1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5  |
 |
Akın Kurtoğlu
15 yıl önce - Prş 17 Oca 2008, 04:23
| Alıntı: |
Ahşap dan İpli Topaçları ,macun satanları,Karagümrük deki şiraciyi,
Edirnekapı daki Traleybüsü,Malta daki şarküterileri,Fatih camin den kalkan Cenazeleri,
Ve avlusun da kuŞları yemleyenleri,fevzipaşa yi süsleyen Semiha Ayverdi nin dikdiği Ağaçları, |
Yavuzselim ile Atikali arasında, Eski Ali tarafında, cadde üzerinde düzayak Yeşil Rize Fırını vardı ve burada İstanbul'un en güzel halkaları imal edilip satılırdı adet hesabı... Fırıncı, tezgâhın başında, camekâna sıra sıra ve kat kat dizilimş yüzlerce halka yığınının içinden bir grup çıkartmak için elindeki ince ve uzun sopayı uzatarak, on ya da yirmi kadarının içinden sopasını geçirir, sonra da seri bir hamle ile bunları kendine doğru çekerdi. Böylece bir defada istenilen sayı kadar halkayı çubuğa aktarılır, ardından elindeki kesekâğıdına boşaltılırdı. Halkalar sürekli ılık olurlardı. Kesekâğıdının ağzını sıkıca sarardı ki, eve gidene kadar soğumasınlar diye... Bu bahsettiğim halkalar, şimdilerde marketlerde satılan kıtır halkalardan değil elbette... Undan mamul, ağızda hemen dağılıveren, nefis bir tad içeren fevkalâde birşey... Tabi, eve gidene kadar sabredemez, kesekâğıdını aralayarak, yokuşu inene kadar üçte birini temizlerdim..
Akın KURTOĞLU
|
 |
emirhan.v
15 yıl önce - Prş 17 Oca 2008, 20:24
(+)
|
 |
Akın Kurtoğlu
15 yıl önce - Cum 18 Oca 2008, 03:09
Fatih'te, Fevzipaşa Caddesi üzerinde, Akdeniz ile Halıcılar caddelerinin arasında kalan blok üzerinde, Fatih Cami medreselerinin karşı sırasında, yine düzayak "Vefa Bozacısı" vardı. Oldukça güzel ve özenilerek döşenmiş bir dükkândı. Üzerinde de "Şubemiz yoktur" ibaresi asılı idi. Benzer şekilde Vefa'daki tarihî binadakinin de üzerinde aynı ibare ilişikti. Anlaşılan, geçinemeyen iki akrabanın marifeti olması muhtemeldi. Yoksa yazılarına ve kullandıkları renklere varasıya birbirlerinin ikizi gibiydiler.
Küçük yaşlarda, bizimkilerle oraya boza almaya giderdik. Meşhur bir sürahimiz vardı evde... Sadece boza doldurmak için kullanılır, içine su ya da başka bir mâyî konulmazdı. Canımız çektikçe buraya çıkar, alabildiği kadar bozayla doldurturduk sürahiyi. Üzeri; Vefa bozacısının renkleri olan yeşil-beyaz ve armalı bir kâğıt ile kapatıldıktan sonra sıkıca lâstiklenirdi. Yanında da yine Vefa Bozası yazılı küçük külâhlara doldurulmuş tarçın verilirdi. Eve gidip doyana kadar içerdik kış geceleri...
Biraz daha büyüyüp artık tek başına ya da arkadaş gruplarıyla gezinmeye başladığımızda, yine kış geceleri buraya gider, bu sefer uzun taburelere tüneyip, bel hizasının biraz üzerinde duvara sıkıca raptedilmiş kalın mermerden müşteri tezgâhlarına kolumuzu dayar ve boza bardaklarını tüketirdik. Bir-iki saat dahi otursak, sahibi bize birşey demezdi... Uzun uzadıya muhabbetler açılırdı bu sayede...
Yıllar evvel burası kapandı ve elektronik eşya mağazası oldu... Vefa'daki ise halen durmakta...
Akın KURTOĞLU
|
 |
Necdet Cevahir
15 yıl önce - Cum 18 Oca 2008, 03:29
| Alıntı: |
| Üzerinde de "Şubemiz yoktur" ibaresi asılı idi. Benzer şekilde Vefa'daki tarihî binadakinin de üzerinde aynı ibare ilişikti. |
Enteresandır ; 80 li yılların başında Vefa Bozacısı Selamiçeşme'de de bir şube açmıştı ve oda sadece Vefa'daki merkeze bağlı tek şube olduğunu söylerdi. Maalesef bu değerli markanın sahipleri büyüklerinin vefatından sonra aile içindeki bir takım karmaşık olayların sonucunda çok sıkıntılı günler geçirdiler ve o günlerde birçok semtte en hakiki Vefa Boza'cısının kendileri olduğunu iddaa eden dükkanlar açıldı. Yıllar sonra Selamiçeşme şubesi kapandı. Aile içi meseleler biraz durulur gibi oldu. Zannederim problemler halledildi. Son olarak hala Tarihi Vefa Bozacı'sının bir şekilde ayakta olduğunu bilmek bile bizi sevindiriyor.
|
 |
s.kübra
15 yıl önce - Cum 18 Oca 2008, 03:32
Fatih sadece Fevzipaşa ve Akdeniz caddesinden ibaret bir yer değil ama, çok kırılıyorum bir fatihli olarak. Mevlanakapı, Belgradkapı, Silivrikapı, surlarla ibaret olan bu kapıları da unutmamak gerekir. Evet belki eski Fatih gibi olmasa da hala özlenen bir yer.Fındıkzade, Çapa-Şehremini, Pazartekke. Fatih'in her yeri tarih kokuyor.
|
 |
Akın Kurtoğlu
15 yıl önce - Cum 18 Oca 2008, 04:58
Kübra, bu başlık altında yazılan mesajlarda Fatih'in herhangi bir mahallesinin önplana çıkarılma kaygısı yok... Yalnızca herkes kendi büyüdüğü muhiti elinden geldiğince anlatmaya çalışıyor. Genellikle merkez Fatih'te oturan üyeler buraya ilgi gösterdikleri için de, haliyle mesajlar buralara yönelik oluyor. Hayatımızın bir kısmının geçmediği Narlıkapı veya Çatladıkapı ya da Samatya veyahut da Balat hakkında ne yazabiliriz ki? Kırılman yersiz... İşte bu mahalleleri de sen anlatarak tanıt bizlere...
Akın KURTOĞLU
|
 |
tunahan52
15 yıl önce - Cum 18 Oca 2008, 12:00
Fatih'te tarihi dönüşüm
Fatih'teki kentsel dönüşüm sadece Sulukule'den ibaret değil. 2 bin binayı kapsayan proje sonucu, ilçe üç yıl içinde Türk mahallelerinden oluşan eski tarihi dokusuna kavuşturulacak
İSTANBUL - Romanların da taşınmasını öngören projeyle gündeme gelen 'surlar'a ilişkin çevre düzenlemesi, Fatih'te başlatılan çok büyük bir kentsel dönüşümün sadece küçük bir parçası. Sulukule'nin yanı sıra Ayvansaray'da ahşap, iki katlı, cumbalı evlerle 'Türk Mahallesi' yapacaklarını belirten Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, Fatih genelindeyse binlerce binayla semtteki 2 bin yıllık bir tarihi canlandıracaklarını söyledi.
Sulukule'nin Sur Koruma Bandı Projesi'nin bir parçası olduğunu belirten başkan Demir, Belgradkapı, Yedikule, Silivrikapı ve Mevlanakapı'daki trafik yoğunluğunu azaltmak için 100 trilyonu bulan kamulaştırmalar yapacaklarını söyledi. Demir, "Projede sosyal unsurları da düşündük. Başta orada oturanların güvenlik, sağlık ve sosyal sorunları var" dedi.
Sulukule'de 571 tane tek katlı yapı bulunduğunu, ancak eklentilerle bu sayının çok arttığını belirten başkan Demir, şu bilgileri verdi:
Romanlara üç seçenek: Sulukule'deki evlerin 257'sinde sahibi, 303'ünde kiracı, 11'inde işgalci var, 51 bina da boş. Bu yapıları yıkarken, ev sahibi ve kiracılarını mağdur etmeyen seçenekler sunacağız. İsteyen, katkı payı ödeyerek yeni yapılacak binalardan ev sahibi olabilecek. Bir rant oluşacaksa, bunu orada yaşayanlar alacak.
Değer tespit komisyonunun belirlediği rakamlar, konut ve altyapı maliyetiyle mukayese edilecek. 100 metrekarelik müstakil eviniz, binada 20 metrekare eder. Bir sertifika gibi. İsteyen mülkiyetinin karşılığını alabilecek. Ya da mülkiyetini devrederek TOKİ' nin sunacağı yeni evde oturabilecek.
Kültür korunacak: Bu alanın tespiti asla Çingenelerimize yönelik bir hareket değil. Çingenelerimizin bulunduğu alanları işaretleyip, diğer insanları bu alanın dışında tutmadık. Tarihi yarımada planlarında bulunan sur koruma bandı içerisindekileri baz aldık.
Bu alanın dışında da Çingenelerimiz var ve belki de bu projenin içinde yer almayı çok isteyecekler, ama olamayacaklar. Oradaki kiracılar da Toplu Konut İdaresi'nden (TOKİ) uygun koşulla ev sahibi olacak. TOKİ, isterlerse Taşoluk'ta kendi sanatlarını ve kültürlerini icra edebilecekleri türden yapılar da düşünüyor. Turizme yönelik çalışma da yapabilecekler.
Cumbalı evler: Sulukule'de yapılacak yeni evler, tarihi yarım-adanın klasik mimarisini yansıtacak. Cumbalı, iki katlı, bitişik nizam olacak ve sokak siluetleri korunacak. Surdan uzaklaştıkça üç katlı ve bahçeli de olabilir. Sulukule'nin yanı sıra, Ayvansaray'daki 15 dönümlük arazide de bu şekilde Türk mahallesi yapılacak.
Kamulaştırmaların ardından, buradaki tescilli 16 binayla birlikte, 48 bina yapılacak. Esma Sultan Yalısı'nın mimarı Gökhan Avcıoğlu'yla birlikte çalışıyoruz. Ahşap, cumbalı evleriyle burası küçücük, ama dünya çapında ses getirecek projesi olan bir mahalle. Gece ve gündüz yaşayan bir mekâna dönüşecek bölgede, toplu konut tarzı bina yapılmasına biz de koruma kurulu da asla izin vermez.
2 bin Fatih evi: Göreceksiniz, şehir yavaş yavaş dönüşecek. Artık 50 yıl sonrasını gösteren imar planlarımız da var. Önceki yıl 30 imar durumu verilmiş, ben geçen yıl 40 tane verdim. Bu sene 600 imar durumu verdik. Bunu verirken, şunu söylüyoruz: İçinde ne yaparsanız yapın, yeter ki sağlam olsun. Ama binanın dışını, bizim hazırladığımız kentsel tasarım rehberimize göre yapacaksınız.
Belirlediğimiz modellerden birini seçip, protokol yapıyorlar. Tarihi yarımadada artık kimse kafasına göre dış cephe yapamayacak. Cam mozaik olmayacak mesela. Dış cepheler cumbalı, pencere detaylarına kadar belli olacak. Hedefim, dönemimde Fatih'in yüzde 6'sına denk gelen 2 bin binaya imar vermek. Bu da Fatih'in dönüşümünü bitirmek demek.
ALINTIDIR.
|
 |
s.kübra
15 yıl önce - Cmt 19 Oca 2008, 03:15
şehremini
ŞEHREMİNİ:Cumhuriyet dönemi öncesinde belediyenin adı ‘‘şehremaneti’’, belediye başkanınınki de ‘‘şehremini’’ydi. Cumhuriyet döneminde ‘‘belediye’’ kelimesi Türkçe'ye girdi.
Kısaca anlatmak gerekirse, Şehremini , Topkapı'dan Suriçi'ne eski İstanbul'a girdikten sonra Millet caddesi boyunca Fındıkzade'ye kadar inen, sağdan Başvekil caddesinden Kocamustafapaşa'ya çıkan, soldan Çapa Tıp Fakültesi'nden Vatan caddesine uzanan semt. İstanbul surları boyunca Şehremini'ye Topkapı, Mevlanakapı, Silivrikapı'dan girilir.
Semtte iki büyük hastane vardır: Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi ve Gureba Hastanesi. Şehremini'de birçok cami bulunur. Bir Mimar Sinan eseri olan Has Odabaşı Camii, Odabaşı'nda, Gazi Ahmet Paşa Camii kaleiçindedir, eski Topkapı'dan girişten sonra soldadır. Mevlanakapısından çıkınca hemen karşıda Merkezefendi Camii görülür. Diğer belli başlı camiler: Çivizade, Örümceksiz, İskenderağa, Caferağa, İbrahim Çavuş,
Çapa hastanesinden Topkapı'ya doğru giderken sağda karakol, karşısında İETT garajı vardır. Semtin anacaddesi karakolun karşısındadır. Semt anacaddesinde bir büyük park, bir çocuk parkı bulunur.
Fındıkzade'ye inerken solda Çapa Anadolu Öğretmen Lisesi ve karşısında Şehremini Lisesi bulunmaktadır.
Bu bilgilere vikipedi internet sitesinden ulaştım, gerçekten çok güzel anlatmışlar.Diğer ayrıntıları da kendim daha sonra anlatırım
|
 |
Akın Kurtoğlu
15 yıl önce - Cmt 19 Oca 2008, 03:20
| Alıntı: |
| Fındıkzade'ye inerken solda Çapa Anadolu Öğretmen Lisesi ve karşısında Şehremini Lisesi bulunmaktadır. |
Bu bölgenin en önemli binalarından birisi de, meşhur "Selçuk Kız Enstitüsü"dür. Günümüzde Meslek Lisesi'dir. Cumhuriyet döneminin en önemli ilim-irfan yuvalarından olan bu enstitü ile ilgili 1930'lardan itibaren gazetelere dahi geçen kıymetli çalışmalara rastlanmaktadır. Birçok bayan akrabamın mezuniyeti, zamanında bu enstitüden olmuştur...
Akın KURTOĞLU
|
 |
Ayseni Toker
15 yıl önce - Cmt 19 Oca 2008, 03:25
Fatih Çarşamba pazarı vardı, herkes toplanır, Çarşamba pazarına giderlerdi, bayram üstü hele, hem kalabalık olurdu, hem de herşey mağazada durduğu gibi dururdu. Biz 8 kuzen, belimizden kuşakla bağlanırdık ki, kaybolmayalım. Otobüsler tutulurdu çeşitli semtlerden, buraya gelmek için. Hatırladığım kadarıyla, itfaiyenin oradaydı yeri, halen orada mı acaba?
|
 |
sayfa 5  |
ANA SAYFA -> İSTANBUL - Haberler ve Sohbet
|