Bir defa MIT hakkında ne biliyorsunuz ki "başarılı veya başarısız" olduğu hakkında hüküm vereceksiniz?
Oncekı mesajların cogunda bu tur dusunceler dıle getırılmıs. Daha bır kac hafta once yakalanan pkk uyelerı yuzlerı maskelı bır sekılde TV da konusup ABD lıler zırhlı arabalarla gelıp sandıklar dolusu sılah ve cephaneyı orgute bıraktıgını soylemedılermı. Dısıslerı bakanı Abdullah Gul bızzat kendısı ABD buyuk elcısını cagırıp sız PKK sılah verıyorsunuz PKK da yakalanan sılahlar hep sızın uretımınız bu ne ıs dememısmıydı ıste MIT ın basarılı olup olmadıgına burdan varıyoruz eyer o PKK kampında bır MIT ajanı olsaydı ve ABD PKK'ya sılah verırken bır kac fotograf cekseydı kayda alsaydı Turkıyenın elınde kanıt olurdu ve ABD koseye sıkısırdı eyer MIT bunları basaramıyorsa ozaman ben basarısız bulurum...
Bu konuda bile yazacak bir çok şey buluyoruz... Dedikodu medyası her konuda fısıldar... bilmediği konu yoktur...
Arkadaşlar bir devletin gizli servisinden söz ediyoruz. aleni meydanda olan ve her gün insanlara belirli bir ünüforma ile görünen bir teşkillatan değil... Bundan dolayıdır ki gizlilik esastır... gizli olan gizli kalır...
BU KONU GEREKSİZDİR... söylenecek ve söylenen sözlerin bir çoğu gerçekten uzak olacaktır...
emre taner'in sene başında mit geleneğinde hiç olmayan bir şekilde yaptığı ayrıntılı basın toplantısı bana teşkilatın vizyonu hakkında geniş bir fikir verdi. Son cumhurbaşkanlığı krizi sırasındada başbakanın müsteşarla 2 günde bir yüzyüze veya telefonla görüşmeside teşkilatın türk siyasetinde dahi ne kadar büyük bir güce sahip olduğunun göstergesiydi. Teşkilatımızla gurur duyalım.
Huseyin Bas arkadasa katiliyorum. Istihbarat teskilatinin basarili olup olmadigini medyadan aldigimiz kisitli veya tarafli bilgilerle anlamak ve yorum yapmak bence yanlis olur. Dunyada her istihbarat orgutunun bir halka acik yani birde kapali yani vardir. Halka kapali tarafini anlamak icin biraz filim seyredip hayal gucunu kullanmak yeterlidir
Daha yakin zamana kadar derin devleti protesto ederken bugun MIT yetersiz diyoruz. Bizde karar veremedik bir turlu.
Milli İstihbarat Teşkilatımızı Başarılı Buluyormusunuz?.
Bu soru hakkında cevap veren herkes şu soruyu kendine sormalıydı; Milli İstihbarat Teşkilatı hakkında ne biliyorum?.
Bu konuda gazetelerden edindiği bilgilerle ahkam kesenlerin çoğu MİT nın merkezinin Ankaradaki adresini dahi bilmiyordur.Gerçi buradaki bazı personelin isimleri çok kişi tarafından bilinir.İdari kadrodakiler,özlük işlerinde çalışanlar,korumalar,şoförler vs. Bu kadro destek kadrodur,teşkilatta çalışıyorlar ya biz bu insanları MİT elemanı diye tanıyoruz. Oysa ki operasyon birimlerinde çalışanları değil biz,bir alt veya üst kadrosunda olanlar bile tanımaz.Kod isimleri ile anılırlar.
İsmi ne olursa olsu her devletin bu tip kuruluşları vardır.ve değişik modellerde kadrolaşmışlardır.Bu teşkilatların kuruluş amaçlarını,çeşitlerini,işleyişlerini anlatan ve yapılan çalışmalardan örneklerin de verildiği bir çok uzman kişi nin kitapları piyasada satılmaktadır.(özellikle yabancı yazarların) bu tür ciddi kitaplardan yararlanıp,kendi bildiklerimizle kafamızda yoğurduktan sonra karar vermeliyiz.
Ayrıca arkadaşların çoğunun sandığı gibi MİT nın asli görevi operasyon yapmak değil haber almaktır.
ve bu kadroları çok geniştir,çarşı pazardan tutun üniversiteye,devlet dairelerinden spor kulüplerine kadar her yerde istihbarat elemanları bulunur ve şunu hiç unutmayalım teşkilatın aktif eleman kadrosundaki hiç kimse ben MİT te çalışıyorum demez,diyorsa gülüp geçin.
Alman Haber Alma teşkilatına ait küçük bir örnek vermek istiyorum,
İkinci Dünya savaşı öncesi Holanda da yaşayan bir fırıncı ustası vardır,hiçbir şeye karışmayan kendi halinde sakin bir vatandaş onbeş senedir bu işi yapmaktadır ve çevresinde sevilen bir adamdır.
Almanlar Holandayı işgal ettiğinde bu vatandaşı Alman ordusunun albay kıyafeti ile görenler çok şaşırmıştı,çünkü fırıncı onbeş sene boyunca merkeze bilgi aktaran bir aktif elemandı.
Devlet yönetimindeki haber alma teşkilatları görevlerini bu derece gizlilik içinde yürütür.
Onun içindir ki her okuduğumuz habere,her gördüğümüz ajan filmine kendimizi kaptırmayalım.
Çağdaş Eğitim Vakfı (ÇEV)'nın Protestan misyonerlik faaliyetlerine destek verdiğini.....
Alıntı:
Çağdaş Eğitim Vakfı (ÇEV)'nın Protestan misyonerlik faaliyetlerine destek verdiğini iddia eden araştırmacı Yılmaz Dikbaş, mahkemeye sunulan MİT raporunda aynı bilgilerin yer alması üzerine beraat etti
Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, Çağdaş Eğitim Vakfı (ÇEV)'nın araştırmacı Yılmaz Dikbaş aleyhine açtığı davayı, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) raporunu gerekçe göstererek reddetti.
Dikbaş'ın, 'ÇEV'in misyonerlik faaliyetlerinde bulunduğu ve üyelerinden topladığı paraları misyoner örgütlere aktardığı' yönündeki iddiaların MİT raporunda da yer aldığını belirten mahkeme, davanın reddine karar verdi.
Üsküdar Gazetesi sahibi Adnan Odabaş da Sağlık Eğitim Vakfı'nın (SEV) açtığı 30 bin yeni liralık tazminat davasından Milli İstihbarat Teşkilatı raporu sayesinde kurtulmuştu.
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Antalya Şubesi Üyesi Yılmaz Dikbaş, geçtiğimiz yıl basına yaptığı açıklamada, Sağlık ve Eğitim Vakfı (SEV), ÇEV ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD)'nin Protestan misyonerliği yaptığını, Atatürkçü Düşünce Derneği'nin de bu vakıfları desteklediğini gündeme getirdi. Dikbaş, bu örgütlerin yönetimindeki kişilerin ADD'yi de ele geçirdiğini ve Atatürkçülüğü kalkan olarak kullandığını söyledi.
MİT Müsteşarlığı'nın 30 Kasım 2006 tarihli yazılarında ve ekindeki İçişleri Bakanlığı'na hitaben yazılmış yazı örneğinde, Dünya Kiliseler Birliği'nin ülkemizdeki Hıristiyanlaştırma faaliyetleri çerçevesinde bazı dernek ve vakıflar vasıtasıyla topladıkları paraları Hıristiyan dünyasına hizmet amacıyla kullandığına işaret edilen kararda şöyle denildi: "Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizdeki kimsesiz ve zeki çocuklara burs verilerek Hıristiyanlaşmasına hizmet edecek kadroların oluştuğu belirtilerek konuya ilişkin yapılan araştırma sonucu hazırlanan ve eklenen bilgi notunda Çağdaş Eğitim Vakfı'nın Amerikan Board Heyeti ile sevk-koordinasyon içerisinde olup bölgesinde eğitim ve öğretim projesi hazırlayarak Amerikan Board'dan yardım talebinde bulunduğu, ÇEV'in ayrıca '3 bine yakın öğrenciye burs vermektedir.' raporunun yer aldığı görülmüştür." denildi.Karar metninde Dikbaş'ın açıklamalarında gerçeğe aykırı bir durum olmadığı, hukuka aykırılık teşkil etmediği, bu sebeple beraatine ve tazminat isteminin reddine karar verildiği belirtildi.
O dönem halen ADD üyesi olan Yılmaz Dikbaş, Sağlık ve Eğitim Vakfı (SEV), ÇEV ile ÇYDD'nin Protestan misyonerliği yaptığını belirtmişti. Dikbaş, bu örgütlerin yönetimindeki kişilerin ADD'yi de ele geçirdiğini ve Atatürkçülüğü de kalkan olarak kullandığını savunmuştu. Yazılı açıklamasında söz konusu örgütlerin yönetim kurullarında yer alan isimleri sıralayan Dikbaş, Yaşar Yaşer başkanlığındaki SEV'in 2006'da AB'den 191 bin Euro hibe aldığını öne sürdü. SEV'in Türkiye'de Protestan misyonerliği yaptığını iddia eden Dikbaş, bunun da Adnan Odabaş'ın sahibi olduğu Üsküdar Gazetesi'nde çıkan haber üzerine, SEV'in tazminat için yargıya başvurmasının ardından, MİT'in mahkemeye gönderdiği raporlarla resmileştiğini ifade etti.
Milli İstihbarat Teşkilatının başarılı olup olmadığını değerlendirmek için kurumu iyi tanımamız lazım yani Milli İstihbarat Teşkilatını tarihini yani M.A.H (Milii Amele Hizmet Teşkilatından) Milli İstihbarat Teşkilatına uzanan tarihi çizgideki olayları iyi değerlendirmek ve olayların sonuçlarını iyi bilmek gerekir unutmayınki bu yapılnamayı kuran Mehmet Fuat Doğu paşa yıllar sonra torununu bu teşkilata torpille sokmuştur. Yani bu teşkilatlar içinde olmayanlar için pandoranın kutusu gibidir. Bu yüzden teşkilatın başarısını değerlendirmek zordur genede Milli İstihbarat Teşkilatı Devletimizin gözbebeklerinden ve sinir noktalarından biridir. Saygı duyulması gereken ve her Türk vatanadaşının gerekli duyarlılığı göstermesi gereken kuruluştur. İsrailde her İsrail vatandaşı Mossad'a hizmet etmeye mecburdur derler diye duymuştum.
Ben MİT hakkında bir yorum yapacagım sırada geçmişe bakar olayları santraç oyunu gibi düşünürdüm. Eyer abdullah öçalan Suriye de 10 sene kalmış ve kendisini etkisiz hale getirecek bir MİT operasyonu yapılamadıysa ben başarısız bulurum. Önceki msj da daha güzel bir örenek var
Alıntı:
Daha bır kac hafta once yakalanan pkk uyelerı yuzlerı maskelı bır sekılde TV da konusup ABD lıler zırhlı arabalarla gelıp sandıklar dolusu sılah ve cephaneyı orgute bıraktıgını soylemedılermı. Dısıslerı bakanı Abdullah Gul bızzat kendısı ABD buyuk elcısını cagırıp sız pkk sılah verıyorsunuz pkk da yakalanan sılahlar hep sızın uretımınız bu ne ıs dememısmıydı ıste MIT ın basarılı olup olmadıgına burdan varıyoruz eyer o pkk kampında bır MIT ajanı olsaydı ve ABD pkk'ya sılah verırken bır kac fotograf cekseydı kayda alsaydı Turkıyenın elınde kanıt olurdu ve ABD koseye sıkısırdı eyer MIT bunları basaramıyorsa ozaman ben basarısız bulurum...
BELKİ MİT GENELKURMAY A BAĞLI OLSA VE BAŞINA DA BİR GENERAL RÜTBELİ ASKER GETİRİLSE DAHA ETKİN VE YETKİN BİR KURUM OLUR.
başarılı olup olmadığını bilmiyorum ama yukarıdaki yazının tam tersini düşünmekteyim.bir çok yabancı gizli servis elemanları asker kökenli olmayıp genelde sivil olmaktaadır ve seçilen bu siviller genelde istihbarat yapacakları ülkelere prof. ,doktora öğrencisi,özel şirketlere stajyer,elçiliklere görevli olarak gelmektedirlerki bunlar sadece bu şekilde gelen ve bililen gizli servis elamanlarıdır,bunların dışında,bizim bilmediğimiz ve her yere yerleşmiş gizli servis elemanları var.geçen haberlerde duyulan ve araştırılan BTC(bakü-tiflis-ceyhan) boru hattında işçi olarak çalışan ve bilgi sızdıran işçi istihbaratçılar olduğu belirlenmiştir.mit elemanları sivil ve alanlarında uzman kişiler olmadığı sürece ayrıca kendi imkanları değilde daha çok yabancı istihbarat servislerinin bilgileri dahilinde hareket etmek zorunda kaldıkları taktirde başarıdan söz etmek pek mümkün olmayacaktır..
pkk NIN YUVALARI BİLİNİYO KUZEY IRAK VE AVRUPA BAŞKENTLERİNDE ÖRGÜTÜN ÖNEMLİ İSİMLERİ YAŞIYOR, ÖRGÜTÜ BURDAN YÖNETİYOR NEDEN BUNLARA KARŞI SUİKASTLER GERCEKLEŞTİRİLMİYOR....
Bundan aylar önce bu görüşü dile getirmişdim...Aynı görüş şimdi devlet gündeminde inşallah kabul olur
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la görüşen BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, “PKK'ya karşı ASALA dönemindeki Çatlı modelini uygulayalım. 50 kişilik özel tim, gerekirse yurtdışına sızıp hedefi vursun” önerisinde bulundu.Dayanağını çıkarılacak özel bir yasadan alacak ve tam yetkiyle donatılmasını önerdi.