1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 4  |
 |
Gökay_Arslan
17 yıl önce - Cum 05 May 2006, 02:46
maalesef toplum gün geçtikçe pasifleşiyor.ve bununlada kalmayıp hakkını arayanlarada sorunlu insan muamelesi yapıyor.onları baş belası olarak görüyorlar.artık iş öyle bir hal aldı ki geçen akşam eve giderken baktım caddede herkesin gözü önünde bir tane insan kılığındaki bir yaratık kız arkadaşını tokatlıyor.araya girdim ve birazda hırpalandım.sonra bizi ayırdılar.ve ayırdıktan sonrada kızı tokatlayan yaratığa değil bana kızdılar.bir tane bey amca bana sen her köfteye maydanoz olursan senin başın hep ağrır dedi.aklıma Nasreddin hoca'nın fıkrası geldi ve bende onlara dönüp hırsızın hiç mi suçu yok dedim.bunu dışında hepiniz biliyorsunuzdur.1 sene öncede genç bir kardeşimizi cep telefonu uğruna trenden atıp öldürdüklerinde herkes kör ve sağır olup bu katliamı görmezlikten gelmişlerdi.zaten bu tip olaylar toplumuzun duyarlılık derecesini ortaya net biçimde koymaktadır.
|
 |
orhan33
17 yıl önce - Cum 05 May 2006, 04:59
Evet konu basligi garip." L " harfiyle olani kadar garip. Tepkisiz toplum, yonetmenin ana kurali haline geldi desek daha iyi olacak galiba ...ustelik boyle olursa yonetenler icin " L " harfinin de kullaniliyor olmasi bizi o kadar rahatsiz etmeyecektir. Isin sakasi bi yana sonunda tepkisiz toplum olduk. Zaten ozellikle 1980 den itibaren katlanarak artmaya baslayan, ahlaki degerlerimizin cokusunun bizi getirdigi nokta bu. Toplumu bu hale getirmeyi kuresellesme adi altinda basarmis olanlar (su anda dunyada olmayanlari da dahil) yaptiklariyla ne kadar ovunseler azdir. Benim memurum gecinmesini bilir edebiyatiyla en uc noktasina varan bu anlayis bana dokunmayan yilan bin yil yasasin atasozunun en gecerli oldugu bu zaman diliminde bize tepkisizligi asiladi. Dusunun ki en cok tepki gostermemiz gereken egitimsizlik, birden bire okuyupta adam mi olucan veya okul vardi da biz mi gitmedik diyenlere verilen anlamsiz payelerle ayaklar altina alindi. Egitimsiz ne dedigi anlasilmayan adamlar, kavga etmekten baska isleri olmayan insanlar milyonlarin sevgilisi oldu. Sevmek, paylasmak, yardim elini uzatmak, borcuna sahip olmak kerizlik oldu, toplumun on saflarinda olmasi gereken adam gibi sozunun ozu adamlar kirk yil arasan bulamazsin cinsinden oldu.
Kurnazlik, isguzarlik, kose donuculuk zamanin gerekleri sayildi. Daha saymakla bitmez, mahellende bir ailenin kizina kimse kotu gozle bakmayi bile aklindan gecirmez iken ,mahallemizin kizidir diye herkes tarafindan korunurken, bugun gazetelerdeki tecavuz , irza tasaddi vs. bunlari goruyor ve nasil bu hale geldik diye kendimize soruyoruz. Verdigimiz tepki yakalarsak linc etmek veya hapse atilirsa sislemek oluyor sanki vermemiz gereken tepkiler bunlarmis gibi, sanki bu insanlari bu toplum yetistirmiyormus gibi, sanki bu sekilde olayin onune gecebiliriz gibi. Verilen ornekleri cogaltmak mumkun hemde yuzlercesiyle,hepsinin ortak oldugu bir nokta var oda kaybolan degerlerimiz. Ve iste bence konunun daha dogrusu tepkisizligin bu raddeye gelmesinde hep bunlar etkili oldu. Onlar istediklerini elde ettiler bence, bizi daha kolay yonetebilmek icin, bizler de olayin kurbanlari olduk, bakalim daha ne kadar devam edecek kurban olmaya olan tepkisizligimiz.
|
 |
baydemir
|
 |
Oktay Kasman
16 yıl önce - Sal 02 Oca 2007, 02:34
| Alıntı: |
| bir tane bey amca bana sen her köfteye maydanoz olursan senin başın hep ağrır dedi. |
Sizde ''Beyamca ,tokatlanan senin kızın olsa da böyle mi söyleyecektin''deseydiniz daha iyi olurdu.Toplumsal tepki,cemiyetteki güçlü insanların zayıflara karşı bir borcudur.Eskiden her mahallenin ileri gelen kişileri vardı,bunlar mert ve dürüst kişilerdi bu tip haksızlıklarda güçsüzün hakkını korur,ezilmesini önlerdi.Sizin yaptığınızda böyle birşey.Tebrik ederim.Yalnız böyle münferit olaylardan başka toplumun bütününü ilgilendiren konularda da toplumun bütün bireylerinin topyekun tepki göstermesi gerekir.Mesela;Londra da Ete yapılan haksız bir zamdan sonra zam geri alınana kadar ev kadınları et almamışlardı.Toplumun buna benzer konularda bilinçli olup bu tip tepkiler koyması gerekir diye düşünüyorum.
|
 |
Alev06
16 yıl önce - Sal 02 Oca 2007, 04:36
Tepkisizlik toplumun ana kuralı mı olmaya başladı?
Kalbimiz vücudumuzun en önemli organıdır.Vücudumuzda oluşan her türlü hastalık anında ritmi bozulur,yani ters giden şeylere hemen tepki verir.Yaşantımızda ters giden olaylara tepki verebilmeliyiz.Karşılıklı çıkar dengelerinde kaybolmamalı tepkiler.Hem şikayet edip,hem hiç birşeye bulaşmamak insanın onuruna aykırı düşer bence.Sessiz kalıp,ülke çapında uyumaya devam etmek,olayların farkında olupta aldırmamak ülkeye ihanettir bir anlamda.Tepkisizlik bazen en etkili tepki de olabilir ama bunun koşulları farklıdır.Toplumu ilgilendiren konularda,bilinçlenmeli ,her konuda fikir sahibi olmaya çalışmalıyız.Bu ülke için canını feda edenlere karşı nankörlük etmeyelim.Bir kişiden ne çıkar?Benim dememle olmaz!mantığını terkedelim.Toplumda sürü gibi yaşamayı bırakıp,birey olduğumuzu ispatlama zamanı artık.Sıradan olmak hayattaki en zor mevkidir.Ulusal değerleriniz satılır hale geldiyse ,seçilenler kral edasıyla seçenlerini azarlayıp,paylıyorsa tepkisiz kalmak onaylamaktır.Cumhuriyetiniz,laikliğiniz.inançlarınız başkalarının kötü emellerine alet edilir hale geldiyse bu kadar tepkisizlik olmaz.'Geçerli tepki verememe'bazı akıl hastalıklarının belirtisi sayılır,bu yüzden aklımızı başımıza alalım ve uygarlığın şartı olan farkında olarak yaşamayı seçelim.
|
 |
Okand1
16 yıl önce - Prş 04 Oca 2007, 09:24
Düşünmezsek Sonuç Değişmez.
Bu kadar gazla yaşayan bir toplumun bireyleri olarak bence bu sonuç çok normal. Çünkü biz hep geçmişte kalan meziyetlerimiz ile "osmanlının torunları - vatan millet sakarya vs " edebiyatı yaparak ne hale geldiğimizi göremiyoruz. Halbuki birazda komplekslerimizden sıyrılıp yaptığımız yanlışlara bakıp bu yanlışları düzeltmeye çalışsak işte o zaman çiçek bahçesi gibi olcak bu ülke. Ama malesef bu iş yürek ve cesaret işidir boş boş slogan atmaya pek benzemez. Vatandaş olarakda seviyoruz eğilip bükülmeyi, toplumsal karakterimize uyuyor herhalde. Polisin, askerin, belediye başkanının, valinin, doktorun, milletvekilinin, bakanın, başbakanın vs vs vs devlen memuru olan herkesin önünde hemen ikibüklüm olup yalakalıkta sınır tanımıyoruz. Ve buna da kılıf bulmuşuz devlet'e saygı demişiz. Peki ya vatandaşa saygı? Ya kim olursa olsun ilgi ve alakada vatandaş 1. sırada olmalıdır her zaman. Vatandaş devlet ve kanunlar için değil, devlet ve kanunlar vatandaş için var. En basitinden ülkemizde devlet memuruna hakaret diye bir şuç var. Yani insana hakaret önemli değilde devlet memuruna hakaret edemezsin. Böyle saçma bir kanun ve bakış açısı olurmu yaa? Bu kanunlarlamı gireceğiz ab ye? Hadi girmektende vazgeçtim bu kanunlar ve bu bakış açısıylamı medeni şekilde yaşayacak bu halk. Yıllardır okulda, karakolda, askerde, hastanede, devlet dairelerinde uygulanan vatandaşı sindirme ve koyunlaştırma asimilasyonunun sonucu budur işte. İşte bu yüzden dünyada siyaset yapmanın en kolay olduğu ülke malesef ülkemizdir. Acaba bu tepkisizlik ve korkaklık ile yaşadıklarımız veya yaşayacaklarımızdan şikayet etmeye hakkımız var mı??
En son Okand1 tarafından Prş 04 Oca 2007, 09:38 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
ziya güney
16 yıl önce - Prş 04 Oca 2007, 10:40
Ülkemizde hemen her alanda tepkisizlik toplumsal kural haline geldi başka bir ifade ile getirildi. Ancak tepki vermek, reaksiyon göstermek, sorgulamak için o konu ile ilgili olarak bilgiyi, beceriyi, kabiliyeti, yeteneği, ehliyeti, liyakati gerektirir.
Biz toplumun büyük yüzdesi olarak uzun yıllardan beri başta ezberci, araştırmayan, sorgulamayan , bir sonraki sınavı kazanmaya dönük bireyler yetiştiren eğitim sistemi, TV lerde yalnız seyire dönük seviyesiz ve kalitesiz proğramlar , siyasette ve diğer aktivitilerde yalnız alkışa ve övgüye şartlandırılan ve hala 3.6 ortalama eğitim seviyesine sahibiz. bu toplum'dan başka ne beklenebilir.
Bir de buna başka bir başlık altında da kısaca değindiğimiz milli, manevi ve moral değerlerimizin büyük bir erozyona uğradığını ilave ederseniz bugünkü fotoğraf daha net olarak ortaya çıkar..
Bizde birisini överseniz, alkışlarsanız görevinizi yapmış olursunuz, eleştirirseniz düşmanlık kazanır bulunduğunuz görevden tasfiye edilirsiniz. Batılı birincisini değerbilirlik, ikincisini ise dostluk sayar..
En son ziya güney tarafından Prş 04 Oca 2007, 13:38 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
kemalsoylemez
16 yıl önce - Prş 04 Oca 2007, 13:42
Tepki mi istiyorsunuz?
| Alıntı: |
| Batılı birincisini değerbilirlik, ikincisini ise dostluk sayar.. |
İnsanlık ve medenilik konularında lütfen batılıları bize örnek olarak göstermeyin.
|
 |
Oktay Kasman
16 yıl önce - Prş 04 Oca 2007, 13:47
| Alıntı: |
| Ancak tepki vermek, reaksiyon göstermek, sorgulamak için o konu ile ilgili olarak bilgiyi, beceriyi, kabiliyeti, yeteneği, ehliyeti, liyakati gerektirir. |
Yukarıdaki alıntıya bütünüyle iştirak etmekle birlikte müsaadelerinizle bazı saptamalarımı da ilave etmek isterim.Tepki vermek,bir yerde de olayları iyi analiz etme yeteneğini de gerektirir.Sizce haksızlık gördüğünüz bir konuda mücadele etmek için;kararlılık,özgüven ve bilgi donanımı ile buna dayalı cesaretinizin de olması gerekir.Bunun içinse en azından kapsamlı bir Temel Eğitim başlıca şarttır.Zaten bu şarta haiz toplumlar,en ufak bir haksızlıkta;''Ben Vergisini ödeyen bir Vatandaşım ''diye söze başlayarak haklarını arıyorlar.Bizde ise olagelmiş Kadercilik,Tabi olma,Toplumu ilgilendiren konularla ilgilenmemek devam ettiği müddetçe bu işler böyle devam eder.Bizler tepkili bir toplum olsak''TRAFİK CANAVARI'' ve ''MAGANDALAR'' gibi yapay başlıkarın arkasına sığınıp,bunları teselli olarak kabul etmezdik.Kurulacak Toplum Dernekleri vasıtasıyla Raylı Ulaşım ve Silahların Toplanması konusunda tepki koyardık.Erozyona karşı tek başına koyduğu tepkiden dolayı Sn.Karaca yı takdir etmiyormuyuz?Bizler tepkiyi yalnız kendi çıkarlarımıza dokunduğu zaman koyuyoruz maalesef.Buna da tepki denmez,Çıkar mücadelesi denir.
En son Oktay Kasman tarafından Prş 04 Oca 2007, 14:34 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Atilla DÜNDAR
16 yıl önce - Prş 04 Oca 2007, 14:11
Toplumumuz aslında tamamen tepkisiz bir toplum değil. Bazı olaylarda ki bu olayların başında ülke bütünlüğü ile ilgili her türlü sözlü veya yazılı, içeriden ve dışarıdan yapılan açıklamalara, toplum içerisinde infial yaratacak nitelikteki cinayet, taciz ve tecavüz olaylarına karşı oldukça duyarlı bir toplum olduğumuz ortadadır. Ancak... tepkimizi sadece duygusal bir refleks olarak göstermemiz bir noktada bu tepkilerin olumlu sonuçlar doğurmasından çok aksine suçu suçla örtme çabasına ve davranışlarına dönüşmektedir.
Bunun yanı sıra, genel olarak toplumumuzda "bir neme lazımcılık" yada "bana dokunmayan bin yaşasın" düşünce ve davranış biçiminin de yaygın olduğu görülmektedir. İnsanlar ilk ben tepki gösteren olmayayım düşüncesiyle çevrelerinde oluşabilecek ilk tepki kıvılcımını bekleyip, daha sonrasında da evet, doğru, haklı gibi söylemlerle, olaylara tepki göstermenin ötesinde tepki gösterenlerin destekleyicisi durumuna gelmektedirler.
Tepkisizlik olarak tabir ettiğimiz davranış biçimimizi etkileyen bir diğer önemli konu da, bilhassa görsel medyanın kullanılarak toplumun adeta olaylardan uzak, vurdum duymaz bir ruh haline sokulmaya çalışılmasıdır. Eğlence programları, magazin haberleri, karşılığında ücretler ödenen yarışma programları ve dizi film furyası sayesinde ülke ve toplumu ilgilendiren güncel olaylardan uzaklaşmakta adeta uyutulmakta olduğumuz da bir gerçektir. Genelde insanlar artık bir gün öncesinin toplumsal olaylarından çok, bir gün önceki televizyon programlarını konuşur ve tartışır hale gelmişlerdir.
Sonuç olarak tepki göstermeyi şikayet etme anlamında algıladığımız bir şekil ortaya çıkmaktadır. Gerçeklerin doğru veya yanlış olarak görülmesi ve algılanması sonucunda refleks olarak sergilediğimiz tepkilerimizi, çözüme ulaştırabilecek noktaya getirerek daha anlamlı ve yararlı tepkilerle sonuca gidebiliriz.
|
 |
sayfa 4  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|