Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2
Akın Kurtoğlu

14 yıl önce - Sal 14 Mar 2006, 03:22

"Sami Akbulut"un "dubleks" şekli değiştirilerek "tripleks" hale getirildi.   Yani sadece Bahçe sınıfı vapurlara özgü olan "Yaz Bahçesi" eklendi. Bu uygulama Şüheda tipi (B) vapurlarda bir ilk olacak. Bu haliyle; "Sami Akbulut"; B sınıfı içinde Amiral gemisi olarak anılacak anlaşılan bundan böyle...    



(Simon'un çekmiş olduğu fotoğraftan detay)

Akın KURTOĞLU


Akın Kurtoğlu

14 yıl önce - Cmt 01 Nis 2006, 05:37

Bu vapur ile ilgili başka fotoğrafı ve detaylı bilgisi olanlar varsa, göndermeye devam etsinler. "SAMİ AKBULUT" vapurunun, ilk inşasından tadilâta girdiği devre ve bu noktadan da günümüze kadar geçtiği evrelerin işlendiği bir çalışma olarak burada ayrı bir başlık altında tutacağız.

Akın KURTOĞLU



simon

14 yıl önce - Pzr 02 Nis 2006, 03:54

Şehit Sami Akbulut Vapurunun Yenilenmesi Hakkında

Bu vapur birkaç senedir Haliç Tersanesi'nde atıl vaziyette durarak, Haliç'te hapis hayatı yaşıyordu. Aslında halen yaşamakta. Ancak İ.D.O.'ya devredilmeden önce bakım onarım çalışmaları yapılsa bile kaplumbağa hızında sürüyordu aslında. Fakat gün geçtikçe'de sanki suç işlemişçesine müebbet hapis cezasına çarptırılmışçasına boynu bükük, mahsun bir vaziyet almıştı Şehit Sami Akbulut vapuru. Çalıştığı son zamanlarında hantallaşmıştı, ancak Tersane'de müebbet hapis yatması için bir şuç değildi. Hatta vapurun hiçbir suçu'da yoktu. Adaletsizlik'te adalet. Bu zaman zarfında kaç kez bir römokör eşliğinde Tersane'de mekik dokumuştur bilinmez. Tersane'de bağlanmadığı nokta'da kalmamıştır kimbilir?

Ancak 2005 yılında İ.D.O.'nun vapurları devralmasından sonra, Şehit Sami Akbulut vapuru'nda yenileme çalışmaları hız kazanmıştı. Bu sevindirici bir gelişmeydi. Hatta İ.D.O. Genel Müdürü Dr. Ahmet Paksoy'la yapılan röportaj'da bile bu vapur işlenmişti. Dış görünümün aynı kalacağını ancak iç kısmının değişeceğini söylemişti. Bunu diğer vapurlar içinde geçerli olduğunu açıklamıştı. Önce vapurun en ufak noktasına kadar bütün boyaları kazılarak, pas rengine büründü. Sonra ise beyaz'a boyanıp camlarında ufak bir değişme olduğunu gördüm. Hatta orta kattaki tahliye kapısının iptal edilip, tamamen kapanıp üç cam daha eklenmiştir. Olsun bu kadarcık değişimden birşey olmaz demiştim ancak yanılmışım. Kıç açık salonda iki tane merdiven çıkıldığını görmüştüm. Ancak gelişmeleri uzaktan seyrettiğim için emin olamadım. Zaman geçtikçe seyir güvertesinde yapılan çalışmaları gördüm. Başta ne amaçla yapıldığını kavrayamamıştım. Aradan zaman geçince bu vapura üçüncü kat çıkıldığı kesinlik kazandı. Tahliye sandallarının bulunduğu yerlerde iptal olmuştu. Sandalların bulunduğu açık salonu'da tıpkı 1985 Haliç Tersanesi yapımı Sarayburnu ve eşlerinin (Bu eşlerden İ Hakkı Durusu ve Nurettin Alptoğan hariç) Açık salonlarına benzetilmişti. En son ise seyir güvertesinin kıç kısmında ise ufak vinçe benzer bir alet konulmuştu. Bu vinç'te tahliye sandalı için konulmuş olacağını tahmin ederim.

Bu vapurun yenilenmesinde İ.D.O.'yu kutlarım tabii ki. Ancaak kafama ise bazı soru işaretlerinide beraberinde getiriyor. Şöyle ki.

İlk önce 1970'li yıllarda 1450 kişilik olarak tasarlanan bir vapura üçüncü kat çıkılması sizce ne kadar sağlıklı? Ben bu olaya şahsen şöyle bakarım. Eğer bu vapur özel gezi amaçlı kullanılacaksa (ki bence öyle olma ihtimali fazla) çok fazla bir sakınca görmüyorum. Fakat yaz aylarında Sirkeci-Adalar seferine, (Pazar ve Bayram Günleri) özellikle yolcu sayısının çok olduğu bir zamana bu vapuru tarifeye sokarlarsa işte orası benim için sakıncalı. Düşünün ki Bahçe tipi vapurlar kapasitelerinin üzerinde yolcu aldığı için, bu kalabalıklığa zor dayanıyorlarsa, Şehit Sami Akbulut vapuru hiç dayanamaz bence. Hatta facia'ya davetiyedir derim. Bu hesaplamam matematiksel değil, basit bir mantıktır. Bu kafama takılan en önemli konu.

Diğer konu ise Tahlisiye sandallarının yerleri iptal edilmesi'de beni düşündürüyor. İki tahlisiye sandalının muhtemelen teke düşürülmesi sizce ne kadar mantıklı. Can simitlerinin sayıları arttırılabilir. Ancak tedbirin elden bırakılmamasınında kanaatindeyim.

Gelelim konunun vitrinine. Yani dış genel görünümüne. Burada İ.D.O.'nun sözünde durmadığının kanaatindeyim. Madem ki dış görünüm orjinal kalacaktıysa, İ.D.O.'nun gözüne gözlük gibi kaba bir ithamda bulunmayacağım. Ancak, vapurun sırtında sanki istenmeyen bir yükmüş gibi geliyor. Bazılarınız haklı olarak ne varmış canım vapurun en üst katında bir keyfi çokmu görüyorsun diye bir soruyla karşılaşabilirim. Ancak bana sanki iki katlı bir gece kondu'ya üçüncü kat çıkılması gibi bir durum olmuş. Vapurun orjinal formu bozulmuş . Seyir güvertesinin en arkasına konulan vinçe benzer aleti görünce koca bir vapuru Turyol motoru misali arkada tek bir sandalla benzetilme havasınıda görüyorum. Açıkçası ben vapurun böyle yenilenmesini yadırgadım hatta beğenmedimde. Orjinaline sadık kalınarak yenilenseydi, bu kadar eleştirmeye gerek bile görmezdim. Son olarak şunu söyleyebilirim ki İ.D.O.'nun orjinaline sadık yenileme konusunda İzdeniz'den (Örnek Gölcük vapuru) Ve Samsun Büyükşehir Belediyesi'nden (Örnek Yalova vapuru) çok ders alması lazım bence. Kimse kusura bakmasın.

Yanlış anlaşılmasın Şehit Sami Akbulut vapurunun yenilemesinden dolayı İ.D.O.'yu tekrar kutlarım.

Simon Alen ÖZCENGİZ


En son simon tarafından Pts 03 Nis 2006, 00:58 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


ulaş

14 yıl önce - Pzr 02 Nis 2006, 12:51

Alıntı:
İlk önce 1970'li yıllarda 1450 kişilik olarak tasarlanan bir vapura üçüncü kat çıkılması sizce ne kadar sağlıklı?


    Bence Simon bu fikrinde detaylı düşünürsen , bu model vapurlar boğaz gezilerinde kullandıklarında, yoğun talep durumnda insanlar ayakta seyahat ediyorlar. Hatta vapurun burun tarafının kapılarını açıp orada bile yolculuk ediyorlar.Bana göre  bu 3. katın çıkılması  çok fazla zarar vermeyecek sadece biraz daha oturulacak yer  sağlayacak.  Ama şu konuda sana katılıyorum gözlerimiz bu kaçak katı ilk başlarda yadırgayacak.


Murat Erol 2
14 yıl önce - Pzr 02 Nis 2006, 12:55

Ajda pekkanın silikon dudakları  ne kadar  sağlıklıysa

kısa ve öz :  sağlıksız

gecekondulaşmaya alışkınlar için , normal.


Ajda pekkanın silikon dudakları  ne kadar  sağlıklıysa



Akın Kurtoğlu

14 yıl önce - Pzr 02 Nis 2006, 17:02

Alıntı:
bu model vapurlar boğaz gezilerinde kullandıklarında, yoğun talep durumnda insanlar ayakta seyahat ediyorlar. Hatta vapurun burun tarafının kapılarını açıp orada bile yolculuk ediyorlar.Bana göre  bu 3. katın çıkılması  çok fazla zarar vermeyecek sadece biraz daha oturulacak yer  sağlayacak.  Ama şu konuda sana katılıyorum gözlerimiz bu kaçak katı ilk başlarda yadırgayacak.

Ulaş'ın da dediği gibi, "Sami Akbulut"u normal seferlerde değil de, Boğaziçi Özel Gezi Seferi ya da Mehtap Gezisi gibi hatlarda kullanacak da olabilirler. Çünkü burada asıl amacın koltuk adedini artırmaktan ziyade, "Yaz Bahçesi" hazırlayarak yolcuların bir kısmını vapurun farklı bir bölümünde yolculuk yapmalarına zemin hazırlamak... Yaz Bahçeleri de vapurlarda en çok; Boğaziçi (kısmen de Adalar) seferlerinde önem kazanır. Elimizdeki A sınıfı vapurların sayısı gittikçe eridiği için, Barış Manço vapurunu bundan böyle Moda-Boğaziçi Mehtap seferinden yavaş yavaş çekmeye ve yerine Sami Akbulut'u devreye koymaya başlayabilirler.

Çok yakında, 10:35 Boğaziçi Özel Gezi seferinde veya Cumartesi geceleri Mehtap Gezisi'nde Sami Akbulut'a rastlarsak şaşırmayalım...

Akın KURTOĞLU


ferhevn
14 yıl önce - Pts 03 Nis 2006, 00:20
vapurlar


Arkadaşlar Sami Akbulut gemisini yenilediklerini söylüyorlar. Ne kadar ucube birşey olduğunu lütfen Kasımpaşa Tersanesine gidin görün; ÜST GÜVERTEYE BARIŞ MANÇO TİPİ oturma gurubu yapmışlar. Ramazan çadırı gibi, böyle bir şey olmaz yazık....

simon

14 yıl önce - Pts 03 Nis 2006, 00:47

Alıntı:
bu model vapurlar boğaz gezilerinde kullandıklarında, yoğun talep durumnda insanlar ayakta seyahat ediyorlar. Hatta vapurun burun tarafının kapılarını açıp orada bile yolculuk ediyorlar.Bana göre  bu 3. katın çıkılması  çok fazla zarar vermeyecek sadece biraz daha oturulacak yer  sağlayacak.


Sevgili Ulaş, yazdıklarında elbette haklısın. Ancak ben bu konuyu iki farklı bakış açısından yorumlamaya çalışmıştım. Bu vapurun herhangi bir özel ve ya Boğaz gezilerine verileceği taktirde (ki bencede mantıklısı budur.) bir sakınca olmadığını belirtmiştim.

Ancak, Yaz tarifesinde Pazar günleri özellikle Adalar-Sirkeci hattı gibi yolcu yoğunluğu açısından fazla olan,bu zamanlarda normal tarifeye verildiği sürece sakıncalı olarak baktığımı belirtmiştim. Çünkü koca bahçe tipi vapurlar bile yoğun yolcu talebine zor zar yetişebiliyorlar. Bazen iskelelerde yolcu yoğunluğunu bir nebze azaltabilmek için dediğin gibi geminin burun kısmının kapısı açılıp ya da büyük vapurlarda en üst katta belli bir sınır olduğu halde bu sınırı aşıp tehlikeyle beraber ara sıra orada'da yolculuk yapılabiliyor. Ancak gemide burunun kapladığı alan ile, Şehit Sami Akbulut vapurunda çıkılan üçüncü katın kapladığı alan arasında dağlar kadar fark var. Her vapur kendi kapasitesinin neticesinde cevap verebilir. Bunun neticesinde, vapurun genel kapasitesinin biraz üzerine çıkıldığı zaman vapur iyi kötü seferini tamamlar ancak Şehit Sami Akbulut vapurunda üçüncü kat dahil heryerinde balık istifi misali adamları üstüste görmeyi hayal bile etmek istemiyorum. Bu vapurun kapasitesini kat be kat zorlayacağından dolayı, özel gezi seferlerine tahsis edilmesini daha mantıklı buluyorum.

Her vapurun yenilenmesinin gerektiğini savunan İ.D.O.'nun eğer böyle bir projesi varsa bundan sonraki vapurları ufak tefek şeyler dışında orjinaline uygun yenilemesini dilerim.


simon

14 yıl önce - Prş 06 Nis 2006, 02:13

Biraz nostaljiye ne dersiniz?  

Şehit Sami Akbulut vapuru yıllar önce Eminönü'ndeki Üsküdar iskelesinde. Burada dikkat çeken husus ise Sami Akbulut vapuruna Şehitlik payesi verilmemiş olması. Sadece isim ve soyad gözüküyor.


(+)


ferhevn
14 yıl önce - Cum 07 Nis 2006, 21:37

sami akbulut gemisinin üst taraçası böyle olsa daha simetrik olmazmıydı?
(+)[/url]



sayfa 2
« önceki   123 ... 192021   sonraki »
ANA SAYFA -> ULAŞIM