sayfa 6  |
 |
simon
16 yıl önce - Çrş 25 Nis 2007, 02:21
İlk Göz Ağrım Turan Emeksiz Vapuru
11 yaşımdan beri hayatımda çook vapur geldi diyemesem'de çook vapur geçti İstanbul sularından. Onlarca vapurlar arasından kardeş sayısı fazla olan devekuşlarının kalbimde ayrı bir yerleri vardı. Devekuşlarının 9 kardeşinden 8'ini gördüğümü hatırlasamda, o kadar vapur arasında Kardeşlerin en genci diyebileceğim Turan Emeksiz vapuru benim için bir değil, birçok ilke sahip bir vapurdu.
Sayıca fazla bu kardeşlerden ilk bindiğim devekuşu vapuru Turan Emeksiz idi. Hatta çocukluğumda bile vapurlara ilgi duymadığım zamanlarda bu vapura bindiğimi hayal meyal hatırlıyorum. İstanbul filosunda onlarca vapur olmasına rağmen kaptan köşküne girdiğim ilk vapur Turan Emeksiz vapuru'ydu. Hemde son zamanlarında olduğu gibi sık sık gördüğümüz Kadıköy-Karaköy hattında değil, Haftada bir gün yani Pazar günleri çalıştığı Adalar hattında girmiştim kaptan köşküne. O kadar etkilenmiştim ki, o tarihi unutabilmem mümkün olabilir mi, tarih 12 Ağustos 2001. O gün benim için neredeyse milad sayılırdı.
2004 yılında son kalan üç kardeşi seferlere veda etmişken Turan Emeksiz vapuru biraz daha direnmişti ama onuda kaçınılmaz bir son bekliyordu. 2004 yılının yaz aylarında ara sıra işim Kadıköy-Karaköy hattına düştüğü zaman genellikle Turan Emeksiz gelirdi. Sanki hissediyordu benim Kadıköy Karaköy arasında vapura bineceğimi. Kardeşi Ataköy gibi yıllar sonra sonunun yaklaştığını bana hissetiren vapur Turan Emeksiz olmuştu. 22 Ağustos 2004 günü onunla son seyahatim olmuştu. Kınalıada'dan Sirkeci'ye kadar ilk defa keyifsiz bir seyahatti. Herhalde hisstiğimden olacaktı bu keyifisizliğim. Turan Emeksiz vapuruda keyifsiz olsa gerek, o gün Sirkeci'de ondan ayrıldıktan sonra ada hattına gitmemişti, ordan Karaköy iskelesine bağlanmıştı. Bir daha da Ada hattında görmedim. Bir süre sonra'da kardeşlerinin yanında Camialtı Tersanesi'nde görmüştüm. Son kalan dört kardeşin, son kez hasret gidermesiydi belli ki. Seferlerden en son çekilen ama İstanbul'dan ilk sürgün edilen vapur Turan Emeksiz'di. 2005 yılının yaz zamanlarıydı yanılmıyorsam. Bir sene sonra'da Kardeşi Kanlıca Bandırma'ya gönderilmişti. İnkılâp ile Teğmen Ali İhsan Kalmaz vapurlarının akıbetleri ise halen belirsiz gözüksede bu gidişle yok olmaya doğru yol alıyorlar. Vapurlardan ziyade hepimiz yok olmaya mahkûm değilmiyiz?
21 Nisan 2007 gününün benim için ayrı bir anlamı vardı. Hayatımda birçok ilklere sahip olan bir vapuru başka bir şehirde değişim geçirmiş olsada yeniden görmek beni biraz heyecanlandırıyordu. Osman Gazi 1 Feribotunun hizmete giriş merasimi dolayısıyla Bursa Güzelyalıda eski bir dostu gördüğüm için şanslı sayılırdım. Daha sonra sürgün edilmiş diğer bir dost olan Tuzla vapuru bizleri selamlarcasına süzüle süzüle Koy içinde yerini almıştı. Belli ki İstanbul'daki kardeşlerinden ayrı kalmanın acısını yaşayan Tuzla vapurunda'da ayrı bir hüzün sezmiştim.
Kıssadan hisse bundan sonra durumun ve sağlığım elverdikçe, eski bir dostumu görmek için İstanbul'dan Bursa'ya arşınlayacağım. Lakin Turan Emeksiz vapuru için bence buna değer. Eski memleketi olan İstanbul'da neler olup bitiyor artık benden öğrenir.
