Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 253
mursel1
14 yıl önce - Sal 14 Nis 2009, 14:22

Alıntı:
Yazdiklarinizin anayasal suc olmaktan öte Sn. Erbakan'in "kanlimi olacak kansizmi" söylemine cok benzedigini biliyorsunuz degil mi?


Yazdıklarım anayasal suç değildir.Öyle provakasyon yapıp beni demokrasi ve cumhuriyet karşıtı gibi göstermeniz çok ayıp oluyor.O söylediğiniz zatın söyledikleri ilede benim söylediklerimin alakası yoktur konuyu lütfen saptırmayınız.O söylediğiniz zatında bilmeden hangi antiteze hizmet ettiğini bu millet biliyor.Şu andada tekrar sahneye çıkmasıda bir muamma zaten.

Alıntı:
islamci teokrasi degildir. Cünkü teokratik devlet (yeterince) bilim, teknoloji


Siz benim söylediklerimden bunumu algıladınız kusura bakmayın ama pes doğrusu, ben size oryantalist kavramlarla , siyonist söylemlerle konuşup bu kavramları konuşup tez-antiteze hizmet etmeyin dedim.Çünkü bu kavramlar bu ülke insanlarını bölmektedir.Ama siz ne yazıkki kafanızda bir müslüman portresi çizmişsiniz daha doğrusu sizie böyle gösterilmiş buna göre beni yargılıyorsunuz siz benim söylediklerimi birdaha okuyun bakalım onlarda teokratik bir islam devleti kurma varmı.Tam tersine ben onuda bir mason oyunu olduğunu ve provakatif bir eylem olduğunu söylüyorum niye anlamak istemiyosunuz yahu.


Alıntı:
Yaniliyorsunuz Mürsel Bey, eger bu ülkede laiklik gercekten uygulanmis olsaydi, kurani terimlerle düsündügünü söylediginiz büyük halk kitlelerinin müsbet bilimsel ve maddi düsünce ile mistik-teokratik düsünce arasinda secim ve sentez firsati olacakti. Olmadi, anti-komünist mücadele esnasinda kitleler sola yönelince panikleyen devlet bunu engellemek icin gizli dinci bir sistem getirdi, özellikle 80 sonrasinda.


Çok komik işte , esas siz yanılıyorsunuz.Bu ülkede halkın Atatürkün zehirlenerek öldürülmesinden sonra esas bu halkın din eğitimi engellenmiştir.Ben dedemin, babamın, amcalarımın yaşadıklarınamı inanayım yoksa sizemi.Ha bu arada benim dedem Atatürkü çok seven bir rumeli göçmeni idi.Yani o sahte Atatürkçü ağızlar bir debreli, hemde kocacıklı olarak bizim ailede sökmüyor kardeşim.Kendilerini Atatürkçü olarak niteleyip onu zehirleyenlerin peşinden gidenleri ben çok iyi tanıyorum sen merak etme.

Bak Selim kardeşim ben bir önceki yazımda kısaca siyonitlerin ortaya çıkardığı kavramlarla düşünmeyelim dedim.Böyle düşünerek halk içine nifak sokuluyor dedim.

Tekrar ediyorum bu ülkede siyonist oyunu bitmiştir.Halk arasına birtakım ithal kavramlar pompalayıp halkı birbirine düşürmek isteyenler(bunlar kim olursa olsun ister laik , ister islamcı , ister milliyetçi ister kürtçü, ister ocu ister bucu benim için hepsi bir yerden yönlendiriliyor demektir.) ayaklarını denk alsınlar.Bunu söylemek suçmu söyleyin lütfen selim kardeş.


Alıntı:
Tekrar alalim, büyük soyut siyasi islerden kücük önemsiz hayatlarimizi ilgilendiren somut seylere gelelim: Mesela Türk kadinina vaadiniz kapanma, koca dayagi, ve cocuk dogurma disinda nedir? Var mi baska bir vaadiniz? Türk gencine namaz ve öbür dünyayi sabirla beklemek disinda bu dünyadaki mutlulukla ilgili projeleriniz vaadleriniz var mi? Altyapi sanayi politikasi, enerji verimliligi konusunda dise dokunur projeleriniz nelerdir? Millet Mars'a gidecek biz daha Kars'A gidemiyoruz dogru düzgün, sizi irgaliyor mu?

Acik ve net: Bu gün bati avrupayi gören Türk genclerinin cogu neden oralara imreniyor? Oralardaki düzen ifade edildigi üzere ABD'nin aksine bir takim düzenlemelerle sürdürülebilir. Bu konudaki cözümünüz, "görmesinler, imrenmesinler, biat etsinler, dünyanin nimetlerini istemesinler" seklindemi? Yoksa baska sekilde mi? Batinin bize düsman olmasi kendi düzeninin bize ve özellikle diger islam ülkelerine olan üstünlügünden bir sey eksiltmez. Düsmanin elindeki silahin kilica üstünlügü onun düsman olmasindan dolayi eksilmez. Mevzu budur, bilmem anlatabildim mi?


Bu söylediğin tümden yalnış bir müslüman algılaması.Önce şu kafanızdaki müslüman tiplemesini bir sorgulayın lütfen.


Selim_1120
14 yıl önce - Sal 14 Nis 2009, 15:27

Alıntı:
12 Eylül, Türkiye’nin dönüşümü Fethullahçılığın ve Kürtçülüğün gelişmesi

O yüzden Türkiye daima denetim altında tutulmalıydı. Bu anlamda, ülkelerin dizginlerini ele geçirmek amacıyla kendileri için tehlike arz eden siyasi görüş ve güçlerin pasifize edilerek yerlerine toplumları daha kolay yönetebilecek yapay, mûnis ideolojilerin ikâme edilmesi gerekmekteydi. Onlara göre 80’li yıllarda Türkiye’de tüm dünyada yükselen 68 kuşağının özgürlük talepleri doğrultusunda palazlanan, fakat zamanla etkinlikleri artan sol ideolojiler tehlikeli olmaya başlamışlardı. Ancak esas yıkmak istedikleri Kemalist güçler ve dayandıkları temel ideolojiydi. Bu noktada, bunların karşısına etki tepki bağlamında spontan olarak çıkan aşırı sağ güçler organize edilmeli ve kullanılmalıydı. Nitekim öyle de yapıldı. Toplumsal kaos sonunda sömürgeciler, “bizim çocukları” ünlü reisleri Kenan Evren komutasında bir darbe ile iktidara taşıdı. Bu arada, kullanılan ve misyonlarını tamamlayan islâmla harmanlanmış duygu ağırlıklı milliyetçilik ideolojisinin kölesi olmuş aşırı sağ güçler de devre dışı bırakıldı. Onlardan istenilen alınmış, Evren reisin darbesi için üstlerine düşen görevi yerine getirmişlerdi. Artık bir kenara atılabilirlerdi.

Reise dendi ki, dine ve futbola yönel! Emir yüksek yerdendi, ABD’nin isteği üzerine dine yönelindi ve ortaya amerikan İslamî din ideolojisi Ilımli İslâm çıktı. Başka bir ifade ile, yumuşak başlı İslâm!.. Vur ensesine, al ABD adına lokmasını…

Darbeden sonra tüm siyasî etkinlikler askıya alındı. Ama nedense, Kenan Evren’in silah arkadaşı Haig’in ricasıyla Özal’ın vetosu da kaldırıldı.

Güneydoğuda da sıkıyönetim ilân edildi. Bu arada, Apo’da Suriye’ye kaçtı.

Türkiye’deki tüm aşırı veya aşırılık olasılığı olan, hatta son derece normal sayılması gereken siyasî etkinlikler ve kişiler ABD kuklası darbeci reis tarafından imha edilirken ve daha sonra rica ile serbest bırakılmak şartıyla Özal bile uçaktan indirilip tutuklanırken; Apo, Suriye’ye kaçabiliyor ve ABD’nin “dine yönel” talimatıyla Fettullahçılık ve Ilımlı İslâm, toplumun en ücra köşelerdeki dokularına kadar güle oynaya yayılabilecek özgür bir ortam bulabiliyordu. Yani kısacası, meydanlar Apo ve Fettullah örgütlerine kalıyordu.

Tabii ki bu gelişmelerin hiçbirisi tesadüf olmayıp, “puzzle”ın parçalarıydılar.

Fettullah Gülen, Amerikan çıkarlarının taşeronu olan Ilımlı İslâm’ı simgelerken, Apo Kürtçülüğü ve Türkiye’nin bölünmesini temsil ediyordu. Ama, her ikisi de ABD’nin BOP projesine hizmet verebilecek güçlerdi.

PKK ve Fethullah arasındaki paralellik

En düşündürücü durum da şuydu; bu PKK komitacısı Apo’nun örgütlenmesi, nasıl bir muhteşem örgütlenmeydi ki, darbe olmasına karşın, sağ ve sol örgütler yerle bir edilmiş olduğu halde kendisi Suriye’ye kaçışını ve oradaki konuşlanmasını en sorunsuz şekilde başarabiliyor ve en katı bir askeri rejimde dahi Eruh ve Şemdinli baskınlarını gerçekleştirebiliyordu. Hem de çok sınırlı bir militan güçle… Ama, bu sınırlı güçle yapılan saldırıdan hiç çekinilmiyordu; demek ki, 80 yılları boyunca gerçekleştirilen yer altındaki örgütlenmeye çok güveniliyordu. Bu dönem boyunca taban bazında elde edilmiş kazanımların etkinliğine yüzde yüz inanılıyordu. Yoksa, böyle çok kritik ve kaybetme şansı çok yüksek olan riske girilemezdi.

Gerçektende, Apo gibi Urfa’nın Halfeti ilçesinden çıkıp siyasi görüşleri ve hayat felsefesi zikzaklar çizen, silik bir kişiliğe sahip ve sıradan denilebilecek bir şahsın örgüt lideri olarak sıkıyönetim zamanında ve sınırlı bir güçle TSK’ya saldırma gücünü kendinde bulabilmesi de çok ilginçti.

Dikkatle irdelenmesi gereken diğer bir konu ise şuydu; daha sonraki dönemlerde dünyanın en isim yapmış ordularından biri olan Türk ordusuna karşı önemli sıkıntılar verebilecek bir örgüt haline gelecek olan bu yapılanma, bu noktaya nasıl olmuşta gelebilmiş ve sıkıyönetim gibi olağanüstü bir durum olmasına karşın kimse bu önemli çeteleşmenin farkına varamamıştı. Hem de, bu örgütlenme Halfetili ve silik bir kişilik tarafından gerçekleştirilmiş ve 10-15 kişilik militan gurubuyla TSK’ya baskın yapma cesaretini bularak bölücü savaşı başlatabilmişti.Bu kesinlikle basit ve kendiliğinden oluşmuş sıradan bir örgütlenme olamazdı.

Demek ki sürekli birileri seçiliyor, gerekli örgütlenme bir biçimde gerçekleştirilerek o kişi işin başına getiriliyordu. Tıpkı, Kenan Evren, Turgut Özal, Fettullah Gülen, Tayyip Erdoğan örneklerinde olduğu gibi…

Bu bağlamda, Fettullah’ın kurduğu imparatorluğun kökenlerinin sorgulanmasında ortaya çıkan kuşkular, Apo’nun oluşturduğu örgütün iç yüzü içinde geçerlidir ve iki örgütün de ortaya çıkış hikâyeleriyle çok etkili bir güç hâline gelme süreçleri tartışmaya çok açıktır.

Gerçekten de dikkat edildiğinde şu görülecektir; her ikisi de “bizim çocukların” reisi Evren, yâni sıkıyönetim döneminde örgütlenmelerini sürdürmüşler ve pekiştirmişlerdir. Ayrıca da, her ikisinin de ortaya çıkan örgütlenmeleri kişileri aşan niteliktedir. Yâni, darbe öncesi dönemdeki kaos ortamının derin ve dış güçlerin marifeti olduğu konusunda nasıl kuşku yoksa, bu örgütlenmelerin planlamasının ve organizasyonunun gerçekleştirilmesinde de bu güçlerin rol aldığı gün gibi aşikârdır.


Yazi (3): Emperyalizmin yeni planı ve geleceği okumak
http://www.turksolu.org/232/usumezsoy232.htm

Özellikle:
Alıntı:
Kürt kimliğinin emperyalizm tarafından örgütlenmesi

Türkiye’de Almanca konuşmayı hayata geçirmek, devrimci anlamda, Alman kolejlerinin almanca öğretmesi anlaşılmasın, Das Kapital’in diyalektiği ve ekonomi politiğinin, tarihsel gelişim teorisinin Türkiye somutluğuna uygulanması çabasıdır. Bu çaba gerçekleştirilmeden Türkiye somutunda kalıcı devrimci bir örgütlenme geliştirilemez. Türkiye’nin entelektüel düzeyi bu tipte bir çalışmayı örgütlemekten uzak kaldığı sürece, Türkiye halkını da antiemperyalist olarak örgütleyemez. “Amerika’nın iki taktiği” isimli yazımda “işbirlikçi Atatürkçülük”, “batıcı Atatürkçülük” ve lâiklik gibi kavramların emperyalizm tarafından ideolojik aygıt olarak kullanılarak Türkiye halkını emperyalizme tabi etmesi taktiğinin daha gerçekçi bir taktik olduğunu belirtmiştim. Bush’un Türkiye’yi moodest İslâm olarak görmesine karşılık buradaki taktik, dünyanın temel çelişkisi olarak gördükleri radikal İslâma karşı makul İslâmla, evrensel İslâmla ve yerel İslâmi tarikatlarla işbirliğini geliştirerek mücadelenin başarılı olabileceğini savunan neo-conların taktiğidir. Bu taktik içinde İslâmcı yapıyı öne çıkaran bir anlayışla Türkiye’de Türk kimliğini inkar ederek Türk kimliği yerine İslâmi kimliği ikame ederek bu stratejiye Kürt kimliğini de eklemleyerek yeni bir taktik geliştirmektedir.

Emperyalizm, Kürt kimliğini Türk ulusal devletine karşı mücadelesinde bir ittifak olarak alarak değişik ideolojilere eklemlemiştir. Bunu politik hareketlerin kendi eklemlediğini sandığı yerde emperyalizm tarafından eklemlendiği açıkça görülmüştür. Sol içine Türkiye halkları kavramını eklemleyerek oradan Kürtlerin ayrı bağımsız örgütlenmesine gidilmiştir. Ve bu Kürtlerin ayrı bağımsız örgütlenmesi sonrası sol içindeki sosyalist-komünist devrimci Kürt unsurların gerçekte Kürt milliyetçisi unsurlar olduğu açıklıkla ortaya çıkmıştır.

Hikmet Kıvılcımlı, ömrünün son günlerinde yol anılarında devrimcilere miras olarak bu son uyarıyı bırakmıştır. Türkiye’de devrimci olan, “sosyalist” olan Kürtler, Irak’ta milliyetçi, Amerikada ise işbirlikçidir vurgulaması o dönemde büyük bir reaksiyona sebep olurken günümüzün gerçeği olmuştur.


Yani kürtlügü kimlik olarak belirleyenler her daim Türk ve Türkiye düsmani olmuslardir
*
Ve gelelim bin yilin (ikinci)hatasina (Birincisi Yavuz Sultan Selim'in politikalariydi):

Alıntı:
Ermenistan’ın Karabağ sorununu yok sayarak Türkiye’ye sınırlarının açılmasını talep etmek, Azerbaycan’ın da Türkiye’den jet hızla uzaklaşarak Rusya’ya doğru yakınlaşmasına yol açmıştır. Amerikalı uzmanlar, Ermeni severlik uğruna çok büyük bir stratejik boşluk yaratmaktadırlar. Bu Amerika açısından büyük bir açık olduğu gibi Türk ulusu açısından ise bin yılın en büyük hatası olmaktadır. Bir Türk devleti olan İran’ın Kafkasya bölümünü işgal eden Ruslar, burada Azeri isimli bir ulus kurdurmuşlardır. Oysa bu ulus İran Türklüğünün merkezini oluşturan Akkoyunlu, Safavi, Avşar, Kaçar devletlerinin temelini oluşturmaktadır. Bu ulusun güney bölgesine el koyan İngiliz emperyalizmi burayı İran olarak isimlendirirken kuzey bölgesine el koyan Rusya ise buraya Azerbaycan olarak isimlendirerek Türklüğünden koparmışlardır.

Oysa gerçekten Kafkasya Türklüğü ile Anadolu Türklüğü birbirinden ayrılamaz etnik bir yapıya sahiptir.

Bu bölünmeyi Ruslar, buradaki millet Azeri milletidir dili Azerbaycan dilidir gibi suni iki kavramla buradaki millet Türk milletidir dili Türkçedir gerçeğini yok etmiş ve Azerilere de bunu inandırmıştır. Aynı şekilde Türkiye'nin de Amerika'nın tavsiyelerine uyarak Ermenistan sınırını açması Azerilerin, yani Kafkasya Türklerinin, ilelebet Türklerden, Türkiye Türklerinden, kopmasına yol açacak bin yıllık bir hata olacaktır.


Dini mini birakalim da bunlari konusalim. Daha orta da laiklik, Cumhuriyet falan yok iken, dini Islam Osmanli Imparatorlugu yasarken Ingilizler, Ruslari önlerine katip yüzyillik planlar yapiyorlardi. Birkac mesaj önce o Iran etnik haritasini bosuna koymadim oraya...

Islam dini bu suni ayristirmalara engel olamamistir. Engel olabilecek tek sey modern Türk milliyetciliginin tarihte 100 yil önce cikmasi olabilirdi. Cünkü o zaman Türkistan cografyasindaki bu olaylar sirasinda biz uyuyor olmayacaktik. Ermeniler tarihi bir hata ile bizi kesmeye baslamasalardi bugün Türklerin anadoludan silinme projesi cok daha ilerlemis olacakti. Ancak o zaman uyandik cünkü doguda dönen dolaplara...


mursel1
14 yıl önce - Sal 14 Nis 2009, 15:39

Alıntı:
Yazi (1):CHP’de Kürtçü darbe hazırlığı
[url] http://www.turksolu.org/232/yesiltuna232.htm [/url]

Yazi (2): Neo-sömürgeciliğin büyük oyununda Kürtçülük ve Fettullahçılık (1)
http://www.turksolu.org/232/ozaltindere232.htm



Şimdi ben size bir yazı yazsam ve bu yazıların aslında bir kontrmobbing olduğunu söylesem ve bunu süslü cümlelerle ifade etsem siz bunu nasıl değil diyeceksiniz.İşte benim söylediğimin anlaşılmayan noktası bu :bu ülkede biri kalkarda diğer bir kişi yalnış yapıyor o haindir derse ben ilk önce ondan kuşkulanırım.Çünkü o tez-antiteze hizmet ediyordur.

Bana reel konuş diyorsunuz , bu sayfalarda belirttiklerim bunun ispatının başlangıcıdır.Ama önce birbirimizi anlayarak işe başlamalıyız.Bence temel sorun bu yani bu ülke içinden çıkan herkezi asıl kabul edip önemsemeliyiz.Başkasını kötüleyenleri de şüpheci bakmalıyız.

Önce tümörü ortadan kaldırmalı.Ben bir cerrahım ve önce radikal rezeksiyon diyorum .Tümörü ortadan kaldırmakta kardeşliği tesis ile başlıyor.

Alıntı:
Islam dini bu suni ayristirmalara engel olamamistir.


İşte bu tam bir tarih hatası.

Tam tersine ortadoğuda nezaman islam ahlakından uzaklaşılmış ozaman kargaşa olmuştur.

Nezaman islam ahlakına yaklaşılmış ve asrısaadet provası yapılmış ozaman birlik ve yüksek medeniyet olmuştur.


Uğur1
14 yıl önce - Sal 14 Nis 2009, 15:48

Alıntı:
Bugün bazı din eksenli cemaatler kendilerini demokratik alanın bir oyuncusu olarak takdim etmekte ve çeşitli nedenlerle de görünürde kendilerinin güçlü bir konuma geldiğine inanmaktadır. Ancak bu güç imajı ve algısı yanıltıcıdır. İşte bu tip bazı cemaatler hedeflerine ulaşmada kendilerine en büyük tehdit olarak TSK'yı görmektedirler.

Bunun için de her fırsattan istifade ederek destekleyicilerinin de yardımıyla TSK aleyhine faaliyetlerde bulunmaktadırlar. Bu yapılanlara karşı hukuk devleti kapsamında (altını çiziyorum) hukuk devleti kapsamında TSK'nın tepkisiz ve etkisiz kalacağını düşünmek ise büyük yanılgıdır.

Şimdi burada haklı olarak şu soruları sorarak bu konuyu kapatalım:

- Anayasanın 24. maddesinde açıkça belirtilmesine rağmen dinin sosyal ekonomik ve siyasel düzenin kısmen de şekillendirmesini kabul edebilir misiniz?

- Bu kapsamda din eksenli bazı cemaatleri, toplulukları hareketleri anayasanın 24. maddesine göre nereye koyacaksınız?

- Önemli olan dinin, din duygularının, dince kutsal sayılan şeylerin herhangi bir şekilde, herhangi bir amaçla istismarına yönelmesi değil mi?

- Dinin araçsal hale getirilmesi, dine yapılacak en büyük kötülük değil mi?

- Dinsel cemaatlerin siyasal alanda yer alması modernitenin çok önemli bir özelliğini aşındığı anlamına gelmez mi?

- Modern toplumlarda kişi artık bir cemaatin üyesi olmayı değil birey ve vatandaş olarak yer almıyor mu?

- Toplumun inanan-inanmayan, dindar-dindar olmayan ayrımı yapanlara soruyorum; inanan-inanmayan, dindar-dindar olmayan ayrınmını yaparken insanların iman ve dini inançlarını siz hangi hakla değerlendiriyorsunuz? Bu hakkı size kimse vermiyor ki, Allah ile kul arasındaki bir konuyu siz nasıl değerlendirerek bu kişiyi inanan-inanmayan diye ayırabilirsiniz? Bu aslında dinize karşı en büyük saldırıdır.

- Böyle yaprak gruplaşmalar, cemaatleşmeler ile kutuplaşmalar ile nereye gideceğiz?



Link

Bahsedilen cemaatin hangi cemaat olduğu hepimizin malumu.. Bugünkü Org. Başbuğ'un konuşmasını dinleme fırsatım oldu, gayet iyi hazırlanmış bir konuşmaydı, özellikle terör ve cemaat kısmındaki akademik ve bilimsel ağırlıklı hazırlanmış konuşması ve sürekli bilimsel alıntılar yapması güzeldi, çizgileri net çekmesi açısından ben çok beğendim, umarım laflar icraatte de kendini gösterir..


mursel1
14 yıl önce - Sal 14 Nis 2009, 16:09

Alıntı:
Bahsedilen cemaatin hangi cemaat olduğu hepimizin malumu..



Bazılarına göre cemaat içinde olmak suç , ama malum örgütün elemanı olmak suç değil, hatta o örgüt bile yok.

Bazılarına göre başı kapalı resmi daireye giremezssiniz , ama nikah bağı olmayan kişileri aynı odalarda kalmaya teşvik edebilirsiniz hatta bunu yapmak için nikahsız yaşamı destek dernekleri kurabilirsiniz.

Bunun tersinide söyleyebilirsiniz.

İşte ben bunu söylüyordum , böyle yapmak ve insanları böyle düşündürme ilüzyonları kurmak ve bir toplumu bölmek eski bir siyonist oyunudur.Buna gelmeyelim.

Hoş buna gelmeyelim demekte suç selim beye göre.



Uğur1
14 yıl önce - Sal 14 Nis 2009, 16:17

Alıntı:
Bazılarına göre cemaat içinde olmak suç


İçinde olmak tabii ki suç değil, ama Mürsel bey, malum cemaat bizzat sizin dediğiniz tez-antitez oyunlarını çok iyi becerip kendi halkını kendi ordusuna karşı kışkırtma planları yapmakta.. Hatta bununla ilgili geçenlerde Kayseri'de bir operasyon olmuştu ordu içinde.. İsterseniz linkini de koyabilirim, yani herşey ayan beyan ortada.. TSK da bunun farkında.. Konuşmada ''bazı cemaatler'' kısmı önemliydi.. Dikkat etmek gerekir..


mursel1
14 yıl önce - Sal 14 Nis 2009, 16:22

Alıntı:
İçinde olmak tabii ki suç değil, ama Mürsel bey, malum cemaat bizzat sizin dediğiniz tez-antitez oyunlarını çok iyi becerip kendi halkını kendi ordusuna karşı kışkırtma planları yapmakta.. Hatta bununla ilgili geçenlerde Kayseri'de bir operasyon olmuştu ordu içinde.. İsterseniz linkini de koyabilirim, yani herşey ayan beyan ortada.. TSK da bunun farkında.. Konuşmada ''bazı cemaatler'' kısmı önemliydi.. Dikkat etmek gerekir


Benim bilebildiğim kadarı ile bu yalnış bilgi.Ama karşı olmak başka bir şey o kurumu içselleştirip sahip çıkmak başka birşey.


Uğur1
14 yıl önce - Sal 14 Nis 2009, 16:52

Alıntı:
Benim bilebildiğim kadarı ile bu yalnış bilgi.


Genelkurmay içinde operasyon

İtiraflar

Başbuğ'un konuşması

Ortada tutuklananlar var, deliller var, itiraflar var, yargı kararı var, üstüne üstlük bugün de Genelkurmay başkanının yaptığı açıklamalar var..

Benim için teyit edilmiştir yanlış mı doğru mu olduğu.. Yanlış mı doğru mu olduğu herkesin kendi vicdanına kalmış..

Ayrıca şu günlerde yaşanan dalgaların en iyi açıklaması bana göre Oray'dan geldi..

Alıntı:
Dünkü Milliyet'te Can Dündar'ın yazısından kafasının karıştığını anladım. Eğer meselelere onun gibi bakıyorsanız, sizin de karışması için elverişli ortam var. Hele bir de bunu yetniyetme komplo teorisyenlerinin saçma fikirleriyle birleştirirseniz... Can Dündar'ın da durumu bu. Obama'nın gelişinden Ergenekon'a, Yazıcıoğlu'nun ölümünden Fethullah Gülen'in açıklamalarına kadar her şeyin altında başka planlar yattığını düşünüyor, hepsini birbirine bağlamaya çalışıyor.
Oysa birkaç adım dışarıdan bakınca her şey o kadar net ki...
Ergenekon soruşturması kapsamında dün yaşanan dalga da aslında Türkiye'de yaşanan sürecin nasıl netleştiğinin işareti.
Dünkü yapılan bir 'tehdit ve korku' operasyonuydu. Ama tarih bize göstermiştir ki bir yerde tehdit ve korku baş göstermeye başlamışsa bu aynı zamanda bir çöküş işaretidir: Korkutanlar açısından...

İŞTE PANİĞİ TETİKLEYEN DÖRT NEDEN

1- BOP çöktü: Bir önceki Amerikan yönetiminin Türkiye'yi de kullanarak yaratmaya çalıştığı Büyük Ortadoğu Projesi ellerinde patladı. Erdoğan'ın başkanlığı da tatlı bir geçmiş anısı sadece.

2- Ilımlı İslam'ın sonu: ABD'nin Türkiye'ye biçtiği Ilımlı İslam kostümünün üzerimize oturmadığı nihayet anlaşıldı. Bu kıyafeti bizzat terzisi yırttı. Türkiye, daha evvel girdiği bu yoldan saparak 'Laik ve Demokratik Cumhuriyet' eksenine yeniden yöneldi. Liberallerin, Cemaat'in etkisine rağmen içerideki ulusalcı direnç etkili oldu. Sindirme operasyonlarına karşılık bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'ni savunanlar kazandı.

3- Fethullah Gülen Cemaati zayıflıyor: Bugüne kadar uysal, sakin veolayların dışında duran Gülen'den ardı ardına salvolar gelmeye başladı. Önce 'Gatakulli', ardından da Yazıcıoğlu'nun ölümündeki komplo teorileri. Belli ki Gülen zayıfladığını fark ettikçe panikliyor, panikledikçe de konuşmaya başlıyor. Suskunluk unutuldu. Bu paniğin bir başka işareti Said-i Nursi vurgusunun yok olması, belli ki Hocaefendi'nin egosu öyle büyük patlama yapmış ki Said-i Nursi'den bile kendini üstün görmeye başladı. Bu gibi ego patlamaları her zaman için insanı serinkanlılık ve mantıktan uzaklaştırır; çoğu zaman da panik tetikler... Bir başka gelişme de şu oldu: Amerika, İslam dünyasıyla arasını düzeltmek için dışarıdan bir aracıya gerek duymadığını, bunu Barack 'Hüseyin' Obama sayesinde yapabileceğini fark etti. Fethullah Gülen sadece 'yedek güç' olarak tutuluyor artık, eski etkinliği yok.


Selim_1120
14 yıl önce - Sal 14 Nis 2009, 19:29

Alıntı:
Önce tümörü ortadan kaldırmalı.Ben bir cerrahım ve önce radikal rezeksiyon diyorum .Tümörü ortadan kaldırmakta kardeşliği tesis ile başlıyor.


Tamam bunlar güzel laflar, tatli konseptler ama birde biraz gerceklere bakmak isterim. "Her ne pahasina olursa olsun yapilan seyler" hayatta genellikle cok pahaliya malolan seylerdir. Dtp'nin pkk'nin nesiyle anlasacagiz? Kürt, kürt oldugu icin nereye giremiyor, nesi eksik. Oluk oluk bizim vergilerimizden para akiltilmis GAP yapilmis, köylere elektrik yol, okul, su cekilmis. Yine yetmemis devleti cok cocuk politikasiyla, terörle batirmaya calismislar. Tamamen hak edilmeyen ayricalik talepleri üzerine kurulmus bir ezilmislik edebiyati ve bu edebiyatin üzerine kurulmus bir terör var. Biz Türkler tamamiyle hakli iken, üstelik kanli, bombali terörle desteklenen ayricalik taleplerine taviz vermek sonu eninde sonunda bagimsiz ve Türkiye'den kopmus daha önce olmayan bir kürt ulusuna giden bir yolu kendi ellerimizle insa etmektir, jeopolitik ve tarihi intihardir. Enayilik ve aptalliktir, anlasilmaz bir istir. Kürt ulusunu Türkiye topraklarinda kurmak isteyenlerle nerede ve NEDEN anlasmak lazim ki? Türkiye'nin iyiligi icin degisik görüsler nedeniyle kavgali olanlari görüstürürsünüz, faydali ve yapilmasi gereken birseydir. Liberal oturur devletciyle görüsür. Isveren temsilcisi oturur calisan temsilcisiyle görüsür, söz gelimi. Bunlarin hepsinin arasinda cikar catismasi vardir ama sonunda ayni milletten geldikleri icin biryerlerde anlasirlar, anlasmalari disinda bir yol yoktur. Ama kanser ile vücudun anlasmasina ne imkan var ne de lüzum. Vücut kansere taviz vererek neyi elde eder ki. Mal sahibi ile hirsiz arasinda ayni denklem vardir. Saldirgan ile kurban arasindaki iliskinin cözümü kurbanin saldirgana istediklerinden az veya cok sey vermesi degildir, olamaz da! Bazi seyleri birbirlerine karistirmayalim, her sorunun cevabi baris, demokrasi, empati, anlayis hosgörü gibi sloganlar degildir. Tabii ki her sorunun cevabi savas, mücadele de degildir. Türk toplumunun muhtelif ic catismalarini cözebilmek icin catismanin temelinde hangi cikar catismalarinin yattigini tespit etmek gerekir. Ama Türk toplumuna (artik) esit ve ayricaliksiz bir unsur olarak dahil olmak istemeyenleri niye ve neyle kazanmaya calisalim?

Peki bunun cözümü nedir? Görüslerimi cokca belirttim. Sertlikle olmaz diyenlere Türk usulü verimsiz sertlik uyguladigimiz icin basarisiz olundu diyecegim. Sertlik, politikadandir, siddetten degil. Siddet, uygulanabilecek sertlik politikalarinin icinde sadece kücük ve argo bir dipnottur. Pkk'ya karsi zekice ve sistematik siddet zaten güvenlik kuvvetlerinin görevi ve bunu genelde gayet iyi yapiyorlar. Asil sorun, pkk sorununu daga cikislari engeleyememek olarak algilamaktir. Varsin daglara ciksinlar, pkk'nin 5-6 bin teröristen daha fazla besleyebilecegi parasi yok ve olamaz da. Pkk'nin bir amaci var, nedir? Olmayan bir kürt ulusunu Türk devletinin parasi ve kaynaklariyla kurdurmak. Bunun icin muhtelif politikalar uyguluyorlar, herkes biliyor bunlari. Peki kötü kürt ile iyi kürdü ayiran nedir? Dtp/Pkkli olmak veya olmamak. Pkklilar daga, kürt kökenli vatandaslar vatanin nimetlerinden yararlanmaya ovaya. Bu ayrimi fiziki olarak yapabildiginiz anda bu isi cözersiniz ama gündüz külahli, gece silahli gezen profesyonel sehir teröristleriyle ugrasamazsiniz. Pkk güneydoguyu korkuyla fethetmistir, baris, diyalog vs. konseptleriyle Dtp kalan pkkli olmayanlari davaya yamamaya calismakta ve basarili olmaktadir. Adamlar savasci, kardeslik-taviz politikalariyla kimi kazaniyorsunuz?

***
Alıntı:
nikahsız yaşamı destek dernekleri


Yok artik kim ugrasiyor böyle islerle. Hakkaten böyle birsey varsa cok gülerim aglanacak halimizin icinde

Yalniz söyle bir olay var: Ekonomik olarak insanlarin kendi ayaklarinin üzerinde durabilmeleri giderek daha uzun egitimler almalarini gerektiriyor. Sosyo-ekonomik olarak eriskin olmak 20lerin ortalarina hatta doktora veya dengi egitimlerde 30larin baslarina kadar sarkiyor. Haliyle egitim saka degil ve ögrenciyken öyle aile kurmak cocuk yapmak gercekci bir yaklasim degil. Ergenlik en gec 17-18'lerde patlayacak bombaya dönüsüyor bunu engelemenin tek yolu hadim etmektir. Istermiyiz böyle birseyi ve hangi hakla? Hadi zaten bati olsun Türkiye olsun risk algisi toplumun kalanindan cok daha yüksek olan uslu-zararsiz "iyi aile cocuklari" cinsel hayata 20lerinde adim atiyor olduklarini da katalim eninde sonunda suraya geliyoruz: Bu genclerin, kadin olsun erkek olsun belli icgüdüleri var ve bunlarin yasanamamasi psikolojik sorunlara ve kisisel verimsizlige sebep oluyor. Asiriya yani dogal olmayana kacmamak kaidesi altinda 20li yaslardaki insanlarin en azindan nikah benzeri yapilarda, ev yasamina gecmesi cok daha verimli zira, hayatin bu kisminin bir düzene girmesi gencligin gel-gitli hayatinda harcanan vakit ve enerjileri calismaya kanalize ediyor sonucta. Bunun adi nikah olur, bunun adi "eve gecmek" olur ne fark eder? Önemli olan iceriktir. Biyolojik olarak eriskin olmak ile sosyolojik olarak ergenlikle eriskinlik arasinda bulunmanin getirdigi birsey bu. Bu insanin biyolojik kapasitelerinin sinirlarina gelinmeye baslandigi bir fenomen ve mesela bati ülkelerinde tam da cocuk yapmalari toplum yararina görülen "akademikler"in istatistiki olarak neden giderek daha gec yaslarda cocuk sahibi olmalari uzun uzun tartisiliyor, cözüm araniliyor. Ama evlilik kurumu, sihirli degnekten cok bir hukuksal kurum oldugundan cözüm degil. Hicbir akli basinda insan bakacak ekonomik ve sosyal statüye ulasmadan cocuk yapmaya kalkismaz, hele eger o anki durumunda aile kurmak degil okumak, insani acidan gelismek ise amaci. Oyuncak degil bu cocuk, cok büyük bir sorumluluk. Burada komplo teorisi veya ahlak edebiyati icin malzeme aramaya gerek yok, zira bunun baska dogal yolu yok. Iran'da muta yapiyorlar, kilif olarak, dürüst mü? Degil.


mursel1
14 yıl önce - Sal 14 Nis 2009, 20:44

Alıntı:
Dtp'nin pkk'nin nesiyle anlasacagiz? Kürt, kürt oldugu icin nereye giremiyor, nesi eksik. Oluk oluk bizim vergilerimizden para akiltilmis GAP yapilmis, köylere elektrik yol, okul, su cekilmis. Yine yetmemis devleti cok cocuk politikasiyla, terörle batirmaya calismislar
.

Eksik yok burda fazlalık olarak malum parti yani yahudi kürtler var .Bu yahudi kürtleri aradan çıkardıkmı göreceksiniz sorun zaten çözülmüş olacak.Yani bir tez-antitez bitecek.


Alıntı:
Olmayan bir kürt ulusunu Türk devletinin parasi ve kaynaklariyla kurdurmak. Bunun icin muhtelif politikalar uyguluyorlar, herkes biliyor bunlari. Peki kötü kürt ile iyi kürdü ayiran nedir? Dtp/Pkkli olmak veya olmamak. Pkklilar daga, kürt kökenli vatandaslar vatanin nimetlerinden yararlanmaya ovaya. Bu ayrimi fiziki olarak yapabildiginiz anda bu isi cözersiniz ama gündüz külahli, gece silahli gezen profesyonel sehir teröristleriyle ugrasamazsiniz. pkk güneydoguyu korkuyla fethetmistir, baris, diyalog vs. konseptleriyle Dtp kalan pkkli olmayanlari davaya yamamaya calismakta ve basarili olmaktadir. Adamlar savasci, kardeslik-taviz politikalariyla kimi kazaniyorsunuz?


Kötü kürt ile iyi kürdü ayıran islam dır.Yalnış anlaşılmasın ben diğer dinleri küçümsemek için bunu söylemiyorum ama pkk nın elebaşıları ve malum parti için söylüyorum.

Bugün bir sünnet muayenesi yapılsa nedediğim iyi anlaşılır.

Operasyonlarda sünnetsiz imamların çıkması bunun göstergesidir.

Ama birde çoğunluğu oluşturan müslüman kürtler varki işte onlar esas oranın yerlileri ve bizim kardeşlerimiz.

Alıntı:
Yok artik kim ugrasiyor böyle islerle. Hakkaten böyle birsey varsa cok gülerim aglanacak halimizin icinde


Şimdi bana açıkça isim belirttirmeyin lütfen.Hemde başkanları bizzat misyonerlik faaliyetlerine karışmış birisi.



sayfa 253
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET