Atatürkün bunlara engel olamadığını ve onlar tarafından zehirlendiğini bu sayfalarda kim savunuyor bana söylermisin.
Mürsel Bey, siz hikayenin ilk kismini anlatiyorsunuz devami ile pek ilgilenmiyorsunuz. Atatürk, bir taraftan o gecici olarak güvenilirligi süpheli ama ihtiyac duyulan insanlari devlet icinde istihdam ederken, yepyeni bir Cumhuriyet eliti yetistirme yoluna gitti. Bu isleri kim bozdu? Egitim sistemini DP ve onun mirascilari sulandiran babam degil; ki kendisi bu sagcidir ama kendi bile der: Onun zamaninda astronomi bile okutmuslar. Liseler 4 seneymis ve lise notlari ile üniversiteye sorgusuz sualsiz sinavsiz girebilmis. O mezun oldugu sene liseler bir sene kisaltilmis. 50 senede gayet güzel ilerlemisiz. Demokrasi yildizi Menderes diye bir kitap var. Sinava gelip hocalara baski yapan DP milletvekillerini anlatan bir sahne var yalnis hatirlamiyorsam. Polisi tehdit eden milletvekili zihniyetiyle ayni zihniyet. (Bu arada istifanin gerekcesi gercekten buysa, yigidi öldür hakkini ver Tayyip az bile etmis.)
***
Alıntı:
Ama yerine gelenlerin hakim kültürü çoğunluk halkın hakim kültürü olacak.
Dediginiz sey anladigim sey ise, ne Atatürk'ün gösterdigi yoldur bu, ne de cagimizda basariya giden yoldur; Belki FG'nin yoludur ama Atatürk'ün hayal ettigi yol degildir. El freni cekilmis yaris arabasiyla bile olsa Kabatas'a kadar ancak gideriz. Ama elfrenini cekmek cok hosumuza gidiyor anlasilan. Eninde sonunda bir karar vermek gerekecek elfreni mi, hedefe varmak mi? Hic kismen basarisiz veya demode bir kültüre veya degerlere sahip oldugumuzu sorgulamak akliniza gelmedi mi? Burada neyi tartisiyoruz? Akdenizliligi, kuzeyliligi. Islam benim gözümde akdenizliligin getirdigi en acil toplumsal hastaliklara bir cevaptir. Kuzeyli kültürlerde islamin ampütasyon yaparak tedavi etmeye calistigi hastaliklar yaygin degildir, hatta pek görülmez. O nedenle islam, yahudilik falan gibi seylere ihtiyac yoktur.
En son Selim_1120 tarafından Pts 28 Arl 2009, 04:25 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Olaylari sizin gibi mistik göremem ama sonuct isbirlikci bir sinifin oldugu malum. Yalniz sizin göremediginiz sey, tüm gelismekte olan ülkelerin ortak özelligi iyi egitimli, becerikli basarili sinifin büyük cogunlukla ayni zamanda isbirlikci sinif oldugudur.
Siz Osmanlinin her kosesinde mantar gibi misyoner okullarinin bosa mi acildigini zannediyorsunuz ?
Bunlarin acilis amaci "intermediary class" dedigimiz sinifin olusturulabilmesi icindir, muslumanlara din degistirtmek icin degil.
Eger bogaza nazir misyoner okulu mezunlarinin mezuniyetlerinden sonra nerelerde hangi isleri yaptiklari bir incelenirse olay daha iyi anlasilir.
Alıntı:
Liseler 4 seneymis ve lise notlari ile üniversiteye sorgusuz sualsiz sinavsiz girebilmis. O mezun oldugu sene liseler bir sene kisaltilmis. 50 senede gayet güzel ilerlemisiz. Demokrasi yildizi Menderes diye bir kitap var. Sinava gelip hocalara baski yapan DP
O senelerde liseden mezun olabilmek icin gecmeniz gereken ve adina "bakalorya imtihani" denen imtihanda sorulmus olan sorulari bulun onlari bugun Turkiyede universitelerde ogretim uyeligi yapan kisilere verin eger sorulari cevaplayabiliyorlarsa harika.
Eger bir ulkeyi gocertmek istiyorsaniz egitimin çıtasini dusurun, baska bir sey yapmaniza gerek kalmaz o zaman.
