MEB’e Erzurum Lisesi İtirazı
Osmanlı’dan günümüze kadar eğitim-öğretimin sürdüğü Erzurum Lisesi’nin sınavla öğrenci alacak okul kapsamına alınmaması Vali Seyfettin Azizoğlu’nu harekete geçirdi. Azizoğlu, Erzurum Lisesi’nin sınavla öğrenci almasını sağlamak için girişimlerde bulunduklarını bildirdi.(gazetepusula)
Türkiyede eğitim sistemi her gecen gün dahada kötüye gitmektedir.Bu gidişatı durduracak hiçbir adım da atılmamaktadır.Disiplinncezaları kalkmış ,mecburi egıtımden dolayı tüm kötü öğrenciler okullara doluşmuş,tüm suç suçsuz öğretmenlere yıkılmaya çalışılmıştır.Hatta ve hatta öğretmenler her hafta bir silahlı yaralanmaya ve ölüme maruz kalmaktadır.Artık öğretmenlerin can güvenliği kalmamıs olup silah tasımalı mıyız diye tartısmaktadır.Bu ülke hepimizin batarsak hepimizi batacagız
Bu konu da bende hemfikirim...
Türkiye’de eğitim sistemi son derece kötü yönetiliyor... Öğretmenler Öğrencilerin kölesi olmuş durumda, dahası veliler de öğretmenleri bu konuda oldukça hırpalıyorlar... Sonuç eğitim kalitemiz zaten düşük bu tür sorunlar ile de daha da geriye gideriz ileriye gitmek yerine...
Müfredatta, sistemde değiştirilmeli...
Müfredat güncel tutulmalı, öğrencinin gelişimine, eğilimine göre çeşitli şekillerde verilmeli diye düşünüyorum...
mevcut iktidarın iyi bir eğitim verme ihtimali yüzde bir değil milyonda bir bile yok
en başta idelojik eğitim veriliyor birde liyakata önem sıfır tek kriter itaat sadakat
Ben eğitim sistemini ilkokullardaki Matematik öğreniminin içeriği ile doğru orantılı görüyorum her zaman,uzun zaman sonra ilk defa çocukların beynini kullanmasını sağlayan ve ezbercilikten kurtaran ilk öğretim Matematik içeriği var.Donuk zekalı çoçuklar olmayacak bu içeriği gerçekten beğendim.
İdeolojik diye ağlayan kardeş,ömrümüz Atatürk ilke ve inkilapları,devrimler ve çağdaşlık konularını öğrenmekle geçti.
Bu kafaları değişin.
En son ali şükrü bey tarafından Cum 13 Nis 2018, 19:00 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Bu sözde sistem dedikleri kötü niyetli dayatmaya göre Adana'da son sınavda en başarılı ikinci anadolu lisesi olan Piri Reis Anadolu Lisesi nitelikli okul sayılmamış. Hakikaten Allah hepimize sabır versin umarım bu günleri atlatırız.
Allah (c.c.) rahmeti, selamı ve bereketi üzerimize olsun.
Konunun DAR ÇERÇEVEDE tartışılmış olduğu izlenimi edindiğim için, bazı sorular sorarak, FARKLI bakış açıları ortaya çıkarmaya çalışacağım.
Bu şekilde konunun daha detaylı tartışılması için zemin oluşturmak istiyorum.
1) Toplumumuzda öğretim ve eğitim kavramları birbirlerinin yerine kullanılmaktadır. Aralarındaki farkı VURGULAMAK için şu tanımlamayı kullanıyorum.
Öğretim bilgi kazandırmak amacıyla yapılan işlemler, eğitim DAVRANIŞ kazandırmak amacıyla yapılan işlemlerdir.
Bu tanımlama dikkate alındığında okullarımızın temel işlevi, eğitim değil ÖĞRETİMDİR.
Okullarımızın temel işlevinin değişmesi gerektiği görüşüme katılır mısınız?
2) Toplumumuzda sık yapılan hatalardan biri de aynı cinsten olmayanlar arasında kıyaslama yapmaktır. (elmayla armutu veya kamyonla spor arabayı kıyaslamak gibi. )
Türk toplumu ile Avrupa / Asya / Ortadoğu / Amerika toplumlarını kıyaslamak, bu kıyaslama üzerinden eğitim / öğretim başarı / başarısızlığı değerlendirmesi yapmak ne kadar isabetli olur?
Kıyaslama toplumumuzun geçmişi ile yapılırsa daha isabetli bir değerlendirme yapılmış olur.
Örneğin, 1980'li, 1990'lı, 2000'li yıllara göre eğitim ve öğretimde ne tür değişiklikler olmuştur.
Bu değişikliklerin topluma yansıyan olumlu / olumsuz yönleri nelerdir?
3) Toplumumuzda sık yapılan hatalardan biri de Avrupa / Amerika gibi toplumları STANDART olarak ALGILAMAKTIR.
Halbuki bu toplumlarda arasında ve kendi içlerinde bir STANDARTTAN söz etmek mümkün değildir.
Örnek, ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki bir eğitim / öğretim sistemi ile Alaska eyaleti arasındaki eğitim / öğretim sistemi arasında çok az benzerlik vardır.
Veya Almanya'nın başkenti ile İspanya'nın Bask bölgesindeki eğitim / öğretim sistemi arasında çok az benzerlik vardır.
Ülkemizdeki eğitim / öğretim sistemini değerlendirirken, Kaliforniya'yı mı, Alaska'yı mı, Bask bölgesini mi dikkate alacağız?
Neden başka ülkelerin STANDARLARINA göre değerlendirme yapma İHTİYACI hissediyoruz?
Toplumumuza ait standartlara göre değerlendirmeler yaparsak daha sağlıklı bir sonuç elde edilmiş olmaz mı?
4) Eğitim ve öğretimdeki değişimleri / gelişmeleri SADECE ekonomik gelişmelere bağlı olarak değerlendirmek isabetli olur mu?
Örnek: Japon toplumunun ekonomik olarak iyi durumda olduğu ÖN YARGISI mevcuttur.
Buna paralel olarak eğitim / öğretim seviyesinin iyi olduğu ÖN YARGISI mevcuttur.
Japonya'da doğurganlık oranı 1,46'ya DÜŞMÜŞTÜR.
Diğer bir deyişle 3 aileden sadece 2 sinde tek çocuk mevcuttur.
Japonlar nesli tükenmekte olan bir topluluktur.
Yaşlı nüfus, kendisine bakacak az sayıda yeni nesli en fazla VERİM alacak şekilde yetiştirmek ZORUNDADIR.
Ülkemizde ŞİMDİLİK böyle bir problem mevcut değildir.
Nüfusu YENİLEMEYE imkan veren bir doğurganlık oranına sahibiz.
Buna paralel olarak yeni nesil oranımız Japonya'ya göre fazladır.
Yetişen neslin YETERLİ olmasının artı özellikleri yanında eğitim ve öğretimde kalite düşüklüğü yaşanması doğal sonucunu da beraberinde getirmektedir.
Sizce neslimizin devamı mı daha önemlidir yoksa eğitim / öğretimdeki kalite mi?