Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 597
mursel1
13 yıl önce - Cum 12 Şub 2010, 09:45



elvin1
13 yıl önce - Cum 12 Şub 2010, 16:45

Alıntı:
Red_baron



AMERİKA'DAKİ GELİŞMELER ÜZERİNE...

Lokomotif olarak kabul edilen Amerikan piyasalarına ilişkin gelişmeler yatırımcıları meraklandırıyor. Meseleyi iki farklı açıdan yaklaşarak açıklamaya çalışalım, önce halkın güveni sonrada ipotekli konut kredileri konusuna değineceğiz…

2007’de başlayan ve 2008’de doruğa ulaşan ekonomik krizde para otoritelerinin, dünya genelinde eş zamanlı biçimde verdiği tepki büyük umut kaynağı olmuştu. Modern finans tarihinin tüm bilgi birikimi ve tüm eski krizlerden alınan dersler kullanılarak krize müdahale edilmesi beraberinde büyük bir düzelme dalgasını da getirdi ve bugünlere ulaştık. Bu son krizde ekonomi otoriteleri tarihten gelen mevcut anlayışa göre olabilecek en mükemmel yaklaşımı sergilediler. Ama burada sormanız gereken soru şu: mevcut yaklaşım doğru mu? Yada, bu güne kadar yaşanmış tüm tecrübeleri kullanarak, üstelik tüm dünyada aynı anda uygulanan bir anti-kriz programı yeterlimi?

İşte benim söyleyeceklerimde bu noktadan itibaren başlıyor.

Para otoriterlinin uyguladığı program tamamen robotik yapıdadır. Toplum psikolojisini hesaba katmaz, katamaz çünkü mevcut iktisat anlayışında bu faktöre yer yoktur. Alınan tedbirler sadece para arzını artırma ve faiz oranlarını mevcut arz-talep koşullarına göre ayarlamak gibi klasik hamlelerden ibarettir. Bunlar zaten 250 yıldır bilinen ve uygulanan klasik metotlardır. Ekonomi uzmanlarının gözünü boyayan ve onları yanıltan unsurlar ise, krizler tarihinde ilk defa;
1- parasal tedbirlerin tüm dünyada eşzamanlı olarak uygulanması
2- Tedbirlerin maddi boyutunun çok şişirilmesi (faiz ver para arzı politikası)

Gördüğünüz üzere yapılan tek şey aynı reçeteyi kullanmaktan ibaret sadece ilaçların dozu daha fazla o kadar. Aslında burada bakılması gereken ana unsur amerikan toplumunun güven kaybıdır. Her krizde olduğu gibi bu krizde de güvenin yeniden tahsisi için politikacılar halka telkinde bulunmayı ihmal etmemişlerdir ama güven kaybı öyle bir boyuttadır ki artık halk kolay kolay ikna olmayacaktır ve bunu seçim sandıklarında açıkça göstermişlerdir.

Halkın güven kaybının nedeni nedir? Bildiğiniz gibi özellikle G.W.Bush döneminde alt gelir gurubuna yönelik konut kredilerinin koşullar aşırı derecede gevşetilmişti ayrıca muhasebe mevzuatında yapılan değişikliklerle de kredi verenler teşvik edilmişti ve ipotekli kredilerin üçüncü şahıslara devredilmesine ilişkin çok kurnazca ve devrim niteliğinde türev araçlar yaratılmıştı. Bu üçlü kombinasyon sayesinde müthiş bir konut balonu şişti ve parası olmayanlar bir değil iki ev sahibi olmaya başladılar. Sistem şöyle işliyor

1- dar gelirli vatandaş bankaya gider, yeni mevzuata göre ondan istenen evrak sayısı azalmıştır
2- banka geçmişte olduğu gibi vatandaşın kredi ödeme gücünü ölçmez çünkü yeni mevzuata göre bu kişilere verdikleri kredilerin riskini kendi bilançolarına yüklemek zorunda değildirler. Riski devlet destekli mortgage sağlayıcılarına plase edecekleri bir düzenleme mevcut.
3- Dar gelirliye verilen kredilere ilişkin piyasanın gelişmesi için bir katalizöre ihtiyaç var aksi halde dev mortgage sağlayıcılarının bilançoları ve nakit dengeleri sistemi desteklemeye yetmeyecektir. İşte bu kısımda devreye sihirbaz finansçılar girer ve konut kredisi karşılığında alınan ipotekleri parçalayıp bunlardan türev yatırım araçları üretir. Örneğin kredi borçlarının taksitlerini ana para ve faiz diye ikiye bölüp her biri için ayrı bir tahvil çıkarıp bunu da yabancılara satarsanız satan alan yabancı ne aldığını bile bilmez. Elindeki tahvilin karşılığında Alabama mı yoksa Dallas’da bir ev mi var?

Bundan çok daha namuslu ve anlaşılır bir saadet zinciri olan Titan’ın kurucusu yıllarca hapis yatmıştı. Amerikan devletinin bizzat baş rolde olduğu bu sahtekarlık, dar gelirli kredi kullanıcıları borçlarını ödeyemeyince ortaya çıktı. Bir anda dev mortgae sağlayıcıları iflas etti ve tarihte eşi görülmemiş boyutlarda devlet desteği aldılar ufaklar ise sıraya sokularak FDIC tarafından devralınmaya başlandı. Gerçi zincirin son haklısında yapılan sahtekarlık sayesinde zararların bir kısmı yabancılara yıkılmıştı hatta türkiyede bile Citi bank ve Lehman gibi kurumların aracılığıyla bu tahvilleri alanlar oldu.

Artık bu konu tüm ayrıntılarıyla medyada sık sık gündeme geliyordu ve her şey meydana çıkmıştı. Bu sahtekarlık zinciri ortaya çıkınca amerikan halkı çok sinirlendi çünkü politikacılar kendi ön ayak oldukları sahtekarlığın bedelini halka ödetmekteydi. ve yapılan sözde müdahalelere aldırış etmeyerek tepkisini koymaya başladı. Obama ise kültürlü orta sınıfın desteğini kazanamayacağını bildiğinden sağlık reformu hamlesiyle alt gelir gurubuna şirin gözükmeye çalışmakta.

TÜREV ENSTÜRMAN FAKTÖRÜ VE İKİNCİ DALGA İHTİMALİ

Dar gelirlilere verilen kredilerin boyutlarının artması emlak fiyatlarını da etkileyerek bir geri besleme sistemi oluşturmuştu. Kredi imkanı kolaylaştıkça talep artıyor ve bu durum ev fiyatlarının yükselmesine neden oluyordu. Ev fiyatları yükseldikçe insanlar evi bir yatırım aracı olarak görmeye başlıyor ve kiraya vermek için yeni ev kredisine başvuruyordu. İçerden gelen bu talep ve onun yarattığı balonun beslenmesi için kredilere konu ipotek ve ödeme yükümlülükleri ustaca yöntemlerle makyajlanarak birer yatırım aracına dönüştürüldü ve dünyaya ihraç edildi. Ekonomi uzmanları da bilmedikleri bu garip araçlara devrim gözüyle bakıp kendi ülkelerinde pazarladı. Gerçekte kimse mortgage sağlayıcılarının ihraç ettikleri bu kağıtların neye ait olduğunu bilmiyordu, herkes sadece kağıtların getirisine odaklanmıştı. Bu kağıtlara teminat olan ipotekler işsiz Amerikalıların aldığı evler yada ancak karnını doyurabilecek gelire sahip kişilerin sınıf atlamak için riske girerek aldıkları ikinci konutlardı.

Şimdi burada dikkate almamız gereken husus şu: geçmiş krizlerde yapılan aşırılıklar ve hatalar kendi adresinde ortaya çıkıyor ve piyasa bu zararın tamamını bir defada iskonto edebiliyordu. Globalleşme bu boyutta olmadığından olaylar yerel yada bölgesel olmaktan öteye gitmiyordu. Son krize konu yatırım araçları tüm dünyaya yayılmış vaziyette ve şuanda zararın sadece Amerika boyutu temizleniyor. Evet büyük müdahaleler yapıldı ama uygulanan sistemin aşırı karmaşık olması etkilerinin boyutunu tahmin etmeyi imkansız kılıyor. Bu nedenlerden ötürü krizin kontrol altına alındığını söylemek imkansızdır. Para otoriteleri de ne olacağını bilmediklerinden ancak gelecek dalgayı gördükten sonra tepki verebilecekler. En tehlikeli durum ise bu bekleyiş sürecinin aşırı borçlu ve dış kaynağa bağımlı ülkeleri bir bir devirecek olması. Zaman, borçlu ve dış kaynak ihtiyacı ülkelerin aleyhine, Tasarruf ve dış ticaret fazlası olan ülkelerin lehine işliyor. Gelişmiş ülkeler içinde nötr durum söz konusu

SONUÇ: Fed, Hazine gibi para otoritelerinin ve beyaz sarayın yaptığı hamlelerden medet ummak yerine halkın dibe vuran güvenine dikkat etmeliyiz. Daha öncede Enron olayı yada internet şirketleri çılgınlığı gibi güveni zedeleyen olaylar olmuştu ama bunlar az sayıda insanı etkileyen lokal vakalardı ve etkileri finans piyasalarıyla sınırlı kalmıştı. Şimdi ise güven bunalımı tabana yayılmış vaziyette ve tüketici davranışlarını etkileyen boyuta üstelik yıllarca devam edecek.


umit1
13 yıl önce - Cum 12 Şub 2010, 18:33

Alıntı:
Dünyada krizin bittiğine dair, kısa zamanda herşeyin düzeleceğine dair iyimserlik pompalanmaktadır.
Türkiye'de de son günlerde konut kredi faizlerinin daha fazla düşmeyeceği, bu yüzden kredi kullanıp gayrimenkul almanın tam zamanı olduğuna dair haberler ve yorumlar çok artmıştır.
Krizin bittiği ve büyümenin başladığı hatta belli bir ivme kazandığı haberleri de artmış ve insanların harcamalarını arttırması istenmektedir.


Ben bunu daima yaziyorum,kriz daha doğru dürüst başlamamıştır bile ki bitebilsin.

Butun yapilanlar bir "Perception Management" operasyonudur,bakin bunun gecen hafta cok guzel bir ornegini görduk ABD de.

Ne yapildi ?

Ayni gun hem işsiz sayisinin beklenmedik bir bicimde arttığı aciklandi ,hemde ABD de işsizlik oraninin azaldığı açıklandı.

Peki nasil olmuştuda işsizlerin sayısı artarken işsizlik orani azalmıştı ?????

Cunki kardesim issizlik oranini dusuk gosterebilmek icin bazi "katakulli" ler cevrilmektedir ve tabii bu dikkatli gözlemcilerin gözlerinden kacmamaktadir onun icinde bu "Perception Management" amacli "Doctored Data" dedigimiz verilere Deniz Gokçe turu katiksiz dangalaklar disinda kimse itibar etmemektedir artik.

http://www.nytimes.com/2010/02/06/business/econom ...6jobs.html

Alıntı:
In calculating the unemployment rate, the report used new census estimates of the population, an annual adjustment. That prompted some economists to dismiss the drop in the jobless rate as a statistical quirk, though the Labor Department said the change was negligible.


Krizin nasil bitecegine gelince,bu krizde 1929 krizi nasıl bitmiş ise öyle bitecektir.

1929 krizini bitiren 2.Dunya savasidir bu krizi bitiren ise dunya nufusunu 1/3 kadarinin ahirete sevki ile sonuclanacak olan yeni "Corrective War" olacaktir,zira başka bir çıkış yolu malesef yoktur.


Osman Yavuz
13 yıl önce - Cum 12 Şub 2010, 20:44

Alıntı:
Fed Officials: Unemployment Will 'Remain Elevated For Quite Some Time'


FED diyor ki, "Ey Ameridenyo, yuksek issizlige uzun bir sure daha alisik kalin". Adamlar zaten neyin ne olacagini cok onceden planladiklari icin toplumu da buna hazirliyorlar.

Peki FED'in sahipleri kimdi?
Rockefeller dostumuz yillar oncesinde ne demisti?

Bu arada uyunalim biraz.
Asagidaki link Ingilizce ama okuyabilenler icin cok mukemmel otesi bilgiler var.
Kamunun nasil duzuldugunu gormek icin (hani bazilari kamu duzulmuyor saniyor ya )

http://mandelman.ml-implode.com/2009/09/liberal-b ...west-bank/

ve

http://activerain.com/blogsview/1243528/is-the-fd ...ort-sales-

Alıntı:
Basically, they purchased all current residential mortgages at 70% of par value (70% of the outstanding loan amounts). They purchased all current HELOCS at 58% of Par Value!!!


Alıntı:
Next, in order to "sweeten the pot", the FDIC stepped in and guaranteed the following: For any residential mortgages where OneWest experiences a loss, the FDIC will step in and cover anywhere from 80%-95% of the loss. The loss is calculated using the ORIGINAL LOAN BALANCE, not the amount that OneWest paid for the loan. Let's use my clients situation as an example:

Loan Amount is $478,000, plus 6 months of missed payments, for a grand total of $485,200

OneWest pays $334,600 for the loan

We have an all cash offer of $241,000, net to OneWest.

