Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 7
umit1
15 yıl önce - Çrş 29 Ağu 2007, 22:10

Alıntı:
"düğmeye basılarak" "birileri" tarafından yakılmış olacak


Bir kere bu "düğmeye basma" tabiri çok yanlis,biliyorum bu terim Turkiyede çok sevilir,çok sevildiği içinde Turkiye olayların arkasındaki gerçek nedenleri anlamakta epeyce geç kalir,çoğu zamanda hiç anlayamaz,çünki biz hep düğmelerle uğraşıriz,halbuki gercekte düğme filan yoktur,olmayan bir şeye ise kimse basamaz.

Peki ne vardır ?

Bir çerçeve vardır,yani bir sistem kurulmuştur,veya kurulmaktadir,yani olaylar sisteme uygun olarak gelişir,sistem olaylara uygun olarak gelişmez.

Söyle tanımlamaya calişalım,Turkiye veya Yunanistan'i bir tren, bu iki ulkenin yöneticilerinide bu trenlerin makinistleri olarak düşünelim.

Bu trenlerin makinistelerinin trenlerinin yolunu ,yani hedeflerini,değiştirme imkanları varmıdır?  


Tabiki yoktur,çünki trenin nereye gidecegini,yani hedefini,trenin komuta kabinindeki makinistler degil,trenin dışında bulunan makasçılar belirlemektedir yani çerçeveyi çizenler onlardır.

Boyle oluncada siz istesenizde istemesenizde gidilecek yer,makasçılarin sizi sevketmekte oldukları yerdir.

Yani bir dugme filan yoktur ama bir sürü makas vardir üzerinden geçmekte bulunduğunuz.

Yunanistana gelince onlarin durumu herhalde Fransa nin konumu ile çok yakindan baglantili olacaktir,eger Fransa "Consentual Hegemon" bölgesine kayarsa Yunanistanda herhalde onu takip edecektir,eğer Fransa "Latin Imparatorluğu" (Yani Akdeniz Birligi) na meyl ederse onlarda bunun parcasi olacaklardir.

Her halükarda Yunanistan'in falındada "Sezaryen Liderler" ve daha otoriter bir demokrasi yani "Führerdemokratie" dediğimiz şey görülecektir herhalde.


emre1907
15 yıl önce - Cum 31 Ağu 2007, 21:29

Alıntı:
Farkedilmezmi hic ,1995-2005 arasindaki 10 yil icinde  intihar,kaza gibi gayri tabii nedenlerle hayatlarini kaybeden Amerikali politikaci senator,bakan CIA,NSA gorevlileri,generallerin sayisi 1945-1995 arasindaki 50 yil icinde ayni nedenlerle hayatlarini kaybebenlerin sayisindan tam 4 misli fazladir.


bana lütfen 1995-2005 yılları arasında gayri tıbbi nedenlerle hayatlarını kaybeden amerikalı bakan'larar 1 örnek verir misiniz..?

ayrıca verdiğiniz bilgiden 10 yıllık süre içerisinde toplu kıyım denebilecek büyüklükte bir temizlik harekatı yapılmış amerika'da...hem de hissettirilmeden...

Alıntı:
1."Global Sermaye" ve Globalizm donemi 1850 de başlamış ve 1914 de sona ermistir.

2."Global Sermaye" ve Globalizm dönemi  ise fiilen "Bretton Woods" rejiminin ortadan kalkmasi ile


bunu anlamadım gerçekten...!!

