Ana Sayfa 892 bin Türkiye Fotoğrafı
kocacnara
8 yıl önce - Pts 14 Ağu 2006, 19:38

İbn Teymiye, Şeyh Saddereddin Konevi hakkında pek de güzel şeyler yazmıyor.  Aynı zamanda, Yalçın Küçük de Beyaz Müslimanların Büyük Sırrı adlı kitabında da bu konuda bahsetmektedir.
Konevi, Muhyiddin Arabinin üvey oğludur. Kendisi vahdeti vucut savunmaktadır. Aynı, fikir yahudilerin Kabalasında da vardır. Hem Muhyiddin Arabinin hemde Yahudilerin İspanyada olmaları bu şüpheleri doğruluyor gibi


serkanen

7 yıl önce - Pzr 25 Şub 2007, 16:09



(+)



 

(+)


necati42
7 yıl önce - Pzr 25 Şub 2007, 20:17

Dikkatinizi çektimi bilmiyorum ama giriş kapısı ve mihrap aynı hizada.Sanırım bu özellik pek fazla camide yoktur.

harun bilgen

7 yıl önce - Pts 26 Şub 2007, 23:56

ŞEYH SADRETTİN  KONEVİ  KİMDİR(1207 - 1274)
Alıntı        http://www.hasanmahir.com/News.asp?Action=Read&hid=342

Esas ismi Eb’ül Me’ali Muhammed bin İshaktır. Dedesinin adını almıştır.
Hicri 605 Miladi 1207 yılında Malatya’da doğdu. Babası İshak Efendi kendisi gibi büyük bir alim ve Anadolu Selçukluları nezdinde itibarlı ve mevki sahibi bir zattır.

Şeyh Sadreddin-i Konevi babasını küçük yaşlarda kaybetti ve o yıllarda Konya’ya gelen Şeyh’ül-Ekber Muhyiddin-i Arabi Hazretleri, annesiyle evlendi.
Küçük Sadreddin bundan sonra tamamen babalığının terbiye ve tedrisi altına girdi ve iyi bir tahsil gördü. Muhyiddin-i Arabi ile birlikte Halep ve Şam’a gitti ve devamlı onun derslerini takip etti.
Onun vefatından sonra büyük alim ve mutasavvıf Evhadüdin-i Kirmani’den feyz aldı.
Daha sonra Mısır’a ve Haca gitti ve Hac dönüşü Konya’ya yerleşti.

Hadis ve tasavvufda ünü dünyaya yayılan Sadreddin-i Konevi, Konya’da Hoca Cihan’ın
kendisine hediye ettiği konakda otururdu. Bu ev, Çeşme Kapısı denilen
Konya sur kapılarının birinin dışında ve şimdiki türbesinin bulunduğu yerde idi.
Konya’da binlerce talebe yanında pek çok da hikmet ve tasavvuf ehli kimseler yetiştirdi.
Mevlana’nın da kendisinden feyz aldığı rivayet olunur. Ahmet Eflaki, Menakıb’ül-Arifin isimli eserinde Mevlana ile aralarındaki münasebet ve dostluğa ait pek çok menkıbe nakleder.

Ayrıca Mevlana, cenaze namazının Sadreddin-i Konevi tarafından kılınmasını vasiyet etmiştir. Sadreddin-i Konevi, hocası Muhyiddin-i Arabi’nin kendisinin yüksek makamlara kavuşması için çok uğraştığını, vefatından sonra da üzerinde tasarruflarının devam ettiğini uzun uzun anlatır.
Sadreddin-i Konevi, 673 Hicri, 1274 miladi yılı Muharrem ayının 16. pazar günü vefat etti. Türbesi II. Abdülhamid Han zamanında ve onun direktifleri ile Konya Valisi Ferid Paşa tarafından, 1899 yılında yeniden imar ve ihya edilmiştir.
İ’caz’el-Beyan, Miftah’ül-Gayb, Nusus, Mir’at ül- Arifin, Nefahat gibi pek çok değerli eseri vardır. Eserlerinden Fatiha Tefsiri 1310’da Haydarabad’da basılmıştır.


En son harun bilgen tarafından Sal 27 Şub 2007, 10:30 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


kadirbaba
7 yıl önce - Sal 19 Hzr 2007, 19:07



(+)



cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> KONYA