1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 6  |
| Okullarda yükselen şiddet dalgasında sizce en büyük rol hangisinin? |
| Göç ve ekonomik sorunlar |
 
|
13.9% |
[37] |
| Aile içi sorunlar |
 
|
15.4% |
[41] |
| Şiddet içeren yayınlar |
 
|
14.7% |
[39] |
| Silah edinmede denetimsizlik |
 
|
1.5% |
[4] |
| Cezaların yeterli olmaması |
 
|
7.9% |
[21] |
| Hepsi |
 
|
41.0% |
[109] |
| Hiçbiri |
 
|
4.9% |
[13] |
| Fikrim yok! |
 
|
0.8% |
[2] |
|
| Toplam Oy : 266 |
|
 |
sıdıka bilgiç
16 yıl önce - Cmt 07 Ekm 2006, 16:43
Çocuk şiddeti evde öğrenmeye başlıyor.Ekonomik koşullar nedeniyle çalışan ailelerin çocuğu ile ilgilenmemesi çocuk derdini anlatmaya çalıştığında " çok yorgunum başka zaman " diyerek baştan savan, eline para tutuşturup sorunu çözdüğünü zanneden ya da her defasında şiddet uygulanarak sindirilmiş çocuğun da dışarı da problemlerine çözüm aramaya başlaması doğal.
Çocuklarla uğraşan bir kişi olarak en sık karşılaştığımız problem bu konu. Çocuk karşısında kendisini dinleyecek, fikirlerine önem verecek birilerini arıyor.İşte anne baba olarak, öğretmen olarak bunu yaparsak sorunların azalacağına inanıyorum.Dayak ,ceza en son çare diyebilirim.
|
 |
MISTIK
16 yıl önce - Cmt 07 Ekm 2006, 17:13
19.08.2000 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “Sokakta Yaşayan ve Sokakta Çalıştırılan Çocukların Korunması Suretiyle Kamu Esenliğinin Sağlanması ile İlgili Güvenlik Kararına” uymamak sucundan bu çocukların ailelerine HAPİS veya PARA CEZALARI veriliyor..
....(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis cezası verilir.
.... Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali.
Madde-233.– (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikâyet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Velâyet hakları kaldırılmış olsa da, itiyadî sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da onur kırıcı tavır ve hareketlerin sonucu maddî ve manevî özen noksanlığı nedeniyle çocuklarının ahlâk, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan ana veya baba, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
http://209.85.129.104/search?q=cache:h2nh4LLjvIgJ ...lr=lang_tr
.........................................................................................................................
BENİM MEDENİ KANUNDAN BULDUĞUM BU KONULARLA İLGİLİ MADDELER ÇOK AÇIK..
demekki birileri görevini yapmıyor,okul aile birlikleri,okul idareleri görevini yapmıyor.okullarda suç işleyen çocukların AİLELERİNİ İLGİLENDİREN Bİ ÇOK YASA MADDESİ VAR.
disiplin konusunda hoşgörü olmamalı.
öğrenci zırt-pırt affedilmemeli.hem kendisi hemde ailesi SAVCI,YARGIÇ KARŞISINA çıkacağını bilmeli.
hatta bu okullarda şiddet olaylarına sebep olan çocukların ailelerine yeni YAPTIRIMLAR bile getirilebilir.mesela okulda suç işleyen bir çocuğun ailesi EMLAK VERGİSİNİ 5 kat fazla ödemeye mahkum edilebilir.
yüksek para cezaları konabilir.
BİZİM MİLLET İŞİN UCU PARAYA DAYANINCA DEĞİŞİR,KORKAR.
çok çok sorunlu aileler eğitim programına alınabilir.
bu konularda aslında çok şeyler yapılır.ama herkes oturup susuyor ve sadece seyrediyor.yumurta kapıya dayanmadan bişey yapmayız biz zaten.
|
 |
Mine Beyaz
16 yıl önce - Cmt 07 Ekm 2006, 18:46
Aslında daha önceki yazılara baktığımda söylenebilecek herşeyin söylenilmiş olduğunu gördüm (yani yine geç kaldım! ) ama olsun, ben de bir iki düşüncemi yazmadan geçemeyeceğim.
Okullarda artan şiddeti tek bir nedene bağlayabilmek cok zor. Bence ana neden göçten doğan bir yere ait olmama duygusuyla birlikte ekonomik güçlükler altında ezilen, aile içi ilgi ve eğitimden yoksun, kendine dışarıda ilgi arayan ve tüm çabalarina rağmen ne aileden ne arkadaşlar tarafından ilgi görmeyi basarmamış gençlerin kişilik savaşı.
Genç bir insan en beğenilmeye sevilmeye gereksinimi olduğu bir dönemde bir de evde şiddet, medyada şiddet görünce çareyi kaba kuvvetle üstünlük sağlamakta buluyor. Bir nevi kahramanlık arayışı. Uzaklarda olduğum icin Türkiye’deki olayları tam izleyemiyorum (ve umuyorum böyle bir kavram gelişmemiştir) ama en azından Amerika’daki gibi ‘çete’ olaylarımızın olmadığına şükretmeliyiz diye düşünüyorum. Cünkü buralardaki olaylarda bir de gençler arası kamplaşmalar ve sadece kızgınlıktan değil, bir de çete üstünlüğünü ispat edebilmek için, yani bir çeşit zevk icin çıkarılan kavgalar, bıçaklamalar, hatta kurşunlamalar var. Amerika’da gençlere genellikle ‘masumiyetini ispat etmemiş suçlular’ gözüyle bakıldığından ve gençlere yönelik bir çok cezanın sorunu çözemediğini gördüğümden, bu konuda cezaların da pek bir çare olduklarını sanmıyorum.
Ben medyanin tek başına neden olduğuna inanlardan da değilim, zira ilgi ile mutlu bir aile ortamında yetişmiş çocukların eğriyle doğruyu, fantaziyle gerçeği birbirinden ayırmalarının daha kolay olduğunu düşünüyorum. Ama pek sevilen Mafia dizilerinin de şiddet kullanmayı kafasına koymuş bir gence yol gösterdikleri göz önünde bulundurulursa bir neden değil ‘kötü örnek’ denebilir kanısındayım.
Cözüm nedir bilebilmek zor ama belki aile eğitimi programlarını arttırmak; gençlerin boş zamanlarını dolduracak spor olanakları yaratarak enerjilerini bu yöne kaydırmak; gençlere yönelik iş sahalarını arttırmak ve onların hem ekonomik sorunlarını biraz azaltmak hem de bir birey olduklarını hissettirmek olabilir diye düşünüyorum.
|
 |
m.enver
16 yıl önce - Cmt 07 Ekm 2006, 23:14
| Alıntı: |
| Okullarda artan şiddeti tek bir nedene bağlayabilmek cok zor. Bence ana neden göçten doğan bir yere ait olmama duygusuyla birlikte ekonomik güçlükler altında ezilen, aile içi ilgi ve eğitimden yoksun, kendine dışarıda ilgi arayan ve tüm çabalarina rağmen ne aileden ne arkadaşlar tarafından ilgi görmeyi basarmamış gençlerin kişilik savaşı. |
Buna aile içi şiddetide eklemek gerekir sanıyorum.Aile içinde sevgiden yoksun ve şiddete maruz kalmış öğrencilerin önünde iki yol var.Ya içlerine kapanıp silik bir hayat yaşayacaklar ya da aile içinde bastırdıkları kişiliklerini okullarda şiddete baş vurarak ispatlamaya çalışacaklar.
Tabi ki okul içerisindeki çok büyük olmayan bir gruptan bahsediyorum.Ancak davranış itibariyle etkili olan grup.Kendi halindeki büyük çoğunluğun çok fazla bulaşmak istemediği sadece seyrettiği küçük bir grup.Cezalandırırsanız daha fazla ön plana çıkmasını sağlarsınız.Kahramanlaştırırsınız. Fiziksel suçların haricinde ceza çözüm değil.Çözüm ne? Aileden başlayan aileyide içine alan eğitim.
Orta öğretim yaş grubundaki öğrenci sayısını düşündüğünüz zaman olayın önemi daha çok ortaya çıkıyor.Bu grubun mutlaka kazanılması gerekiyor.Ama sadece üniversiteye kilitlenmiş bir kitleyi nasıl kazanırsınız?Aile,okul ve çevre genellikle üniversite endeksli gelecek pompalıyor.Sınava girenlerin kaçı kazanıyor? %10-15 Ya diğerleri? Gelecekleri belirsiz ve kayıp olanlar.Bu öğrenciler genellikle ellerinde bir lise diploması olsun diye geliyorlar okula daha çok aile zoruyla.
Bu şartlarda okula gelirseniz ne yaparsınız ? %25-30 luk bir grup üniiversiteyi kazananlar kervanına katılabilmek için çabalıyor.% 60-65 lik grup durumu idare edip sadece diploma peşinde koşuyor.Bunun ispatı Anadulu lisesi ve öss' den matemetik ve fen sorularından sıfır (0) çeken öğrenci sayısının çokluğu.Geriye kalanlar ise hem ailece hem de birey olarak kayıp olan grup. Okullarda her türlü illegal yollarla kendisini isapat etmeye çalışan grup.60 kişilik sınıflar ve birkaç yılda bir değişen eğitim sistemimizden daha ne bekliyorsunuz ki.Bir de bunlara okulları disiplin sistemini kökünden sarsan veli şikayetlerini dahil ederseniz bugünkü manzara hiç de sürpriz değil.
Eğitim sistemimizi 8 yıllık temel eğitimden sonra bireysel farklılıklara göre düzenlemediğimiz, ilköğretime başlayan her öğrenciye üniversite adayı olarak baktığımız,çocuğumuzun üniversite öğrenimi yapamayacağı bu sebeple mesleki eğitime yönelmesi gerektiği söylediğinde hazımsızlık yaptığımız, eğitimdeki fırsat eşitsizliğinin en büyük sebebi olan özel dershaneleri ortadan kaldırmadığımız ve siyasilerin okulları propaganda aracı gördüğü sürece çözümsüzlük devam edecektir.Ve biz bu şiddet manzaralarını daha çok göreceğiz. Saygılr.
|
 |
sevil ege
16 yıl önce - Pzr 08 Ekm 2006, 05:36
Dayak yiyerek büyüyen çocuk şiddete eğilimli olur.. Evde yediği dayağın acısını o da okulda kendinden güçsüzleri döverek çıkarır.. Tıpkı kocadan dayak yiyen annenin acısını çocuklarını döverek çıkartması gibi.. Balık baştan kokar..
Okullarda ki disiplin yönetmeliğinin tekrar gözden geçirilmesinin gerekliliğine katılıyorum.. Biz öğretmenlerimizi sokakta gördük mü 20metreden selam dururduk.. Bir saygı vardı.. Şimdi gençler "Hocamm akşam takılacaz sende gelsene" "Dışarda görüşürüz Hoca", "Kız kardeşine selam söyle Hoca" diye konuşuyorlar.. yazık ki ne yazık...
|
 |
candaş kaptan
16 yıl önce - Pzr 08 Ekm 2006, 10:00
Bu sorunun kaynağı tek bir meseleye bağlanamaz. Öncelikle çocuğun yetişmesinde birinci rol ailenin. Aile içindeki düzensizlik, sevgisizlik, eğitimsizlik vb. sorunlar çocuğun ilk olumsuz çevre şartlarıdır. Okul içerisinde de sınıfların kalabalıklığı bu kalabalıklığa bağlı olarak öğretmenin öğrencilerle yakından ilgilenememesi, öğretmenlerin bazılarının maalesef yeterli pedegojik bilgiye sahip olmaması, eğitim sisteminin sürekli sınavlarla yüklü olması, müfredatın çok ağır olması gibi meseleler okullardaki şiddeti ve sıkıntıyı yaratan sorunlardır. Çocuklar ve gençler okulları bilgi alacakları, öğrenecekleri ve hayata hazırlanacakları bir yer olarak değil stres yuvası olarak görmekteler. Elbette haklılar çünkü ortalama on beş çeşit dersten geriye ne zaman kalıyor ne de hayat. Tabii televizyon programlarının da olumsuz etkisini unutmamak gerekir.
|
 |
Gülümhan
16 yıl önce - Cum 01 Arl 2006, 10:09
Eğitim öncelikle ailede başlar ve toplumda şekil alır. Bu yüzden çocuğun okul öncesinde alacağı eğitim çocuğun ilerideki gelişimini önemli düzeyde etkileyecektir. Ailesinden ilk eğitimini doğru şekilde alan bir çocuk herzaman için kendini daha iyi geliştirir. Ama çocuğa hata ''yaptığında aaa çok ayıp'', '' falancanın kızı/oğlu bak nasıl'' gibi yanlış yaklaşımlarda bulunursa anne ve babalar o çocuk önemli derecede etkilenir. Okullardaki şiddette buna doğru orantılıdır. Çoğu öğretmenimiz anne ve babadır aynı zamanda. Tv kanallarındaki filmler, edinilmiş yanlış hobiler, ailenin içinde yapılan yanlış yönlendirmeler, çocuğun yaptığı her hatada şiddete başvurulması, çocuğun asi, hırçın, agresif tavırlar sergilemesine yol açar. Bir eğitimcinin şiddete başvurmasını tamamen ruhsal sorunlara bağlıyorum. Bu ruhsal sorunlarda aile içi sorunların günlük yaşantıya yansımasıdır. Bence eğitimcilerimiz seçilirken, yetkililerimizin biraz daha seçici davranması gerektiğini düşünüyorum.
|
 |
tuba h
16 yıl önce - Cmt 02 Arl 2006, 11:59
Şiddet eskidende vardı şimdide devam etmekte fakat şiddetin tarzı değişti yumrukların,tahta sopaların kemerlerın yerini silahlar ve bıçaklar aldı.Silah çıktı mertlik bozuldu. derler ya..O zamanlar güçlü olduğunu kanıtlamak isteyen delikanlılardı şimdikıler ise bir hiç uğruna kendını heba eden gençlerimizle etrafımız doldu. Kan dökmek bir çözüm değil medyanın bunları göstererek kötü örnek teşkil ettiğini ve özendirdiğini düşünüyorum.
|
 |
osmancık
16 yıl önce - Cmt 02 Arl 2006, 17:36
sevgisizlik.
değerden yoksunluk.
rol aldıkları modeller.
kendini kanıtlama ihtiyacı.
enerjiyi doğru kanallara yönlendirememek.
.....
|
 |
sercan_10
16 yıl önce - Cmt 02 Arl 2006, 18:39
Bence en önemli eksik sevgiyi yeni nesillere öğretmemek.Sevgi dünyada hertürlü varlığa karşı saygı duymamızı sağlayan bir araçtır.İnsanoğlu saygı duyduğu bir şeye kötülük yapmak istemez ya da ona karşı bir şiddet eylemi içersine girmez.Dolayısiyle sevgi ve saygı bizim diğer canlı ve varlıklara karşı daha hoş görülü olmamızı sağlar.
Günümüzde özellikle tv lerden yayınlanan proğramlar,ünlü yaptığımız insanların yaşan biçimindeki dengesizlikler ve gene medyanın neden olduğu kötü olan birşeyi allayıp pullayıp iyi bir şeymiş gibi gösterme politikası karşımıza bu kötü tabloyu çıkartıyor.
Dikkat ederseniz bundan bir 10 sene evvel gençlerde görülen bu tip şiddet olayları daha az meydana gelirdi.Fakat son yıllarda ortaya çıkan DELİYÜREK,KURTLAR VADİSİ gibi harika! dizilerimiz gençlerin beynini adeta yıkadı sömürdü.Onları her işini yaparken zor kullanmaya özendirdi.Onları silaha özendirdi.Kısacası onları MAFYA olmaya özendirdi.
İşte son 10 yılda gençlerimizin içine işleyen bu kötülük zehiri son yıllarda etkisini iyice göstermeye başladı ve okullarda suç yaşı 9'a esrar kullanımı 11 yaşa kadar geriledi.
Biran önce şu saçma yayınlar medyadan kaldırılsın ve bir an önce eğitici yayınlar yayına verilsin.Kötüyü iyi gösteren değil kötünün neden kötü olduğunu anlatan proğramlara ihtiyacımız var bence.Özellikle gençlerimiz için bu çok önemli.
Atalarımız bu durumu önceden sezmiş olacaklar ki bir atasözü söylemişler:AĞAÇ YAŞKEN EĞİLİR.İşte bizde bu yüzden gençlerimizi zehirlemek yerine onlara sevgiyi aşılayalım.Göreceğiz ki daha güzel bir gelecek bizi bekliyor olacak.
|
 |
sayfa 6  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|