Umit Bey size bir kac sorum olacak, eger buraya yazmak uygun olmaz ise ozelden de yazabilirsiniz
1 - 2. Dunya savasi sirasinda ABD kimlerin egemenligi altinda idi? Guc mu global sermaye mi? Ingiltere'nin yaninda savasmis olmalari ABD'nin o zamanlar global sermaye etkisinde oldugunu mu gosterir?
2 - Savas bittikten sonra ABD bu sefer Almanya eksenine mi girdi? Almanya ile isbirligi icerisinde silah sanayisi olusturduklari birlikte is yapmalari bunu mu gosterir?
3 - General Patton ABD'nin Almanya'dan (c)aldigi silah sirlarini aciklayabilecek oldugu icin mi oldu(ruldu)?
4 - 2. Dunya savasi sonrasinda Almanya ile Arap milletlerinin hizli bir silah ticaretleri baslamisti. Hele Misirda muazzam bir Almanya isbirligi bulunuyordu, silahlandirma, ve silah sanayisini genisletme vs acisindan. Bu neden durduruldu? Israil yuzunden mi? Israil bir "global sermaye" Ingiltere oyunu olduguna gore, o vakitler Ingiltere Almanya'yi da mi kontrol ediyordu?
5 - U-234'un ortadan kaybolmasi ile Manhattan Project'in de sonuca varabilmesi olmustu. Velakin o vakitler hem Almanlar, hem de Japonlar bir nukleer silaha adim kadar yakindilar. Amerika'nin Japonya'ya nukleer bombalari atmasinin sebebi Japonya'nin nukleer guce cok yakin olmasindan midir? Yani Japonya'yi biz dagitmazsak onlar bizi dagitacak hesabi mi?
He said then that comprehensive immigration legislation, including a plan to make legal Reklam_link possible for an estimated 12 million illegal immigrants, would be a priority in his first year in office. Latino voters turned out strongly for Mr. Obama in the election.
Obama kacak gocmenleri legal statuye koymak icin hazirlaniyor. Boyle bir ortamda, issizligin ucmaya geldigi bir ortamda, kacaklari sinirdisina yollamak gerekirken Obama tam tersini yapiyor.
Neden acaba?
Yoksa maksat ABD'nin icine etmek, ve ortadan kaldirmak mi? 4. dunya ulkesi mi yapmak acaba maksat?
Ama (N)Obama gibi ucugun yaninda akli basinda insanlar da var demek ki su Amerika'da
Alıntı:
“It just doesn’t seem rational that any political leader would say, let’s give millions of foreign workers permanent access to U.S. jobs when we have millions of Americans looking for jobs,” said Roy Beck,
Guzel demis, ama karsisinda bir baskan var, hele ki bu baskan gelmis gecmis en populer ABD baskanlarindan teki.
Su "Brownization of America" olayi tam gaz devam ediyor galiba, tam gaz da devam edecek gibi...
Teknoloji bu herkez tarafından çalınarak elde edilebilir.Osman beyin söylediği gibi çinliler bu konuda çok başarılı.
Sorun su: Istanbul bizim icin hem maddi hem manevi anlamda bir incidir. Ümit Bey'in söyledigine göre mesela bir L.A.'in San Andreas fay hattinin suni sekilde tetiklenmesiyle yerle yeksan olmasi güc ABD'sini pek üzmez(mis)-Ben sahsen daha degisik görüyorum bunu. Yani böyle düsünürsek onlarin (gercekte) depremle kaybedecek bir seyleri yok iken, bizim sanayimizin ve yetismis is gücümüzün büyük bölümü Marmara bölgesinde bulunmakta, yetismis beyin acisindan ise Istanbul özel bir yere sahiptir.
Alıntı:
Üzerimizde deney yaptı şerefsizler.
Büyük ihtimalle evet.
Alıntı:
(...)Tesla'nın prensipleri üzerine geliştirilen bir diğer dal ise MagnetoHydroDynamics (MHD.
Bu dal; "iletken bir sıvı ile manyetik alanın" etkileşiminin incelenmesi olarak özetlenebilir.
MHD'nin en büyük avantajı; mekanik parçalar olmadan verimli enerji sağlaması ve bu sıvı bir doğal yakıt ile ısıtılıp plasma haline dönüştürüldüğünde oluşturulan enerji ise, normal santrallerden elde edilenden çok daha verimli hale geliyor. Örnek olarak; 1000 Megawatt'lık bir MHD jeneratörü 42.000 pound ağırlığında olabiliyor ki; bu rahatça hava taşıtları ile kaldırılabilir bir büyüklük.
Günümüzde bu prensibi kullanarak enerji üreten jeneratörlere yönelik araştırmalar yapılmakta olup; bu araştırmalardan bir tanesinin başlığı aynen şöyle :
"MHD Jeneratörlerin Yarattığı Elektromanyetik Etki Sonucu Oluşan Sismik Faaliyetler"
Araştırmanın katılımcıları;
+ Moskova Yüksek Yoğunluklu Enerji Araştırma Merkezi
+ NPO Soyuz Dzerzhinsky, Moscow
+ Shizuoka Institute of Science and Technology; Fukuoaka/ Japonya
+ Textron Systems / ABD
+ University of Tsukuba / Mühendislik Mekanikleri ve Sistemleri Enstitüsü
Araştırma; MHD jeneratörlerin yarattığı elektromanyetik darbenin yarattığı deprem dalgasının incelenmesini ve bu dalganın; küçük depremler yaratarak büyük depremleri önleme yolunda kullanılıp kullanılmayacağını incelemeyi hedefliyor. Araştırmanın; ön sonuçları MHD jeneratörünün çalıştırılmasından 2-7 gün sonraki aralıkta yerel depremlerde ciddi bir artış gözlemlendiği yönünde. (...)
ve
Alıntı:
1988 Ermenistan Depremi ve düşündürdükleri:
Buna benzer bir tezi 1988 yılı 7 Aralıkta Ermenistan'ın Spitak şehrinde meydana gelen deprem için de ortaya koyabiliriz. Bu depremi incelediğimizde bazı çarpıcı benzerlikler ile karşı karşıya olduğumuzu görürüz :
+ Ermenistan'daki depremden hemen önce, 6 Aralığı 7 Aralığa bağlayan gece Ukrayna'nın Lvov kentinden Ermenistan'ın başkenti Erivan'a ; Sovyetlerin özel kuvvetlerinden 400 kişilik özel bir tim getirildi. Stratejik noktaları korumakla görevli bu tim; 7 Aralıkta depremin gerçekleşmesinden tam 45 dakika sonra Spitak'daydı ve hassas bölgeleri ve devlet binalarını korumaya aldılar.
+ Ermeniler; özel kuvvet askerlerine ne zaman intikal ettiklerini sorduklarında şu cevabı aldılar : "Depremden bir gün önce Erivan'dayken bize yarın Spitak'a geçeceğimiz söylendi"
+ Deprem bölgesine iki saat önce ulaşan özel İsrail ekibine; Gölcük'e gidecekleri ne zaman söylenmişti acaba? (Ilginc bir iddia!!)
+ Diğer bir ilginç benzerlik; sismograf kayıtları ile ilgili idi. Depremden bir saat sonra; güvenlik görevlileri ilgili merkezlerden sismograf kayıtlarını topladılar ve Ermeni Televizyonu; "bütün sismograf kayıtlarının depremin şiddeti ile paramparça olduğunu" duyurdu.
+ Türk kamuoyuna böyle bir yalan söylenme bile gereği duyulmadı. "Deprem dede" bu anlamda görevini fazlası ile yaptı.
+ Ermenistan depreminde de; aynen Gölcük'teki gibi tek değil; iki ayrı sarsıntı yaşandı. Gölcük depremini yaşayanlar; birinci sarsıntının sona erdikten sonra ikinci ve daha şiddetli bir sarsıntının gerçekleştiğini gördüler.
+ Deprem sırasında Erivan'dan bile duyulan güçlü bir patlama sesi geldi. Normal depremlerde bu tür patlama sesi olmaz. Türkiye'de de Marmara'nın öte yakasından duyulan bu patlama sesi neyin sesiydi?
+ Depremden bir yıl sonra; Moskova'daki Komunist Parti kongresinde, bayan Ermeni delege Ludmila Harotunyan ile zamanın savunma bakanı Marshhal Yazov arasında şu konuşma geçti :
+ Ermeni Delege : Sayın Yazov; Ermenistan depreminde felaket alanına ne zaman geldiniz; PATLAMADAN önce mi, sonra mı?
+ Yazov : PATLAMADAN iki saat sonra
+ PATLAMA'yı kabul ettiğini farkeden Yazov bir kaç saniye sonra kendini toparlıyor ve cevabını; "Hayır; Depremden iki saat sonra" diye düzeltiyor.
+ Ermeni Delege : Spitak'a iki saat içinde varmayı nasıl başardınız? Spitak'a varmak için ya önce Tiflis'e veya Erivan'a gelmeniz lazım ki; buradan da Spitak'a varmanız en az 1.5 saat sürer
+ Bu noktada konuşmanın kontrolden çıktığını gören Gorbaçov; Ermeni delegenin mikrofonunu kapatarak, Sovyet Savunma Bakanı'nın daha fazla zorda kalmasını engelledi.
+ Başta da belirttiğimiz gibi büyük çözülme süreçlerinin işaretidir; büyük felaketler. Ermenistan depremi; Ukrayna'daki Çernobil faciasından sonra Sovyet sisteminin çözülüşünün ikinci işaret fişeği idi. Sovyetlerin çözülüşü bazıları için kontrollü bir operasyondu. Fakat; Stalin zamanında topraklarını kaybettiklerini iddia eden Ermenilerin başlattığı Karabağ hareketi, Sovyetlere karşı kontrol dışı bir ayaklanmaya dönüşmek üzereydi ve Ermeni depremi bu hareketi kökünden etkisiz hale getirerek; Sovyet çözülme sürecini yeniden rayına oturttu.(...)
Sonucta;
Alıntı:
AÇIK İSTİHBARAT olarak elimizdeki bulgulara ve bilgilere dayanarak iddia ediyoruz ki;
a) 17 Ağustosta Gölcük'te yaşanan deprem felaketinin doğal olmayan yollardan olma ihtimali; doğal yollardan olma ihtimali kadar fazladır ve sonuna kadar "milli güvenlik" meselesi olarak takip edilmesi gereken bir konudur. Bu inceleme yapılmadığı gibi "vatana ihanet" boyutunda bir aymazlıkla konu örtbas edilmiştir
b) Deprem sırasında bölgede "uluslararası bir deniz tatbikatı" gerçekleşiyor olması; bu tatbikata katılan İsrail, İngiltere ve ABD gibi güçlerin hepsinin elinde bu teknolojinin şu veya bu boyutunun olduğunun bilinmesi yukarıda belirttiğimiz inceleme gereğini daha da arttırmaktadır.
c) Deprem sonrasında; Türkiye'nin ekonomik ve sosyal olarak girdiği ve bir türlü içinden çıkamadığı istikrarsızlık girdabı; dünyadaki diğer depremlerin jeo-politik analizleri ile gösterdiği benzerlik dikkate alındığında; 17 Ağustos depreminin Türkiye'ye yönelik küresel operasyonun işaret fişeği olması ciddi bir olasılıktır. Deprem sonrasında; bölgede yaşanan sosyal çözülmeden, bölgenin misyonerlik faaliyetleri için giriş kapısı haline gelmesi, ekonomik krizlerin deprem sonrasındaki süreçlerle bağlantıları ve istihbarat örgütlerinin bölgede gerçekleştirdikleri yapılanma bu tespitler ışığında yeniden değerlendirilmelidir.
17 Ağustos'ta Gölcük'te gerçekleştirilen teknolojik bir deneyin; kasten veya bilinçli olarak kontrol dışına çıkarak; Türkiye'nin halen yaşamakta olduğu istikrarsızlık girdabının fitilini ateşleyecek; fiziki, sosyal ve siyasi bir çöküşü hızlandırmış olması ihtimali ciddi bir olasılıktır ve sadece yaşayan değil; kaybettiğimiz onbinlerce vatandaşımızın bu olasılığın ciddi bir incelemeye tabi tutulmasını istemesi en doğal vatandaşlık hakkıdır.
Depremin dördüncü yıldönümünde; bu ülkenin vatansever kadrolarının ve kamuoyunun dikkatine sunulur.
Yalniz söyle bir düsünce egzersizini de yapmak isterim. Istanbul'a zaman kazandirmak icin Izmit'i feda etmek... Ama o zaman neden bir baheneyle meskun mahalleri ve Gölcük'ü bosaltmadilar önceden? Yani daha baslamadan kendimizi yalanliyoruz ve korkunc gercegin olasiliginin oldugu gibi yüksek kaldigi kanaatine variyoruz...
***
Bu islere kafamizin cok ama cok önce erebilecegini gösteren 2003 tarihli yazi:
Wells Fargo bankasi (ABD'nin en buyuk 4. veya 5. bankasi oldu saniyorum) bugun aciklama yapti. 3 milyar dolar kar bekliyoruz gectigimiz ceyrek sonuclarinda diye. Hisseler %25 uctu.
Bunun yaninda ABD hukumetine de hukumetten aldiklari borclarin karsiliginda odemek zorunda olduklari paylasimdan 370 milyon dolar kadar odeme yaptiklarini soylediler.
Su paracilar yine kaymakla baldan lokma lokma yemeye basladilar.
Hep te diyorum zaten. Globalcilik, korumacilik, milliyetcilik vs umurlarinda mi? Onlar icin tum bunlar bir arac, amac degil. Tek amaclari para kazanmak. Bunu da yapiyorlar problemsiz bir sekilde.
Herhalde krizin sonlarina dogru yaklasiyoruz yavas yavas. Hani ABD hukumeti bankalari devletlestirecekti, hani Fed'e yeniden sahip olacakti? Bankalar catir catir kar etmeye yeniden baslarlarsa aval aval bakar etrafa ABD hukumeti
Galiba bu petrol metrol hikaye. Kriz mriz de oluyor hikaye. Yakinda yine cosan bir ABD halkini gorebiliriz, yine tuketim tuketim diye etrafta dolanan, yaninda da Cin'i yine buyuten bir ABD. Derin devlette belki de kocaman bir delik acildi.
ABD halkinin pek te alisverisi kesmedigi de zaten son zamanlarda belli oluyor. Bir cok sirket (musteri harcamalarina yonelik) hem satislarinin hem de karlarinin arttigini aciklayip duruyor son 1-2 haftadir. Best Buy, Bed Bath and Beyond, giyim firmalari, restorantlar... Bu sirketlere gore ABD halki krizden filan pek etkilenmis degil, hala tam gaz harcama yapmaya devam ediyor. Bir tek gecen yil biraz kisintiya girmisti halk, ama artik eski gunlerine donuyor.
ABD'nin eski gunlerine donmesi ile birlikte Cin'de kapanmis olan, veyahutta kapasite dusmesi yasamis olan fabrikalar da artik tam gaz calismaya devam ederler. Bu da zaten Cin'de araba satislarinin neden muazzam bir sekilde arttiginin da kanitidir. Cin'liler hala para kazaniyorlar, hatta bayagi bir kazaniyorlar ki araba alip pikniklere gidiyorlar
Ben birilerine bi zarar vereceksem onun benden şüphelenmemesi için herşeyi yaparım.
daima yüzüne gülerdim.önünde sevgi ile eğilirdim...
Buna herseye kilif uydurmak denir, baska bir sey denmez. Amerikalilar ise "blah blah blah" diyorlar...
Onceki baskan Bush hic bir zaman Saddam'in onunde egilmedi ama. Gitti Irak'a saldirdi, hem de catir catir. Zarar vermek te ne kelime resmen ulkeyi isgal etti.
Benden suphelenmesinmis, suymus buymus. Kilif buyuk herhalde, hersey sigiyor
kılıf değil eğer ümit beyin dedikleri çıkarsa ki bana öyle geliyor olacak olaylar büyük olacak...
(hem obama rol gereği şahin gözükmemek zorunda bence ne demiş cem yılmaz avını ürkütmeyeceksin)
kılıf değil eğer ümit beyin dedikleri çıkarsa ki bana öyle geliyor olacak olaylar büyük olacak...
(hem obama rol gereği şahin gözükmemek zorunda bence ne demiş cem yılmaz avını ürkütmeyeceksin)
Guc ile Global Sermaye konularini tartisirken simdi de Cem Yilmaz'dan mi ozlu sozler konuya uygun oluyor?
Cem Yilmaz'in keyfi cok yerinde, adamin umrunda mi guc ile globalciler? Turkiye'nin en zengin sanatcisi olmus...
Diyorum ya, kilif bayagi buyuk, herseye uyuyor
Rol geregi filan olur mu? Hollywood mu burasi
Bush catir catir gitti yapti yapacagini, kimsenin de giki cikamadi. Obama ise el opu duruyor, Amerika ne hallere dustu be
bush gitti o zaman çok güçlüydü abd (heryerde istediğini yapan ve yaptığı zaman kimsenin gıkını çıkaramayan abd ki söyleminiz bu yönde) ondan sonra obama koltuğu aldı
ve aynı abd el etek öpmeye başladı . 1 ayda bu abd ye ne oldu çöktümü savaş falan mı çıktıda 3. dünya liderlerinin elini öpüp önlerinde eğiliyor...