 1911-1922 arasında nüfusumuzun neredeyse yarısını kaybettik, bir allahın kulu çıkıp genelkurmay hesap versin demedi. sakın bu gün demeyin.

Alıntı:
Haberin altına bir okuyucu "Almanya'dan 6 milyar dolara denizaltı alacağımıza kale gibi sağlam karakollar yapalım" şeklinde yorum yazmış, haksız mı?

haksız. sorun karakollar değil. sorun türkiyenin çeşitli operasyonlarla güdülmesidir. siz karakolları sağlamlaştırısınız boğazda lpg tankeri patlatırlar, onu önlersiniz suyunuzu zehirlerler. ama adam gibi bir devlet mekanizmanız ve 6 milyar dolarlık silahlarınız varsa sivrisinek avlamayı bırakıp bataklık kurutma operasyonlarına geçebilirsiniz.


alimemo
14 yıl önce - Sal 07 Ekm 2008, 20:28

Ümit Ağabey demiş ki:
Tekerleği yeniden keşfetmeye hiç gerek yok,ABD silahli kuvvetleri "Tora Bora" yı hangi tür muhimmatı kullanarak kolayca temizledi ise sizde o bölgede o tür mühimmati kullanarak o bölgeyi temizleyeceksiniz .


Alıntı:
(...)Soros basın bültenleri o zaman da: "Insan haklari,Cenevre anlasmasi cigneniyor,Kopenhag kriterleri nerede,AB nerede,Genelkurmay hesap versin" diye basliklar atacaklardir.

Atarlarsa atsınlar. Kamp bombalamak insan haklarına aykırı değil. Böyle bir durumda zaten kimse o tür başlıkları takmayacaktır.
teoman1 demiş ki:
amaç türk milletinin askerliğe bakışını değiştirmektir. bu tarihte hiç olmadı, lütfen bu gün de olmasın.

Belki de olmadığı için 2 darbe, 1 muhtıra, 1 postmodern darbe ve 1 e-muhtıra yaşadık.
Orduyu eleştirmenin tabu olmaktan çıkarılması gerekmektedir, bunun "sırası değil"i olmaz. Ordu düzgün bir kurum ise eleştiri bombardımanı altındayken de görevini düzgün yapar. Ülkenin ekonomik darboğazdan geçtiği dönemlerde kimse çıkıp "şanlı hükûmetimizi ve kahraman ekonomi bakanımızı yıpratmayalım, şimdi sırası değil, birlik olalım" demiyor. Ordu bizim vergilerimizle besleniyor, gençlerimizin vatanî hizmeti sayesinde ayakta duruyor. Kaçınılmaz asgari seviyenin üstünde zayiat görürsek, yahut ihmal gözümüze çarparsa "ne oluyor?" diyip hesap sorma hakkına sahibiz.
teoman1 demiş ki:
haksız. sorun karakollar değil. sorun türkiyenin çeşitli operasyonlarla güdülmesidir.
Kayıplar asgeri seviyeye indirilebilir. Bütün imkanlar seferber edilerek askerlerimizin güvenliği sağlanmalı. O karakolların kum çuvalı değil süper beton duvarla korunması gerek.
Alıntı:
ama adam gibi bir devlet mekanizmanız ve 6 milyar dolarlık silahlarınız varsa sivrisinek avlamayı bırakıp bataklık kurutma operasyonlarına geçebilirsiniz.

Ben bataklık kurutma operasyonlarından yanayım. Denizaltıyı bilemeyeceğim ama, orada ahırdan bozma bir kulübede ülkesini savunmaya çalışan gençleri daha iyi korumak ve teçhiz etmek için başka yerlerde pek çok tasarruf imkanı olduğunu düşünüyorum.


teoman1
14 yıl önce - Sal 07 Ekm 2008, 22:23

Alıntı:
Belki de olmadığı için 2 darbe, 1 muhtıra, 1 postmodern darbe ve 1 e-muhtıra yaşadık.

katılmıyorum. yaşadıklarınız "operasyon"du. asker sadece kullanıldı. darbeleri her seferinde asker değil güç yada global sermaye ikilisinden birisi yaptı.

