Erkut Bey demiryolunun yer altına alınma amacı Eskişehir'in ortasında kalmış demiryolunu yerin altına alıp trafiği rahatlatmak ve kentte bir ana arter yaratmaktı.
Gelinen nokta 3km demiryolu ancak yerin altina alındı onda da üstüne yapılanlar ortada.
Vaat edilen ve gerçekleştirilen arasında dağlar kadar fark var.
Kişisel görüşüm projeye harcanan onca paraya yazık oldu.
TCDD bu hatboyunda bu tarz değişik fanteziler gerçekleştireceğine Büyükşehir'in Banliyö projesini imzalasında şehre bir faydaları olsun.
Vaatleride biliyorum yapılanıda Furkan bey. Zamanında şehir içinden geçen tren yolunu yer altına alıp şehri hem zemin geçitlerden arındıracak bir proje sunuldu. Fakat öyle bir proje epey maliyetli ve Eskişehir gibi yer altı sularının yoğun olduğu bir şehir için çok meşakkatli bir proje. Bu süreçte devletin suçu olduğu gibi hoca ve avanesininde suçu mevcut zira hoca DSP de iken çalışıyordu, fakat CHP ye geçtiği andan itibaren çalışmaktan çok devletle inatlaştı. Geriye bakıldığında hoca tarafından hayata geçirilen Eskişehirin mega projeleri diye nitelendirebileceğimiz işler ilk dönemlerinde gerçekleştirildi. Ben ne zaman burada Avrupa'yı övüp kendi vatanımızı kötülemeyelim dediğimde kötü birşey demiyorum. Sürekli Eskişehiri avrupai şehir olarak kıyasladığınızda Eskişehire iyilikten çok kötülük yapıyorsunuz. Eskişehir deki parklar, projeler ( ister hoca tarafından ister devlet tarafından yapılanlar) Avrupanın hiç bir yerinde yok denecek kadar az bu az ı da Avrupa sevicileri rencide etmeme babında yazıyorum, çünkü bence Avrupanın hiç bir yerinde yok. Banliyö hattı için maalesef bir şey söyleyemem zira devlet için çalışmıyorum ama hiç korkmadan devlet baba belediyemizin banliyö projesini engelleme diye dilekçe yazabilirsiniz demokratik bir ülkede yaşıyoruz belki insafa gelirler herkes mutlu olur
Not: hemzemin geçitler heryerde var sadece Türkiye'de değil panik yok 😉
En son Erkut Behlül tarafından Çrş 17 May 2017, 18:21 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Kimsenin Avrupa sevicisi olduğu yok hatta o kadar gezmiş olmaya hatta ve hatta yaşamış olmaya bile gerek yok ki(Google dünyadaki parklar yazın nerede ne olduğunu görebileceğiniz bir çağdayız),Avrupa'da yıllarca yaşayıp köyünden çıkmayan milyonlarca vatandaşımız var neyse ki o ayrı konu,fakat bu durum Eskişehir'deki parkların Türkiye standardının üstünde olduğu,hatta dünya ortalamasına yakın olduğu gerçeğini tabii ki değiştirmez.Hat boyuna gelince burda beton kalitesi,mermer kalitesi,Işık'ların yanıp sönmediği,üzerinde yürünüp yürünmediği bence konu değil!konu vatandaşların ihtiyaçları yanı sıra şehir estetiği ve şehir dokusuna uygunluğu,vizyon sahibi olması,fonksiyonelliği olmalıydı!
He Avrupa dahil olmak üzere dünyanın 44 ülkesinde Google dan gezdiniz yani siz Avrupa sevicisi olmaya bilirsiniz zaten o lafım size değil sürekli Eskişehiri avrupa şehiri olarak lanse edenlere idi. Konu vatandaşların ihtiyaçları yanı sıra fonksiyonelliği demişiniz ikisi aynı şey zira fonksiyonel olması için ihtiyaçları karşılamak zorunda. Şehir estetiği ve şehir dokusuna uygunluğu konusuna gelecek olursak o dediğiniz estetik köprü başı ve yakın çevresinde olduğundan ve şehrin o bölgesi herhangi bir estetikten yoksun olduğundan hiç bir sorun yok. Estetik, güzellik konuları göreceli. Bence gayet estetik zira modern mimari seviyorum. Vizyonsuzluğu o röfüjde rastlamadım fakat kaldırım ve dikey park yüzünden daralan yollar bir vizyonsuzluk. Nasıl ki trafiği alt üst eden bir standart dışı tramvay sistemi vizyonsuzluksa. Belediyenin işi olupta kapalı otopark yapmaması bir vizyonsuzluk. Hem otopark yapmayacaksın hem milletin projesini yol kenarı dikey parkla baltalayacaksın hem birileri çıkıp belediye park yapıyor beğenmiyorsunuz diyecek. Bu ne perhiz ne lahana turşusu.