gnm1806
11 yıl önce - Sal 31 Oca 2012, 22:36
Lütfen sessiz kalmayalım sesimizin ulaşabildiği kimler varsa duyuralım nasıl olsa birileri birşeyler yapıyor demeyelim birlik ollalım ve hakkımızı kimseye yedirmeyelim bu tarz şikayet dilekçeleri ile sesimizi duyuralım lütfen...
Değerli büyüğüm, Sayın Başbakanım Recep Tayip Erdoğan,
Ben deniz Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi mağduru bir vatandaş olarak sesleniyorum size. Pamuklar mevkiinde, manzarası ve bahçesi muhteşem olan müstakil evim, çok büyük vaatler karşılığında, Ankara Büyükşehir belediye başkanı Melih Gökçek tarafından yıkılıp, karşılığında da 24.Ocak.2012 tarihinde, haksız ve hukuksuz kura çekimi ile büyük bir hayal kırıklığına ve haksızlığa uğratıldım (benim gibi daha bir dolu vatandaşta bu haksızlığa uğratıldı)…
Melih Gökçek evlerimizi yıkma aşamasındayken (yıl 2004, video kayıtları elimde…), burada hak sahiplerine verilecek daireler, keçi örenden 3 daire alabilecek fiyatta olacağını, gözümüzün içine baka baka yalan söyleyerek evimizi yıktı, hakkımızı gasp etti. Dün kurada bodrum kat, kapıcı dairesi yanı çıktı bize… Üstüne üstük Altındağ tarafında, yerin dibine inşa edilen, binalardan verilmiş bir konut. Bu haksızlık değil mi? Sizce.
Köhne ve para etmeyecek dairelerin kuraya tabii olmasının, çok büyük bir haksızlık olduğunu kendiside bildiği halde, bunu yaptı… İnsanı hem bu dünyada, hem de ahirette çok büyük bir helake sürükler bu yapılan haksızlık; ama bunun farkında bile değil. Müslümanlığından şüphe etmeye başladım. Müslüman, el emin olmalı...
Kura çekiminde de, çok büyük şüpheler içindeyim. Kura çekimini, bizzat biz kendi elimizle değil, başkaları bizim adımıza bilgisayar ile sanal olarak çekiyor. Bu bile insanın güvenini sarsıyor, şüpheye düşürüyor…
Hakkımı istiyorum, vermezlerse, kesinlikle ve kesinlikle hakkımı helal etmiyorum “bana bu haksızlığı yapanlar, hakkımı cehenneme odun olarak taşısınlar inşaALLAH,” diye, her gün Rabbime dua ediyorum. (Bu dua onların helakine yeter…)
Aydınlık bir eve sahip olma hayalimi de, elimden aldılar… Çok af affedersiniz, odaların camları tuvalet camı gibi, minicik… Ne güneş girer ne aydınlık… Birde üstüne üstük bodrum kat ve yerin dibi olan bir yere inşa edilmiş… Buhranlı günlere merhaba demek için yıktırmışız güzelim evimizi… Yazıklar olsun, bize bu haksızlığı ve mutsuzluğu yaşatanlara… Yarın bir gün o günlerde gelecek, tabuta sarılacak, bize bu haksızlığı yapanlar… “merhuma hakkınızı helal ediyor musunuz?” diye soracak imam, ben ve benim gibi mağdur edilenler, haklarını helal asla etmeyecekler, bunu iyi bilsinler, o fırsat düşkünleri…
Dikkat ettim de, hak sahiplerine giriş altlarını kotları bodrumları ve en üst katlar verilmiş. Orta katlar sanırım kodamanlara ya da anlaşmalı kişilere satılacak… Garibanın orta ferah katlarda ne işi var tabii? Layık bile değiller oraya.
Adım gibi eminim, “gariban, nasıl olsa hakkını arayamaz” zihniyetiyle, o köhne daireler gariban hak sahiplerine verildi, bilinçli olarak... Ama yanıldığını görecek bu haksızlığı yapanlar… Allah mazlumun yanındadır, mağdur edenin değil…
Hem bu dünyada hem de ahiretimde hakkımı söke söke alacağım Allah’ın izniyle… Yedirtmeyeceğim hakkımı, o gözü doymaz, gönlü açlara…
Bir başbakan olarak, halkınızın kandırılıp, mağdur edilmesi, sizin vicdanınızı sızlatmıyor mu? Ya da bir Müslüman olarak takva duygularınızı ayağa kaldırmıyor mu? Gerekeni yapmanız, sizinde üzerinize farz olmuştur… Eğer “benim yapabileceğim bir şey yok” diyorsanız, buna inanmamızı beklemeyin… Aynı vebali sizde yüklenmişsiniz demektir… Halk olarak ne devlete, ne de hukuka güven duygumuz kalmadı. Nerde o EL- EMİN ümmeti Muhammed? Özlüyoruz o ümmeti...
“Devletin mahkemesi ile olmazsa, insan hakları mahkemesine, onunla da olmazsa, Yüce Rabbimin huzurunda görüşmek üzere” diyorum hakkımı yiyenlere…
Allah’ın silinmez kamerası ile bunlar da kaydoluyor, yarın divan kurulup hesaba çekileceğimiz gün, iki elim yakalarında olacak…
Hakkı ve adaleti gözetmeyen siyasetçiler, hoplaya zıplaya cehenneme koştuklarını unutarak, haksız ve hayâsızca siyaset yapmanın ne demek olduğunu, o gün o mahşer günü, Rabbin huzurunda çok daha iyi anlayacaklar…
Ya şerefiye paramız 3 daire edecek şekilde verilsin, ya da kura çekimi köhne daireler çıkarılarak tekrar yenilensin… Biraz duygudaşlık (empati) yapıp, kendinizi bizim yerimize koymanızı düşünerek hareket etmenizi rica ediyorum.
Mağduriyetimizin giderilmesi dileğiyle, Hz. Ömer’imiz gibi güzel gönüllü, adaleti hiçbir şeye satmayan, cesur ve takva sahibi bir yönetici tarafından yönetilmek istiyorum… Dil din, ırk, parti, sağcı solcu, fakir zengin, okumuş cahil, köylü kentli vs. vs. ayırımı yapmaksızın, adalet ile yönetilmek ve bunu da dünya gözüyle görmek istiyorum…
Çalışmalarınızda kolaylık, başarı ve adalet diliyorum…
Saygıları
|
hasankara06
11 yıl önce - Pts 06 Şub 2012, 00:21
SKY TURK UN HABERİ
KUZEY ANKARA'DA RANT EYLEMİ
Kuzey Ankara girişinde ranta dur eylemi
Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında devrettikleri arsalarına karşılık mağdur edildiğini öne süren vatandaşlar eylem yaptı.
Haber: Beril Çuhadaroğlu
Kuzey Ankara Girişi Kentsel Gelişim ve Dönüşüm Projesi kapsamında devrettikleri arsalarına karşılık kendilerinin mağdur edildiğini öne süren vatandaşlar eylem yaptı. Eyleme CHP Ankara Milletvekilleri ve çok sayıda vatandaş destek verdi.
Havaalanı yolu Pamuklar mevkisinde TOKİ tarafından yapılan konutların bulunduğu yerde bir araya gelen mağdur ve siyasiler , "Camı, balkonu olmayan ev istemiyoruz", "Yandaşa üs katlar, vatandaşa dere yatağı" ve "Dere yatağında ev istemiyoruz" yazılı pankartlar açıp Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek aleyhine slogan attı.
Gruptakiler adına konuşan Bahattin Aslan, proje çerçevesinde 20 Ocak’ta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı törende yapılan kura çekimleriyle çok sayıda hak sahibinin mağdur edildiğini savundu.
Hak sahiplerine verilen hiçbir sözün tutulmadığını ve projenin ranta dönüştüğünü iddia eden Aslan, "Evlerin 2 yılda teslim edileceği, arsa sahiplerinin zemin ve zemin altı dairelerin kura çekimine dahil edilmeyeceği söylendi. Evlerimiz 7 yıl sonra teslim edildi, arsa sahiplerine ise zemin ve bodrum katlar verildi. Arsa bedelinin 150 bin lira olduğu yerde bize verilen evlerin değeri 50 bin lira. Hak sahipleri mağdur edildi" diye konuştu.
Eyleme destek veren CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın ise proje ile yıllardır bu bölgede yaşayan, vergisini ödeyen hak sahibi vatandaşların "Size güzel yerler vereceğiz" denilerek kandırıldığını ve bazı kesimlere rant sağlandığını savundu.
Günaydın, "Burada yaklaşık 6 bin hak sahibi var. Kuraya ise 8 bin kişi katılmış. Kuraya fazladan katılan bu 2 bin kişi kim, kimin yandaşı? Vatandaşların hakkı birilerine peşkeş çekilmiş. Birileri buradan rant sağlamış" diye konuştu.
Eyleme katılan vatandaşlar, kura çekimlerinde şaibe olduğunu öne sürdü. Eylemciler, kendilerine verilen evleri, Gökhan Günaydın ile basın mensuplarına gösterdikten sonra dağıldı
|