Alıntı:
Ülkenin ekonomik darboğazdan geçtiği dönemlerde kimse çıkıp "şanlı hükûmetimizi ve kahraman ekonomi bakanımızı yıpratmayalım, şimdi sırası değil, birlik olalım" demiyor. Ordu bizim vergilerimizle besleniyor, gençlerimizin vatanî hizmeti sayesinde ayakta duruyor. Kaçınılmaz asgari seviyenin üstünde zayiat görürsek, yahut ihmal gözümüze çarparsa "ne oluyor?" diyip hesap sorma hakkına sahibiz.

bunlara da katılmıyorum. zaiyatın kaçınılmaz olanı ile kaçınılabilir olanını siz değil doğan bey tayin ediyor. soroz bültenlerinden alınan enformasyonla bu kararlar zaten verilemez. asker ile vergi ve para mevzularını da birbirine karıştırmak yanlıştır. istediğniz bakana istedğiniz eleştiriyi yaparsınız ama askere heleki cephedeki askere eleştiri bundan çok farklıdır. çok çok yanılıyorsunuz. eğer asker bu şekilde sokaktaki adam tarafından teftiş edilirse cephede komutan yürüyün evlatlarım dediği zaman "hadelen dümbük" cevabını almaya başlar. ekonomi bakanı kararname çıkarır, asker ölüme gidecek adama emir verir .arada fark vardır. bu tuzağa düşmeyin.
Alıntı:
Bütün imkanlar seferber edilerek askerlerimizin güvenliği sağlanmalı. O karakolların kum çuvalı değil süper beton duvarla korunması gerek.

evet daha iyi teçhizat ve istihkam daha iyidir. ama bu sadece işin küçük bir bölümü. siz tek kale maç yapıyorsunuz ve sadece sizin kaleniz var. size çekilen şutun sol çataldan içeri girdiğini gördünüz, şimdi bütün derdiniz sol köşeyi kapatmak. peki sağ köşe ne olacak. dağdaki karakolu uzay üssüne çevirseniz bu sefer yola mayın koyacaklar, ona çare bulsanız büyük şehirlerde abuk subuk işler yapacaklar.
olayın bütününü değerlendirmek gerekiyor. o da uluslararası oyunu okumak, muhattaplar ile masada konuşarak yada masa altından atılacak tekmelerle bir uzlaşmaya varmakla olur.

size şu kadarını söyleyeyim, bayraktepeler vardı ve hep olacak. bayraktepelere de hep saldıran birileri çıkacak. bizi biz yapan, ayakta tutan sadece ve sadece bayraktepeyi vermeyen o çocukların iradesidir. bu da yarı genetiktir yarı öğrenilmiştir. bunu sulandırmayın.


umit1
14 yıl önce - Çrş 08 Ekm 2008, 01:08

Alıntı:
Ümit Bey daha önce dowun 30bin istanbul endeksinin de 100bin seviyelerine kadar çıkacağını o noktadan sonra olabilecek en sert düşüşü gerçekleştireceğini söylemiştiniz? Bunu biraz daha açarmısınız? Piyasalarda likidite bolluğu oluşturularak bir güven ortamı yaratmak ve balonu olabildiğince şişirmek bu noktadan sonra biraz zor gözüküyor gibi..


Bakin söyle yazmistim

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=49055& ...;start=620

Alıntı:
2008 in 2007 göre enerji açısından daha rahat geçecegini daha evvel bir çok kez belirttim,ölüm döşeğindeki yaşlı mega yataklarda yapilan son "well work over" lar bu sene geçici bir rahatlama saglayacak bu rahatlama 2009 un ilk aylarina sarkacaktir,bundan sonrası ise "crashing" yani çöküş dönemidir.

Ne demek istedigimi anlatbilmek icin Suudi Arabistan grafigini koyayım.



Koydugum grafik ise şu idi:



(+)


Benim koydugum grafikte 1 Mart 2008 de uretime baslayacagi gösterilen Kursaniye'de uretime baslanmasi cesitli nedenlerle gecikmistir.


Ben Kursaniyenin planlandigi gibi 2007 sonbaharinda petrol sevkine baslayacagini ve Kursaniye petrolunun 2008 senesi boyunca Ghawar'da yasanmakta olan üretim düşüşünü maskeleyebileciğini bu yüzdende 2008 de petrol acisindan fazla bir sorun yasanmayacagini düşünmüştüm,ama bekledigim gibi olmamis Kursaniye gecikmiş,2007 de degil 2008 Haziran ayinda devreye alinabilmistir,bunun sonunca 2008 in ilk aylarinda dunya petrol piyasalarinda buyuk bir sıkisiklik olmuş,tuketimancak stoklardan çekim yapilarak karsilanabilmistir.

Bunun sonucunda ise petrol fiyatlari asiri derece yukselis gostermistir.

Petrol fiyatlarinin olaganustü yukselmesinin ise iki buyuk etkisi olmustur.

1)Direkt etki:Bu malum buyume yavaslamis sektorler krize girmislerdir
2)Endirekt etkisi:Dunyada petrol uretim ve tuketiminin "fundemental" leri dedigimiz verilerine karsi petrol isinin disindaki kurum ,kuruluş ve kisilerin ilgisi artmistir.


Ve tabii bu ilginin sonucu bugun günde 74-75 milyon varil dolaylarinda gezinen (C+C) dunya petrol uretiminin 2009 sonundan itibaren azalmaya baslayarak 2015 de 60 milyon varile duseceginin kamuoyunca farkedilmesi olmustur.

Halbuki dunyada kesintisiz buyume balonunun bu petrol zirvesi olayinin negatif etkilerinin fiilen hissedilmeye baslanacagi 2009 senesi sonuna kadar kesintisiz surebilmesi icin ozellikle finans kesiminin bundan pek haberdar olmamasi yani bundan sonrada "Business as usual" seklinde yani "Böyle gelmis boyle gider" seklinde devam edeceginden şüphesi olmamasi gerekirdi.

Bu başarılamamıştir bunu kabul etmek gerekir,finans dunyasi petrol ve enerji dünyasinin "fundamental" lerine göz atmis ve artik dunyamiz genelinde kesintisiz büyüme olamiyacagini hemen farketmistir.

Finans dünyasinin çok iyi bildigi bir kural vardir,"Buyume olmazsa verilen krediler geri dönmez",onun icinde bunu farkettikleri anda butun dunyada "Risk Premium" yani risk primi talep etmeye baslamislar ve bu andan itibarende kredi piyasalari donmustur.

Yani bugun dunyayi sarsan Tsunami'nin temelinde adini bile belki hic duymadiginiz Kursaniye petrol yataklarinin uretime alinmasindaki yaklasik bir senelik gecikme vardir.

Artik bankalar ve finans kurumlari uyanmislardir,piyasaya ne kadar likidite pompalarsaniz pompalayin risk primi talep etmeden kredi vermezler.

Eger sizde banker olsaniz geri dönmeyecegeni bile bile ucuz kredi vermezsiniz,öyle degilmi ?

Dow bu sartlarda 30000 olurmu evet olabilir,ama bunun icin piyasaya likidite saglamak degil ,ya finans kurumlarinin devletlestirilmesi,yada Merkez bankalarinin finans kurumlarina degil ,ama doğrudan doğruya üretici firmalara kredi vermesi gerekmektedir.

Yani Nazi Almanyasi ve FDR nin ABD sinde yapilan uygulamalarin benzerlerinin yapilmasi gerekmektedir.

Bence bundan sonraki asama odur.

Bakin dunyadaki butun ekonomi yoneticilerinin ve Merkez bankasi baskanlarinin en korktuklari sey buyumenin durmasidir,cunki buyume durursa borclar odenmez finans sistemi coker.

Butun Merkez Baskanlari bunu bilirler ama katiyen söylemezler bu bir tabudur.

Bakin bunu ilk defa acikca ifade eden Turkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasi baskani olmustur,acik sözlülüğü için kendisini tebrik etmek gerekir ama bu gibi islerde aciksözlülüğün faydadan çok zarar getirecegini hatirlatmasi gerek birilerinin kendisine.

http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=Yazar ...amp;ver=51

Alıntı:
Birincisi, ekonomi çok yavaşlarsa kredilerde tahsilat sorunları nedeniyle likidite sorunu yaşanabilir.


1)Petrol Zirvesi dolayisi ile ekonomiler yavaslayacak ve kuculecektir
2)Yavaşlayan ekonomilerde kredilerde tahsilat sorunu ortaya cikacaktir
3)Tahsilat sorunu ise likidite sorununu ortaya cikaracaktir.

Olayin nedeni budur,dogru teshis ise dogru tedavinin olmazsa olmaz önşartıdır.



En son umit1 tarafından Çrş 08 Ekm 2008, 01:21 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


sayfa 63
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET