1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5 |
 |
Hakan Aslantürk
17 yıl önce - Çrş 02 Ağu 2006, 10:10
Çeşmelerden Su İçememek
Son yıllarda ambalajlı su sektörü büyük bir büyüme kaydetti. Uluslararası markalar birer birer ambalajlı su sektörüne giriş yaptılar. Bugün bir çok ilde insanlar evlerindeki çeşmeden su içemiyorlar.
Henüz Bursa'da böyle bir sorun ortaya tam olarak çıkmış değil, ancak su bayilerinin her geçen gün arttığını görmek mümkün. Daha önceleri Bursa'da adım başı bir hayrata rastlanırdı. Bunların yavaş yavaş yokolduğunu görüyorum.
Özetle bana insanların evlerindeki suyu içememeleri çok saçma geliyor. Onca vergi, su faturaları neden ödeniyor?
|
 |
Neşe Akbaş
17 yıl önce - Çrş 02 Ağu 2006, 11:57
HAYATIMIZDA SU
Susuz yaşam mümkün değildir.İnsan gıda almadan haftalarca yaşayabilir.,fakat su içmeden birkaç gün yaşamını sürdürebilir.Biyologlar "susuz hayat olmaz" derler. Bu insanın biyolojik yapısının tartışmasız gerçeğidir.Antik çağda doktorlar hastalarını suyla tedavi ederdi. Su en eski güzellik malzemesi ve en iyi doğal ilaçtır. Temizler, canlandırır, zindeleştirir, güzelleştirir. Yani su hayat iksiridir.
İnsan vücudunun %70'i sudan oluşmuştur.İnsan vücudu susuzluğa en fazla 3 gün dayanabilir.Su bize aynı zamanda doğal güzellik verir. Vücudu temizler ve önemli besin maddelerini organlara taşır. Suyun içerdiği mineraller ve eser miktardaki elementler dokular ve kemikler için hayati önemi olan yapı taşlarıdır.
Eminim çoğumuz bu bilgileri belki daha fazlasını biliyordur.Ama nedense bazı durumlarda bu bilgileri hiçe sayıp ekonomik yönleri hesaba katıyoruz.İçme suyunda olan olumsuzluklar tabiki eleştirilmeli ve giderilmesi için gerekli girişimler ilgili yerlere yapılmalı.Ben bu konuda fikir bilidİren arkadaşların cevaplarını okudum ve aynı şeyleri tekrar etmek istemedim.Ben İstanbul'da değilim ama bulunduğum şehirde içme suyu ile ilgili çalışyorum.Arkadaşların bazıları çok güzel konuları açıklamışlar.Çok haklılar özelliklede bina hidrofor depolarının 6 ayda bir bakım ve temizliğinin yapılması gerekmektedir.Benim bulunduğum şehirde içme suyu arıtımı yok biz doğal filitrasyona uğramış yeraltı suyunu kullanıyoruz.Ve su kalitesi olarak gerçekten çok iyi.Ben burada fazla teknik bilgiye girmek istemiyorum zaten söylenmesi gereken bir çok şey söylenmiş.Bence yapılan hizmetlere sahip çıkılmalı ve desteklenmeli.Sağlıklı su ,sağlıklı hayat dileklerimle.
|
 |
Patron
16 yıl önce - Pts 23 Ekm 2006, 22:36
Istanbul'da kimsenin musluktan su içmediğini zannederdim,
meğer %41 musluktan içiyormuş.
| Alıntı: |
İstanbullular'ın yüzde 41'i şehir şebeke suyu içiyor
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından yapılan “İstanbul'da Su Kültürü ve Su Kullanım Alışkanlıkları” konulu araştırma, İstanbulluların yüzde 41'inin şehir şebeke suyu içtiğini, istenen hijyen şartlarında su kullanmadıklarını, gelişmiş ülkelerde ve Türkiye'deki kişi başına öngörülen su miktarı kadar su tüketmediklerini ortaya koydu.
İstanbulluların yüzde 41'i şehir şebeke suyu içiyor. Eğitim durumlarına göre, ilköğretim mezunlarının yüzde 59.7'si, üniversite mezunlarının da yüzde yüzde 21.1'i şebeke suyu içiyor.
İstanbullular günde ortalama 6.5 bardak su içiyor.
İstanbulluların yüzde 41'i şehir şebeke suyu içiyor. Eğitim durumlarına göre, ilköğretim mezunlarının yüzde 59.7'si, üniversite mezunlarının da yüzde yüzde 21.1'i şebeke suyu içiyor.
İstanbullular günde ortalama 6.5 bardak su içiyor.
İstanbulluların yüzde 99'u her sabah düzenli olarak yüzlerini yıkıyor, yüzde 10'u ise her sabah düzenli duş alıyor. İstanbulluların yüzde 73'ü akan suyun altında duş veya banyo yaparken, yüzde 22'si kovayı doldurup tasla banyo veya duş alıyor. İstanbul'da yaşayanların ortalama banyo yapma süresi 24 dakika.
Araştırmaya göre, İstanbulluların yazın ve kışın banyo yapma süreleri değişiyor. Yüzde 30'u yazın günde bir defa banyo yaparken, kışın günde bir defa banyo yapan İstanbulluların oranı yüzde 5'e düşüyor. Duş alanların oranına bakıldığında da İstanbulların yüzde 46'sı yazın bir defa duş alırken, kışın bu oran yüzde 8'e düşüyor.
Güne başlarken duş alanların oranı yüzde 12, akşam yatmadan önce duş ya da banyo yapanların oranı ise yüzde 16. Cinsel ilişkiden önce duş alan ya da banyo yapanların oranı yüzde 38.5, cinsel ilişkiden sonra duş alan ya da banyo yapanların oranı ise yüzde 97.7.
İstanbulluların yüzde 32'si tuvalette taharet için sadece su, yüzde 2'si sadece tuvalet kağıdı, yüzde 66'sı ise hem tuvalet kağıdı hem de su kullanmaktadır.
Üçte biri haftada bir, üçte biri 3-4 günde bir, kalan üçte biri de farklı zaman aralığında çamaşır yıkayan İstanbulluların yüzde 94'ü çamaşırlarını makinede, yüzde 4.6'sı ise elde yıkıyor.
İstanbulluların yüzde 74'ünün evinde standart bir temizlik günü yok. Arabası olanların yüzde 57'si arabalarını yıkamaya verirken, yüzde 25'i kendisi, yüzde 18'i ise bazen kendisi, bazen de yıkamaya veriyor.
|
Bu cins istatistiklere pek güvenmemek lazım ama ilgilenenler için daha birçok ilginç bilgi
mevcut, orjinal haber kaynağı : http://www.stargazete.com/starextra/index.asp?haberID=40185
Yanılmıyorsam Amerikalı bir adamın şöyle bir lafı vardı :
"Aynı veriler ile değişik sonuçlara ulaşılan tek bilim dalı : istatistik bilimi"
|
 |
Hakan Aydın
16 yıl önce - Pts 23 Ekm 2006, 23:46
Bu ve bunun gibi mailler tamamen rakip firmaların uydurması. Danone için hazırlanan uydurma yazı da ateşli ateşli sitemize kopyalanmıştı. Bu şirketler denetimsiz çalışan şirketler değil, bizlerde Afrika'da yaşamıyoruz. Sağlığa zararlı olduğu ispatlansaydı hâlâ her markette dizili duran sulara izin verilmezdi.
http://cumaertesi.zaman.com.tr/?bl=8&hn=2985& ...y=20060401
|
 |
Efiliz
16 yıl önce - Prş 26 Ekm 2006, 18:03
gerçekten iski borularından geçen su, evlere girmeden ana hatlarda içilebilir özellikte.
eve girmeden önce bir çok ev de önce depolara doluyor su. sonra evlere çıkıyor.
düzenli olarak depo temizliği yapılıyormu? hayıır!
peki borular kaç senelik ? 14,15!
suyun sarı yada kokulu gelmesinin sebebi budur bence.
değişmeyen altyapı.
tesisatı yeni olan evlerde ki iski suyunda sadece klor kokusu var. pas ve rutubet kokusu diğer bahsettiğim eski binalarda hala mevcut.
|
 |
sayfa 5 |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|