1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2 |
 |
rabia-k
16 yıl önce - Sal 10 Ekm 2006, 16:22
Hayatın içinde Türk insanının pekçok değerini kaybetmediğini de görüyoruz sık sık. 1 saat kadar önce şehir merkezinde, yaşlı bir amca, yine orta yaşı geçmiş bir hanımı dolmuşa bindirirken, ısrarla eline birşeyler tutuşturmaya çalışıyordu, bayanda ısrarla "param var amca" diyerek almayı reddediyordu. Sonunda aldı ve dolmuşa bindi. Onları seyrederken çocukluğumu hatırladım, duygulandım. Birini yolcu ederken mutlaka otobüs, tren vb.bilet alınır, yola çıkan akrabanın eline zorla para tutuşturulur, yanına yolluk konurdu mutlaka. Ne mutlu bize ki şimdi de bu tür saygı, sahiplenme, nezaket unsurlarını görüyoruz toplumumuzda.
|
 |
rabia-k
16 yıl önce - Sal 10 Ekm 2006, 20:43
Türk insanı, hastası, cenazesi olan komşusunu, ahbabını yalnız bırakmıyor acısını paylaşmaya çalışıyor, acılı evde yemek pişmez diyerek günlerce yemeğini taşıyor , çocuğu, torunu olan komşusu, dostunu unutmuyor,hemen çam sakızı çoban armağanı neye gücü yeterse hediyesini alıp, hatta yanına da birşeyler örerek götürüyor, evlenenlere yine aynı şeyi yapıyor. İstisnalar haricinde yaşlısına ,yetimine, yoksuluna sahip çıkıyor. Yaşlılarımıza saygı genelde yerini korumaya devam ediyor. Taşrada tarım işleri yardımlaşarak kotarılıyor hala.
Daha aklıma gelmeyen ve bizleri birbirimize kenetleyen o kadar çok güzelliğimiz var ki kültürümüzde, iyiki de var, bunca problemin arasında bu güzelliklerde olmasa ne yapardı bu millet. Belki de bu değerler sayesinde toplumsal bir patlama yaşanmıyor ülkemizde.
|
 |
Necmettin K.
16 yıl önce - Prş 19 Ekm 2006, 12:59
Değerli kardeşim,açtığınız bu sayfa ve kaybolan değerleri yaşatmaya çalışmanızı kutlar,daha pek çok konularda insanlığa ve site kardeşlerimize yazma imkanı bulmanızı dilerim.
Kaybolan değerlerimiz ile ilgili bir kaç noktayı izah etmek isterim.
Günümüz insanlığı,ekonomik ve kişisel yalnızlığa mahkum olmaktadır.
Yaşlanan anne ve babalar çocuklarının kendilerini terketmelerinden,akrabaların ve komşuların vefasızlığından yakınmaktadırlar.
İnsanlar kendilerini sorgulayıp bu duruma nasıl geldiklerini iyice düşünmelidirler.
İmkanı variken ve sağlıklı zamanında,anne-baba,eş-dost,konu-komşu,fakir,yetim,yalnız,mecnun ve daha nice "yokmu bugün de benim bir hatrımı soracak" diyenlerin gönüllerini alamayanlar yalnızlığa ve değersizliğe mahkumdur.
İnsanları değerli kılan onların ne malları ve ne de makamlarıdır.İnsanları değerli kılan değerlerin onların şahsında dile gelmesidir.Yalnızları ziyaret ederek hatrın kendi vücudunda değer bulmasıdır.Eğlenmek ve nefsi davranışlar yerine manevi duygulara zaman ayırarak maneviyata değer vererek kendisinde onların kıymet bulmasına fırsat vermek,zulüm yerine onları filizlendirmek bahçesini bu güzelliklerle bezemek bahçeyi kıymetli kılmaktadır.
Aslında kıymetli olan ne topraktır ne de çiçek,onları kıymetli kılan bahçevanın davranışları ve niyetidir.Üstüne kainatın yaratıcısının ihsanını ve sevgisini de koyarsanız bahçenin ne hale geldiğini görürsünüz.
Tersinden bakarsanız,eğer bahçevan toprakla ve tohumlarla uğraşmasaydı bu güzellikleri yaşayamazdınız.İşte değerler böyledir,kendiliğinden ortaya çıkmaz,ortaya çıkan her sonuç ta değer bulmayabilir.
Eğer bizler manevi lezzetlerin farkında olsaydık,inanın dünyanın hiç bir anına değer vermez manevi lezzetlerin peşine düşerdik.
Çağımız kriz çağı.Ekonomik,siyasi,insani,psikolojik buhranlardan hep günümüzde daha çok bahsediliyor.Çocuklarımız psikolojik sorunlar yaşıyıorlar.Evlatlarımız kendilerinin yeterince değer bulmadıklarından yakınıyorlar.Anne ve babalarının ilgisizliklerinden şikayet ediyorlar.
İnanın bu konu da ciltler dolusu yazsam yine de bu konuyu halletmiş olamayız.
Çocuğuna kahvedeki kağıt destesi kadar değer vermeyen babaya ne demeli?
Evladına kuaför deki kadar zaman ayırmayan anne ye ne demeli?
Anne ve babasına müzik seti kadar değer vermeyen evlada ne demeli?
Aç komşusuna kedisi kadar değer vermeyene ne demeli?
İşçisine işyerinin aleti kadar değer vermeyene ne demeli?
Arabasına kasko yaptırıp,şoförüne sigorta yaptırmayana ne demeli?
Cemaatine vaiz verip,evladına hakim olamayana ne demeli?
Dünyayı öldürecek silah alıp,çocukları yaşatacak ilaç almayan devlete ne demeli?
Saygılarımla mutlu ,huzurlu ve değerli kalın.
|
 |
ArzU
16 yıl önce - Prş 19 Ekm 2006, 13:17
Bu başlığın altına maneviyata önem veren biri olarak yazmazsam olamazdı tabiki....
Yazılacak o kadar cok cümlenin icinde hem gözleri yormamak hemde daha fazla alan kaplamamak adına bu başlığa uygun bir kaç alıntı yapmak istiyorum geçenlerde bana gelen bir mailden..
...diyor ki yaşlı bir teyze :
" Zamane anneleri böyle oluyor, işte. Çocuk yetiştirmeyi yemek
yapmak sanıyorlar. Parayı bastırıp en donanımlı mutfakta en iyi malzemeleri
kullanırsa yemeğin mükemmel olacağını hayal ediyor, ortaya çıkan yemeğe
bakıp neden lezzetli olmadığını soruyor, kabahati mutfakta veya malzemede
arıyorlar. Kendilerine hiç kabahat bulmuyorlar. Halbuki elinin emeği, sabrı,
özeni olmadıkça lezzeti yakalayamazsın. Hele bir sarma sarsınlar da göreyim
ben onları. Bu kez de "o kadar emek verdim, kimseye yedirtmem" diye tutturur
bunlar. Sanki analarından böyle gördüler. Hayat kolaylaşıp hızlandıkça her
şeyin aynı kolaylıkla yapılacağını sanıyor bu zamane anneleri. Çocuklarını
da çabuk büyütmeye uğraşıyorlar. Onları hızlı yaşlandırdıklarının farkında
bile değiller.
Çocuk bu, yetiştiği ortamdaki insanlara anne babasına benzeyecek
elbet. Çocuk onlara benzemeye başladıkça anneler kendi beğenmediği yönlerini
çocuklarında görüp kızıyor, nerede hata yaptıklarını bulmaya çabalıyorlar.
İkinci çocukta ise o ilk heves kalmıyor da öyle kurtarıyor onlar
kendilerini.
Ne yazık ki, kızım da diğerleri gibi zamane annelerinden oldu.
Çocuğunu en iyi şartlarda, en iyi okullarda en iyi eğitim ile yetiştireceğim
diye tutturdu. Çocuğun almadığı ders kalmadı neredeyse. Bale, piyano, tenis,
yüzme dersleri yetmedi kolejlerde okuttu. Onunla birlikte ders çalışıp
sınavlara birlikte girdi sanki. Şimdi adı sanı duyulmuş kolejlerden birinde
okuyor. Ama hepimizden uzaklaştı. Derslerinden başka oyun bilmeyen soğuk
ağır biri oldu.
Mehmet Uhri "
Kendi değerlerimize ancak kendimiz sahip çıkabiliriz...İyi huylu, güzel ahlaklı gelenek ve göreneklerinden haberdar bir nesil yetiştirmek yine bizim ellerimizde...
Kim olduğumuzu ve nereden geldiğimizi unutmadığımız sürece "Yüz yıllardır bizi/bizleri bir arada tutan değerler " i asla kaybetmeyiz....
Selamlar
ArzU
|
 |
sonnur
16 yıl önce - Prş 19 Ekm 2006, 14:12
Aslında bayram deninlince insanların aklına tatil gelmesini pekte yadırgamıyorum.çünkü günümüz şartlarında iş hayatı ve yaşam şartları dahada ağırlaşmış durumda.İnsanlarda bu durumdan bunalıyor ve ilk fırsatta kafasını dinleyebileceği belki yanlız kalabileceği ortamlara ihtiyaç duyuyor.Bazı değerlerimizi kaybetmemizin sebebinin günümüzün yaşam koşulları olduğunu düşünüyorum.Aile içi kazıklar ve saygısızlıklar artmazsa,insanlar birbirine şüpheyle bakmazsa,malımızı ,canımızı rahatlıkla komuşumuza emanet edebildiğimiz günler geri gelirse eğer eski bayramlarımızda,ortamlarımızda,insanlarımızda geri gelecektir.
|
 |
neşetyıldız
15 yıl önce - Cmt 29 Eyl 2007, 15:06
Bayramların Dünya İnsanlığına ve Bizlere Sağladığı Katkılar
Bayramların, inanan ve inanmayan insanlar için birlik,beraberlik,kardeşlik,dostluk,sıcak ilgi,hoşgörü,hatırlanma ve daha çok faydaları vardır. Her yıl bayramlar bizlere akrabalarımızı,arkadaşlarımızı ve unuttuğumuz bazı insanları hatırlatır.Bayramlar insanlar için umut kaynağıdır ,herkes bu günleri sabırsızlıkla bekler, çünkü kaynaşmalar,gülümsemeyi unutmuş olanlara gülmeyi hatırlatmalar hep bu günde oluyor ,küskün olanlar, hatta kan davalı olanlar bile bu günlerde barış yapıyorlar,Bayramlar dünya insanlığı için dostluk köprüsüdür, her milletten insanların kaynaşmasını sağlıyor, çeşitli kutlama mesajları gönderiliyor ,bu arada bayramları anlatırken vazgeçilmez olan, Bayram Şekerinide anlatmadan geçmeyeceğim bu adet bizim kültürümüzde sıcak dostluğu sevgiyi ve ikramı anlatıyor, şeker bizim için çok şeyler ifade ediyor nice bayramlara hayırlı bayramlarınız olsun.
|
 |
sayfa 2 |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|