Alıntı:
20.yuzyilda "Guc" ile yaptigi 2 karsilasmada yok olmaktan kurtulabilmek icin "Grand Alliance" lar kurmaya mecbur kalmis bunun sonucundada 50 sene gibi tarihte goz acip kapama zamani denecek kadar kisa bir sure icinde "üzeride Gunisin batmadigi dunya imparatorlugundan" ,uzerinde gunesin dogmadigi ada devletine donusmustur


cümlesinden sonra

Alıntı:
Sorunuzun cevabina celince ,even GLobal Sermaye nin dunyaya hakim oldugu bu iki donem icinde dünya Ingiltere tarafindan yönetilmistir.


yargısına varmak çelişki değil midir..? Global sermaye ile 1 asırdan beri entegre olduğu halde küçük bir ada devletine dönüşmekten kurtulamayan ingiltere'nin sadece 20 yıl sonra dünyayı yöneten bir deve dönüştüğünü iddia etmek en hafif ifadeyle "uçuk " sıfatını hakketmez mi..?

Alıntı:
Guc e karsi bir sansi olmadigini anlayan ingiltere bu olaydan sonra "Global Sermaye" yi kullanarak ABD yi ve diger ulkeleri içten "sinsice" zayiflatma planlari yapmaya baslamis bu planlarin uygulamasina ise "Kennedy Suikasti" ile baslanmistir.


Kennedy suikastı, amerikan silah tröstlerinin Vietnam'a asker gönderilmesi kararını imzalamayan Kennedy'yi ortadan kaldırma harekatı değil miydi..??Kennedy'den sonra başkan olan Johnson'un ilk imzaladığı karar Vietnam'a asker gönderilmesi kararıydı...

Abd'yi sinsice zayıflatmak isteyen Global sermaye 'nin alenen başkan öldürmesi nasıl bir sinsiliktir..?




ümit1 yazılarınızdan ingiltere'yi gözünüzde çok fazla büyütmüş olduğunuzu görüyorum açıkçası... ingiltere'nin dünyayı yönetmekteki etkisi almanya kadardır bana göre...ingiltere amerikayla boy ölçüşecek, aşık atacak kadar büyük bir ülke ve sermaye değildir... 1850 ile 1914 arasında dünyayı yönetmiş olabilir ama 2007'nin dünyasında amerika'nın emir kullarından biridir sadece...


umit1
15 yıl önce - Pts 24 Eyl 2007, 22:24

Alıntı:
bana lütfen 1995-2005 yılları arasında gayri tıbbi nedenlerle hayatlarını kaybeden amerikalı bakan'larar 1 örnek verir misiniz..?


Bay Brown.

Alıntı:
ayrıca verdiğiniz bilgiden 10 yıllık süre içerisinde toplu kıyım denebilecek büyüklükte bir temizlik harekatı yapılmış amerika'da...hem de hissettirilmeden...


Gayet tabii ,gelişmiş "Batı Demokrasilerinde",Başkanlar,başbakanlar,senatörler ,generaller,Amiraller yuksek devlet memurlari ipe gönderilmezler daha medeni ve sessizce görülür işler.

Alıntı:
bunu anlamadım gerçekten...!!


Bunu anlayamadıysanız gerisini anlamanız biraz zor zaten.

Alıntı:
yargısına varmak çelişki değil midir..? Global sermaye ile 1 asırdan beri entegre olduğu halde küçük bir ada devletine dönüşmekten kurtulamayan ingiltere'nin sadece 20 yıl sonra dünyayı yöneten bir deve dönüştüğünü iddia etmek en hafif ifadeyle "uçuk " sıfatını hakketmez mi..?


Bu celiski degil,Global sermaye temel özelligi geregince ABD deki "Military-Industrial Complex" veya Almanyadaki "Sanayi Aristokrasisi" benzeri bir yapiyla yani güç bazli yapilanma ile "birlikte yasayamaz" zira bu tip yapilanmalar Global Sermayeye hayat hakki tanimaz sonunda onu tasviye ederler zaten Global Sermaye turu yapilanmalarin sadece Ingiltere ve Hollandada boy atabilmis olmalarinin nedeni bu iki ulkede aristokrasinin demilitarize edilmis olmasindan baska birsey degildir.

Yalniz burda global sermayenin bir acmazi vardir oda guc ile birlikte olamayacagindan kendine ait hatiri sayilir bir guc organize edemez ederse o guc kendisini tasviye eder,bu yuzdende Global sermaye ile yonetilen ulkelerin "hard power" imkanlari kisitlidir,bu aciklarini "soft power" kullanarak ve "hard power" sahibi ulkelerle mimkun mertebe catismaktan kacinilarak kapatmalari gerekir,bu genel kuraldir Ingiltereyi yoneten Global Sermaye bu kurali 1914 te unuttuğu icin Ingilterenin Global Imparatorluktan ada devletine donus sureci baslamistir.

Ingilterenin resmen Global Imparatorluktan ada devletine gecis tarihi ise 1956 dir .Bu tarihte Military-Industrial complex tarafından yonetilen ABD Ingiltereye Havadan ve denizden ablukaya alma ve nukleer savaş tehdidi ile ada devleti olmasi gerektigini daha fazlasina izin olmasiginı kabul ettirmistir.

1956 şoku Ingiltere ve Global sermaye icin donum noktası olmuştur,bundan sonra gordugumuz Ingiltere artik rakipleriyle güç mucadelesine girisen Ingiltere degildir,artik sahnede sahip oldugu "soft power" leri ve Global Sermayeyi kullanarak rakiplerini basta Almanya ve ABD olmak uzere icten zayiflatmaya ,güç'ün dayandigi dahili ekonomilerini yok ederek nihayetinde gucun kendisini ortadan kaldirmaya yönelik politikalar izlemeye baslamistir.
Bu politikalar ABD de buyuk olcude basarili olmuş,30 kusur senelik Global Sermaye yonetiminde ABD ekonomisi ile sosyal ve etnik temeli buyuk olcüde tahrip edilmis uretken ABD ekonomisi oldurulmus bunun yerine parazitik bir borclar ve balonlar ekonomisi getirilmistir.

Nihayetindede "Hard Power" in temsilcisi olan ABD silahli kuvvetleri ATT nin bolunerek "Baby Bell" lerin yaratilmasina benzer bir islemle 9 "Combat Command" a bolunerek bunlarin birbirleriyle cekismesi saglanmaya calisilmis,boylece "Military-Industrial Complex" zayiflatilip yok edilmeye calisilmis,buna karsi koyan uniformalilar ise CIA menseli "kazalarda" hayatlarini kaybetmislerdir.

Bu donem 2001 de kapanmistir.

Alıntı:
Kennedy suikastı, amerikan silah tröstlerinin Vietnam'a asker gönderilmesi kararını imzalamayan Kennedy'yi ortadan kaldırma harekatı değil miydi..??Kennedy'den sonra başkan olan Johnson'un ilk imzaladığı karar Vietnam'a asker gönderilmesi kararıydı...

Abd'yi sinsice zayıflatmak isteyen Global sermaye 'nin alenen başkan öldürmesi nasıl bir sinsiliktir..?



CIA kuruldugu gunden cok yakin bir tarihe kadar Ingiltere devletinin ABD devleti icindeki uzantisi olarak vazife görmüştür,bugun dahi tamamiyle "temizlenmiş" olduğu soylenemez.

Bretton Woods rejimi devam etmis olsa Global Sermaye dunyaya ve ABD ye hakim olabilirmiydi?

Tabiki hayır.

Peki Bretton Woods un ortadan kaldirilmasina ne yuzden mecbur olunmustur?

Tabiki Vietnam savasi yuzunden.

Kennedy Vietnam Savasina karsimiydi?

Evet.

Peki Johnson??

O taraftardı.

Peki ne oldu.

U dönüşleri,zikzaklar yapabilen "sihirli" bir kurşun Kennedy' yi tahtalı köye yolladı,Johnson baskan oldu gerisi hikaye.

Kennedy suikastinin ardinda global sermayenin ,Hollywood un dusunmenizi istediği gibi Pentagon ve Generaller yoktur,CIA ve Ingiltere vardir.

Bu suikastle ABD nin Global Sermaye yönetimine sokulma sürecinin "başlangıç vuruşu" yapilmistir.

Alıntı:
1850 ile 1914 arasında dünyayı yönetmiş olabilir ama 2007'nin dünyasında amerika'nın emir kullarından biridir sadece


Cok yaniliyorsunuz 1971-2001 arasinda Ingiltere ABD nin degil ,ABD Ingiltere nin emir kulu olmustur, bazi ulkeler hala Ingiltere yani Global Sermaye yonetimindedirler bunlara Turkiyede dahildir.

Turkiyede hala Global Sermaye yonetimde oldugu icinde Clinton doneminde ABD silahli kuvvetlerinin karsilastigi yipratma faliyetlerinin benzerlerleriyle bugunlerde TSK karsilasmaktadir.


Borabaris
15 yıl önce - Sal 25 Eyl 2007, 13:39

Alıntı:
Blackwater olayı


Amerika’da çok tuhaf ve tehlikeli gelişmeler oluyor. Daha önce bu köşede dile getirdiğimiz dini gelişmelerle birlikte gidişat hayli tehlikeli. Bu nedenle yeni başkanlık seçimi çok önem kazandı

PKK’ya silah sağladığı iddiasıyla Türkiye’nin gündemine giren Amerikan özel güvenlik şirketi Blackwater, Avrupa’da uzun zamandır tartışılıyordu. Amerikan demokrat çevrelerin de uzun zamandır takip altına almış olduğu bu şirket, normal demokrasilerde en basitinden ‘ayıp’ diye damgalanması gereken karanlık ilişkiler içine girmiş durumda. ‘Derin devlet’ kavramına da somut bir içerik veriyor bu haliyle.

Paralı askerler ordusunun bir örgütleyicisi olan Blackwater şirketinin anlamını tam kavrayabilmek için aslında ‘Haliburton’ adlı bir başka şirketi anlamak gerekiyor. Haliburton, başkan seçilmeden önce Bush’un valilik yaptığı Teksas eyaletinde kurulmuş. Petrol işleri ve petrol kaynakları güvenliğiyle ilgili çalışma amaçları olan bir kuruluş. Bush ailesinin de koruması altında.

ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Amerika Savunma Bakanlığı görevindeyken muhafazakâr devleti küçültme ideolojisi gereği olarak savunma işlerinin özelleştirilmesine karar verdi.

Bu, savunmaya akıtılan olağanüstü miktarda paraların özel sektöre yönlendirilmesi anlamına geliyordu. Blackwater şirketinin bu işten büyük para kazanabileceklerini biliyorlardı. Cheney bakanken, petrol kaynaklarının ve boru hatlarının güvenliğini sağlama işini Haliburton aracılığıyla Blackwater şirketine verdirdi.

Böylece radikal Hıristiyan sağcılar tarafından kurulmuş olan şirket, bir anda büyük paralar kazanmaya başladı. Dick Cheney, Savunma Bakanlığı’nı bırakmasından sonra Haliburton şirketinin başkanı oldu. 1. Körfez Savaşı sonrasında yanan petrol kuyularının söndürme işini de Haliburton’un alt şirketleri büyük paralar karşılığında aldılar.

Dick Cheney ABD Başkan Yardımcısı olabilmek için şirketten ayrıldığında kendisine Haliburton tarafından 33 milyon 700 bin dolar ödendi. Onun başkan yardımcılığıyla birlikte savunma işlerinin özel sektöre bırakılması işi de bir devlet politikasına dönüştürüldü ve Blackwater da büyük bir orduya sahip oldu. Irak’ta ve Kürt bölgesinde güvenliği hep onlar sağlıyor. Haliburton ile birlikte enerji güvenliği için de çalışıyorlar.

Senaryosu insana pes dedirtecek bir film gibi değil mi olan biten ama maalesef gerçek. Amerika’nın demokrasiden vazgeçmeden önceki döneminde bütün bu ilişkiler ayıplanır ve hatta soruşturma konusu bile yapılırdı. Ancak Bush ve Cheney bu tür kaygılar taşımıyor. Cheney, Bush’un onayıyla karanlık bağlantıları koordine ediyor.

Haliburton ve Blackwater gerçekten tehlikeli insanları barındırıyor bünyesinde. Blackwater’ın savaşan bir örgüt olduğu için tehlikeli insanlara sahip olması belki doğaldır ama Haliburton’da da tehlikeli düşünen insanlar pek bol, tehlikenin beyin takımı onlar bir anlamda.

Bu Blackwater sadece yabancı ülkelerde değil Amerika içinde de aktif. Örneğin New Orleans’taki son sel felaketinden sonra sokak güvenliğini bu şirketin elemanları sağlıyordu.

Hapishane yönetimlerinin özelleştirilmesi ile birlikte ele alındığında özel ordu ileride ABD’de sıkıyönetim gerekebildiği durumda bunun da özel milisler tarafından yapılacağını gösteriyor. Olası bir gelişme için gizli özel hapishaneler de oluşturulduğunu bilmenizde yarar var. Fema adlı kuruluş, Amerika’nın çeşitli bölgelerine şimdilik gizli tutulan hapishaneler ve toplama kampları inşa ettirip duruyor.

Gördüğünüz gibi Amerika’da çok tuhaf ve tehlikeli gelişmeler oluyor. Daha önce bu köşede dile getirdiğimiz dini gelişmelerle birlikte gidişat hayli tehlikeli. Bu nedenle yeni başkanlık seçimi çok önem kazandı. Seçilecek başkanın, Bush dönemindeki bu yeni düzene son verip daha önceki demokrat ABD’ye dönüş yolunu açacak bir isim olması umut ediliyor. Clinton döneminde ABD dünyada hayli seviliyordu. Clinton hâlâ seviliyor. O günlere dönüşün başlaması hem Amerika hem de dünya açısından hayırlı olur.

Serdar TURGUT


Sanırım artık konu bir komplo teorisi olmaktan çıkıp gerçekliğiyle apaçık karşımızda duruyor. Bu yazı Ümit'in "2008 seçimleri -eğer- yapılırsa ABD'de yapılacak son seçimler olacak" görüşüyle paralel mesajlar veriyor. Seçim öncesi kamuoyu anketlerinde demokratlar önde görünürse, Bush'un yapabileceği iki şey var:

- Seçimleri ötelemek. (ve bunun için bir neden yaratmak)
- Seçimlerin gidişatını kendi lehine çevirebilecek bir durumu ortaya çıkarmak. (Ulusal güvenliği tehdit altında gösterecek herhangi bir olay)

Acaba, "cover" örgütlerin ya da sanal düşmanların-şeytanların önümüzdeki bir yıl içinde yeni hedeflere saldırmasını mı beklemek gerekiyor?

Yine bu senaryo çerçevesinde, ABD'de Bush'a seçimi kaybettirecek derin bir krizi tetikleyecek para hareketlerinin görülmeyeceği ortada. Bunun da anlamı, doların düşüş seyrinin devam edeceği, ABD ekonomisine yapay para enjeksiyonlarının artarak süreceği midir?


Osman Yavuz
15 yıl önce - Sal 25 Eyl 2007, 20:16



umit1
15 yıl önce - Sal 25 Eyl 2007, 20:32

Alıntı:
ABD kanunlarina gore bir baskan sadece iki kez secilebilir ucuncu kez secilemez


Osman Bey,"kanunlarda Anayasada sadece bir kağıt parçasidirlar".(Bu söz Bay Bush'a aittir )

Bunun örnekleri ABD tarihinde bolca bulunur,örneğın Lincoln'un anayasal yetkilerini aştığını söyleyen ABD yüksek mahkemesi başkanının evine bir Deniz Piyade takımı gönderilmiş ve kendisine "Sesini kesmesi,yoksa Brig'e (Bahriye hapishanesi) kapatılacağı" tebliğ edilmis ve tabii bu tebligattan sonra bu zatin konuşmalarini duyan olmamistir.

Aslina bakarsaniz ABD nin kuruldugu 1776 dan bu yana yapilan en buyuk kanuni degisiklik gecen sene yani 2006 da gerceklestirilmis ama bunu kimsenin ruhu bile duymamistir.

Nedir yapilan degisiklik?
Yapilan degisikle bir tabu ortadan kaldirilmis ABD federal silahli kuvetlerine aynen Almanyada "Freikorps" veya Turkiyede TSK gibi ABD icindeki olaylara mudahale yetkisi verilmiştir.

Bu yetkinin verilmesinden sonra ise Bay Cheney geçen Mayısta West Point'de mezuniyet töreninde yaptiğı konuşmada şunları söylemiştir genç subaylara:

Alıntı:
"On your first day of Army life, each one of you raised your right hand and took an oath. And you will swear again today to defend the United States against all enemies, foreign and domestic. That is your vow, that is the business you're in."


Yani artık ABD yi dahilde de "koruma ve kollama" gorevi hukukende ABD silahlı kuvvetlerine devredilmiş bulunmaktadir,aynen Turkiyede olduğu gibi.

Peki nereye gidiyoruz?

Gittigimiz durağın adı "Martial Law" durağıdir üstelik oraya giderken darbe marbe gibi araclar kullanilmamaktadir,tarihi perspektiften bakarsak ABD de ic mucadelelerin az oldugunu ama oldugu zaman ise çok sert ve kanli oldugunu görürüz ,bu kural bu kez de değişmeyecek gibi görünüyor.


Osman Yavuz
15 yıl önce - Prş 27 Eyl 2007, 20:36

Alıntı:
Gamalı haça kamuflaj

Amerikan Deniz Kuvvetleri, 1960 yılında Kaliforniya eyaletindeki San Diego kenti sınırları içinde yer alan Coronado Adası'nda inşa edilen ve havadan gamalı haç gibi görünen kışlayı kamufle edebilmek için yaklaşık 600 bin dolar harcayacak.




Hurriyet'in cogu haberine inanmam, hele ki yabanci haberlerine. Velakin haberin yabanci kaynaklarini da gordum ve dogruladim.

Galiba bu cok "Guc"lu ABD ordusu, bu sefer cok guclu kalamadi.
Nasil oldu da isteklere taviz verdi? Hem de kendi topraklarinda.
Anlamasi cok ama cok zor.
[/img]



Borabaris
15 yıl önce - Prş 27 Eyl 2007, 21:09



umit1
15 yıl önce - Prş 27 Eyl 2007, 21:11

Alıntı:
Hurriyet'in cogu haberine inanmam, hele ki yabanci haberlerine. Velakin haberin yabanci kaynaklarini da gordum ve dogruladim.


L şeklindeki binaları gamalı haç'a benzetmek için epeyce gelişmiş fantazi sahibi olmak gerek herhalde.


O kadar gelişmiş fantazi sahibi insanlarin neden bay Bush ve Bay Kerry nin de üye olduklari Bones&Skulls camiasinin simgesi olan "Totenkopf" ve diger simgelerin Third Reich 'in en seçkin birlikleri olan "SS" lerin simgeleri ile neden tıpatıp aynı oldukları konusunu gözden kaçırmalari ayrica dikkate değer.

Bu arada bu "Totenkopf" simgesinin ilk defa yaygin olarak "Haçlı Seferleri" sırasında "Teuton şövalyeleri" arasında kullanilmaya başlanan bir simge olduğunu hatırlatayımda günümüzle ilişkisi daha kolay anlaşılabilsin.

Alıntı:
Çekip onu vurur musunuz? (kendinizi deşifre ederek?), diklenir misiniz(sorunu büyüterek?) yoksa o an gerekli olduğu şekilde alttan alır, içinizden ben sana gösteririm diye mi mırıldanırsınız? Sanırım sonuncusu.

Bence ABD ordusunun şu anda bu konuda yaptığı budur.


Daha evvelde yazmştım galiba,bugun ABD de tartışılan en önemli senaryolardan biri,Göçmenlerle Milisler ,örneğin "Minutemen" grupları, arasıinda yaygın silahlı catışmalar çıkması,ve Meksika kökenli ABD başkanının federal orduya milislere ateş açılmasi emrini vermesi ve çoğunluğu "minority" dedigimiz gruplardan olusan federal ordunun bu emri uygulaması durumunda ,çoğunluğu beyazlardan oluşan Hava Deniz ve Deniz Piyadelerinin alabilecegi tavırları incelemeye yöneliktir.

Bu arada Blackwater gibi kuruluşlarin elemanlarinin buyuk çogunlugunun özel kuvvetler,SEALs,Rangers ve CIA nin paramiliter kuvvetleri gibi seckin birliklerden transfer edildiklerini unutmayalım.


Osman Yavuz
15 yıl önce - Prş 27 Eyl 2007, 22:46

Alıntı:
Çekip onu vurur musunuz? (kendinizi deşifre ederek?), diklenir misiniz(sorunu büyüterek?) yoksa o an gerekli olduğu şekilde alttan alır, içinizden ben sana gösteririm diye mi mırıldanırsınız? Sanırım sonuncusu.



Borabaris yukaridaki sekilde soylemis;
Ben de kismen kendi cevabimi vermek isterim;

Diyelim ki ABD ordusu eger gercekten yeteri kadar guclu olsaydi, ne diklenmeye ne de baska bir sey yapmaya ihtiyac veya zaruriyet duyardi. Su etapta butceden 600K harcanarak birseylerin yapilacak olmasi zorunluluktandir. Eger gercekten cok guclu olsa idi o zaman bu konu ortaya ciktigi zaman, ve de istek sunuldugu zaman tinmazdi. Yani umursamazdi. Ne diklenmesine gerek kalirdi ne de baska bir seye.

Mesela bakin Turk ordusuna.
Hic taviz veriyor mu?
Hayir.
Sorunu buyutuyor mu?
Hayir.
Dedigim dedik diyor, ne isteklere cevap veriyor, ne de baska bir seye.
Iste esas guc budur.

ABD ordusu su soyle dedi diye cikip ta birilerinin hosuna gitmeyen bir seyi degistirme karari aliyorsa ki, bu bina 1960 yilinda yapilmis, o ordu pisiriktir.
Guclu degil cilizdir. Kontrolu elinde tutuyor degil kontrol ediliyordur.

Aradaki fark ta cok kolay bir sekilde gorulebilir. Gorulmelidir de.
Hani buralarda "bully" denen karakterler vardir.
Herkese hoyt derler. Turkiye'de de arada sirada goruruz.
Herkese hoyt der, herkese havlarlar. Velakin bizim oralarda en cok havlayan kopek en acizdir de derler.
Bir gun hoyt hoyt derken, ufacik tefecik birisi gelir iki uc hamlede bu hoyt diyeni yere yikar, rezil kepaze eder. Ne "bully"ligi ne de baska birseyi kalir.

Iste bu son olan olay da, ABD ordusunun bir istegi yerine getirmesinin sebebi budur.
Olayin buyumesini engelleyerek daha sonra potansiyel olarak rezil kepaze olmayalim, hala hoyt hoyt demeye devam edebilelim diyedir.
Eger istegi kabul etmezlerse, sonuclarinin ne kadar vahim olabilecegini, ve de ne kadar kotu durumda bulunabileceklerini cok iyi bilmektedirler. O yuzden karsi tarafi cok sinirlendirmeden ABD ordusu pisiriklasmis, fislasmis, ve de istegi kabul etmistir.



sayfa 7
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET