Bu basligi yeni gordum. Mesajlari okurken bazi arkadaslarin cok guzel fikirleri oldugunu da gordum. Ancak cok fazla su binalari yikalim, yenisini yapalim anlayisi var. Bunu yapmak icin cok buyuk bir butce gerekiyor ve bahsettiginiz binalar zaten halihazirda isleyen binalar olduklari icin bunun gerceklesmesi de hemen hemen olasilik disi..
Bir de etrafi cam kapli, yansitan binalara o kadar da olumsuz bakmamak lazim bence.. Cunku bu binalar aldiklarini yansitarak meydani genisletiyorlar.. Guzel goruntulerin oldugu meydanlarda bu tip binalar bence cokislevseller ve elegan durabilirler.. Dusunsenize AKM binasini boyle bir bina oldugunu ve aldigini yansittigini... Bir de meydani sirf tek tip binayla donatmak da bence monoton ve sikici bir goruntu olusturur. Hangi sehirde oldugunu hatirlamiyorum ancak hatirladigim cok hos bir ornek var. Gayet barok ve ihtisamli bir binanin tam karsisina modern ve camli kocaman bir bina yapmislar ve barok binanin aksinin cam binada goruntusu oyle siirseldi ki, bence tam bir deha isiydi..
Yanlışlar meydanı
İstanbul'un kalbi konumundaki Taksim Meydanı kente yakışmayan çirkinlikler ve düzensizliklerle dolu. Büyükşehir Belediyesi Taksim'i kurtarma projesini hayata geçirip bu meydanı bir an önce kurtarmalı
Meydanlar kentlerin kimlikleri, simgeleridir. İstanbul'un gözbebeği, her gün yaklaşık 3 milyon kişinin uğrak yeri Taksim Meydanı'nın hali ise yoğun araç ve yaya trafiği, yanlış mimarisi ve çirkin görüntüleriyle İstanbul'a yakışmayan bir görüntü sergiliyor.
Trafik kalkmalı
Başbakan Tayyip Erdoğan bile bu soruna parmak basarak "İstanbul mega bir şehir, dünyanın sayılı şehirlerinden biri, ama böyle bir meydanı yok. Taksim'i böyle bir meydan haline getirmeliyiz. Bunun için meydanın tamamen yaya-laştırılması şart" demişti.
Proje hazırlandı
Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da trafiği yeraltına alarak meydanı yeniden düzenlemek için harekete geçti. Umarız proje bir an önce tamamlanır da istanbul tekrar meydanına kavuşur. İstanbul'a layık ve İstanbul'u simgeleyen bir alan haline gelir.
Otobüs terminali gibi kent göbeği
Burası otogar değil Taksim Meydanı. Otobüslerin yaydığı egzoz dumanı çevreyi kirletiyor. Manevraları trafiği tıkıyor. Duraklara bir düzenleme getirilmediği için orta yerde yolcu alan otobüsler var. Yolcular yerlerde, merdiven basamaklarında oturup gün boyu otobüs bekliyor.
Kuşlar heykeli pisletiyor
Başıboş dolaşan sokak köpekleri, seyyar satıcılar ve güvercinler Atatürk Anıtı'nın kirlenmesine yol açıyor.
Peyzaj dokuya uymuyor
Yanlış seçilmiş kent mobilyaları, peyzaj düzenlemesinde kullanılan garip ağaçlar genel dokuya uymuyor.
Metro çıkışı yanlış yerde
Metro istasyonu çıkışının Taksim'in göbeğinde Atatürk Anıtı ile AKM arasında yapılması büyük bir acemilik.
Yürümek cesaret istiyor
İnşaatlar yüzünden yayalar yol ortasından yürümek zorunda. Her köşe başındaki ışıklar da trafiği felç ediyor.
Otopark gibi kullanılıyor
Kaldırımlara, parklara, yeşil alanlara bir sürü araç park ediyor. Kentin göbeğine araba bırakmak bizde olur.
İnşaat görünümünde
Gezi Parkı depremden çıkmış gibi. Dev panolar, yol ortasındaki büfeler görüntüyü daha da çirkinleştiriyor.
07.05.2005
Haber: Koray KARAERMİŞ
Vatan Gazetesinden alınmısdır.
Aslında Taksim Meydanı'nda gerektiği gibi bir düzenleme yapılabilmiş olsaydı zamanında, bu görüntüler itici olmayacak, tam tersine meydana bir canlılık, bir renk getireceklerdi. İETT otobüslerinin kalkış terminalleri 20-25 sene önce çok daha derli-toplu ve ulaşımı aksatmayacak şekildeydi. Düzenli peronlardan adabıyla kalkış yapan otobüsler, meydanın estetiğinden herhangi birşey götürmek bir yana, tam tersine estetiğini kenarından köşesinden tamamlar bir formda çerçevede yerlerini alıyorlardı. Şimdiki gibi yaya kaldırımlarının üzerinden İETT otobüsleri kalkış yaparsa, elbette ki meydanın güzelliğine halel gelir...
Ayrıca Taksim Abidesi'nin kenarda köşede bırakılması da bana göre oldukça mantıksız... İlk açıldığı günden bu yana meydanın tam ortasında, yani nirengi noktasında yerini alan ve etrafından çepeçevre araçların döndüğü anıt, şimdilerde bir kenarda kalıyor ve Taksim'den transit geçenlerin yarısından fazlası bu anıtı farketmiyor bile... Oysa eskiden hangi yönden gelirseniz gelin, Taksim Anıtı'nın etrafını bir şekilde dolaşırdınız. O heybeti, ihtişamı gözlerdiniz... Geceleri rengârenk ışıklandırılırdı ve karanlıktaki görünümü bir kat daha güzel olurdu buranın... Bu uygulamanın trafiğe olumlu bir etkisi oldu mu pekiyi? Zannetmem, yine aynı trafik sıkıntısı... Etrafından tramvay dolaştırmak uğruna harcanmamalıydı Taksim Anıtı... Sular İdaresi ile anıt arasındaki 5-10 metrekare alanın kazanılması da bir fayda getirmedi buraya... Taksim'e çıktığımda uğrayacağım, ya da dinlenmek için biraz duraklayacağım en son alan herhalde bu adı geçen bölge olur. Belki bazılarına bu yazdıklarım mantıksız, hatta saçma gibi gelebilir. Ama biz Taksim Anıtı'nın gerçek meydan ikenki halini bizzat yaşayıp gördüğümüz için, günümüzdeki hali bize içler acısı gelmekte...