Ümit Bey, bu konuda görüslerimiz bu kadar örtüstükten sonra bir taslama yapmam lazim. Sayet Atatürk gercekten gizli ingiliz onayli olsaydi, isbirlikci sinifini ikame etmenin temeli olan "egitim sistemini" neden adam etme yoluna girsin ki? Bence Atatürk'e bu konuda haksizlik ediyorsunuz. Hedefe giden heryol mübahtir. Hedef Türkiye'nin canini kurtarmakti. Ingilizlerle(ki aynisi Fransizlar, Italyanlar, Ruslar falan icin de gecerlidir) görüsmeyip anlasmayip ne yapacakti Atatürk? (Olmayan) Savas gemilerimizi Thames nehrine yürütüp Buckingham Sarayini sakinlerinin basina mi yiksaydi? Belki de Tunguskaya düstügü iddia edilen asteroide bir ion-motorlu uzay gemisi gönderip tam da Kurtulus Savasi sirasinda Londra'nin üzerinde düsmesi icin yörüngesinden itekleyebilirdi Atatürk, ama ingiltere onayli oldugu icin ne yazik ki firsati kacirmisiz(!).
7 Bölümden olusan bu videolar da konu basligimiz altinda yazilmayan bir cok ilginc konu mevcut.
Andrew M.Patterson un bazi saptamalari acikta kalan bir cok konuya cevap niteliginde. Izlemenizi öneririm.
O senelerde liseden mezun olabilmek icin gecmeniz gereken ve adina "bakalorya imtihani" denen imtihanda sorulmus olan sorulari bulun onlari bugun Turkiyede universitelerde ogretim uyeligi yapan kisilere verin eger sorulari cevaplayabiliyorlarsa harika.
Umit Bey,
ayni sekilde o "bakalorya imtihani' denen imtihanda sorulmus butun sorulari bugun ABD'deki universitelerde ogretim uyeligi yapan kisilere verin, bakalim ne kadarini cevaplayabiliyorlar (Amerikan versiyonu).
Turkiye'deki egitim ne kadar kotuyse ABD'deki egitim de o kadar kotudur.
Ama ABD hep cok buyuk, Turkiye hep cok kucuk diye bir dusunce almis basini gidiyor...
Saniyorum bu da Amerika'lilarin cok guzel yaptigi "perception management"tan olsa gerek.
Ne de olsa ABD'de rusvet olmaz, dolandiricilik olmaz, kitabina uygun yasal haklardir onlar
Artik ABD'de egitim kotu degildir, hersey cok iyidir, dunyanin en iyi egitimi veriliyordur demeye baslayacagiz galiba
Alıntı:
Eger bir ulkeyi gocertmek istiyorsaniz egitimin çıtasini dusurun, baska bir sey yapmaniza gerek kalmaz o zaman
Cepkah bey;
Dunyayi yoneten azgin paraci grubun amaci ulkeleri gocertmek degildir, ulkeleri yonetmektir. Gocuk ulke hic bir kisiye yarari olan ulke degildir. O yuzden ABD'nin gocmesine izin verilmeyecek, cikacak ABD-Cin savasinda da Cin'in gocmemesi saglanacaktir. Maksat yonetmektir. Turkiye'de gocuk degil yonetilen ulkedir, aynen ABD'nin yonetiliyor olmasi gibi.
Bir ulkeyi yonetmek icin de sadece 2 sey gerekir (1900'dan sonra yapilan planlama ile). Ondan sonra ipler elinize gecer.
1 - Finansini kontrol edeceksiniz (bankalarini, parasini, borsalarini vs)
2 - Medyasini kontrol edeceksiniz.
Bakin Turkiye'nin bu 2 secenegindeki kontrolu kimlerin eli altinda.
Hatta ondan once bakin su cok "guclu" ABD'nin kontrolu kimler altinda?
Umit Bey,
ayni sekilde o "bakalorya imtihani' denen imtihanda sorulmus butun sorulari bugun ABD'deki universitelerde ogretim uyeligi yapan kisilere verin, bakalim ne kadarini cevaplayabiliyorlar (Amerikan versiyonu).
Turkiye'deki egitim ne kadar kotuyse ABD'deki egitim de o kadar kotudur.
Ama ABD hep cok buyuk, Turkiye hep cok kucuk diye bir dusunce almis basini gidiyor...
Oyle bir düşünce alip basini gitmiyor Osman Bey,bu konudan bahsettik uzunca bir sure evvel:
Amerikan egitim sistemi Almanlarin "Denker" tabir ettigi turden bilimadami yetistirmez ,amaci derin dusunen degil belli seyleri derin bilen bol sayida birbirini tamamlayabilecek,yani "team player" denen cinste eleman,yani Henry Ford un oto montaj bandinda calisan mavi yakalilarin,beyaz yakali muadillerini yetistirmek icin duzenlenmistir.
Bu yuzdende ABD universiteleri her sene 70,000 i askin PhD derecesi dagitmalarina ragmen bir tane dahi Einstein,Schroedinger,Pauli ,Dirac,Planck,Heisenberg,Penrose gibilerin capinda bilim adami cikaramamistir,degil 70,000 ,170,000 PhD dagitsalar dahi cikaramayacaklardir,bu ayibini da disardan Penrose,Zeilinger gibileri futbolcu transfer eder gibi transfer ederek kapatmaya calisirlar.
Yalniz burada Turkiye ile aradaki buyuk farki gormek lazim o da su ABD oldum olasi boyledir,bu "böyle oluş" bir dis baski yahut gobegini kasiyan Amerikalilarin talepleri sonucu ortaya cikmamistir,bir tercih sonucudur,oysa Turkiye neyin ne oldugunun farkinda bile olmadigindan kendi, aslinda dogru yonde olan egitim sistemini gerek dış baskilar gereksede göbeğini kaşıyan adamin talepleri dogrultusunda "Downgrade" etmistir.
Muhterem agabeylerimiz Erbakan,Ozal,Demirel gibi bir cok digerleri dunya gorusleri birbirinden 180 derece farkli bir suru insan bu "Bakalorya" imtihanini kazanarak lise mezunu olmuslardir.
Tabii bu bakalorya imtihani ancak en iyilerin en caliskanlarin onunu acan bir imtihandi ve gobegini kasiyan adamin haylaz ,derslerini seren oglunun kizinin onunu kapatiyordu,onun icinde kaldirildi.
Alıntı:
Dr.Nazım'ı kim astırdı?
Acaba Dr.Nazım'ın eşini Selanik'te kim istemişti ?
Dr. Nazım'ın eşi niçin verilmemişti?
Turkiyede resmi tarihin pek disina cikmamak gerekir,ornegin Turkiye Cumhuriyetinin kurucularindan biride Aubtey Herbert isimli zattir kendisi TC nin kurulusunda en az Mustafa Kemal,Fevzi Pasa,Ismet pasa Kazim,pasa kadar onemli rol oynamistir ama adi nedense hic mi hic duyulmaz.
Bu söylediginiz şey "Demand Constrained" dünya icin yani "Win-Win" dunyasi icin gecerlidir,oysa bugun dunyamiz "Supply Constrained" dunya ,yani "Zero Sum Game" dunyasi haline gelmis bulunmaktadir bu yuzdende yonetmenin yerini yok etme almis bulunmaktadir.
Billionaire club in bid to curb overpopulation
America's richest people meet to discuss ways of tackling a 'disastrous' environmental, social and industrial threat
Bu yaziyi özellikle "Bizim arkamizda Rockefeller var" diyenlerin dikkatle okumalarini tavsiye ederim,diikat etsinlerde arkalarindaki Bay Rockefeller kendisini kurtarabilmek icin bizimkileri arkadan gücün önüne itivermesin nufüs azalsın diye.
Yani Ümit Bey, dogru mu anladim sizi? Türkiye Cumhuriyeti dünyaya ipotekli gelmistir diyorsunuz? Hic gelmemek ile ipotekli gelmek arasinda secim yapmak zorunda olsaydiniz hangisini secerdiniz? Baska secenek varmiydi ki?
Bu arada Inönü ABD mandacisidir ve iktidara gelir gelmez bu yönde hareket etmistir. ABD ile ikili anlasmalari yani manda anlasmalarini imzalayan Inönü'dür, Menderes tabii bu konuda asagi kalmamistir ancak bunu zaten görmek isteyenler görüyor. Bilinmeyen sey Inönü'nün aslinda hic öyle vatan millet sakarya bir adam olmadigidir. Babam Inönü'nün askeri teknik kabiliyeti(iyi topcu subayi imis) nedeniyle Atatürk tarafindan istendigini anlatir bana, tabii gercekten memlekette subay mi kalmamisti o ayri soru. Atatürk'ün vefat etmeden kisa süre önce Inönü'yü mechul araba kazasinda bertaraf ettirmek istedigini hatta cevresindekilerin buna uygun bir gazete basligi ile ölüm dösegindeki Atatürk'ü teskin ettiklerine dair bircok rivayet duydum. Bilmem dogru mudur?..