Arif Doğan ağabeyim, sosyal paylaşım sitesinden yıllardır çok güzel fotoğraflar paylaşır. Eskişehir’in yıllar önceki halini gözlerimizin önüne serer yeri geldiğinde. Dün yine bir fotoğraf paylaşmış ve insanlar yorumlarını eklenmiş hemen fotoğrafın altına tabii. Hamamyolu üzerinden geçen Akar Deresi’nin güzel bir fotoğrafı bu. Hani yabancı ülkelerdeki manzaraları andıran görüntü tıpkı. Kentin içinden akıp geçen suların üzerine yapılmış minik ve şirin köprüler! Peki, ne olmuş Akar Deresi?
Akarbaşı’ndan doğan ve Hamamyolu’nu boydan boya geçtikten sonra Çukurçarşı önünden Porsuk’a dökülen eski Akar Deresi,80’li yılların ortalarında Selami Vardar’ın Belediye Başkanlığı döneminde üzeri asfaltla kapatılmış, kapatılan derenin üzeri de o günden bu yana yol olarak kullanılmış.
Yani dereyi içmişler!
İyi de gerekçe ne imiş?
Dere kirletilmiş insanımız tarafından, önce yosun bağlamış. Daha sonra da koku dâhil her türlü kötü görüntüyü barındırmış içerisinde. Ama diyeceksiniz Porsuk da böyle değil miydi? Onu kurtarmadık mı, temizlemedik mi? Çağdaş bir beyin önderliğinde evet temizlendi Porsuk. Lakin Akar Deresi için böyle bir şans yokmuş henüz o zamanlar…
İlhami Zor adlı hemşehrimiz bakın fotoğrafın altına nasıl bir yorum yapmış…
Bu dere Akarbaşı’ndaki Reşat Çakır’ın un değirmenini çalıştırırdı, başlangıcı orasıdır. Temiz tutulamadığından (evlerin atık suları buraya akardı) son yıllarda yosunladı bataklık oldu neredeyse, zaman içinde kapatıldı. Porsuk gibi temizlenebilirdi…
Gülper Ergün ise şöyle demiş…
Bu dere bizim evin önünden geçerdi, kurbağa sesleri ve şırıl şırıl temiz bir dereydi ama dediğiniz gibi zamanla bataklığa dönüştü ve mikrop yaymaya başlayınca kapatıldı…
Geçtiğimiz yıllarda yerel basında çıkan haber geçici de olsa sevindirmiş Eskişehirlileri…
“Eskişehir’in 80’li yılların ortalarına kadar adeta simgesi haline gelen, daha sonra üzeri kapatılarak resmen yol haline getirilen Hamamyolu’ndaki eski Akar Deresi yeniden dönüyor” diye yazılmış. “Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Hamamyolu’nu boydan boya kat eden eski Akar Deresi’nin yeniden akması için kafalarında bir proje şekillendiğini, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un da sıcak baktığı bu şekillenen projenin yakın bir süreçte hayata geçirilebileceğini söyledi” diye devam etmiş.
Japonya’da gördüğü bir örnekten ilham aldığını söyleyen Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen “Basamaktan akan su, paralel konulan bir mil ve üzerindeki pervaneler vasıtası ile hem akan suyu fışkırtarak görsel bir güzellik sağlıyor, hem de bu pervanelerin dönmesi ile elde edilen elektrik, her iki yana konulan elektrik direklerindeki lambaları yakıyor. Ortaya da çok hoş bir görüntü çıkıyor” diye umutlandırmış.
En kısa süre içinde eski Akar Deresi’nin Hamamyolu’ndaki eski yerinden akmasını hayal ettiniz mi hiç? Dere’nin yeniden hayat bulmasını, küçük sevimli köprülerle şelalelerle ve güzel ışıklandırmalarla kente nasıl bir enerji katacağını hiç düşündünüz mü?
Odunpazarı Belediye BaşkanıKazım Kurt’un da gündeminde olan ve olumlu baktığı bu konu şu sıralar yine unutuldu. 25 yıldır üzeri kapalı olan bu derenin yatağının bulunup bulunamayacağı gerekçe olarak gösterilmiş en son…
Eskişehirli zamanında kendi bacağına kurşun sıkmış desem abartmış olur muyum? Hiç sanmıyorum. İşin en kolayını tercih eden toplumlarda nihai manzaranın bu olduğunu ben de siz de biliyoruz. Keza Büyükerşen de, Kurt da ‘haydi’ dese o kadar kolay mıdır ertesi gün kolları sıvamak? Biz öyle bir kentiz ki paçalardan çekeriz kardeşim birbirimizi. Öylesine bir muhalefet algısı oluşturuldu ki son on yılda akıllara ziyan. Muhalefet olmak, kentin hayrına olacak her olumlu projeye engel olmak, tabir caiz ise tekere taş koymak olarak öğretildi birilerine. Her projeye karşı çıkmayı iş edinmiş güruhun alternatif olarak sunduğu karşı proje var mı peki? Hak getire! Onların işi üretmek değil ki, tek dertleri yıkamadıkları yerel yönetim efsanesini yıkmak. Bunun için de her yanlış yöntemi denemekten de geri kalmadılar maşallah! İstanbul’dan yandaş emmilerini getirtip (panel-söyleşi-sempozyum adı altında) Eskişehirliye hakaret ettirmek de dahil hani.
Her çıkıntıya rağmen Akar Deresi’nin Hamamyolu’na hayat vermesini sağlamak ve bu başarı ile adını ölümsüzler hanesine yazdırmak kime yakışır ya da nasip olur dersiniz?
“Eskişehir’in 80’li yılların ortalarına kadar adeta simgesi haline gelen, daha sonra üzeri kapatılarak resmen yol haline getirilen Hamamyolu’ndaki eski Akar Deresi
alıntı yaptığım mesajda yazıldığı gibi Eskişehir’in 80’li yılların ortalarına kadar adeta simgesi haline gelen akar deresi neden kapatılır sulama kanalı değilki üzerini kapatsan
ilk kez eskişehire 1998 yılında geldim eski fotoğraflara bakınca akar deresine hayran kaldım bence en az porsuk çayı kadar güzelmiş
En kısa süre içinde eski Akar Deresi’nin Hamamyolu’ndaki eski yerinden akmasını hayal ettiniz mi hiç? Dere’nin yeniden hayat bulmasını, küçük sevimli köprülerle şelalelerle ve güzel ışıklandırmalarla kente nasıl bir enerji katacağını hiç düşündünüz mü?
Hamamyolu'nda çalışmalar başlamadan önce Akar Deresi gözden çıkarılmıştı sanırım. Çünkü 2016'da, şu anda zeminde bulunan led aydınlatma yerine Hamamyolu'nu baştan sona kat edecek ince bir su yolu yapılacağı, bunun da Akar Deresi'ni temsil edeceği söylenmişti. Tabii o bile yapılmadı, yarısı yanan, geri kalanı bozulan bir aydınlatma yapıldı sadece.
Hamamyolu'nun dönüştürülmesi bu şehir için çok büyük bir imkandı fakat Eskişehir için olabilecek en kötü biçimde gerçekleştirildi maalesef...