Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 52
Alparslan 1
14 yıl önce - Cum 12 Eyl 2008, 15:36



teoman1
14 yıl önce - Cum 12 Eyl 2008, 16:49

Alıntı:
rusların güç safında olduğuna inanmıyorum. adamlar eğer gücün en önemli üyelerinden biriyse neden gidipte Çinlilerle, hintlilerle Şanghai işbirliği örgütü kursun?

ruslar sadece bu füze kalkanı projesine karşı bir B planları olduğunu deklare ettiler. zamanlamasına dikat edin en son toplantının.
ortak düşman halledilinceye kadar hiç korkmayın, model bellidir.

ben sadece neden bu ölüm kalım savaşını daha pratik bir şekilde bitirmezler onu anlamıyorum. el kaide sorozu vurup londrada da minicik bir nükleer bomba patlatsa çatışma biter. ingilterenin bu günkü şartlarda bir ölüm kalım savaşından galip çıkma şansı olamaz. adı üstünde "güç" tepesi attımı gücünü gösterir.


efendi87
14 yıl önce - Cum 12 Eyl 2008, 19:17

Alıntı:
ümit beyin ingiltere abd ilişkileri üzerine yazdıklarını da hergün biraz daha içselleştiriyorum. bu o kadar açıklayıcı, herşeyi yerine oturtan bir model ki herkeze öneririm, işi gücü bırakın ümit beyin bu konuda yazdıklarını tek tek okuyun.
ben yıllardır m.kaynakın avrupa - küresel sermaye - amerika kapışması modelini anlamaya çalıştım. o ingiltereyi tarihinden gelen özellikler ile bağımsız oynayan bir oyuncu olarak küresel sermayeyle ortaklığa gitmiş olarak kabul eder ama çok değer de vermez. abd nin küresel sermayeyi ortaya çıkardığını, ama sonra kontrolünü kaybettiğini ve şimdi savaşmak zorunda kaldığını söyler. model böyledir. örneğin 60 darbesini ingilizler yapmıştır ama 12 eylülü abd yapmıştır ona göre. ama burada kafalar hep karışır. bir türlü tam oturtamaz insan. halbuki bu 1970-2001 arası yansıtıcılık modeli her şeyi yerine "cuk" oturtuyor.
gerçekten çok teşekkürler ümit bey.

Teoman bey söylediklerinizin altına imzamı atarım.Gerçekten çok teşekkürler.Özellikle "yansıtıcı-verici" konsepti çok önemli.
Teoman bey yanlış anlamıyorsam şöyle diyorsunuz.Mahir hoca 1960'a ingiliz darbesi diyor.ama 1980'e ABD.Burda bi tezatlık oluşuyor.Çünkü darbeden sonra küreslci politikalar izlenmiştir.Ama tezatlık yok.Çünkü 1980'de ABD yansıtıcısı ingiltere vericisi üzerinden politika uyguluyordu.Bu da mahir bey'in 1980 darbesine ABD darbesi demesine yol açıyor.Yanılıyor muyum teoman bey?

Teoman Bey ve Ümit bey bir sorum daha var
Alıntı:

Aşırı borçlanma biçimi bizim bağımsızlığımızı elimizden almıştır.Özal ve demirel arasında ideolojik fark olmamakla birlikte ABD açısından Turgut özal ile demirel arasında büyük fark vardı.Demirel,bu gidişi tersine çevirmek istemektedir.

Yukarıdaki alıntı mahir kaynak'ın bir kitabından alıntı.Bu alıntıdan anladığım kadarı ile Özal küreselci buna diyeceğim yok.Ama Demirel güç tarafında bu doğru mudur?Eğer Demirel güç tarafındaysa küreselci bir müdahale olan 28 Şubat'ın neden önderliğini yaptı?Böyle spesifik sorular sorduğum için de ayrıca kusura bakmayın.Ama naparsınız modeli içselleştirmek kolay olmuyor.
Saygılar..


teoman1
14 yıl önce - Cum 12 Eyl 2008, 19:58

Alıntı:
Ama tezatlık yok.Çünkü 1980'de ABD yansıtıcısı ingiltere vericisi üzerinden politika uyguluyordu.Bu da mahir bey'in 1980 darbesine ABD darbesi demesine yol açıyor.Yanılıyor muyum

bence yanılmıyorsunuz ama ben yanılıyor olabilirim .
mahir hoca amerikan derin devletini her daim bağımsız ve ingiltere ile özellikle gırtlak gırtlağa kabul eder.
mahir hoca modeliyle ümit beyin modelinin bir çok ortak noktası var, en azından aynı dili konuşuyorlar. ama herşeyi farklı yorumlatan bu tür çok çok temel farkları da var.
örneğin garip bir şekilde mahir hoca da 12 eylül için aynı şeyi söylüyor, ama abd yaptı derken yansıtıcıyla yansıttırcıyı ayırt edemiyor ve ay ışığını güneş ışığıyla karıştırıyor .
ümit bey konfirme eder umarım.
bu arada ikidir benim adımı ümit beyle yanyana andığınız için de teşekkürler, kulağa hoş geliyor.


Uğur1
14 yıl önce - Cum 12 Eyl 2008, 23:12



teoman1
14 yıl önce - Cmt 13 Eyl 2008, 00:43

Alıntı:
...........Acaba yanlış mı düşünüyorum.


doğru düşünüyorsunuz ama güç içindeki çatışma eskilere dayanıyor ve tarafları doğru koymak lazım. taraflar kim dendimi işler karışıyor.

ümit bey söylesin, bende ondan öğrendim. ama şaşırmaya da hazır olun, çünkü güçle küresel sermaye orada birbirine karışıyor

aklıma bir şarkı geldi, ipucu olabilir size:
eski dostlaaaar eski dostlaaaaarrr


umit1
14 yıl önce - Cmt 13 Eyl 2008, 06:01

Alıntı:
Eğer Demirel güç tarafındaysa küreselci bir müdahale olan 28 Şubat'ın neden önderliğini yaptı?Böyle spesifik sorular sorduğum için de ayrıca kusura bakmayın.Ama naparsınız modeli içselleştirmek kolay olmuyor.
Saygılar..


Allah uzun ömürler versin sayın Demirel ağabeyimiz Turkiye Cograftasinda görülmüş olan en "pragmatik" polikacidır,unutmayin "dün dündür,bugun bugundür" vecizesi ona aittir.

Kendisi herhalde 70lerde ABD nin degistigini farketmis o da buna bagli olarak 80 lerde degismistir,kendisini kureselcilere Ozal'in laik alternatifi olarak sunmustur.

Alıntı:
Ulus devletler için küresel sermaye bir tehdittir şu an için.. Ama küresel sermayenin zayıfladığını düşündüğümüzde ulus devletler için başka ulus devletler tehdit olarak karşılaşacaktır.. Tekrar küçük çocuklar kavgaya devam edecektir yani.. Acaba yanlış mı düşünüyorum..


Dogru,böylecede bugun cozumu imkansiz gibi görünen bir cok problem cozulecektir.

Yeni Global Sistem dunya nufusunun yaklasik 1/3 unu sistem dışına iterek geri kalan 2/3 une yasama hakki taniyacaktir.


teoman1
14 yıl önce - Cmt 13 Eyl 2008, 19:00

Alıntı:
aklıma bir şarkı geldi, ipucu olabilir size:
eski dostlaaaar eski dostlaaaaarrr


konuyla ilgili rahmetli dedemin söylediği bir de atasözü geldi aklıma:
akrabanun akrabaya akrep etmez ettügün

neyse şakayı bırakalım.
ümit bey aylar önce demişki:
Alıntı:
nasıl "Global Sermaye" nin merkezi NYC degil,Londra ise ,Guç'un merkezide Atlantigin öteki tarafındadir

ben burada ümit beye sormadan edemeyeceğim:
bu atlantik ötesi ülke gücün merkezi ise ve amerikada 70 öncesi gücün yanında ise, 39-45 te olanları nasıl yorumlayacağız. burada da bir alıcı verici karmaşası var sanki. o dönemin kutuplaşmasını nasıl deşifre edeceğiz.


umit1
14 yıl önce - Pts 15 Eyl 2008, 00:08

Alıntı:
bu atlantik ötesi ülke gücün merkezi ise ve amerikada 70 öncesi gücün yanında ise, 39-45 te olanları nasıl yorumlayacağız. burada da bir alıcı verici karmaşası var sanki. o dönemin kutuplaşmasını nasıl deşifre edeceğiz.


Almanya'nın küresel "Consentual Hegemon" luguna giden yol haritası Bismarck tarafindan cizilmis ve uygulanmaya baslanmistir ,Kayzer basa gelince Bismarck'in ve onun cizdigi yol haritasinin nasil Kayzer tarafindan oncelikle cöpe atildigini ve politikanin 180 derece degistigini daha evvel anlattim.

Simdi bakalim 30 lu yillarda ne olmuş.
Bir defa Bismarck politikasinin temeli ne idi ona bir bakalim.

Bu politikanin ki,1870 Fransa-Prusya savasi ile uygulanma sureci baslamistir,temeli Ingiltere'nin hedef alinmasi ama bunu yaparken mutlaka ve mutlaka Fransa ve Rusyanin desteklerinin alinmasi,eger bu mumkun olmaz ise onlarin en azindan tarafsiz kalmalarinin saglanmasi idi.

Almanyada yerlesik Alman "establisment" ine tepki olarak "Naziler" denen bir akim ortaya cikmis ve devleti ele gecirmis,bunu yaparkende "establisment" i bölmus.

Ama esas sorun orada degil Hitler'in amacı ile Bismarck'in amaci pek farkli degil amac ayni ama gidilen yol cok farkli,neden cunki Hitler politikasinda Bismarck politikalarinda bulunmayan bir sey var o da ne? o da "ırkçılik" komponenti.

Boyle olunca sizin bir kendiniz gibi bir Cermen ırkı olan Angloları hedef tahtasina ideolojik olarak oturtmaniz zor,ama "untermenschen" dediginiz Ruslar,Ukraynalilar vs yani butun slavlar ister istemez hedef tahtasi oluyorlar,ustelik bu slavlar düşman oldugunuz bir ideoloji tarafindan yonetiliyorlar.

Yani Hitler politikasindaki "ırkçılık" unsuru yuzunden Ingiltere'yi degil Rusya'yi yani o zamanki adiyla Sovyetler Birligini hedef almak zorunda kalmistir,ustelik Bismarck'in "consentual" likle yumusakca gerceklestirmeyi planladigi Fransa-Almanya-Rusya birlikteligini yine ideolojisindeki "ırkçılık" faktörü nedeniyle Ruslari ve Slavlari ortadan kaldirarak gerceklestirmeye calisacak yani Bismarck'in cizdigi yol haritasinin tam tersine gidecektir.

Nazilerin ve Hitler'in taa 1938 senesine kadar ne Ingiltere ile kapışma düşünceleri vardir ne de bunun icin hazirliklari,butun hazirliklar Sovyetler Birligi icindir.

Hitler Ingiltere'de bir "Rejim Degisikligi" yapilarak Almanya'da olanlarin Ingiltere'de de olabilecegini dusunmekte buna oynamaktadir.

Pek haksizda sayilmaz cunki 30 lu yillarda Ingiltere'de de oldukca guclu bir bicimde bir Nazi hareketi ortaya cikmistir,Kral 8.Edward'in açıktan açığa bir Nazi sempatizanı oldugu bilinmekte,parlementoda Nazi sempatizanlarinin az olmadigi gorulmektedir.

Burada dikkatlerden kacan husus Hitler'in 1938 basinda kabinesinde yaptigi degisikliktir,bu degisiklikle kabinedeki Alman "establishment" i ne baglı isimler tasviye edilmislerdir bunun anlami ise Hitler'in ALman establisment" ile baglarinı tamamen kopardigi bundan boyle "Bismarck" prensiplerinin politikada yeri olmayacagi ve Sovyetler'in hedef olacagidir.

Tabii Ingiliz devleti bunu dogru okumus yönünü doguya ceviren Almanya'dan gelecek tehdidin azaldigi sonucuna varmis bu sonuç ise Ingiltere devletinin icindeki "Alman muhiplerine" karşı mücadeleye baslamasina ve onlari tasviye ederek Hitler'in "Ingiltere'de rejim değişikligi" hayallerinin suya düşmesine neden olmustur.

Bu denklemde ABD nerede idi ona bakalim.

Bir defa Hitler Almanyası ile Roosevelt ABD si bir cok bakimlardan buyuk benzerlikler göstermektedirler.
Bizzat Hitler'in kendisi ABD de uygulanan "ırkçı" politikalara hayrandir,Nazilerin meşhur "Blutgesetz" i o dönemde ABD de geçerli olan kanunlarin Almanca'ya tercümesinden baska bir sey degildirler.

Yani donemde ABD de,Almanya'da fasizmle yonetilmektedirler,Roosevelt'de Hitler'de sandiktan cikmislardir,tek farki ABD deki fasizm'in Almanyadakine oranla daha "light" türde olmasidir,ama bu bile bakis acisina gore degisir,örnegin bir beyaz hanimla konusurken görüldugü için bulunan ilk agacta yahut direkte sallandirilan bir zencinin akrabalarina "Almanyadaki fasizm sizinken daha sertti" derseniz size gülerler.

Ben bunu suna benzetirim,Irak ve Suriye Baasciligina,bilirsiniz pek farklari yoktur ama pek gecinemezler.

ABD icin onemli olan Almanya degil Japonya idi, zira Japonya ile hayati kaynaklar icin mucadelededir ABD ,eger Japon sorunu halledilebilirse ondan sonra siranın Hollanda ve Ingiltere'ye gelmesi beklenirdi,zira kaynaklari kontrol eden onlardi.

Hitler'in en buyuk hatasi ise Japonya ile ittifak yapmasidir.Unutmayin ABD yani Roosevelt,Almanya'ya savas ilan etmemistir Hitler ABD ye savas ilan etmistir.


En son umit1 tarafından Pts 15 Eyl 2008, 00:55 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


teoman1
14 yıl önce - Pts 15 Eyl 2008, 00:26



sayfa 52
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET