1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 127  |
 |
Osman Yavuz
14 yıl önce - Cmt 24 Oca 2009, 01:52
| Alıntı: |
| Güç ülkelerinin uygulayacağı yani '' yeni dünya ekonomik düzeni'' Bretton Woods 2.00 olacaktır.. |
Bretton Woods 1.0'i ortaya koyan "guc" ulkeleri tam 26 yil sonra Bretton Woods'i fesetmediler mi?
Simdi bir 26 yil sonra ayni seyin olmayacagi ne malum?
Bu bana daha cok bir makinanin yurutulme bicimi gibi geliyor.
Belli bir sure 25 yil kadar bir taraf itiyor tekeri, o taraf yorulunca veyahutta itme takati kalmayinca bir 25 yil diger taraf itiyor.
Bakiniz son cikan krizin nedeni nedir?
Asiriya ucmus olan para hacmidir. Yani global sermaye vs ne dersek eninde sonunda bu bir finansal hacmin elde tutulur halden cok daha yukseklere cikmasi demektir. Yani makinayi yurutme gorevini almis olan bu tarafin takati kalmamistir. Bu gorevi diger tarafa devredecektir. O da guc unsurudur. Guc unsuru da belli bir sure bu makinayi yurutur, onun da artik etrafta savasacak takati kalmadigi zaman yeniden global sermaye alir devri. Bu sefer de insanlar aynen soyle denerek yepyeni olusummus gibi gosterilir "ozgurlugun vakti geldi, totaliter rejime hayir, ozgurluge evet, gelismeye evet"... Bir 25 yil da o oyle gider...
|
 |
mursel1
14 yıl önce - Cmt 24 Oca 2009, 01:54
| Alıntı: |
Tabi işi çakanlarda karşı atağa geçmişlerdir diyorum. İsrail güç içinde ufak bir parça olsaydı olmert onu halkın arasından çekip alamazdı. Bir de meşhur yahudi sermayesi bu krizle acaba ne oldu. Kaç dolarcık kaybetti. Güç tarafında da herhal bir semitik-yahudi zengini vardır. Yoksa plandan haberdar olanları parayı bir yerlere mi yolladı da güç içinde papazlık bundan çıkıyor.
Olayın içinde hepsi de var bence ne dersiniz? |
Kesinlikle , hatta olayın asıl omurgası budur.
| Alıntı: |
| Yansımasında GS topa tutulmuş ve bütün kaleleri yıkılarak Pentagonun programına sadakat belirtenler yıkımdan kurtarılmış, fakat Gizli servislerle bağı olanlar tarumar edilmiştir. . |
Yıkımdan kurtulanlar asıl güce sahip iradenin öz çocuklarıdır.Tarumar edilenler ise hizmetçilik yapmak istemeyenler veya asıl çocukların başka yere aktarılmak istenen varlıklarıdır.
| Alıntı: |
| Asiriya ucmus olan para hacmidir. Yani global sermaye vs ne dersek eninde sonunda bu bir finansal hacmin elde tutulur halden cok daha yukseklere cikmasi demektir. Yani makinayi yurutme gorevini almis olan bu tarafin takati kalmamistir. Bu gorevi diger tarafa devredecektir. O da guc unsurudur. Guc unsuru da belli bir sure bu makinayi yurutur, onun da artik etrafta savasacak takati kalmadigi zaman yeniden global sermaye alir devri. Bu sefer de insanlar aynen soyle denerek yepyeni olusummus gibi gosterilir "ozgurlugun vakti geldi, totaliter rejime hayir, ozgurluge evet, gelismeye evet"... Bir 25 yil da o oyle gider... |
Osman bey bence çok güzel ifade etmişsiniz Hegel teorisinin piston kolları işte böyle işliyor.Ama bu çark kırılacak başka yolu yok, çünkü inandığımız kutsal kitabın müjdesi bu yönde merak etmeyin.
İSRA SÜRESİ 4-10 AYETLER
4.Kitapta İsrailoğulları'na şu hükmü verdik: "Muhakkak siz yer(yüzün) de iki defa bozgunculuk çıkaracaksınız ve muhakkak büyük bir kibirleniş-yükselişle kibirlenecek-yükseleceksiniz.
5.Nitekim o ikiden ilk-vaid geldiği zaman, oldukça zorlu olan kullarımızı üzerinize gönderdik de (sizi) evlerin aralarına kadar girip araştırdılar. Bu yerine getirilmesi gereken bir sözdü.
6.Sonra onlara karşı size tekrar 'güç ve kuvvet verdik', size mallar ve çocuklarla yardım ettik ve topluluk olarak sizi sayıca çok kıldık.
7.Eğer iyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz ve eğer kötülük ederseniz o da (kendi) aleyhinizedir. Sonunda vaad geldiği zaman, (yine öyle kullar göndeririz ki) yüzlerinizi 'kötü duruma soksunlar', birincisinde ona girdikleri gibi mescid (Kudüs)e girsinler ve ele geçirdiklerini 'darmadağın edip mahvetsinler.'
8.Umulur ki, Rabbiniz size merhamet eder, fakat siz (bozgunculuğa) dönerseniz Biz de (sizi aşağılık kılmaya ve cezalandırmaya) döneriz. Biz, cehennemi kafirler için bir kuşatma yeri kıldık.
9.Şüphesiz, bu Kur'an, en doğru yola iletir ve salih amellerde bulunan mü'minlere, onlar için gerçekten büyük bir ecir olduğunu müjde verir.
10.Ve şüphesiz, ahirete inanmayanlar için de acı bir azap hazırlamışızdır.
Unutmayınki kuran bir tarih kitabı değildir ve her asra karşılık gelir.
En son mursel1 tarafından Cmt 24 Oca 2009, 02:09 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Uğur1
14 yıl önce - Cmt 24 Oca 2009, 02:08
| Alıntı: |
Bretton Woods 1.0'i ortaya koyan "guc" ulkeleri tam 26 yil sonra Bretton Woods'i fesetmediler mi?
|
Hayır.. Bretton Woods da İngiltere'yi savunan Keynesti ama kabul ettiremediler..
Sonra ne yaptılar Kennedy'i başından vurup Bretton Woods ı yıktılar..
Güç Bretton Woods'u feshetmez, korumaya çalışır.. Bretton Woods'ı yıkan Londra merkezli global sermayedir..
| Alıntı: |
Simdi bir 26 yil sonra ayni seyin olmayacagi ne malum?
|
Bunun olması için öncelikle petrolün bütün özelliklerine sahip enerji kaynağının 30 yıl içinde bulunması ve üretilmesi lazım.. Sonrasında da ''güç'' fraksiyonu ile ''global sermaye'' fraksiyonu arasındaki mücadelede ''global sermaye''nin kazanması lazım.. Hatırlarsanız petrol çağının başladığı yıllarda aynı bu eksende bir mücadele olmuştu ve adı da 1. Dünya Savaşı idi.. Konjonktür aynı şekilde gelişir mi, bu kaç seneyi alır bunu öngörmek çok çok zor bir şey..
|
 |
Osman Yavuz
14 yıl önce - Cmt 24 Oca 2009, 02:22
| Alıntı: |
| Bunun olması için öncelikle petrolün bütün özelliklerine sahip enerji kaynağının 30 yıl içinde bulunması ve üretilmesi lazım.. Sonrasında da ''güç'' fraksiyonu ile ''global sermaye'' fraksiyonu arasındaki mücadelede ''global sermaye''nin kazanması lazım |
Zaten ben de bunu diyorum son mesajlarimda.
Petrol zirvesi ile artik sismis olan finans balonunun devam edemeyecegini anlamislardir. Boylece global sermaye makinayi itme gorevini guce devretmistir. Petrolun sonsuz olmadigi gercektir. Velakin insanoglu baska bir enerji kaynagi bulamayacak ta diyemeyiz kesin olarak. Nasil ki petrol oncesinde komur dunyanin enerji kaynagi idi ise, petrol sonrasinda da baska bir sey onun yerini alabilir. Fuzyon uzerine muazzam calismalar yapiliyor demistim onceki mesajimda, haliyle bir sebebi vardir bunun degil mi? Belki bir 20 yil sonra fuzyon uzerine bitecek olan calismalar sonucu petrol gibi bir enerji kaynagi belki de cok daha verimli bir enerji kaynagi bulacak dunya, o vakit te artik savaslardan yorulmus, insanlari totaliter rejimler ile yonetmekten takatsiz kalmis guc unsuru makinayi itme gorevini global sermaye unsuruna verecektir.
Olamaz mi?
Hani maksat biraz seytanin avukatligini yapmak olsun, farkli dusunceler ile bakabilmek olsun vaziyete.
En son Osman Yavuz tarafından Cmt 24 Oca 2009, 02:28 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
Ertuğrul MERTEL
14 yıl önce - Cmt 24 Oca 2009, 02:23
Kaynakların daha az olduğu varsayımını kabul ettiğimizde burada GS'nin kapısına kilitmi vururdunuz bir anda.
Birde kaynakları hem karneye bağlayacağız bunuda Nükleer güç olmakla koruyacağız.Şu anda gelinen durum bu. Birde içeride iç savaş yaşayacağız.
Eeee biz neden savaştık o zaman diye sormazlarmı adama.
Eğer Ortadoğu politikalarında Irak'ta özellikle ve Talban karşısında ne oldu da bu duruma geçildi. Petrol ve silah lobisi destekli G.W.Bush ve ufak bush Bence ABD tam hakimiyet üzerine çevreyi sarmal halde enerji üzerinden kuşatıp saracak politikalar uyguladı.Fakat Pentagon bu politikaların bir yerden sonra çıkmaza girmesi üzerine Barack Obama üzerinden çıkış planlarını yapıyor. Düzgün,ciddiyet ve saygınlık kazanma peşinde. Siyasetçilerin ve GS'nin elinden ipleri aldı. Her türlü duruma karşı hazır bekliyor.TEZİM BU.
Aslında Operasyon Güç -Global sermaye ORTAK savaşı olarak başladı. Güç belli bir yerden sonra planları revize etti ve Ekonomik göstergelerin yerlerde süründüğünü bildiklerinden Sürdürülemez skeri önlemlerin yetersizliği karşısında Katı Ekonomik ablukalı sistemin düşmanlarını boğmakta kullanılmasına karar verdi. Planın bozulduğunu gören GS'nin kalesi İngiltere Irak'tan ufaktan askerini çekti. Abd'de buna GS'nin evindeki kalelerini ve CIA'nın yetkilerini alarak cevap verdi.
Pentagon burada iç savaş çıkma ihitmalini bilerek 1 milyonluk kamplar hazırladı. Ve İç Güvenlik sistemini askere verdi.Ama bunu göze almasına sebep olan neydi. 2 ihtimal var.
1-Alanda savaştan çekildiği anda ortaya çıkacak durum karşısında GS'nin yok edilmesi lazımdı.Çünkü kendi bozuk ekonomisine rağmen bir yerlerin elindeki kozlarda alınmalıydı.Bozuk ekonomiyi kendi elleri ile bilerek bombaladılar ki ters zamanda patlamasın ve çekilmeden önce Sermaye'yi
Çin ve Hindistan'da kalmayacak şekilde dağıtalım.Savaşı burada bizim elimizde devletleştirilmiş ekonomi üzerinden yürütelim.Plana uyan GS'cilerle yola devam. Uyamayacaklarla baybay ki ileride sisteme çomak sokamasınlar ve Ülkede yürütülecek savaşta zehirlerini akıtamasınlar.
BU GS TARAFINA OLAN PLAN.
2- Güç emanetti. Fakat onların katkısı da yadsınamazdı. Onlar yıllarca emaneti kullanırken bir çok şeye sadakat göstermişlerdi. Fakat bugün geline noktada Nükleer güç olma yolunda giden İran'a karşı yürütülen faaliyet birilerince hor görülüyor ve Buraların Nükleer operasyonu için Siyasetçiler rahat aşılabildiği için doğabilecek sorunlar Dünyayı yok olma noktasına getireceğinden Siyasetçilerin gücü ve Haber alma işlemi daha askeri ve tek noktada toplandı. Olabilecek olumsuz en ufak bir hareketin önüne geçilmek için.
2 durumda verilen bilgileri doğruluyor. Ama hangisi gerçek sebeb muamma benim için.
Fakat Kapitalist sitemin kurumları bölündü alandaki durumdan dolayı. Yani askeri yenilgileri ile beraber ekonomilerini de kaybetme riskine karşı oralarda daha fazla kalamayacakları için içerideki yeniden yapılanmaya dönük BALONLARI gümleterek ciddi bir ekonomiye geçişe başvuruldu.
SAROS bayrakları indirir tabi. Eğer tutarsa yine yola o devam edecek yeni sistemde. GS ile Güç savaşı diye bir şey yok.Garibanların zaferi var. Bebeklerin zaferi var. Truva atı yok oldu.Obama tek rahatlama şansları. Eğer öldürürlerse hepsinin işi bitik.
|
 |
mursel1
14 yıl önce - Cmt 24 Oca 2009, 02:23
| Alıntı: |
Su an fuzyon uzerine cok buyuk capli arastirmalar yapilyor bildigim kadari ile, saniyorum fuzyon teknolojisinin ortaya cikardigi enerji miktari fizyon'dan kat ve kat daha fazla. Boyle bir teknoloji uzerinde calismalar biterse belki dunyanin enerji acligina baska bir cozum getirilebilir (petrol nasil vaktinde cozum olmus idi), ve buyume yeniden baslayabilir bir 25 yil sonra?
Olamaz mi? |
Bence olur.Hatta ben bu veya başka türlü önemli bir enerji kaynağının keşfedildiğini ama saklandığını fakat ümit beyin söylediği Corrective war dan sonra açığa çıkarılacağına inanıyorum.Çünkü yeni enerji kaynağında hakim iradenin avantajlı olması için coğrafi paylaşımın değiştirilmesi gerekti buda güce ihale edildi.
| Alıntı: |
| Belki bir 20 yil sonra fuzyon uzerine bitecek olan calismalar sonucu petrol gibi bir enerji kaynagi belki de cok daha verimli bir enerji kaynagi bulacak dunya, o vakit te artik savaslardan yorulmus, insanlari totaliter rejimler ile yonetmekten takatsiz kalmis guc unsuru makinayi itme gorevini global sermaye unsuruna verecektir. |
Ama bir farkla ozamanki güç ile global sermaye fraksiyonları dönüştürülmüş olacaktır.Daha doğrusu bu araçları kullananlar adil-hikmet sahibi- bir dünya görüşüne sahip olacak ve paylaşım insancıl bir ortamda yapılacağı için altın bir çağ yaşanacaktır.
|
 |
Uğur1
14 yıl önce - Cmt 24 Oca 2009, 02:36
| Alıntı: |
| Belki bir 20 yil sonra fuzyon uzerine bitecek olan calismalar sonucu petrol gibi bir enerji kaynagi belki de cok daha verimli bir enerji kaynagi bulacak dunya, |
Artık bu 20 yıl mı olur 50 yıl mı olur onu zaman göstericek ama yeni bir enerji kaynağı bulunacak eninde sonunda belki burada yazan çoğumuz bu enerji kaynağını görme şansına sahip olamayacağız, nitekim önümüzdeki dönem ''geçiş dönemi'' diye de adlandırılabilir ama kaç sene sürer orası muamma..
|
 |
OrhanSezgin
14 yıl önce - Cmt 24 Oca 2009, 02:49
| Alıntı: |
| bu bir mahkeme tutanağı ile sabit. eşelemek istemiyorum ama bir adım geri durup olayın bütününe bakarsanız taşlar yerine oturuyor. resimlerede alıcı gözle bakın, alirıza bey inönüye bile daha çok benzer |
Sayın Teoman bu sizinle benim kişisel meselemiz değil.Bu doğrudan,Hesap günü sizinle Zübeyde hanım ve Kemal Atatürk arasındaki bir mesele olacaktır.
Mahkeme tutanağı daha once baska bir konuda bahsettiğiniz ve sonradan olmadığı ortaya çıkan Osmanlı paraları kadarmı sabit ?
Bahsettiğiniz mahkeme belgeleri 1990 larda Kaplan cemaati tarafından Türkiyede yayılmaya çalışılmış gazete haberi bile olmuştu
Belge örneği incelendiğinde
• Kağıdın rengi bozulmamış, yazılar hasar görmemiş, 110 yıllık belgede bu olanaklı değildir.
• O dönemin kararlarında pul yoktur. Bu düzmece kağıtlarda pul var.
• Kararda, imzası bulunan yargıçların adlarının ve kıdemlerinin yazılı olması gerekir. Yok.
• Ayrıca kararda hukuksal mantık olarak da büyük bir yazım ve görüş hatası vardır.
Düzmece "belge" hakkında dahası var fakat uzatmanın gereği yok
Siz babanızamı annenizemi benzersiniz? Mutlaka birine benziyorsunuz.Bu benzemediğiniz ebebeynin cocugu olmadığınız anlamınamı geliyor?
Mustafa Kemalde annesine benzemiş bu doğal bir olay değilmi ?
Babasını 12 yasında kaybetmiş bir insanın, onu cok iyi tanımaması normal değilmidir ??
Zübeyde Hanım. Yörük Türküydü sarışındı; düzgün, beyaz bir teni, derin ama berrak, açık mavi gözleri vardı
500 sene evvel yasamıs biri değil. rivayetlerle yola çıkalım !
Kemal Atatürkün kökenine bir türlü karar verilemedi ?
Yahudi dönmesi (Sebatay) , Sırp, Bulgar, Makedon ??
Bırakalımmı kararı kendisi versin ?
"Benim hayatta yegane fahrim (onurum), servetim, Türklük’ten başka bir şey
değildir." Kemal Atatürk
Rıza nur meselesine gelirsek
| Alıntı: |
Bu iftiranın ortaya çıkış nedenini anlayabilmek için Rıza Nur'u biraz tanıtmamız gerekecek. Ayrıca uydurma ve iftiraların %90'nın kaynağı da bu kişidir, belirttiğimiz kitabıdır. Saldırganların pek çok kaynak dediği de bu kitaptır.
Rıza Nur, tıp doktorudur. Birinci ve İkinci Meclis'lerde iki dönem milletvekilliği yapmış, iki kez hükümette görev almış, Lozan Konferansı'na İsmet İnönü'nün maiyetinde katılmış bir kişidir. Kurtuluş Savaşı'ndan sonra 14 ciltlik Türk Tarihi adlı bir eser yazarak burada Kurtuluş Savaşı'nı överek anlatır.
Eylül 1926'da Türkiye'den ayrılarak ve Fransa'ya yerleşir. Buna karşın milletvekilliği maaşının ödenmesi sürdürülür. Gidişi de kendisinden, hastalığından kaynaklanır. 1927 yılında Atatürk, Nutuk'u okur ve yayımlar. Nutuk'ta bu kişinin Balkan Savaşı sırasında yurda ihanet etmiş olduğu, herkes yurdu kurtarma çabası içindeyken bunun Arnavutları isyan ettirme çalışmalarında bulunduğu açıklanır.
Rıza Nur 1928 yılında, Nutku okur ve "Hayatım ve Hatıralarım" isimli anılarını yazmaya başlar. Yazarken kullandığı kaynak Nutuk'tur. Nutuk'u ters yüz ederek ve hiçbir belge kullanmadan yazar. Yazdıkça da kalemi iyice kayganlaşır, hayallerini, kafasından geçenleri, fütursuzca kağıda döker. Böylece hainliğinin ortaya dökülmesinin karşılığını verir.
Anılarını, 1935 yılında, Biritsh Museum'a "1960 yılına kadar okuyuculara sunulmamak" koşuluyla gönderir. Yani olay tanıklarının ölmesini bekler. Anılar, 1967/1968 yılında 4 cilt olarak Türkiye'de yayımlanır. (Bu iftiraların yayımlanmasına göz yumanlar da ayrıca değerlendirilmesi gereken bir hainliktir.) İşte bundan sonra Atatürk düşmanları, Türk ve Türkiye düşmanları, kendilerince bir kaynağa kavuşurlar. Atatürk dönemi tarihini belgelere, gerçeklere dayalı değil, Rıza Nur'a dayalı işlemeye başlarlar.
Rıza Nur’un anılara göre Atatürk, her türlü kötü özelliğe sahip bir kimsedir. Kurtuluş Savaşı Rıza Nur sayesinde zafere ulaşmıştır. Lozan'ı yapan, saltanat'ı kaldıran, Cumhuriyet'i kuran, halifeliği kaldıran devrimlerin düşünce babası sözde hep Rıza Nur'dur.
Peki bu Rıza Nur nasıl bir kişidir? Anılarında kendini tanıtıcı çok bilgi verir ve kendi kendine hekim olarak koyduğu tanı "Kuşkusuz ki ben nevrastenik idim". Evet hasta bir kişidir.
Ruh ve Sinir hastalıkları uzmanı Dr. Hasan Behçet Tokol'un, Rıza Nur'a ilişkin tanısı şöyledir:
"Bu kişide bir koğuş hastaya yetecek kadar hastalık var. Teşhisim; psikopatik bir zemin üzerinde paranoit reaksiyon, yani çok ağır bir ruhsal bozukluk tablosu. Bu tür hastalar, zeka fakülteleri tamamen bozulmadığından kısa süreli de olsa olumlu işler yapabilirler. Anılarını; son duygu, düşünce ve yargılarına göre değiştirerek, geriye dönüp yeniden kurgulayarak, sanki gerçekmiş gibi aktarmış ki, bu tutum, bu tür hastalara özgü bir telafi ve tatmin yoludur. Böyle bir hastanın anılarını ve tanıklığını ciddiye almak tıbben olanaklı değildir.
"Doktorun, Rıza Nur'da belirlediği hastalık adları da şöyle: İzolasyon (kendini çevreden soyutlama), depresyon (ruhsal yavaşlama, içe kapanma, çöküntü), homoseksüel eğilimli, Obsesif- kompülsiv sendrom (toz, mikrop korkusu), depersonelizasyon (aşağılık duygusu), agresif ve hostil (saldırgan ve kızgın), psikopat (kişilik bozukluğu), mitomani (yalan söyleme), fabulasyon (masal uydurma, hayali hikayeci), fanteziler (hayal ettiği olayları gerçek sanma), megalomani (büyüklük fikirleri), narsisizm (kendine hayran olma), paranoid reaksiyon (takip edildiğini sanma duygusu, öldürülme korkusu), egosantirizm (kıskançlık, herkesi karalama, güvensizlik, devamlı övünme, sahte gurur). Gerçekten bir koğuş hastaya yetecek kadar hastalığa sahipmiş.
İşte yeni Rıza Nurların peşinden gittiği, hep kaynak gösterdikleri kişi bu. |
kaynak Turgut Özakman
En son OrhanSezgin tarafından Cmt 24 Oca 2009, 03:00 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
umit1
14 yıl önce - Cmt 24 Oca 2009, 02:56
| Alıntı: |
İngiltere, Almanya ve Fransanın paralel politika izlemesi mümkün değildir..
|
Bundan okadar emin degilim artik,Ingiltere'de buyuk degisiklikler olmaktadir,olmasida gerekir cunki Ingiltere "petrol Zirvesi" olayindan en kotu etkilenecek "Gelismiş ülke" dir dolayisi ile Ingilterede cok radikal degisiklikler beklenebilir.
| Alıntı: |
Askere verilen emanet geri alınmak için aslında balon olan ekonomik sistem
patlatıldı ve buaradaki olay GS-Güç çatışması değil Siyaset - Asker çatışmasıdır. Yansımasında GS topa tutulmuş ve bütün kaleleri yıkılarak Pentagonun programına sadakat belirtenler yıkımdan kurtarılmış, fakat Gizli servislerle bağı olanlar tarumar edilmiştir. . |
Bu teshis onemli olcude dogru,ancak ABD de siyaset ile askerin Turkiyedeki gibi ayrişmış değil ,aksine ic ice gecmis oldugunu unutmamak gerekir,yani birisinin nerede bittigi otekinin nerede basladigi pek belli olmaz genelde.
Gucte askerde vardir sivilde hatta sivillerin sayisi askerlerden epeyce fazladir,GS de de ayni durum vardir ama asker sayisi epey azdir Guc'e gore ama yokta degildir mesela Wesley Clark.
| Alıntı: |
| Belki bir 20 yil sonra fuzyon uzerine bitecek olan calismalar sonucu petrol gibi bir enerji kaynagi belki de cok daha verimli bir enerji kaynagi bulacak dunya, o vakit te artik savaslardan yorulmus, insanlari totaliter rejimler ile yonetmekten takatsiz kalmis guc unsuru makinayi itme gorevini global sermaye unsuruna verecektir |
Var yok degil ama bunlar 60-70 seneden evvel ortaya cikmayacaktir,60-70 sene sonra ortaya cikacaklarida suphelidir,ortaya ciktalarinda ise "bol ve ucuz" olmayacaklardir.
Bundan bahsettim evvelce
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=49055& ...;start=680
| Alıntı: |
| Gelelim cozume,malesef bir 60-70 sene den evvel ufukta buna karsi bir çözüm görülmemektedir,yani onümuzdeki en az 60-70 sene son derece sıkintili gececektir |
Unutmayalim Insanoglu bugune kadar bir tane bile birincil enerji kaynagi yaratmayı basaramamistir,Komurde,Petrolde,Dogal Gazda,Uranyumda insanlarin urettigi bir enerji kaynagi degildir,insanlari var olan seyi topraktan cikardigi seylerdir hepside sonludur
| Alıntı: |
| Ama bir farkla ozamanki güç ile global sermaye fraksiyonları dönüştürülmüş olacaktır.Daha doğrusu bu araçları kullananlar adil-hikmet sahibi- bir dünya görüşüne sahip olacak ve paylaşım insancıl bir ortamda yapılacağı için altın bir çağ yaşanacaktır. |
Dunya nufusu oldukca azaltilmis olacagindan kaynaklar herkese yetecek hayatta kalanlar mutlu ve mureffeh yasayabileceklerdir,onun icin bendeniz bu donemde zenginlesmeyi,buyumeyi falan unutun "Hayatta kalmaya bakin" diyorum daima.
|
 |
Ertuğrul MERTEL
14 yıl önce - Pzr 25 Oca 2009, 03:19
http://yenisafak.com.tr/yazarlar/?i=14782&y=I ...himKaragul
13 Ocakta yazılmış yazısı. Malesef ben yeni fark ettim.
Okuyunca Dağlıca ve Aktütün baskınlarının sebebi sanki kafamda canlandı.
Akp kapatma davası ertesinde hep İngiliz Kraliçesinin neden Cumhurbaşkanı Gül'ü ziyaret ettiğini net şekilde delillendirememiştim. Şüphelerim vardı. Ama artık kafam net.
Akp'yi kapattırmayan irade Türkiye'de ne kadar etkin ve faal olduğunu ortaya koydu ki Irak'tan İngiltere'nin çekilmesi hadisesi ile birleştirip,sitede yazılanlarla harmanlayınca olay açığa çıkıyor.
İngiltere ve GS'nin Abd tezkeresi sırasında aynı hakları istemesi sebebi ile okey verilmeyince tezkerenin geçmediğini Ümit1 söylemişti. O irade tezkereyi çıkartmamayı becerdiğine göre askeriyede bu konuda yüksek sesle değil tavsiye babında kaldığına göre bölgesel denklem çözülüyor bence.
Türkiye'nin en büyük şansı belki de GS'nin planları ile Güç'ün planlarının tutmaması sonucu ek planda birbirlerine düşmeleri. Yoksa Cheney buraya geldiğinde biz Afganistana asker göndermeyi talep edecek derken film başka yere kaymış. Yeniden yapılanma sırasında ise Hükümetin daha GS'ci davrandığı zamanlarda menfur baskınları yedik. Bu sebeple 5 KASIM 2007 de Başbakan Mesajın alındığını ve Bush ile konuyu Amerika'ya yapacağı ziyarette görüşeceğini söyledi ki oturduğum yerden puzzle'ı birleştirince İsrail ve ABD özel birliklerince destekli pkk- belki de peşmerge destekli bir operasyon yedik.
Ayrıca o sırada pkk baskınlarında artış ve çok şehit veriyorduk. 5 Kasım'dan sonra ise iş değişti. 5 Kasım'dan sonra iş değişip güce yakın olunuca Ergenekon davası İngiliz destekli GS'cilerin Pentagon planından sonra ortaya çıkan net ayrışma sebebi ile ülkemizde Olan onların adamlarını ve planlarını etkisizleştirmeleri hadisesinde Türk Emniyetine servis yaptılar ve yapıyorlar.
Yani zamanında Majestelerine çalışanlar şimdi demek ki karşı tarafta bölünme olunca bölündüler.Majestelerinin Avcıları bu olsa gerek.
Demek ki Ergenekoncular babalar gibi Abd-İsrail adına bir şekilde iş tutmuşlardır ve İngiltere destekli Global sermaye'ye değil Pentagon planlı güç kampına yakın kimselerdir. Bir şeklide bir güce yakındırlar. Aynı tarafta olmaları gerekmez. Güç tarafındalar. Bu kadar adamın karman karışık alınma sebebi Türkiye'nin GS üssü haline getirilmek istenmesi. Ilımlı islam projesinin de o zaman Abd'nin şu anki planlarıyla örtüşmekle beraber GS planı olduğu ortaya çıkıyor. Ama karşı taraf güçlüyse ve işleri bastırırken güç
kullanma yöntemü belliyken niye ses çıkarmıyor?
Ümit1'in geldiğimiz noktada Güç kazanacak derken Tutmayan İsrail projeli Ortadoğu planının Türkiye ayağında Erdoğan'ın Gül'le farklı tarafları önce rol model olarak biçmek sonra da Türkiye'de bunların siyaseten kesilemeyen önünün farklı kampların içine alınarak bölünmelerini sağlayacak bilgi servisine
ve konuma getirip ilişkilerini bozmak. Yani Türkiye'yi yöneten beyni birbirleri ile farklı düşünmelerini sağlayarak fıtraten aralarında olan farkı İdare'ye yansıtıp bir şekilde ama öyle ama böyle bölmek. Atatürkle İnönü İnönü ile Calal BAYAR veya Kazım Karabekir gibi. Oynanan oyun aynı versiyon değişik. Birde yeni bir dünya savaşının geldiğini gören Atatürk'ün ölmeden Savaşın başlamaması da bana hep ilginç gelir. Canlı kalmasını istemeyen kimdi ve Türkiye'nin farklı bir versiyonla ne gibi politikalar güdeceğini hesaplamıştı. Yoksa Avrupa birbirini yerken Musul ve Kerkükü mü almaya çalışacaktı?
Ben Güçle GS arasında ciddi manada gram bir savaş olduğuna inanmıyorum artık.Beyin takımları bir ve Tepegöz olayı(Ben bunu insan değil LANET ŞEYTAN olarak alıyorum yanlız) vakıalarla doğrulanıyor. NATO üyesi olmamız ve Semitiklerin Türkiye'ye olan ihtiyaçları sebebi ile bizdeki olaylar farklı Gizli servis savaşları şeklinde gidiyor şu an için. Medya'ya lanse edilenlerle biz en az şu anda 6 ay ila 1 yıl geriden geliyoruz kendi adıma.
WOWTURKEY sitesini değil medyayı kastediyorum.
Çözdüğüm nokta Abd içindeki savaşta batmamak için balon olan ekonomisini kendi eliyle göçermiş,plandan haberi olması istenmeyenler bomlatılmış ve tekneye alınmamışlardır.Haberi olupta Vartayı atlatamayan çocuklar ise bir şekilde devletleştirme adı altında kurtarılmışlardır. Yani allak bullaktırlar her türlü güçlerine rağmen. Bebeklerin ve mazlumların ahı tuttu dediğim de budur.
Sonunda onları iç savaşa götüreceği de bilinmekte ise yeniden soruyorum.
NE KAZANDIRDI BİR ÖNCEKİ PLANA GÖRE YAPILAN IRAK'TA 1.100.000 BİN
DİĞER LÜBNAN VE GAZZEDEKİ 10.000 LERCE ÖLÜ.
Gelinen noktada Abd batırılmış,işsizler ordusuna dönüştürülmüş ve İşsizlik fonundaki paralar da kesilince 2009 un 3.çeyreğinden itibaren iç savaşa sürüklenecektir. Obama'nın zamanı çok az çünkü. O zaman istene tek hamle var. Gücü yani emaneti abd'den almak. Peki kime verilmek isteniyor.
Ümit1 bunu açıklamazsa ve net adres vermezse bugüne kadar yazdıklarının alanda anlamı yok. HANGİ DEVLET ALACAKTI EMANETİ.ÇİN Mİ HİNDİSTAN MI? O zaman bu İng-GS ortak operasyonunun o kadar da kolay bitmeyeceğini gösterir.
BEN ARTIK BU OLANLARA ALLAHÜ TEALA'NIN BİRBİRİNİ YEDİRME OPERASYONU DİYORUM.
IRAKTAKİ VE GAZZEDEKİ MASUM GÜNAHSIZ BEBELERİN İFFETLİ KADINLARIN HAYASINA UZANAN ELLERİ SAHİBİ GÖRMÜŞ VE DUALARI İŞİTMİŞDİR.İKİSİNİN DE SAHİBİNİN ZALİMLERİN YAKASINI BIRAKMAYACAĞINI BİLİYORDUM.
ALLAH'IN ADALETİ İLE TECELLİSİNİ GÖRMEK BU OLSA GEREK. BABALAR GİBİ GİRİP,2 YIL SONRA BİRBİRİNİN KALELERİNE GİRİP TARUMAR ETMEK İÇİN YIKMAK. NE BÜYÜKSÜN YA RABBİ. SENİN HESABINA KİMSE ERİŞEMEZ.
SEN HER TÜRLÜ NOKSAN SIFATTAN MÜNEZZEHSİN.YIKILMAZ DİYENİ KENDİ ELİYLE YIKTIRIP,TARUMAR ETTİRİYORSUN.
BUNDAN SONRA YAŞASIN ERGENEKON OPERASYONU. NE KADAR ADAMINIZ VARSA ÇIKSIN MEYDANA. İT SÜRÜLERİ
|
 |
sayfa 127  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|