(+)
|
 |
tarkan arslan
16 yıl önce - Çrş 25 Nis 2007, 22:10
Birazdan göndereceğim resimler feribot iskelesinin açıldığı günün ertesinde Güzelyalı iskelesinde çekildi. Fotoğrafları eşim benim söylediği açılardan fotoğrafladı Güzelyalı'ya Gemlik yolundan gelirken iki eski dostu gördüm ve çok heyecanladım. Limana girdiğimde kardeşi önde abisi arkada bizim burda ne işimiz var der gibiydiler. Önde Tuzla İmralıya ikmal, Avukat ve ziyaretçi götürmek için kullanılyor. Gemide neredeyse iç değişiklik yapılmamış sadece yolcu çıkışlarının bulunduğu bölüm kapatılmıştı. birde baca forsu değişmiş. Onun hemen arkasındaki Turan Emeksiz ise malesef sadece içi boş bir gövde gibi malesef bekçi amcadan izin alamadığım için içini dolaşamadım ama üsten başlayarak anlatayım kaptan köşkünün ön tarafı tam ortadan açılmış ön açık salonun üstünün çevresi korkuluklar çevrilmiş üst yaz bahçesinin tamamı da korkuluklarla çevrilmiş kokteyl ve düğünlerde ayrıca şık bir resturant olarak kullanılacağını öğrendim. Orta baş tarafta kıç ve arkada otel olarak kullanacağınından bir ve iki kişinin kalabileceği odalar haline gelecek. alt salon bar ya da başka bir amaçla kullanacağı öğrendim. Benim için sonun başlangıçı geminin pervanesinin söküldüğünü görmek. artık onun gemi vasfından çıktığını yüzen bir otel olduğunu kabul etmek zorunda kaldım. Geminin makinesi tuzladan gelen bir ekip tarafında sökülmüş çok fazla detay alamadım. malesef İstanbul'un kuğusu orda bekleyecek. Ama orda hep var olacağını bilmek bir teselli veriyor bu arada dış boyası komple yenilenmiş can simiti filikalar boyanmış birdaha kendi başına yüzemeyecek bir gemi için komik bir durum olsada aslını korumaya yakın bir durum olduğu için hoş kalabilir. umarım yazım ve fotoğraflarımı beğenirsiniz
En son tarkan arslan tarafından Çrş 25 Nis 2007, 22:30 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
tarkan arslan
16 yıl önce - Çrş 25 Nis 2007, 22:14
|
 |
tarkan arslan
16 yıl önce - Çrş 25 Nis 2007, 22:16
|
 |
tarkan arslan
16 yıl önce - Çrş 25 Nis 2007, 22:17

|
 |
tarkan arslan
16 yıl önce - Çrş 25 Nis 2007, 22:17
|
 |
tarkan arslan
16 yıl önce - Çrş 25 Nis 2007, 22:21
Bu arada fotoğraflar içinde iki tane tele bağlı iki kaldırım taşı göreceksiniz. Bunlar gemide biriken elektriği topraklamak amacıyla oraya takılmış ve bütün geminin etrafında onlarca var.
|
 |
simon
16 yıl önce - Prş 26 Nis 2007, 01:10
Sevgili Tarkan Arslan'nın göndermiş olduğu fotoğraflar sayesinde, Turan Emeksiz vapurunun son durumuna daha yakından bakma şanşına eriştik. Osman Gazi 1 Feribotunun hizmete giriş töreninin olduğu gün siteden birkaç kişi Turan Emeksiz'e daha yakından bakmak istediysekte ne yazık ki olmamıştı.
Vapurda yapılan değişiklikler için Tarkan'ın göndermiş olduğu fotoğraflar üzerine söylenecek bir sözüm yoktur. Vapurun kendine özgü renklerinin kaybetmemiş olması güzel, hatta Denizcilik İşletmelerinin forsunun durması sevindirici. Ancak seyir güvertesinde yapılan değişiklikler gereksiz hatta vapurun estetiğini bozmakta ne yazık ki. Halbuki gereksiz eklemeler yapılmasaydı Samsun'da bulunan Yalova vapuru gibi satıldıktan sonra estetiği bozulmamış ikinci vapur olarak Turan Emeksiz diyebilirdik. Ancak bundan daha kötü örneklerine fazlasıyla rastladıklarımız için buna'da şükür diyorum.
|
 |
Cem Telgeren
16 yıl önce - Cmt 28 Nis 2007, 23:11
İstanbul'un Bursa'ya emanetleri emin ellerde
(+)
(+)
(+)
|
 |
eyupmus
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 12:19
Dün Güzelyalı'da Tuzla gemisinin kaptanıyla Turan Emeksiz vapurunu gezme fırsatım oldu özellikle makine dairesinin tüm parçaları sökülüp hurdaya gitmiş kaptanın anlattığına göre 250 ton hurda cıkmış gemiden ayrıca hiç kullanılmamış cuvallar dolusu sarı cıvatalar cıkmış ve tabi hurda işini alan şirket hem ekstradan para almış hemde hurdadan köşeyi dönmüş.Geminin diğer salonları demir profillerle ikiye bölünüp sancak iskele kamaralar yapılmış üst katta bir tanesini örnek olarak bitirmişler içersinde tuvalet ve banyosu olan küçük bir kamara camını dışarı doğru açabiliyorunuz.Birde gördüğüm önemli bir çalışma kıç üstünde en üst güverteyi tikle kaplamışlar ama henüz daha silinmemiş kurumasını bekliyorlar herhalde.
Geminin sahibinin Bursalı bir otel sahibi olduğunu söylediler ve geminin otel olarak kullanacağını zaten biliyorsunuz.Fakat makine dairesi olmadan yüzemeyen bir geminin iskelede bağlı olarak ne kadar cazip olacağı şüpheli birde unutmadan geminin baş tarafındaki demiri herhalde sökememiş olacaklarki yerliyerindeydi.Yanımda makin eolmadığından fotograf çekemedim ama inşallah en kısa zamanda cekip buraya yükleyeceğim.
|
 |
sayfa 6  |