So, let's do the math, shall we? The net loss, according to the FDIC formula is the ORIGINAL LOAN AMOUNT minus the amount of the offer. In this case, $485,200-$241,000, or $244,200. Next, the FDIC, according to their Loss Share Agreement, writes a check to OneWest for 80% of the so-called "net loss". So, in this case, OneWest gets a check from Uncle Sam for $195,360 (.80 X $244,200).

Add the $195,360 to the sales price of $241,000, and you get a grand total of $436,360. Remember, OneWest paid $334,600 for the loan. So, OneWest puts $101,760 in their pocket, thanks to the FDIC. Folks, that is over $100k of our hard-earned tax dollars!



Alinti yaptigim yeri kisaca anlatiyim.
Ameridenyoda bir banka batmisti, Soros'un da ortak oldugu bir grup bu bankayi satin aldi. Bankayi satin alirlarken bankanin acmis oldugu ev borclarini da ABD'nin banka sigorta fonunun yardim katkilari ile aldilar...

Ornek:
Eski bankanin yazmis oldugu ev kredisi var 478,000 dolarcik. Yeni banka bu borcu Sigorta Fonu katkilari ile 334,000 dolara uzerine geciriyor. Ev ipotege girmek uzere, yani krediyi almis olan ev sahibi borcunu odeyemiyor. O yuzden ev gocmus olan ev fiyatlari yuzunden 241,000 dolara satiliyor. Evin orijinal kredisi 478,000 dolar ve odenmemis 6 aylik faizi vs ile toplam para yuku 485000 dolar kadar oluyor. Ama ev 241,000 dolara satildi.

ABDnin banka sigorta fonu ne yapiyor? 485,000 dolardan satis fiyati 241,000'i cikartiyor, geriye kaliyor 244,000 dolar. Bu miktar bankanin normal durumlarda gosterecegi zarar olacak ama, sigorta fonunun yapmis oldugu anlasmaya gore sigorta fonu bu zararnin %80'ini de karsiliyor. Yani 244,000 x .80 = 195,000 dolarcik. Sigorta fonu bankaya 195,000 dolarcik bir cek yaziyor sadece tek bir ev kredisi icin.

Yeni kurulmus olan banka, eski bankanin 478,000 dolarlik yazdigi krediyi zaten 334,000 dolara almisti uzerine gecirme parasi odeyerek.
Once ev nakit olarak 241,000 dolara satildi
Sonra devletten 195,000 dolar zarar karsilama parasi geldi
Bankanin toplam eline gecen para = 436,000 dolar
Bankanin bu krediye (batan bankadan alirken) odedigi para 334,000 dolar
Bankanin net kari = 102,000 dolar

Peki 195,000 dolar devletten gelen zarar karsilama payi kimin cebinden cikti?
Kamunun. Yani Ameridenyolu dangalaklarin.

Kamunun uzerinde yuk yok diyenlere buradan duyurulur

Bir de olayin boyutunu siz dusunun. Bu verdigim ornek sadece tek bir bankanin tek bir ev kredisi. Milyonlarca ev kredisini ve onlarca bankayi da dusunun, denklemin sonuclarini siz cikarin.

Paracilar islerini bilirler.


Osman Yavuz
13 yıl önce - Cmt 13 Şub 2010, 04:28

Alıntı:
Son haberleri takip edenler var mi bilemiyorum, fakat Amerigonyalilar cok yakin dostlari olan Japonlara da kocaman bir nanik attilar.

Su sozde guc ne kadar da cok seviyor dostlarini yahu, gelene gidene vurup duruyorlar guc ve global sermayeci groupiler.


Bugunku habere bakalim;

Alıntı:
As pressure intensifies for Toyota's chief to testify before Congress about the automaker's safety lapses, Japanese political leaders and experts worry that the problem -- if handled poorly -- could damage ties between the two nations.

Relations between Washington and Tokyo are already strained by a dispute between the two governments over the relocation of a key U.S. Marine base on the southern island of Okinawa.

Political tension rose a notch Thursday when a Republican in the House of Representatives said he would support issuing a subpoena to compel Toyota President Akio Toyoda to appear before congressional committees later this month to examine the company's string of safety problems.


Toyota olaylari ve bunun yaninda ABD'nin Okinawa'daki ussun Japonlar tarafindan istenmeyen hale gelmesi iki ulke arasinda gerginlige yol acip baglari iyice bir terletebilir diye endise duyuluyormus

Iste sozde dost ozde dusman Ameridenyo ve onun yaptiklari. Ameridenyolu temsilcilerden teki (kendisi hemi de Cumhuriyetci partidenmis) Toyota'nin CEO'sunu sorguya cekmeye cagiriyormus

Zaten ne zaman dost oldular ki diye de sorasi geliyor insanin.



Selim_1120
13 yıl önce - Pts 15 Şub 2010, 12:40



mursel1
13 yıl önce - Pts 15 Şub 2010, 19:13

Alıntı:
Dünyayı fütursuzca dolara boğan; yaratttığı sahte krizlerle bu dolarların bir kısmını emen ABD; bu döngüyü sonuna kadar sürdüremeyeceğinin farkında olduğundan dünyayı şoke edecek bir hamleye hazırlanıyor
.

Alıntı:
Kanada ile ekonomik birlik görüntüsü (Kuzey Amerika Birliği) altında perdelenecek bir siyasi hamle ile birlikte, bu birliğin yeni parası olarak Yeni Dolar piyasaya sürülecek.




Aman selim bey ne yapıyorsunuz,Ümit beyin tezine ters şeyler söylemeyin.


umit1
13 yıl önce - Pts 15 Şub 2010, 20:15

Alıntı:
Peki 195,000 dolar devletten gelen zarar karsilama payi kimin cebinden cikti?


Zararin benim cebimden cikmasi yani "monetize" edilmesi ancak vergi konarak olur,yeni vergi konmadigina vede konmasinada ihtimal olmadigina gore bu zararlar hangi dangalaklarin cebinden cikiyor acaba ?

Bu zararlari Cin ile petrol ureticisi Arap din kardeslerimiz odemektedirler seve seve,kendilerine tesekkur ederiz.

Bunlarda "nanik" yapacaklar ve bunlarida ödeyeceklerdir seve seve.



(+)



Eger elinizde 10-15 dakika icinde dunyayi 40-50 defa ahirete yolcu edecek stratejik güç varsa hayatiniz kolaylasir daima.


Selim_1120
13 yıl önce - Pts 15 Şub 2010, 21:11



Osman Yavuz
13 yıl önce - Pts 15 Şub 2010, 21:58

Alıntı:
Bu zararlari Cin ile petrol ureticisi Arap din kardeslerimiz odemektedirler seve seve,kendilerine tesekkur ederiz.




Cin ABD tahvillerini elinden cikariyor, almayi da kesiyor artik, sizin pek haberiniz yok galiba.

Alıntı:
Eger elinizde 10-15 dakika icinde dunyayi 40-50 defa ahirete yolcu edecek stratejik güç varsa hayatiniz kolaylasir daima.




O guc fos guc gibi gozukuyor. O kadar guclu olsaydi, ve de bunu yapabilecek imkani olsaydi ABD'nin, Cin'in buyumesini simdiden durdurulardi. Ama yapamiyorlar! Acaba neden! Artik boyle 10-15 dakikalik ahiret yolculugu palavralarina pek inanan kalmadi saniyordum ama...

Bir de hayati kolaylasan yiyecek ve gida yardimi alan milyonlarca Ameridenyoluya sorun onu siz. Cok hayatlari kolaylasiyor canim, ne gucmus bu stratejik guc, herkesin hayatini rekor duzeyde gida pulu almaya muhtac duruma getirerek kolaylastiriyor

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=1593755#1593755
Alıntı:
A record 38.2 million Americans were enrolled in the food stamp program


Alıntı:
Yani Cin kendi icinde veya baska ülkelerde de kendi mallarina olan talebi arttirma potansiyelinden önemli ölcüde yitirecektir. Cin fabrikalari bos dururken


Selim Bey, Cin'in diger asya ulkeleri ile imzalamis oldugu 5 trilyon dolarcik yeni olusumun haberini siteye koymustum mesela...

5 trilyon dolarcik...

Hadi onu biraktik, Cin'in kendi ic talebinden kimse bahsetmiyor...

Bu arada ABD'nin hiperenflasyon ile bogulmasi en cok Cin'in isine gelir, baska birilerinin degil. ABD'de hiperenflasyon oldugu an ABD'nin enerji tuketimi de gocer. Cin'de boylece istedigi kadar petrole ulasabilir, zaten su anda bile istedigi kadar petrole ulasabiliyor ya, neyse...

Bir de Cin'in yuaninin asil degerini de biraz arastirmak gerekir. Onun detaylarina inince zaten ABD'nin Cin uzerinde pek te bir ekonomik yaptirim veyahutta ekonomik olarak baskisinin soz konusu bile olamayacagini gorebiliriz. Veyahutta acik istihbaratci dostlarimiza daha detayli ekonomik bilgilere ulasmalarini onermek lazim, yoksa laflari havada kaliyor

Olaylara bakarken tum cerceveye bakmak daha iyi bence.



sayfa 597
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET