Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Selcuk Aral

15 yıl önce - Cum 14 Nis 2006, 15:29
İstanbul Fatih Sohbetleri


http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=3385

Sevgili WOW’cular !

Nedense bilmem, sitenin kurulusundan bugüne kadar bu kadar zaman gecmesine, Fatih hakkinda binlerce defa konusulup – tartisilmasina ragmen: Bu Istanbul gibi nerede baslayip nerede bittiginin tespiti basli basina problem olan, hem Istanbul’un hem de Türkiyenin en büyük kazasi hakkinda *Semtler bölümünde* hala ayrica bir baslik acilmamis. Bu sebepten bugün ilk adimda en iyi tanidigim *kendi dogup büyüdügüm köseyi ön plana alarak* yazip resimlememi, insallah bana hor görmezsiniz.



(+)




(+)


Sevgili Arkadaslar !

Yukarda görmüs oldugunuz cadde, Fevzi-Pasa-Caddesidir. Istanbul’un gerek Bizans gerekse Osmanli döneminde en eski ve önemli caddelerinden birisidir. Tarihi yarim-adayi ortasindan ikiye bölerek sehir disina *yani surlara* dogru uzanir ve Edirnekapi’da biter.

Tarihi yarim ada *tabani üzerine yatmis* yarim yumurta gibi, denizkenarinda (Marmara) olan Kumkapi-Yenikapi-Samatya vs. semtlerden ve daha sonra Aksaray-Vatan Caddesi olarak nispeten deniz seviyesinde kalirsada: Surlara dik (90°) olarak son derece dik bir cikis (yokus) yaparak önce Fevzi Pasa Caddesi daha sonra Carsamba, Cukurbostan (eskiden sarnic) ve Yavuz Sultan Selim Camisin’de en yüksek noktasina erisir. Ve oradan gene son derece dik bir yokuslada Fener-Balat’a inerek Halic’te tekrar deniz seviyesine ulasir.

Fevzi Pasa Caddesi ise sadece bununla kalmayip diger bir yokusada maruz kalan bir caddedir. Sultan Ahmet Meydanindan yani Ayasofya’dan baslayarak Divanyolu Caddesi, Beyazit, Macar Kardesler Caddesi (uzantisi Fevzi-Pasa) olarak Edirnekapiya kadar yavas-yavas fakat mütemadiyen yükselen bir caddedir ki: Kisa bir zamana kadar (simdiki durumu bilmiyorum) Istanbul’un en yüksek noktasi *ne Galata- ne Beyazit Kulesi* olarak burada bulunan (Edirnekapi) Mihrimah Sultan Camisinin minaresinin tepesi olarak kabul edilirdi.

Hoscakalin

P.S. Benim dogdugum ve büyüdügüm ev *Acelya Gelinlikleri* yazili bina idi.


Kani
15 yıl önce - Cum 14 Nis 2006, 17:04

Ben Edirnekapı Tekvursaray doğumluyum, ama 14 yaşımdan sonra, Fatih'e taşındık ve 27 yaşıma kadar, Balipaşa caddesinde (Akdeniz caddesinin orası) yaşadım, İstanbul'un en nezih semti olarak geçen Fatih, maalesef şindilerde berbat bir şekilde, İstanbul'un birçok yerinin bozulduğu gibi o güzelim ve İstanbul'un eskiden en büyük ilçesi olan Fatih ağlanacak durumda.

ecalimli
15 yıl önce - Prş 20 Nis 2006, 23:39
Fatih gerçek İstanbuldur


istanbul'un gerçekte neresi olduğunu öğrenmek için buraya gelin.Suriçi yani Fatih. Adını Fatih Sultan Mehmet'ten alan İstanbul'un en eski ve en nadide köşesidir bence.4 kusak bir Fatih'li (aslında KARAGÜMRÜKLÜYÜM)olarak buranın hemen hemen her yerinde gerçek İstanbu'a ait manzaralar görebilirsiniz.Balat'ından Fenere,Edirnekapısından KARAGÜMRÜĞÜNE,Balipaşasından Kıztaşına...daha sayılamayacak kadar güzel yerlere sahip bir yer.Eminim birçoğunuz bura hakkında yanlış ve kulaktan doğma bilgilere sahipsiniz.ama gerçek istanbul burasıdır,eğer buraları gezmek ve görmek fırsatınız olunca beni anlayacağınızı umuyorum..

birde söylemek istediğim birşey var ağızlarda dolanan bir replik var KARAGÜMRÜK YANIYOR diye.Karagümrük geçmişinde bugününw kadar delikanlılığıyla meşhur bir semttir. sakın ola şarkıya kanmayın derim.Gümrüğü bilenler ne demek istediğimi çok iyi anlayacaktırlar.bilmeyenlerde bir araştırsın sadece ne demek istediğimi eminim onlarda anlayacaktır.


Selcuk Aral

15 yıl önce - Cmt 22 Nis 2006, 11:47
Fatih




(+)




(+)


Fatih Belediye Başkanlığı binası


En son Selcuk Aral tarafından Cmt 22 Nis 2006, 19:19 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


yalper
15 yıl önce - Cmt 22 Nis 2006, 12:18

Nihayet, Akın abi ve tayfalari olarak sabirsizlikla bekledigimiz baslik Selçuk üstadimiz tarafindan baslatilmis bulunmakta, bu sayfanin çok zengin bir icerige sahip olacagini simdiden kestirebiliyorum, ozledigim yerleri gorme firsatina sahip olacagim icin simdiden gozlerim parlamakta..



Selcuk Aral

15 yıl önce - Pts 24 Nis 2006, 19:12



(+)


Selcuk Aral

15 yıl önce - Çrş 03 May 2006, 15:03



(+)


Aslinda ben bu resmi sadece *dondurmasina ve porsiyonunun büyüklügüne hayran kaldigim* bir dükkani hatirlamak icin cekmisdim. Daha sonra dikkat ettigimde: Fatih’te sanildigi *daha dogrusu adi ciktigi* gibi, sadece belli bir zümrenin yasamadigini: Resimde görülen iki kiz arkadas (veya kardes) gibi herkezin kendi yoluna gittigini gösterdigini farkettim.



Kani
15 yıl önce - Cmt 06 May 2006, 03:35

Alıntı:
birde söylemek istediğim birşey var ağızlarda dolanan bir replik var KARAGÜMRÜK YANIYOR diye.Karagümrük geçmişinde bugününw kadar delikanlılığıyla meşhur bir semttir. sakın ola şarkıya kanmayın derim.Gümrüğü bilenler ne demek istediğimi çok iyi anlayacaktırlar.bilmeyenlerde bir araştırsın sadece ne demek istediğimi eminim onlarda anlayacaktır.


Oralarda doğup büyüyen biri olarak ne demek istediğini, ben çok iyi anlıyorum, umarım bilmeyenler de biraz araştırırlarsa anlarlar, gerçek İstanbul'lu kimlerin ve İstanbul'un neresi olduğu birçok insan tarafından bilinmiyor zannediyorum.


ayşe sultan
15 yıl önce - Cmt 06 May 2006, 03:57

Ben de Fatihliyim!
Fatih'te doğup büyüdüm, çok güzel bir çocukluk dönemi geçirdim. Şimdiki gibi değildi tabii ki, çok nezih bir semtti, gerçi benim gözümde hâlâ öyle olan birçok mahallesi var..
Fatih İlköğretim okuluna gitmiştim 4. sınıfına kadar, zaten sonra taşındık. Çok güzel bir okuldur,İstanbul'un en iyi okullarından biriydi. Şu an ne durumda bilmiyorum.. Evimiz de Fatih camiinin yakınındaydı.
Çocukluk anılarımdan yâd ettiğim en güzel anılarımdan biri de, okul çıkışı abimin okulun girişindeki siyah çöp kutusunun önünde (niye özellikle çöp kutusu valla hatırlamıyorum )bekledikten sonra beraber eve giderken, Malta'ya çıkan kapının önündeki kuşlara yem vermek pahasına abimle kavga etmekti, bütün parasını alıyordum çocuğun
Alışveriş yapmaya hâlâ Fatih'e giderim, bunu Fatihliler çok iyi anlar


Akın Kurtoğlu

15 yıl önce - Cmt 06 May 2006, 05:09

                               FATİH, ÂH FATİH!...

Fatih, havasından mıdır, suyundan mıdır nedir bilinmez ama, mutlaka insanı cezbeder!... İlk bakışta belki İstanbul'un diğer semtlerinden farklı birşeyler görülmediği zannedilse de, uzun süre yaşayanlar için, Fatih'in eski sâkinleri için değişilmeyecek güzelliktedir. Kim ne derse desin, İstanbul'un merkezidir burası... Hangi sokağına girilirse girilsin, mutlaka geçmişten kalan ya bir anıt, ya bir ibadethâne, ya tarihî  bir yapı, ya bir sarnıç, ya da bir kalıntıyla karşılaşır insan...

Ağırlıklı olarak, mahalle sâkinlerinin evveliyatı çok eski İstanbullu sülâlelere dayanır. Birçoğu en az 50 senelik bir geçmişe sahiptir ki, hepsinin ortalaması asra tekabül eder herhalde. İstanbul'da tarihî eser yoğunluğunun fazla olduğu birkaç ilçeden biridir burası.

Şehrin ortasında olması sebebiyle, dışarıdan (Fatihli deyimiyle Surdışı'ndan) gelen tüm yolların kesişim noktasıdır. Merkez İstanbul'un en önemli üç caddesinin içinden geçtiği Fatih'in, Marmara ve Haliç olmak üzere, kuzey ve güneyde denize kıyısı mevcut, enteresan bir yerleşim şekli vardır.

Uzun bir süre ihmal edilse de, son zamanlarda tarihin derinliklerinden günümüze kadar ulaşabilmiş eski ahşap evleri elden geçirilmekte ve "Eski İstanbul" tâbir edilen döneme göndermeler yapılmaktadır.

(+)


(+)


(+)

Hırka-i Şerif'te, caminin karşısında günümüzde hâlâ dimdik ayakta durmaya devam eden bu eski ve naif ahşap Fatih evi, 1875 yılından itibaren (6 kuşak evvel) büyükdedelerimin, büyükannelerimin  oturduğu ev... Ve ben bu evden gurur duymaktayım...

İstanbul Suriçi'nin en önemli, lâkin hiç bilinmeyen eski eserlerinden birisi de, Fatih'te Yenibahçe'dedir. Burası, Mimarbaşı Koca Sinan'ın kendi parasıyla hayrat olarak yaptırdığı cami (daha doğrusu ilk yaptırıldığında mescid)dir. 1573 (Hicrî 981) yılında inşa edilen cami, 1918 Fatih-Cibali Yangını sonrasında harabolmuştur. Geriye sadece minaresi ayakta kalabilmiştir (Çocukluğumda bu minarenin etrafında az koşturmadım).

 


Birbirinden muhteşem eserlere imza atan Mimar Sinan'ın, ilk bakışta iddiasız gibi görünen bu nev-i şahsına münhasır eseri, 1976 yılında aslına oldukça benzer bir şekilde yeniden inşa edilmiştir. Ancak caminin üzeri, kubbe yerine kesme çatıyla örtülmüştür. Kendine özgü sâde bir mimârisi vardır. Klâsik Fatih mahalle camileri tarzındadır. Kışlık ve yazlık olmak üzere yanyana iki bölümlü ana kitle, hemen önünde yer alan avlu ve minareden oluşur. Duvarları taş ve tuğla olmak üzere karma şekilde örülmüştür. "Köşk Minâresi" ise kûfeki taşından inşa edilmiştir. Vakfiyesinde tespit edilen "Sıbyan Mektebi" günümüzde mevcut değildir. Parkın içinde kalmaktadır. Şimdi gelelim fotoğrafta görünen bu enteresan minaresinin özelliğine:

(+)


Caminin minaresi, Mimarân Sinan'ın o kendine özgü dehâsının bir eseridir. İçi tamamen boş bir silindir şeklinde inşa edilmiş olup, merdiveni ve şerefesi yoktur. Sekiz köşelidir. Müezzin, girişle aynı hizadaki kapısının açarak yapının içine girdikten sonra ezanı okumaya başladığı vakit, sesi minarenin içinde yankılanarak kuvvet kazanmakta ve bitim noktasındaki köşk tâbir edilen yerde mevcut bulunan sekiz adet pencereden, gittikçe artan bir yankıyla her yöne doğru yayılmaktadır. Ses birkaç misli artarak güçlenmektedir. O yılların şartlarına göre, doğal bir megafon görevi görmekte imiş... Minarenin üzeri minik bir kubbe ile sonlanmaktadır. Gerçi günümüzde hoparlör kullanılsa da, 1918 yangınına kadar olan 300 küsur sene boyunca minarenin hep bu özelliğinden faydalanılmıştır.

Sırf bu tarzdan insanı Fatih'e bağlayan eski yapılar bile, burada ikamet etmenin lezzetini tattırır insana... Beni Fatihli olanlar çok daha iyi anlıyorlardır, eminim...

İbrahim Akın KURTOĞLU



sayfa 1
123 ... 192021   sonraki »
ANA SAYFA -> İSTANBUL - Haberler ve Sohbet