Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2
umit1
11 yıl önce - Cum 16 Şub 2007, 22:32

Alıntı:
Çoğumuz (ben dahil) Ümit Ağabey'in anlattıklarını anlayacak temel bilgiye sahip değiliz. Anlattıklarını anlayabilmemiz için biraz daha temel seviyeye inmesi gerekiyor.


O temel bilgi dediginiz sey Turkiyede Lise ,Almanyada Gymnasium,Fransada Lycee bitirmis olan herkesin bilmesi gereken seylerdir.    
Simdi oylemidir bilmiyorum ama 50 yillarda ve daha evvelinde Turkiyede Lise bitirenler temel bilgiye sahiptiler.
Temel bilgi olduktan sonra is bazi seyleri sorgulamaya kalir.

Mesela eski caglarda Venedigin gucu neye dayaliydi?

Neden eskiden Venedikte gorulen tur bir sermaye yapilanmasi 19yy ortalarindan itibaren Ingiltere ve Hollandada ortaya cikmistirda,Ispanyada,Portekizde,Italyada,Fransada,Rusyada,Almanyada,Avusturya-Macaristanda hatta Osmanlida ortaya cikmamistir?.

19.yy da Ingiltere ve Hollandada ortak olarak varolan,ama Osmanlida dahil olmak uzere diger hicbir Avrupa ulkesinde "varolmayan" ozellik belirleyicidir.

Onun ne oldugunu anlayabilirsek Ozaldan beri ve halende Ingiltere gudumlu Global Sermayenin yonetiminde olan Turkiyede neden bazi kurum ve kuruluslarin Ozal zamanindan beri surekli yipratilip yokedilmeye calisildiklarinida daha iyi anlayabiliriz herhalde.    


umit1
11 yıl önce - Cum 16 Şub 2007, 22:51

Alıntı:
Eğitimli ve ucuz işçi isteyen sermaye, muhtemeldir ki "ince ayar" yapılmış bir değer yargıları dizisini tercih


Suphesizki oyle isteyecektir,bu sartlara uygun her seviyede isgucunu ise Cin de ve Hint alt kitasinda sinirsiz sayida bulmak mumkundur.

O zaman size su soruyu sormak lazim?

Sizler  Cinliler,Hintliler,Vietnamlilar Taylandlilar gibi calisip onlar kadar para kazanmak,onlar gibi yasamak  istiyormusunuz?

Istiyorsaniz Globalizasyon sizin icin bicilmis kaftandir,gule gule kullanin.

Ayni soru Avrupalilar,Amerikalilar,Japonlar ve Ruslar icinde gecerlidir,onlar icinde gecerli oldugu icin Globalizasyon yerine yeni sistem yururluge konmaya baslanmistir.


alimemo
11 yıl önce - Pzr 01 Nis 2007, 20:38

Alıntı:
Simdi oylemidir bilmiyorum ama 50 yillarda ve daha evvelinde Turkiyede Lise bitirenler temel bilgiye sahiptiler.  
Ümit Ağabey, sulandırılmış bir eğitimden geçtik biz. "Almanlar yenilince biz de yenik sayıldık" diyen bir eğitim sisteminden ne beklersin?
Alıntı:
Sizler Cinliler,Hintliler,Vietnamlilar Taylandlilar gibi calisip onlar kadar para kazanmak,onlar gibi yasamak  istiyormusunuz?

Istiyorsaniz Globalizasyon sizin icin bicilmis kaftandir,gule gule kullanin

Düşündürücü bir önerme. Yalnız benim aklıma takılan şu: sermaye oralara yatırım yapmadan önce bu saydığın milletlerin hayatı daha sefil değil miydi? Global sermaye yatırımları bu ülkelerin hayat standartlarını (yavaş yavaş da olsa) yükseltmiyor mu? Toplumun büyük kısmı işsiz ve aç iken "hayır ben doğrudan patron olmak istiyorum" diye "amelelik" teklifini reddetme lüksüne sahip misin?

Bir de bu konuda kafa yormadan önce kullandığımız kavramlarınn tanımlarını yapmak gerektiğini düşünüyorum. Global sermaye nedir? Tanımını yapabilir miyiz? Merkezi var mıdır, yoksa "invisible hand" gibi midir? Başındaki insanlar kimlerdir, ne tür insanlardır? Global sermaye adı üstünde global değil midir? Merkezi neden İngiltere'dir? Dünya piyasalarında halka arz edilmiş, on binlerce hissedarı bulunan, en büyük hisse bloku %5 olan dev şirketler nasıl olur da bir ülkeye bağlı olurlar?

Matematikte de, felsefede de kavramları kullanmadan önce tanımlamak şart. Bunu yaptıktan sonra, bu güç odaklarının ülkeleri ve fraksiyonları nasıl kontrol ettiğini, kontrol mekanizmalarını bilmek lazım. Bilimsel teorilerde mekanizma esastır. Her ne kadar siyasette işler gizli ve karmaşık olsa da, yine de makro düzeyden mümkün olduğunca mikro düzeye inmeye çalışmak, örneğin bir güç odağının bir parti kararını ya da meclis kararını nasıl etkileyebileceğini mekanizmalarıyla anlamak, olan biteni açıklayabilmek için gereklidir.

Bunları biraz daha ayrıntılarıyla anlatabilirsen "o kadar yazdım tekrar yazayım" demek zorunda kalmaktan kurtulursun.  



umit1
11 yıl önce - Pts 02 Nis 2007, 02:52

Alıntı:
Bunları biraz daha ayrıntılarıyla anlatabilirsen "o kadar yazdım tekrar yazayım" demek zorunda kalmaktan kurtulursun.  


Ama bunu yapabilmek icin taa Venediklilere kadar geri gitmek,1850 ler Ingilteresinide cok iyi incelemek gerekir,yani cilt dolusu kitap yazilabilir,tabii WOWTURKEY in band genisligini boyle seylerle doldurdurdugumuz icinde Burc bizi siteden sopayla kovalar.


Alıntı:
Yalnız benim aklıma takılan şu: sermaye oralara yatırım yapmadan önce bu saydığın milletlerin hayatı daha sefil değil miydi? Global sermaye yatırımları bu ülkelerin hayat standartlarını (yavaş yavaş da olsa) yükseltmiyor mu? Toplumun büyük kısmı işsiz ve aç iken "hayır ben doğrudan patron olmak istiyorum" diye "amelelik" teklifini reddetme lüksüne sahip misin?


Akliniza takilan sey dogru tabii ama benim size "onlar gibi yasayip, onlar gibi calisip,onlar kadar kazanip .onlar kadar tuketmek istiyorsaniz globalizasyon sizin icin bicilmis kaftandir" dememin nedenide zaten bu.

Eger merdivenin en alt basamaginda iseniz zaten asagiya dogru gidemezsiniz olsa olsa yukariya cikarsiniz,oysa Turkiye merdivenin en altinda degil idi,ortalarda denebilecek bir yerde idi,Avrupa ulkeleri ve ABD ise merdivenin en ust basamaklarinda idi.

Globalizasyon sonucu bu merdivenin en alt basamaklarindaki sefillerin durumubir nebze iyilesirken ust basamaklardakilerin durumu biraz daha sefillesecektir.

Yani Marksist ,daha dogrusu Leninist,dostlarimizin basarili olduklari insanlari yoksullukta esitleme isini simdi Global Sermaye  eliti gerceklestirmektedir.

Alıntı:
yoksa "invisible hand" gibi midir?


Oyledir.    

Bunlari dort ayri kategoriye ayirmaniz gerekir.

1)Global sermayedarlar,Global sermayeyi yonlendirenler ve onlarin yerli isbirlikcileri

2)Yerel burokrasiye yerlestirilen Global Sermaye elemanlari (mesela rahmetli Ozal)

3)Globalize edilmis politikacilar

4)Uretime degil tuketime alistirilmis bir seckin kesim (Bu sartin yerine getirilebilmesi icin ulkede medyanin 1 numarali guruptakiler tarafindan kontrolu sarttir   )

Alıntı:
Global sermaye adı üstünde global değil midir? Merkezi neden İngiltere'dir?


Global Sermayenin bir adida "Invisible hand of British" dir.    

Ingiltere uretimden para kazanan sermaye ile paradan para kazanan sermayenin yollarini ayirdigi,uretimden para kazanan sermayenin paradan para kazanan sermaye karsisinda ezilerek onun ustunlugunu kabullenmek zorundakaldigi dunyanin ilk ve yanilmiyosam Hollanda haricinde tek ulkesidir.

Paradan para kazananlarin ,yani Global Sermayenin  Merkezi Londradir.

Ingilterenin 1850 lerde uretim sermayesinin kontrolunden cikip finans sermayesinin kontrolune gecebilmesinin en buyuk nedeni Ingiliz aristokrasisinin diger Avrupa aristokrasilerinden cok daha evvel "demilitarize" edilmis olmasidir,yani Ingilterede "shareholder value" sunun "Stakeholder value" sunun onune gecirilmesini engelleyebilecek bir guc yoktur 19.yy Ingilteresinde,aynen eski caglarda Venedikte oldugu gibi.

Global Sermayenin varolabilmesi icin ulkelerin icindeki guc merkezlerinin tasviye edilmeleri hic olmazsa etkisizlestrilmeleri gerekir,bu guc merkezleri genellikle militerlerdir,bu Turkiyede TSK dir ,ABD de meshur "military-industrial complex" dir,Rusyada gizli servislerdir.

Yani Global semayenin merkezini Londradan New York a nakletmesi icin ABD de "military-industrial complex" in,Londradan Istanbula nakli icin TSK nin,Moskovaya nakli icin gizli servislerin,Berlin e nakli icin ise butun Teutonlarin ortadan kaldirilmasi sarttir.    

Global Sermaye bunlari tasviye etmeye calismistir ama muavvak olamamistir bu basarisizliginin bedelini ise dunyadan tasviye edilerek odemektedir,bir futbol tabiri ile "atamiyana atarlar" olmustur isler.

Alıntı:
Dünya piyasalarında halka arz edilmiş, on binlerce hissedarı bulunan, en büyük hisse bloku %5 olan dev şirketler nasıl olur da bir ülkeye bağlı olurlar


Cok daha kolay olurlar,cunki bu gibi sirketlerde "shareholder value" sunu "stakeholder value" sunun onune koyabilmek cok daha kolay olur,herkese ait olan sirketler aslinda hic kimseye ait degildir,sadece profesyonel yoneticilerine aitttir,o yoneticilerin cogunlugu ise 1.guruptadir.

Falanca dunya sirketinin yonetim kurulunda filanca finans gurubunun temsilcisi olarak oturan bay veya bayan X ,ayni zamanda CFR uyesidir ve bu gorevleri nedeni ile kendisine esdeger konumdaki diger bay ve bayanlari iyi tanir.zaten onlarinda cogunlugu yine CFR uyesidir.Bu isler boyle yurur.
Tabii bizim cok bilmis toramanlarimizin agizlari sulanarak ove ove bitiremedigi CFR nin bir Ingiliz yari resmi kurulusunun "tasra" subesi olarak kuruldugunu ve o gunden beri bu gorevini basariyla yaptigini hatirlatalim.


Engin

11 yıl önce - Cmt 28 Nis 2007, 03:04

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=489575#489575
Alıntı:
Alıntı:
Kusura bakılmasın da genelkurmay başkanının ya da komutanların şahsi sivil kimliğini değil de "genelkurmay" etiketini kullanarak böyle bir açıklamada bulunması ne kadar mantıklı ise, ne kadar normal ise "Angora Tavşanı Seven Şoförler Derneği'nin"* aynı beyanatı vermesi de ancak o kadar mantıklıdır.


Angora tavsani seven soforler derneginin tanki, topu ucagi filan olsa idi yani "guc" u olsa idi bir benzerlikten soz edilebilirdi.

Defalarca yazdim dunyada mucadele "guc" ile "Global Sermaye" arasindadir ve bu mucadele ile "Global Sermaye" dunyadan tasviye edilmektedir.

Sirasiyla Rusya,ABD ve Almanyada yonetimden tasviye edilmistir yakinda Fransada da ayni sey olacaktir zira yeni dunya duzeninde "Global Sermaye" yede "Globalizasyon" ada yer yoktur.

Sizlerin hatasi gelismis ulkelerde Turkiyede anlanan ve uygulanan manada bir demokrasi oldugunu zannetmenizdendir,oyle bir sey yoktur onun yerine o ulkelerin kendi "derin devlet" leri bulunur,kararlari alanlar ve uygulayanlar onlardir,o gelismis denilen ulkelerde yasayanlarin % 99 u ne hangi kararlarin alindiginindan haberleri vardir ,ne de o kararlarin hangi nedenlerle alinmis oldugundan,onlara bir "Cover Story" sunulur ,hepsi o kadar.

"Ilimli Islam" bir "Global Sermaye" projesidir,AKP nin kendisi  ise bir "koalisyon" dur ve icinde bircok gorusu barindiran AKP de "Global Sermaye" fraksiyonunun lideri Sayin Gul den baskasi degildir.

Simdi anladinizmi Sayin Gul un neden aslanlarin onune atilmis oldugunu?      

Radikal islam ise Global Sermayenin "Ilimli Islam" projesine karsi "Guc" tarafindan gelistrilmis bulunan bir projedir,yani bugunki dunya sartlarinda ABD Almanya ve Rusya yani "Guc" blogu ulkeleri Sayin Erbakana yahut sayin Arinc'a veya onlarin temsil ettigi goruse degil sayin Gul 'un temsil ettigi goruse karsidirlar.


Bunu Iranli dostlarimiz cok iyi anlamislardi goruluyorki artik Ankaradada anlayanlar,yani sayin Arinc,var,bu iyi bir gelismedir.

Sayin Arinc i tebrik etmek gerek,senaryoyu iyi okuyor.

Yalniz senaryonun sonunda Turkiyeye hic yer verilmemis olabilir buna cok dikkat etmek gerekir.


Yani bu demek midir ki bugün gücün Türkiye ayağını ordu temsil eder, global sermayeyi hükümet?
Erbakan radikal islamcı ise, yani güç tarafında ise, neden karşısına aldığı en büyük blok ABD oldu? Milli ekonomiye yöneldi? O dönemde ordu sermayeden yanamıydı da tanklar yürüdü?

Bugünki ordu darbe zamanındaki ordu ile aynı görüşte mi? Bu nedenle mi sermaye tasfiye edilmeye çalışılıyor, sizin deyiminiz ile "laiklik kaygısı cover story'si" altında?

1) Ordu neye göre taraf değiştiriyor o halde?
2) O zaman siz malatya cinayetinin vb. vakaların da "cover story" yaratmak için güç tarafı ABD yahut bizzat TSK tarafından planlandığını iddia edersiniz..??!!??

bilmediğimden soruyorum  

3) Arınç neyi anlamış, anlamadım.


umit1
11 yıl önce - Cmt 28 Nis 2007, 03:41

Alıntı:
Erbakan radikal islamcı ise, yani güç tarafında ise, neden karşısına aldığı en büyük blok ABD oldu?


Engin bey ABD Turkiyede 1970 lerin ortalarindan 2001 senesine kadar dunyada 19.yy ortalarindan 1914 e kadar Fransa nin oynamis oldugu rolu oynamistir,yani Ingilterenin bir kontrolunde bir "proxy" guc olarak Ingiltere cikarlarini savunmustur.

Bakin Jon Turklerin adlari Fransizcadir,Turkiyede bir cok kiside onlarin Fransiz kontrolunde oldugunu dusunur,ama Jon Turkleri kuran ve organize eden Lord Palmerston ile Ingiliz servisleridir,bunu Turkiyede pek bilen yoktur cunki o yillarda Fransanin kendiside Ingiltere kontrolunde idi.

Sayin Erbakanin basina gelende buna cok benzer,evet 28 Subat doneminde Erbakani deviren TSK dir ,ve TSK nin Pentagon ile yakin dirsek temasi olduguda dogrudur,ama ABD nin ve Pentagonun kendiside "Global Sermaye" ve Ingiltere kontrolunde idi,bu unutuluyor Turkiyede genellikle.

Turkiyede Erbakan devrilirken ABD de de bol mikdarlarda,politikaci,devlet adami,asker-sivil burokrat intihar ve kaza gibi "gayritabii" nedenlerle dunyalarini degistiriyorlardi.    

Yani ABD dede bir ic mucadele vardi.

Size 1995-2006 yillari arasinda ABD de gayritabii nedenlerle hayatlarini kaybeden devlet adami,politikaci ,asker-sivil yuksek burokrat sayisinin 1945-1995 doneminde ayni nedenlerle hayatlatrini kaybedenlerden cok daha fazla oldugunu soylersem bilmem inanirmisiniz ama inanin cunki dogrudur.

Malesef TSK nin en buyuk sorunuda budur,Pentagonca biraz gereginden fazla yonlendirilebilinmektedir,tabii o zamanda Pentagonun kendiside Ingiltere kontrolunde olunca TSK bunu farkedemeyip 12 Eylulde oldugu gibi ters koseye yani Ingiltere kosesine yatirilarak gol atilabilmektedir TSK kalesine.

Alıntı:
O zaman siz malatya cinayetinin vb. vakaların da "cover story" yaratmak için güç tarafı ABD yahut bizzat TSK tarafından planlandığını iddia edersiniz..??!!??



Zannederim siz benim Hrant Dink ve Malatya cinayetleri icin ne yazdigimi hic okumamissiniz.

Ikisindede bunlarin Turkiyeyi yoneten "Global Sermaye" nin fazlaca sikistirilmasi uzerine gundem degistirtme amacli "false flag"  dedigimiz turden operasyonlari oldugunu soylemistim.

Alıntı:
Bugünki ordu darbe zamanındaki ordu ile aynı görüşte mi?


Guzel soru,ama ben buna bir karsi soruyla cevap vereyim.

"Bugunki ABD,Bugunki Rusya,Bugunki Almanya darbe zamanindaki ABD,Rusya ve Almanya mi?"

Sadece bugunki Ingiltere darbe zamanindaki Ingilteredir,hic degismemistir.    

Alıntı:
Bu nedenle mi sermaye tasfiye edilmeye çalışılıyor, sizin deyiminiz ile "laiklik kaygısı cover story'si" altında?


Sermayeden degil Global sermayeden bahsediyoruz,ornegin ABD de global sermaye egemenligine son verenler "Military-Industrial complex" olarakda bilinen ABD nin "iyi sihhatte olsunlari" dir,tabii bunun icinde sermaye,cok buyuk sermayede vardir ama bu "Global Sermaye degildir.
Bay Buffett de bay Soros ta buyuk sermayedir ama fikirleri arasinda isik yili fark vardir.

Gerginlik,catisma gibi seyler Global sermayenin hic sevmedigi seylerdir,cunki o ortamlarda yasayamaz baskalari one cikar,oncelikler degisir.Gerginligi ortaya cikarirsaniz bunun nedeni  ister laiklik ister turban ister Kibris,ister Kerkuk olsun ,neticede Global  Sermayeyi hedef almis olursunuz.

Alıntı:
Arınç neyi anlamış, anlamadım.


Tabii anlayip anlamadigini ancak kendisiyle konusarak anlayabiliriz ama son 2 sene icindeki butun davranislari yeni dunya modeliyle uyumlu,tabii bu bir tesadufde olabilir ama ben pek zannetmiyorum,boyle giderse Arinc in adini sikca duyarsiniz gibime geliyor.

AKP kendi icindeki Global sermaye uzantilarini temizleyebilirse Turkiyenin kaderini degistirebilir,benim acizane gorusum bu.



Engin

11 yıl önce - Cmt 28 Nis 2007, 04:53

Alıntı:
Guzel soru,ama ben buna bir karsi soruyla cevap vereyim.

"Bugunki ABD,Bugunki Rusya,Bugunki Almanya darbe zamanindaki ABD,Rusya ve Almanya mi?"

Sadece bugunki Ingiltere darbe zamanindaki Ingilteredir,hic degismemistir.      


Cevabı değile çıkan sorunuz, yani ordu o gün global sermayenin işine gelen bir hamlede rol oynadı, bugün gücün işine gelen bir hamlede rol oynayacak demektir bu. O halde Gül gücü, Vecdi Gönül sermayeyi temsil ediyorsa, ve dediğiniz gibi bunu Arınç görüp Gönül'ü değil Gül'ü; yani global sermayeyi değil gücü aday gösterdiyse; ordunun bu muhtırası ne anlama geliyor?

Yoksa; amaç muhtıranın içeriğinin ters tepmesini sağlayıp, iktidara güven tazeleme için seçim yolu gösterip, mazlumları oynamalarına imkan vermek midir? Böylece gene onların elini güçlendirmek midir?

Yoksa üzeri iki; ordu o gün gücü (ABD) tuttuğunu sanıyor ve yanlışlıkla global sermaye (özal) a ortam hazırlıyorken, bugün Kuzey Irak'ta hoşnut olmadığı durumdan ötürü sermaye'ye oynuyor (laikler yahut ılımlı islamcılar) ancak gene farkında olmadan ABD'ye cephe alamayan Ilımlı İslamcıların iktidara gelmesi neticesi güce (ABD'ye) mi ortam hazırlamış olacak?

Genel soru; Türkiye'de güç olarak temsil edilen Radikal İslamcıların ABD ile kafa kafaya zıt oluşu (Erbakan'ın ultra milli politikalar izleyişi -ekonomi kıbrıs vs-) kısaca Türkiye'den global sermayenin (ve global sermayecilerin) çıkışını bir güç bloku ABD için iki ucu pis değnek haline getiriyor diyebilir miyiz  

Ki bu durumda onlar kendilerine, kendieri ile zıt düşmeyecek bir güç arama çabasına girerler...

Bir de Abdullah Gül gerçekten radikal islamcı mıdır ılımlı islamcı mı? Vecdi Gönül'e göre radikal ama FP'de genel başkanlık için Kutan'a karşı adaylığını koyup az bir fark ile elenmişti. Yenilikçi hareketin başıydı, gelenekçilere göre ılımlı...



umit1
11 yıl önce - Cmt 28 Nis 2007, 05:18

Alıntı:
Cevabı değile çıkan sorunuz, yani ordu o gün global sermayenin işine gelen bir hamlede rol oynadı, bugün gücün işine gelen bir hamlede rol oynayacak demektir bu. O halde Gül gücü, Vecdi Gönül sermayeyi temsil ediyorsa, ve dediğiniz gibi bunu Arınç görüp Gönül'ü değil Gül'ü; yani global sermayeyi değil gücü aday gösterdiyse; ordunun bu muhtırası ne anlama geliyor?


Sayin Gul AKP icindeki "Global Sermaye" fraksiyonun lideridir,meshur tezkerenin reddinde Bay Blair den sonra en onemli rol kendisine aittir.
Yani Guc degil "Global Sermaye" nin AKP icindeki 1 numarali ismi aday gosterilmistir,bunun nedeninin AKP nin diger fraksiyonunun Global Sermayeyi cok mu sevdiginden,yoksa ondan bir an evvel harcanip kurtulunma istegindenmi oldugunu zaman gosterecektir,ama su ana kadar olup bitenler ikinci sikka agirlik verilmesini soyluyor.

Alıntı:
Yoksa; amaç muhtıranın içeriğinin ters tepmesini sağlayıp, iktidara güven tazeleme için seçim yolu gösterip, mazlumları oynamalarına imkân vermek midir? Böylece gene onların elini güçlendirmek midir?


Secimlerin yapilip yapilmamasina yapilacaksa hangi sartlarda yapilacagina her ulkede guc sahipleri karar verir.

Tabii kimlerin secilecegini onceden belirleyip onlari halkin karsisina cikarabiliyorlarsa,gelismis ulkelerdeki gibi yani   ,secimler her zaman zamaninda yapilir.

Erbakan in 28 Subat surecinde soyledigi bir soz vardi,demisti ki,

"Simdi bizi Kizilayda assalar kimse parmagini oynatmaz" ,tabii bu soz dogruydu ,yani secimleride 5-10 sene ertelerseniz yine kimse parmagini oynatamaz,gercek budur.

Alıntı:
Yoksa üzeri iki; ordu o gün gücü (ABD) tuttuğunu sanıyor ve yanlışlıkla global sermaye (özal) a ortam hazırlıyorken, bugün Kuzey Irak'ta hoşnut olmadığı durumdan ötürü sermaye'ye oynuyor (laikler yahut ılımlı islamcılar) ancak gene farkında olmadan ABD'ye cephe alamayan Ilımlı İslamcıların iktidara gelmesi neticesi güce (ABD'ye) mi ortam hazırlamış olacak?


Bence oyle degil ,global sermayenin yonetimde oldugu hicbir ulkede,askeri maceralara girisilmez,bu esyanin tabiatina aykiridir,Turkiyede Global Sermaye yonetimde oldukca Kuzey Irak a mudahale edemez bunu ABD de bilir,TSK da bilir,yapilan is bir "imaj parlatma" operasyonudur,"Guc" Turkiyedeki tabii muttefikinin imajini parlatmakta,yani Turkiyede bir rejim degisikliginin on hazirligini yapmaktadir.

Alıntı:
Bir de Abdullah Gül gerçekten radikal islamcı mıdır ılımlı islamcı mı? Vecdi Gönül'e göre radikal ama FP'de genel başkanlık için Kutan'a karşı adaylığını koyup az bir fark ile elenmişti. Yenilikçi hareketin başıydı, gelenekçilere göre ılımlı...



Bakin eskilerin bir sozu vardir derlerki "Bindik bir alamete gidiyoruz kiyamete"

siz bu alametin uzerinde "Turkiye Cumhuriyeti" yazan bir tren oldugunu farzedin.

Sizin soylediginiz sahislarda,onlardan daha evvelkilerde,yani rahmetliler Inonu,Bayar Menderes,Ozal,Ecevit ve hayattakiler Demirel agabeyimiz Erbakan ve digerleri bunlarin hepsi bu Turkiye treninin yoneticileridir,yani makinistleridir.

Ama biliyorsunuz makinistler trenleri harekete gecirebilir,durdurabilir,yavaslatabilir, hizlandirabilir ama bir seyi yapamazlar.
O yapamadiklari tek sey trenlerin yonunu belirlemektir,cunki trenlerin gidecegi yon komuta kabininde olan makinistlerce degil trenin disindaki "makascilar" ca belirlenir.

Turkiye ve Osmanli imparatorlugunun yonu son 200 yildir yabanci "makascilar" ca belirlenmektedir,boyle oluncada trenin komuta kabininde olan makinistlerin ne derece tecrubeli veya bilgili olduklari neticeyi pek degistirmemektedir.

Son 200 senede komuta kabinindekilerin kim olduklarini degilde makascilarin kimliklerini sorgulayan tek devlet adami cikmistir oda "Kizil Sultan Abdulhamit" olmustur.    

Sizde projektorlerinizi  Turkiyenin komuta kabinindekilere degilde "makascilara" dogru cevirirseniz daha iyi olur kanimca.


Engin

11 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 23:11

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=491601#491601
Alıntı:
... Benim Turkiyedeki islamci dostlara samimi tavsiyem,neden ABD nin islamcilari olarak nitelendirilebilecek "evangelist" ler "Global Sermaye" yi can dusmani olarak gorurken bizim Islamistler yani manevi degerleri one cikaran kesim "Global Sermaye" ile ayni yataga girmektede olduklari konusunda kafa yormalaridir/


1) İyi de atıyorum başa Erbakan vari, gelenekçilerden bir hükümet geldi. İzlenecek politikalar bugünküne oranla çok daha milli olacak. Belki global sermaye ülkeden temizlenecek ama bu ABD'nin gene işine gelmeyecek.

2) Ya da şöyle sorayım, Rusya'da Putin'in, Almanya'da Merkel'in iktidarı ile global sermayenn bu ülkelerden temizlenmesi, bu ülkelerin daha da güçlenip birer kutup haline gelmelerinden başka ne getirmiştir? ABD'ye ne kazanç sağlamıştır?

3) Siz Türkiye'de cumhuriyetçilerin ve milliyetçilerin global sermayecilerle olabilecek muhtemel yakınlığının derecesini ılımlı islamcılara göre nasıl gözlemliyorsunuz?


umit1
11 yıl önce - Sal 01 May 2007, 19:51

Alıntı:
İyi de atıyorum başa Erbakan vari, gelenekçilerden bir hükümet geldi. İzlenecek politikalar bugünküne oranla çok daha milli olacak. Belki global sermaye ülkeden temizlenecek ama bu ABD'nin gene işine gelmeyecek.


Sizlerin yaptiği en buyuk hata yeni dünya duzenini ABD merkezli olarak algilamaniz,yeni dunya duzeninde Global Sermaye yoktur ama Soguk savas donemine benzer ikili bir kutupda yoktur.

Nasil bugün sizin Globalizm ve Global Sermaye diye bildiginiz dunya duzeni aslinda 1850-1914 arasinda dunyaya hakim olan duzenin 1956 olaylari nedeni ile Ingiltere tarafindan yeniden piyasaya surulmesinden baska bir sey degilse ,bugunlerde dunyaya yerlestirilmekte olan "yeni" dunya duzenide  Kaiser Almanyasinin 19. yüzyilin sonunda 1.Dunya savasini önlemek amaciyla Ingiltere ye sundugu ,ama Ingiltere tarafindan kabul edilmeyen "Yeni Dunya Duzeni" planinin 21.yuzyila uyarlanmasindan baska bir sey degildir.

Bu duzende bir "Consentual Hegemon" denilen guc (bu ABD degildir   ) ve 3 veya 4 bolgesel hegemon bulunmaktadir,bu bolgesel hegemonlar bolgelerini kendi cikarlari dogrultusunda tasarlayabilecekler ancak "Consentual Hegemon" kendi etki bölgesi olan merkez bolgeye karisamayacaklardir.

Bu bugun buyuk olcude hayata gecirilmistir,tamamen uygulanabilmesi icin Rusya ile bir Avrupa ulkesi arasinda yakin tarihten kaynaklanan guvensizligin giderilmesi beklenmektedir.

Yani bu donemde ABD nin sunun bunun degil birkac bolgesel gucun  menfaatleri belirleyici olacaktir,bu yuzden bu yeni doneme bazen gucler ittifaklari donemide denmektedir.

Alıntı:
Siz Türkiye'de cumhuriyetçilerin ve milliyetçilerin global sermayecilerle olabilecek muhtemel yakınlığının derecesini ılımlı islamcılara göre nasıl gözlemliyorsunuz


Bu donemde Global sermaye turu bir yapilanmaya yer yoktur,zaten kavganin temelide budur,bunun bir anlamida bu donemde  ulkelerin "elit" tabakalarının Ingilterede oldugu gibi "demilitarize" olmayacagi gercegidir,bu Turkiye icin ozellikle onemlidir.     [/quote]



En son umit1 tarafından Sal 01 May 2007, 20:01 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


sayfa 2
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET