Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Nuh'un Gemisi Ağrı'da mı, Cudi'de mi?
123 ... 121314   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 1

Nuh'un Gemisi Ağrı'da mı, Cudi'de mi?
Ağrı (Ararat) 36.5%  36.5%  [69]
Cudi (Doğubeyazıt) 25.9%  25.9%  [49]
Bir fikrim yok 37.6%  37.6%  [71]
Toplam Oy : 189

sabahattin kayış

12 yıl önce - Pzr 09 Nis 2006, 14:00
Nuh'un Gemisi Ağrı'da mı, Cudi'de mi?


Denetçi arkadaşlar,: Forumdaki arama motorunda bulduğum iki başlık haber niteliğinde ben ise Kutsal kitapların ve bilim adamlarının yorumları ile bir gerçeği vurgulamak ve arkadaşların da bu konu hakkında ön yargılarını bir oylama ile sınamak istiyorum,..

Nuh'un Gemisi Ağrı'da mı, Cudi'de mi?
Yoksa jeopolitik nedenlerle mi bir gerçek saklanıyor..

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=6889


sabahattin kayış

12 yıl önce - Pzr 09 Nis 2006, 14:01

NUH'UN GEMİSİNİ AĞRI DAĞINDA ARAMAK sizlere mantık dışı gelmiyormu, bir gemi su seviyesinden çok çok yüksek bir dağa nasıl oturabilir? Çocukluğumda hep en yüksek Ağrı dağı belki doğrudur diye düşünmüşümdür ama daha sonra bir gemi dağa mı tırmanacak dedim ve bu düşüncemin yanlış olduğu sonucuna vardım...

Ronald Wyatt ve Yrd. Doç. Dr. Salih Bayraktutan'a göre ise, gemi büyük bir ihtimalle Ağrı silsilesi içinde bulunan Doğubeyazıt'taki Cudi tepesinde.

Gemi mi, çamur mu?
Herkes kendisine göre birşeyler söyleyip, gemi ile ilgili yorumlarda bulunurken, Doğubeyazıt'ta bulunan gemiye benzeyen kara kütlesinin Nuh'un gemisi konusundaki sırrı büyük ölçüde çözdüğü birçok bilim adamı tarafından iddia ediliyor. Yani bilim adamlarına göre, çekilen uydu fotoğrafları, yapılan arazi taramaları geminin burada olma olasılığını kuvvetlendiriyor. Doğubeyazıt'taki Cudi tepesi denilen mevkide bulunan kütle, ilginçtir, Tevrat'taki ölçülere de uyuyor. Tevrat'ta geminin boyutları 300 arşın uzunluğunda, 50 arşın genişliğinde, 30 arşın yüksekliğinde olarak geçiyor. Bulunan kütlenin boyutu ise 160 metre uzunluğunda, 60 metre genişliğinde ve 5.6 metre yüksekliğinde. Cudi tepesinde bulunan kütlenin asırlar içinde tortularla kaplandığı, boyutlarının değiştiği dikkate alındığında ölçülerdeki yakınlık dikkatten kaçmıyor.

Amerikalı bilimadamı Ronald Wyatt bir ara Nuh'un gemisinin kalıntılarını bulduğunu açıkladı.
Wyatt'ın açıklamaları göre Nuh'un gemisi muazzam fırtınalara dayanacak teknolojide özel bir plana göre yapılmış.

Amerikalı Arkeolog, deniz seviyesi ve dağlar üzerinden yaptığı hesaplamalardan sonra, Nuh'un gemisinin CUDİ DAĞI'NDAN başka bir yerde olamayacağını anladığını nitekim araştırmaları sonucunda geminin kalıntılarını bulduğunu açıkladı.

Araştırmalardan önce ilahi kitaplarda geçen Tufan kıssalarını inceleyen Wyatt,
Kuran-ı Kerim'de HUD SURESİNDE geçen *36-37-44-48.* Ayetlere özel ehemmiyet vermiş:


sabahattin kayış

12 yıl önce - Pzr 09 Nis 2006, 14:03

Ağrı Dağı'nın volkanik bir dağ olmasına rağmen bir çok yabancı bilim adamının Nuh'un gemisinin ısrarla Ağrı Dağı'nda bulunduğunu ileri sürmelerindeki sebepler

1-İncili doğrulamak, dolayısıyla Kuran-ı Kerim'i yalancı çıkarmak
2- Ve de buraların Ermeni toprağı olduğunu ispatlamak.
Araştırma yapanların yüzde 70'inin Ermeni asıllı olması da bu iddiayı doğruluyor.

Bu durumdan şüphelenen Prof. Dr. Tolga Yarman şunları dile getiriyor:
"Ağrı Dağı'nda Nuh'un gemisini arama çalışması aslında dağa yerleştirilmesi amaçlanan lazer toplarının yerini belirleme çalışmasıdır. Bir istavrit kılçığına rast gelinmiş midir? Böyle birşey yoksa bence Nuh'un gemisini Ağrı'da aramakla, ayda aramak arasında bir fark yoktur."

Bunun için gemi bulunsa dahi söylemezler...




onur35
12 yıl önce - Pzr 09 Nis 2006, 14:14

Alıntı:
NUH'UN GEMİSİ DİNAR DA MI?

Antik çağda Dinar'da bastırılan sikkelerin üstünde bulunan gemi figürü ve Nuh adı, bugüne dek Ağrı Dağı'nda olduğu sanılan Nuh'un gemisinin Dinar'da olabileceğini gösterdi


Roma döneminde bastırılan dört ayrı bronz sikkenin bulunması, Nuh'un gemisinin bugüne kadar bilindiğinin aksine Ağrı Dağı yerine Afyon'un Dinar ilçesindeki 2 bin 250 metre yüksekliğindeki Kumalar dağında olduğu şüphesini doğurdu.

ŞAŞIRTICI
Türkiye'de sadece üç kişi olan nümizmatlar (para bilimci) arasında yer alan ve birçok araştırmaya imza atan Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi arkeologlarından Melih Arslan tarafından incelenen ve Roma döneminde M.S. 193-253 tarihleri arasında Apemeia (Dinar) kenti için bastırılan 4 adet bronz sikkenin ön yüzünde "Nuh" yazısı ile içinde insanların bulunduğu gemi figürü yer alıyor. Anadolu antik kenteri için bastırılan sikkeler, o kentin önemli bir eserini ya da olayını konu almasıyla biliniyor.

Bronz sikkeleri inceleyen ve tezini uluslararası kuruluşlara gönderen arkeolog Melih Arslan, keşifle ilgili şunları söylüyor: "Bugüne kadar Nuh'un gemisinin, tufandan sonra Ağrı dağının zirvesine inmiş olduğu düşüncesi kabul görüyordu. Fakat Dinar sikkeleri üzerinde, Nuh adının geçmesi ve geminin betimlenmiş olması önemli ve şaşırtıcı bir gelişme. Sikkeler devlet tarafından basılmış oldukları için resmi bir belge niteliğinde. Nuh gemi figürü, Roma İmparatorluk Çağı Anadolu şehir sikkeleri içerisinde yalnızca Phrygia Apameia'sının(Dinar) sikkelerinde görülmektedir. Nuh'un gemisi betimlemesine, ne eski Yunan, ne de başka bir Roma sikkesinde şimdiye kadar rastlanmamıştır. "


www.dinar.org

O her yerde...  


sabahattin kayış

12 yıl önce - Pzr 09 Nis 2006, 14:25

Alıntı:
Bronz sikkeleri inceleyen ve tezini uluslararası kuruluşlara gönderen arkeolog Melih Arslan, keşifle ilgili şunları söylüyor: "Bugüne kadar Nuh'un gemisinin, tufandan sonra Ağrı dağının zirvesine inmiş olduğu düşüncesi kabul görüyordu. Fakat Dinar sikkeleri üzerinde, Nuh adının geçmesi ve geminin betimlenmiş olması önemli ve şaşırtıcı bir gelişme. Sikkeler devlet tarafından basılmış oldukları için resmi bir belge niteliğinde. Nuh gemi figürü, Roma İmparatorluk Çağı Anadolu şehir sikkeleri içerisinde yalnızca Phrygia Apameia'sının(Dinar) sikkelerinde görülmektedir. Nuh'un gemisi betimlemesine, ne eski Yunan, ne de başka bir Roma sikkesinde şimdiye kadar rastlanmamıştır. "


Nuh'un gemisinin bir sembol olarak para üzerinde kullanılması çok doğaldır,
bu bir haritamıdır ki, delil olarak kabul edilsin..
Şimdi olağanüstü büyük bir olay olsa (tufan gibi) ve dünya ve tümüyle dümdüz olsa ve 3000 yıl sonra İstanbul'da yapılan kazılarda yapılan incelemeler sonunda bulunan kağıt paraların üzerinde Efes antik kentinin resimleri var diye Efes antik kenti İstanbuldaymış mı diyeceğiz...
Bu iddiayı hiç ciddiye almıyorum..


Vedat Erzurum

12 yıl önce - Pzr 09 Nis 2006, 14:33

Evet, tarih boyunca insanlarda geniş meraklar uyandırmış esrarengiz bir konu..
Onur35 in bir önceki açılan konu başlığında yaptığı alıntıyı dikatle okudum ve anladım ki o alıntıda Nuh Tufanı ve Nuh Gemisi yalnızca bir hayal mahsulü, aslında verilmesi gereken başka bir mesajın anahtarı gibi gösterilmeye çalışılmış.
Çok sağlam kaynaklar kullanılarak yapılmamış bu. Diyelim ki yoktu, pekela neden müslümanı, hristiyanı. yahudisi ve diğer dinlerden olan bir çok insan inanıp onu aradı? Yani bu yazılanları onlar düşünemediler mi?
Ben o Geminin varlığına sonuna kadar inanıyorum ama nerede olduğu hakkında gerçekten net bir şey düşünmek zor. Fakat Cudi dağında olma olasılığı beni de hep düşündürüyor..



onur35
12 yıl önce - Pzr 09 Nis 2006, 14:42

Ayrıca 22 Temmuz 2003 tarihli haber; Karadeniz’de Nuh’un Gemisi operasyonu
NTV

Alıntı:
Sözkonusu uygarlıkların, 7500 yıl önce Karadeniz’in yükselmesiyle sular altında kaldığını vurgulayan uzmanlar, bu olayın kutsal kitaplardaki ‘Nuh’un Gemisi’ efsanesiyle ilgisini de araştıracaklar.

Arkeolog Fredrick Hiebert, 1994 yılında Türkiye’nin Karadeniz kıyılarında su altındaki antik uygarlıklara ait kalıntıları incelemek üzere bir araştırma gezisine çıkmıştı. Bu gezide yöre halkı da Karadeniz’in derinliklerinde “bir şeyler” olduğuna dair hikayeler anlatmıştı. Bir kaç yıl süren öncü araştırmalardan sonra, Karadeniz’in oksijensiz derinliklerinde batıkların ve hatta mumyalaşmış insan kalıntılarının olduğuna kanaat getiren Hiebert, asıl araştırmayı başlatmaya hazırlanıyor.

Karadeniz günümüzden 7500 yıl önce, tatlı su iken meydana gelen büyük bir deprem ve artçı sel felaketleriyle tuzlu su doldu. Bunun sonucunda bir çok canlı ölürken kıyı bölgeler de sular altında kaldı. Bazı bilimadamları bu sel felaketinin kutsal kitaplardaki ‘Nuh’un Gemisi’ hikayesi ile bağlantılı olabileceğini savunuyor. Hiebert’in amacı da zaten bu sel felaketinden sonra sulara gömülen Karadeniz uygarlıklarını ve bu felaketin kutsal kitaplarla bağlantısını ortaya çıkarmak.

NUH’UN GEMİSİ SUYÜZÜNE ÇIKACAK       Şimdilik oldukça tartışmalı olmasına karşın, bu ekspedisyon ‘Nuh’un Gemisi’ ile ilgili ipuçları verebilir. Bilimadamları, günümüzden 7500 yıl kadar önce, tüm dünyadaki suların yükselmesi sonucunda Akdeniz’in taştığını ve Marmara’yı aşarak bir göl olan Karadeniz’i doldurduğunu düşünüyor. Deyim yerindeyse bu sel felaketi, suları o derece yükseltti ki, Karadeniz 160 metre kadar yükseldi ve 160 bin kilometre kare kadar alan (Türkiye’nin 5’te biri) sular altında kaldı. Yakın zamana kadar bilimadamları bu selin 9000 yıl önce meydana geldiğini ve uzun bir zaman diliminde gerçekleştiğini düşünüyorlardı. Ancak deniz jeoloğu Walter Pitman ve William Ryan, 1997’de, bu selin 7150 yıl önce ve aniden meydana geldiğini kanıtlayan makalelerini yayımladılar. Bu makale bilim dünyasına bomba gibi düştü ve dikkatleri kutsal kitaplardaki ‘Nuh Tufanı’na çevirdi. Bilimadamları, her ne kadar doğal bir olayın antik metinlerle açıklanmasına ehemmiyet vermeseler ve Nuh’un Karadeniz’de değil Mezopotamya’da yaşadığına dikkat çekseler dahi, 27 Temmuz’da Sinop’tan başlayacak bu ekspedisyona şimdiden ‘Nuh’un Gemisi’ adı takıldı bile.


Nuhun gemisiyle ilgili farklı görüşler var. Eğer gerçekten böyle bir olay varsa kesinlikle mezopotamyada yaşanmıştır.


sabahattin kayış

12 yıl önce - Pzr 09 Nis 2006, 14:58

Alıntı:
Ben o Geminin varlığına sonuna kadar inanıyorum ama nerede olduğu hakkında gerçekten net bir şey düşünmek zor. Fakat Cudi dağında olma olasılığı beni de hep düşündürüyor..


Bu konuda, İncil ile Kur'an arasında ihtilaf var, tevrat ta ise bu konuda Ararat dağları diye zikredilir, hristiyanlar araratı tek bir dağ (Ağrı) gibi kabul ettikleri için olay burada tıkanıyor, Ağrı Cudi birbirlerine yakın yerler, oysa hepsini Ararat dağ silsilesi olarak kabul edilirse üç kitap da doğruyu işaret ediyor olacak..




Ağrı Valiliği sitesinden alıntı
Alıntı:

"AĞRI" ADI NEREDEN GELİYOR
Ağrı dağının adı zaman zaman değişik söylenmiştir.

Çeşitli tarihlerde Ağrı' ya Argı, Han Argı, Argurı, Arkuru, Ark dağı, Argı dağı denilmiştir.  Selçuklular buraya yerleştikten sonra Eğri dağ, bilahare Ağrı dağ adını aldı. Zamanla Ağrı dağı, şekline dönüştü. Halk bazen Kire / kıra olarak da ad vermektedir.1938'den beri Ağrı İli sınırları içindeki Türkiye?nin bu en yüksek dağı olan Ağrı dağına izafeten AĞRI olarak isimlendirilmektedir.

"Urartu" adının bu kavme, güneydeki Samiler tarafından verildiği ve bunun "Ur-Ar-tu" (Yukarı ülke, yüksek memleket) manasına geldiği ileri sürülmektedir. Hatta bu isimdeki "Ur" (yukarı, yüksek) kelimesinin Sümerce'den geldiği ve Akadlılarca Dicle- Fırat yukarılarının "Yukarı memleket" manasına böylece anıldığı kanaatine varılmıştır. Bu yüzden, Urartu ülkesinin en yüksek dağlarına da "Ararat dağları" isimleri verilmiş bulunuyor. Sonradan Musevilerle, Hıristiyanlar; Tevrat' tan alarak bu adı Ağrı Dağına alem etmişlerdir.

Küçük Arsaklı devleti zamanında memleket başlıca 15 eyalete ayrılmış; bunlardan  hükümdarların yazlık ve kışlık başkentlerinin bulunduğu yukarı Aras boyu ve Ağrı Dağı   çevresinde ARARAT eyaleti adı verilmiştir.

Anlaşılacağı gibi, Ararat, Ağrı dağının adı değil, bu bölgenin Urartu ve Arsaklılar  zamanındaki adıdır. Ağrı dağının eski Türkçe'de "yüksek" anlamına gelen ağrı ve ağru  kelimesinden geldiği öne sürülmektedir. Ayrıca ağrı kelimesinin Arapça'da "muhteşem" anlamındaki ağra ile ilgili olduğu da belirtilmektedir. Bu adlar, zamanla söylene söylene halk arasında Ağrı Dağı olarak benimsenmiştir.


sabahattin kayış

12 yıl önce - Çrş 12 Nis 2006, 14:06

Nuh'un gemisini araştırıken güzel bir yazı buldum
ve şiirsel bir havayla sizlerle paylaşmak istedim..


Anadolu küçük tufanlar yaşıyor.

İnsanın projelendirdiği,
mühendislerin tasarladığı tufanlar.
Fırat, tufana dönüştü.
Kuşlar, memeliler, kıyısından sürülen insanlar,
kıyısında iz bırakan uygarlıklar için.
Artık Fırat nehri yok.
Uzun, koca bir baraj gölü eski nehir.
Son tufanı Dicle bekliyor.
Hasankeyf bekliyor.
Dicle ölüm hükmünü DSİ'den aldı.
Nehir ölünce elektrik olacak.
Kuşlar, memeliler ölecek,
elektriğimiz olacak.
Hasankeyf gömülünce,
uygarlığın ilk izleri sulara karışınca,
daha aydınlık olacağız.

Nice aydınlık günlere...

Başlık atarken demiştim ki
Alıntı:
Kutsal kitapların ve bilim adamlarının yorumları ile bir gerçeği vurgulamak ve arkadaşların da bu konu hakkında ön yargılarını bir oylama ile sınamak istiyorum,..



Evet önyargı veya inandıklarınzla, bütün bu yorumları okuduktan sonra düşüncesi değişen arkadaşlarımız var mı? samimiyetle yorumlarınızı bekliyorum...

Ağrı mı, Cudi mi ?


En son sabahattin kayış tarafından Prş 13 Nis 2006, 00:27 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Husnu Kursun2
12 yıl önce - Çrş 12 Nis 2006, 16:17

Nuhun gemisinin var oldugundan bile supheliyim. Bilimsel acidan bakacak olursak, oyle bir olayin gerceklesmesi olasi bir sey degil.



sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
123 ... 121314   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET