Türkiye'nin egitim sistemi nitelikli'mi, Türkiye bu sistemle gelecegine iyi hazirlaniyormu?
Evet, MEB bütceden en büyük payi aliyor
5.1%
[24]
Hayir, köklü reformlar lazim, MEB'in bütceden en büyük payi almasi yeterli değil
88.0%
[418]
Bakalim, görelim, ekonomi düzelirse hersey düzelir...
6.9%
[33]
Toplam Oy : 475
çağatay mete
17 yıl önce - Cmt 19 Ağu 2006, 22:25
Belkıs Hanım,
Değerlendirmeniz doğru her veli öğrenim yılı boyunca 10YTL okula yardım etse pek çok okulun en temel ihtiyaçları kolayca çözülür.Veliye günlük maliyeti yalnızca 33 kuruştur ve 1 bardak çay parası bile değil(kahvede çay 50 kuruş).
eğitim sisteminin iyiye gittiği düşüncesi bence çok büyük bir yanılgı. öncelikle hala okullarımızda laboratuvar diye birşey yok. güya lisede matematik-fen okudum, kimya bölümüne girmiş olmasam hayatımda deney tüpü diye birşey görmemiş olucaktım. lisede tek bir deney tek bir uygulamalı çalışma yapmadım fen lisesinde okuyan bir arkadaşım hariç çevremdeki herkes de aynı durumda ve bu insanların hepsi Ankaradaki hatrı sayılır okulların mezunları.
başka bir konuda şuandaki hükümetin politikaları, eğitime ayırdıkları bütçe takdir edilicek bir boyutta ama ya eğitim sistemimize verdikleri kalıcı zararlar? son 4 yıl içerisinde göreve getirilen öğretmenlerin kaç tanesi bu hükümetin düşünce yapısından uzak acaba? sonra başka bir konuda şu, halam ingilizce öğretmeni ve dediğine göre son 4 yılda yapılan dil öğretmeni atamaları yarıya düşmüş, yani bu hükümet gençlerin yabancı dil öğrenmesini istemiyor, gerçi bu uzun süredir olan bir sorun sanırım, ben orta okula başladığımda okulumuzda almanca derslerinin yarısını alman öğretmenler verirdi, ben mezun olurken alman öğretmen sayısı 3 te 1 e düşmüştü.
birde her okula bilgisayar ve internet furyasının biraz göz boyama amaçlı olduğunu düşünüyorum, çocuklara interneti nasıl bilgi için kullanıcakları öğretilmediği sürece çocukların abuk sabuk sitelere girmesinden başka bir işe yaramıycak o bilgisayarlar.
birde her okula bilgisayar ve internet furyasının biraz göz boyama amaçlı olduğunu düşünüyorum, çocuklara interneti nasıl bilgi için kullanıcakları öğretilmediği sürece çocukların abuk sabuk sitelere girmesinden başka bir işe yaramıycak o bilgisayarlar
Okullarda kullandığımız internet paketlerinde filtre olduğu için çocukların abuk subuk sitelere girmeleri mümkün değil.
Eğitim sistemindeki problemler aslında bir birikim ve anlayışın sonuçlarıdır.Eğitim siyasilere bırakılamayacak kadar ciddi olması gerekirken maalesef yerel siyasilerin elinde oyuncak haline getirilmiştir.İl ve ilçe içindeki tayinlerde öğretmenler asla kendi ellerine su dökemeyecek sadece siyasi erki olan kişilerin kapılarını aşındırır duruma gelmişlerdir.Eğitim alanında faaliyet gösteren sendikalar sadece siyasi birer kamp haline dönüşmüştür.Sendikakelimesinin anlamıyla ters düşen bir sendikamız var;direkt olarak hükümetin sendikası.Diğer sendikalarla didişmekten başka hiçbir işi olmayan bie hilkat garibesi.
Bir de okullardaki yönetici sınıfı ilginç.
Milli eğitimin okul çeşitleri arasında yaptığı uygulamalar ise birkaç yıldır genel liseleri tamamen vasıfsız duruma getirdi.
Meslek liselerinden mezun olanların ÖSS'de alanları dışında tercih yapmaları durumunda düşük katsayıyla karşı karşıya gelmelerine rağmen ayni uygulama öğretmen liseleri için uygulanmıyor.Son yıllarda hemen her ilçeye siyasi yatırım olarak ama altyapı yetersizliği gözetilmeksizin kurulan bu okullar ilçelerdeki dengeleri bozmakta.Nisbeten daha yüksek puan alan öğrenciler diğer liselerdeki öğretmenlerin bu okullara geçmesi için yeterli sebep oluyor.Ama bu iş yapılırken siyasilerin olurunu almak gerekiyor.
Yani Milli Eğitim bakanı gördüğü bir yanlışı düzeltirken başka yanlışların önünü açıyor.
Ülkenin yaşam standartları ve diğer üniversite mezunlarının kazançları gözönüne alındığında ise öğretmen maaşlarının azlığı dikkat çekiyor.Bakanın geçtiğimiz Öğretmenler gününde sarfettiği öğretmenleri küçük düşürücü,hakaret dolu sözleri ise yenilir yutulur gibi değildi.
Meslek liseleri konusunda gerçek bir çözüm bulunmalı.Bir diğer önemli adım ise öğretmen liselerinden mezun olanlara alanları dışında tercih yapmaları durumunda düşük katsayı uygulanması.Bu suretle çarpıklıklar biraz olsun giderilebilir.
Bu arada eğitimde özelleşmeye gitmenin kaliteyi artıracak en önemli adım olacağını düşünenlerdenim.
hala velilerimiz çocuklarını anadolu liselerini kazanmaları için yarış atına çeviriyorsa...
hala belirli bölgelerdeki okullara çocuklarını vermek için çocuğuna acımadan sabahın kör karanlığında yollara düşürebiliyorsa...
hala sadece anadolu lisesi olması yetmez en birincisine gidecek diye çocuklarını zorluyorsa...
hala çocuklar bir üniversite kazanmak için deli gibi dershane yollarında gidip geliyorsa...
dershaneler pıtırak gibi çoğalıyorsa...
hala çocuklar hedef seçemiyor ve o hedef uğrunda çabalamıyorsa...
hala aman kapağı bir yere atayımda neresi olursa olsun deniliyorsa...
hala veliler benim çocuğum en iyisi olacak...diye hava atma peşindeyse...
hala çocuklar ezberleme değil öğrenme peşinde değillerse...
hala okullarda dersler boş geçiyorsa....
hala en iyi şube a şubeleridir kuralı geçerli ise....
hala bazı okullarda özel sınıflar oluşturuluyorsa...
eğtim sistemi diye bişeyden söz etmeyi doğru bulmuyorum ben şahsım adına..bu hala...diye başlayan satırlara çok şeyler eklemek mümkün..ama ilk aklıma gelenler bunlar oldu..ders kitaplarını bedava vereceez!!verdiiik!! demekle olmuyor...önce çocukları nasıl eğiteceğini bilmek gerek..eğitmek diyorum bakınız.biliyorsunuz ki her yıl okullar 200._200. EĞİTİM,öğretim yılı açıldı..diyerek başlar..öncelik eğitimdedir.öğretim sonra gelir..bana göre ülkemizde eğitim de öğretim de çok yetersizdir ve çok büyük eksiklikler vardır...
ben şu anda ticaret lisesi son sınıf öğrencisiyim söylenen şeylere ve eğitim sistemimizin rezil olduğu düşüncesine katılmamak elde değil. Ancak değinmek istediğim bir konuda ülkemizde yapılan ve meslek liseleriyle ilgili her gelişmenin "imam-hatip liseleri"ne yorulması. Meslek liseleri içerisinde bulunan onca tür varken sadece imam-hatip için yapılıyo bu düzenlemeler denmesini yanlış buluyorum. Ayrıca gitmiş olduğum okul izmirin en eski okullarından ve türkiyenin ilk tic. liselerinden ancak buna rağmen kışları yakacak yakıt sıkıntısı çekilmekte ve bunlara rağmen idarecilerin böyle konularla uğraşmak yerine hala öğrencilerin saçına başına karışmaları bana biraz mantıksız gelmekte. Nasıl bir mantıktır ki soğuk bir havada öğrencisine kafasını yıkatıp okula almayarak ceza verdiğini sanıyor. Bunun gibi ufak sorunlar zaten yeterince berbat olan eğitim sistemi yüzünden zamanla öğrencilerin okuldan soğumalarına neden oluyor.
1) Eğitim ailede verilir, okulda verilmez. Ne yazık ki bugün bir çok aile eğitim vermeyi gerekli bulmuyor, çocuk yetiştirmeyi cebinden parasını eksik etmemek olarak algılayan bir anlayış yükselişe geçiyor sanırım.
2) Öğretim için iki unsur sağlanmalıdır, 1: Eğitim yukarıda bahsettik. 2:Disiplin Burada disiplinden kasıt sıkı çekilmiş kravat, ütülü pantalon, boyalı ayakkabı değildir. Çalışma disiplinidir. İnsanları uygun zamanda yönlendirip, ideallerini belirlemelerine yardımcı olup boşa çalışmadıklarını bilmelerini sağlamak, motive etmek, sorumluluk bilinci aşılamaktır. Ürettikçe, başardıkça haz almalarını sağlamaktır. Öğretmenlik mesleğinin kalitesini çok yüksekte tutmak, büyük meslek aşkı olanları öğretmen yapmak gereklidir bunun için de... Herhangi bir fakülte bitirene pedegoji dersi verip sınıfa sokmak olmaz.
Bugün bu iki unsur da çok ama çok zayıf olduğundan bir çok okulda öğretim yapılamamaktadır. Yapılmamaktadır hatta. Çünkü olayı çözmeye değil kabullenmeye meğillidir herkes. You Tube'de okul diye sınıf diye arattığınızda karşınıza öğrenciden başka, sınıftan başka her şeye benzeyen şeylerin çıkması da bu yüzdendir.
Ne yapılmalı?
Eğitim paralı olmalı. Eğitim fonlarını içeren vergiler tamamen kaldırılmalı. Her okul paralı öğrencilerden aldığı katkı ile zorunlu burslu kontenjan açmalı, ve devlet bu burslu kontenjanlar için tek merkezden sınav yaparak öğrenci yerleştirmeli. Bu ne demektir? Zenginsen, para vererek okuduğun için şımarma okulu takmama lüksün olmayacak, fakirsen de ya spor ya bilim dalında kendini ispatlayacaksın ya da bu sınavda bir başarı göstereceksin, tamamen bedava okuyacaksın.
Üniversiteler için ise destek şart, sadece öğrenci parası ile yüksek öğrenim eğitimi Dünyanın hiç bir yerinde verilemiyor. Bunu da şu şekilde çözmek isterdim, her Üniversite şehrindeki sanayi kolları ile çalışacak. Bu nedemek,
O şehirde hangi sanayi var ya da hangi sanayi için alt yapı varsa üniversite de bunun bölümü olacak... Kars'ta süt ürünleri, hayvancılık olacak, Bursa'da otomotiv, dokuma.. Kars'ta süt enstitüleri olacak, üniversiteden bilim alacak, teknoloji transfer edecek, üniversitede hazırlanan tezler o bölgedeki o şirketlerde birebir uygulanabilir olacak, bunun neticesi gelişen, üretim maliyeti düşen belki pazar payı artan enstitüler de zenginleşip o üniversiteyi desteklecek...
Aynı zamanda bu sayede daha planlı bir mezunlama sistemi olur. Mezun adam, ulan dört sene okudum hala ne yapacağım hakkında fikrim yok bi de master yapim hele demez, iş aramaz... Şirket de alacağı adamı zaten bir iki senedir tanıyor olur.
Özetle başlığa dönersek, işte bunlar olmadığı için öğretim olmuyor, olsa da anlamını bulmuyor...! Bizimkiler üniversiteye girecek insanın türbanı ile uğraşadursunlar... Nasıl olsa muassır medeniyet seviyesini aşalı çok oldu
Ben Lise Son öğrencisiyim. Türkiye'deki eğitim sisteminde hiç bir öğrenci memnun değil! Eğer eğitim sistemimiz nitelikli olsaydı, binlerce dersanenin açılmasına ne gerek vardı?
Ben okulda gördüklerimi, niye bi daha para verip dersanede göreyimki! Bu gibi saçma şeyler sanırım bizden başka ülkelerde yoktur! Ama eğitim sisteminin yanında, çok az öğretmen işini adam gibi yapıyor. Geçenlerde Televizyonda izlemişsinizdir, liselerdeki rezaleti! Benim o görüntülerden çıkardığım sonuç : Öğretmen öğretmen gibi olsa, Öğrencide öğrenci gibi olurdu! Birde bu tür öğretmenler aldıkları maaşı hakediyorlarmış gibi bide utanmadan zam istiyorlar! Ama ben böyle öğretmenlerin haricinde maaşını hakeden ve mesleğini adam gibi yapan öğretmenlerde tanıyorum, o öğretmenlere lafım yok ve hepsinin ellerinden öpüyorum!
türkiyede eğitim sistem olarak paralı eğitime dönüştürülmüştür.kimse kimseyi kandırmasın yeterli mali desteği alamayan eğitimci ben sadece vazifemi yaparım gerisi beni ilgiledirmez anlayışı ile ay sonunu haklı olarak nasıl getiririm düşüncesiyle uğraşıp dururken yeterli eğitimi alamayan öğrenci aradığını dışarda dersanelere çuvalla para dökerek almaya çalışıyor madem türkiyede eğitim var ozaman dershanede öğrencinin neişi var var çünkü dershanelerde biramaç için kurulmuş onlarda bu pastanın dilimine ortaktırlar yani bir çark oturtulmuş vede istediği gibi döndürülüyor.hadi eskilere gidelim 1970 li yılların öncesinde bu ülkede dershanenin adı bile yoktu ozamanın öğrencileri nasıl olduda bu ülkeye sayılı bürokrat,devlet adamı,ilim adamı yetişti evet bu durum şimdi yavaş yavaş üniversitelere kaydırılıyor bu ülkede eğer enflaşyon düştü ise buyıl alınan harçlar vede ekstradan uyduruk bağışlar neyin nesi artık birzaman sonra bu ülkede parası olan eğitim alacak diğerleri nehalin varsa gör mantığına dönüştürülecek bu sınıf ayrımcılığına girer böyle bir eğitimi asla tasvip etmiyorum.
Türk eğitim sisteminde malesef bazı sorunlarımız var.Öncelikle nitelikli öğretmen sorunu çekilen öğretmen sıkıntısı sonucu KPSS PUAN barajı düşürülmüş ve böylece kalite biraz daha azalmıştır.Özel okullar ve devlet okulları arasındaki eğitim kalitesi farkı giderken artıyor.Bunun yanında ücretsiz kitap uygulamasına geçilmesi çok iyi oldu.En azından büyük bir rant kapısı kapandı.yayınevlerinin pazarlık politiklarına daha az kurban olan bir eğitim var artık.Türk dili derslerine yeterince önem verilmemesi sonucu kendini iyi ifade edemeyen bir nesil yetişmesine çanak tutuluyor.Kendi ifade edemeyen nesil sokak jargonu kullanmaya başlıyor.Meslek lisesi öğrencilerine haksız edilirek üniversitede aynı bölüme devam etmesi isteniyor.Bu insanlar 13-14 yaşlarında verdikleri karardan dolayı yargılanıyor.İmam hatipleri olan talebin azalması için ortaya konan bu çaba bir çok gencin yaşamını etkiliyor.Tüm bu sorunlara rağmen yinede parlak başarılara sahip gençlerimiz çıkması gurur verici
Türkiye'de eğitim sisteminin planlı olmayışı milyonlarca insanı olumsuz etkiliyor.Çözülmesi gereken pek çok sorun var fakat en başta eğitimi planlı hale getirmeliyiz.Belirlediğimiz plan yılları kapsamalı ve değişik ikdidarlar gelse dahi aynı plan üzerinden hareket etmelidirler.Eğitimi yapboz tahtasına çevirmeye kimsenin hakkı olmamalıdır.