Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2
burakbecan
13 yıl önce - Cum 31 Mar 2006, 13:53

abicim ben enbaştan  diyordum;bunlar aşırı derece ayrımcılık yapıyorlar deniz otobüsleri ile vapurlar arasında!önce iskelelerde yer açtılar(örnek:çınarcık),sonra seferleri iyiden iyiye değiştirdiler,şimdide paşabahçe ve fenerbahçemizi kaldırmaya çalışıyorlar!artık bu konuya bir dur demeliyiz!hemde bir an önce!buarada akın abicim deniz otobüslerine'konserve kutusu' diyor ,bende kendime göre bir takma ad taktım,ben bunlara 'yüzen tabut' diyorum

Kutlu Singil

13 yıl önce - Cum 31 Mar 2006, 17:12

Funda Ozkan hanimefendinin 13 Agustos 2005 tarihli Radikal gazetesindeki yazisi...

Alıntı:
Vapurlarımızı vermeyeceğiz kampanyasının bayraktarı Behiç Ak aradı, "Kampanyayı başlattığımız zaman sadece nostalji yaptığımız zannedildi. Oysa işin ekonomik ve güvenlik boyutu var" diyor.
Önceki gün İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin beş deniz otobüsü, dört feribot alımı ihalesinde rekabeti engelleyici şartların konulduğunu sizlere duyurmuştum. İddiamız şu: Muğlak şartname maddeleriyle deniz taşıtları alımında İstanbulluları 'zarara uğratma' pahasına ihale yapılıyor.
Deniz otobüsü ve feribot alımının başlarda 150 milyon dolara mal edilebileceği hesaplanıyormuş. İhalenin gidişatına göre evdeki hesap çok çok altta kalacak. Şimdilerde bu maliyetin 215 milyon dolara çıkacağı tahmin ediliyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin milyon dolar zengini olduğunu zanneden yoktur herhalde.
Bu noktada sözü Gemi Mühendisleri Odası Genel Başkanı Metin Koncavar'a bırakalım: "1000-1500 kişilik sehir hattı gemisini yaklaşık 4 milyon dolara yapabiliriz."
300 kişilik deniz otobüsünü katbekat bedele ithal etmede kimin ne çıkarı var acaba?
Metin Koncavar, şehir hattı gemilerine ilaveten araba vapur ve Marmara hattı yolcu gemisi inşa etmiş olan Haliç Tersanesi'nin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne devredilmiş olduğunu hatırlatıyor ve şunu söylüyor:
"Şehir hattı gemileri projeleri hazır, tersane hazır, her tip gemiyi çok rahat inşa edebilir. Ciddi işsizlik sorunu olan bu memlekette çalışan tersanelerimiz varken, yurtdışından gemi alınır mı?"

Bugün İstanbullular köhnemiş, bakımsız, yavaş vapurlardan yakınıyorsa bunun tek sebebi var: Yılların deniz ulaşımı politikası (ya da politikasızlığı). Metin Koncavar'ın şu sözleri önemli:
"1988'den beri yeni vapur yaptırılmaması sonucu bugün ulaşım, ekonomik ömrünü doldurmak üzere olan vapurlara kaldı. Vapurlar eskidi, vatandaşların şikâyetleri arttı. Bu arada Haliç Tersanesi'ne de 1993'ten beri hiç yatırım yapılmadı. Haliç tersanemizin müzeye dönüştürülmesinin dahi düşünülmekte olduğunu üzülerek duymaktayız.
Haliç Tersanemizin cari değeri 70 milyon dolar. Yeniden inşa edilmeye kalkışılsa yatırım ederi 200 milyon dolar. 800 kişiye doğrudan, 4 bin kişiye dolaylı iş imkânı yaratabilecek kapasitededir."
Behiç Ak ile işin 'güvenlik' boyutunu da uzun uzun konuştuk. Meral Tamer Milliyet'teki köşesinde yazmıştı, Boğaz'da hız sınırı 10 mil.
"Deniz otobüsü, feribot alıp, ulaşımı hızlandıracağız" diyen ya gerçeği saptırıyor ya da hız sınırını, kuralları çiğremekte bir beis görmüyor. Yenikapı-Yalova, Yenikapı-Bandırma gibi uzun mesafede feribotlar 'hızlı' gider, kimsenin de itirazı olmaz. Ancak Boğaz trafiğinin de bir kuralı var. Kural da çok açık ve net hız sınırı koyuyor.


dusundurucu...


alikemal@
13 yıl önce - Cum 31 Mar 2006, 17:19

4 milyona yapılan geminin yaktığı yakıt, hızı, iniş biniş güvenliği, yolculuk esnası güvenlik tedbirleri de önemlidir.  4 milyon dolarlık gemiyi yıllarca çalıştırıp 4 milyon dolar daha yakıt parası fazladan vermek de var ya da insanları kısa sürede ulaştıramazsanız biryerlere, deniz ulaşımının zararı da var. Eski vapurlar kalsın elbette ama sonsuza kadar çalışmazlar, Metallerin bir yolrulma dayanımları vardır, araçların bir mekanik ömürleri vardır, tüm bunları gözardı ederek insan sağlığını ve güvenliğini  tehlikeye atmamalı. Eski tip vapurların yerine yenisi inşaa ettirilebilir tabi. Emekliye ayrılan vapurlara da koca bir müze inşaa etmek gerekir.



Kutlu Singil

13 yıl önce - Cum 31 Mar 2006, 17:34

Alıntı:
4 milyona yapılan geminin yaktığı yakıt, hızı, iniş biniş güvenliği, yolculuk esnası güvenlik tedbirleri de önemlidir.  4 milyon dolarlık gemiyi yıllarca çalıştırıp 4 milyon dolar daha yakıt parası fazladan vermek de var ya da insanları kısa sürede ulaştıramazsanız biryerlere, deniz ulaşımının zararı da var. Eski vapurlar kalsın elbette ama sonsuza kadar çalışmazlar, Metallerin bir yolrulma dayanımları vardır, araçların bir mekanik ömürleri vardır, tüm bunları gözardı ederek insan sağlığını ve güvenliğini  tehlikeye atmamalı. Eski tip vapurların yerine yenisi inşaa ettirilebilir tabi. Emekliye ayrılan vapurlara da koca bir müze inşaa etmek gerekir.


4 Milyon'a yapilacak olan geminin motoru, yeni tekniklere gore ve yeni yakit staqndartlarina gore yapilir... dolayisiyla deniz otobusu adi verilen ucubelerden daha az yakar... 4 Milyonluk geminin donanimina her turlu seyr-u sefer tertibati dahildir, dahasi aktif ve pasif guvenlik onlemlerinin tamami bu fiyata bir vapura konulabilir...
Metallerin calisma omurleri metal yorgunlugu ile olculur, yalniz metal yorgunlugu isleyen metallerde daha cok gorunur... bir tekne govdesindede isleyen sac plakalardan ya da yuruyen aksamdan degistirilemeyecek olani yoktur...
Emin Kul ve Fahri Koruturk vapurlarinda bile gozumu tirmalayan onlarca detay varken, busbutun yeni dizaynli bir vapurun ne kadar estetik olacagi ise tartisilir...
Tekrar basa donmek gerekirse, bir deniz tasiti, bakimla 100 yillari rahatlikla devirir... devirdigi gibi yeni 100 yillarada rahatlikla demir alir... onemli olan eldekinin kiymetini bilmek, korumak, ve sahip cikmaktir...


Kutlu Singil

13 yıl önce - Cum 31 Mar 2006, 18:06

Efendim ben bir kere, idrak konusunda problem yasiyorum...

Aciklayayim;

Vapurlar, artik bir toplu tasima araci kimliginden daha fazlasini ifade etmekteler, bunlara hala daha salt tasit gozuyle bakmak, ancak ve ancak gozunu para hirsi buruyen burokrat ve yoneticilerin marifeti olabilir... Vapurlar, Topkapi Sarayi gibi, Bogaz Kopruleri gibi, Sultan Ahmet Camii gibi, Ayasofya gibi, Galata Kulesi gibi, Kiz Kulesi gibi bir simgedir...

Yukarida adini saydigim, tarihi ve sanatsal degerleri son derece yuksek olan bu yapilarin ekonomik omurleri doldu kisvesi altinda, Avusturalya, Papua Yeni Gine gibi bilimum yerlerden yuksek fiyatlarla yenisiyle degistirilmek suretiyle emekliye ayrilmalari mumkun mu?

Bogaz'a baktiginizda, oranin Bogaz oldugunu anlayabilmeniz icin deniz otobusleri mi yoksa guzeller guzeli vapurlarimiz mi daha belirleyici oluyor?

Bir kartpostalda, bir fotografta, nasil Kiz kulesinin yerinde bir baska yapi ya da koca bir hiclik, veya ayni sekilde Ayasofya yerine bir cimento fabrikasi dusunemiyorsak, vapurlarinda hem kimlik kattigi hemde kimliklerini kazandiklari bogazdan ayrilmalari dusunulemez...

Kendi adima konusayim, teklif dahi edilemez....



yılmazz

13 yıl önce - Cum 31 Mar 2006, 18:48

evet kutlu abi zaten ne söylencekse söylemiş..
zaten bu konuda benimde fazla bir bilgim yok sadece bu üç gemi için "üç yıl daha çalışsalar yeter"denmiş.bunu kim neye göre nerde ve nasıl demiş bilmiyorum ben başka bir geminin çarkçı ve suvarisinden duydum ve olduğum yerde kaldım şok oldum bittim.
bu resmen istanbul'a istanbul'luya yapılan bir hakarettir.daha detaylı bilgi aldıkça sizleri bilgilendirecem.
bu arada yakıt ile ilgili bir konu geçmiş deniz otobüsleri saatte kaç litre yakıt yakıyor bilmiyorum
ama paşabahçe saatte 300litre emin kul ve fahri korutürk 250litre mazot yakıyorlar bu rakamlara yardımcı dizel ve isitma sistemi dahil.
paşabahçe ve fenerbahçe'nin 2zamanlı ağır devirli yüksek güçlü makineler olduğunu düşünürsek(ki tek motoru 7500grostonluk bir geminin motoruna eşit)çok az yaktığını görebiliriz. c sınıfı teknelerde saatte yanlış hatırlamıyorsam 100-150litre yakıyor.
şu anda nerden bakarsak bakalım kısa mesafede bir vapurun kazandırdığı parayı hiç bir şekilde deniz otobüsü kazanamaz ve kazandıramaz


En son yılmazz tarafından Cum 31 Mar 2006, 18:49 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


mordehay kohen

13 yıl önce - Cum 31 Mar 2006, 18:48

Bizler burada havanda su dövüyoruz bu gidişle vapurların resimleri ile yetineceğiz
Alıntı:
Perşembe'nin gelişi, Çarşamba'dan belliydi zaten... Fairfields'lerin gidişinden sonra sıranın bunlara da geleceği âşikârdı
ben istanbulda yaşamıyorum ve en önemlisi
türk vatandaşı değilim ve yönetime eleştiri yapamam ama istanbula % 70 sırf vapurlara binmek ve vapur sever arkadaşlarla seyahat eden bir şahız olarak bu konu beni yakından
ilgilendiriyor. ama bence o kadar kötümser olmayalım eğer vapurları yok etmek isteselerdi
SAMI AKBULUT restore edip üstüne bir kat daha eklemezlerdi.
acaba bir heyet oluşturup IDO genel müdürü ile görüşüp yakından  bilgi
alamazmıyiz bu konuyu lütfen düşünün



En son mordehay kohen tarafından Cmt 01 Nis 2006, 06:01 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


yılmazz

13 yıl önce - Cum 31 Mar 2006, 19:50

olay zaten vapurları yok etmek değil
olay bu 3 geminin emekliliği gerçi günü geldiğinde hepsi gidecek ama insan yadırgıyor bu gemilerden daha fazla yararlanılabilecekken niye yok ediliyorlar


umit1
13 yıl önce - Cum 31 Mar 2006, 20:44

Kutlu bey soylenmesi gerekenleri soylemis zaten,ama sunlarida eklemek lazim.

1)Hic bir deniz otobusu 1000 kusur yolcu tasiyabilen bir vapurla ekonomik olarak rekabet edemez,zira yolcu tasimaciliginda maliyetler mil ve yolcu basina dusen maliyetle olculur,yani tam dolu bir 1000 kusur kisilik yolcu vapurunun birim isletme maliyeti her zaman tam dolu bir deniz otobusunden daha dusuktur.Ama vapurunuza 50-100 yolcu ile sefer yaptirabiliyorsaniz tabii o zaman butun hesaplar degisir tabii.

2)Vapurlarin temel olarak lehinde olan ve  butun dunyadaki elit kesimin  su anda kafasini en cok mesgul eden ama nedense Turkiyede pek kimsenin haberi bile olmayan "Petrol zirvesi" olayi yani petrolun tukenme donemine girilmis olmasi olayi vardir.
Petrol fiyatlari su anda pek fazla degildir esas yukselis Petrol uretimi ile tuketimi arasindaki acigin saklanamayacak kadar buyuyecegi 2009 yilinda gerceklesecektir,o zamanda Turkiye 50 li yillarda doviz sikintisi yuzunden akaryakitla calisan Bahceleri kizaga cekip Halicte bakimda olan Ulev sinifini acilen hizmete almak zorunda kaldigi gibi Halicte komurlu vapur aramak zorunda kalacak,bogaz gecisleri icin son derece yuksek birim maliyetli ozel arac ve deniz otobusu kullanmayi pek kimse aklina bile getiremiyecektir 2009 sonrasinda.

Bu soylediklerim hayal mahsulu degildir,ABD silahli kuvvetleri bugun akaryakit yerine komuru kullanabilmek icin milyarlarca dolarlik arastirma yaptirmaktadir,ve donanmanin gaz turbinli gemilerinde akaryakit yerine toz komur kullanilabilmesi icin hersey simdiden hazirdir.Deniz otobuslerinde nasil komur kullanilacagini merak ediyorum dogrusu .

Yani halen yasadigimiz donemin temel belirleyicisi "petrol zirvesi" dir.Bunu degistirmeye imkan olmadigina gore hersey buna uygun yani petrol sonrasi donemin sartlarina uygun olarak dusunulmelidir.Gelismis dedigimiz ulkelerin bugun yaptiklari da budur zaten.

Eger bugune bakar, sadece 5 sene kadar sonra olacaklari goremezsek 5 sene sonra kafamizi tastan tasa vururuz ama hicbir faydasi olmaz.

Saygilar,


En son umit1 tarafından Cum 31 Mar 2006, 21:06 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Kutlu Singil

13 yıl önce - Cum 31 Mar 2006, 20:53
Dunya Mirasi...


Soyle bir dusunun, bildiginiz, resimlerini gordugunuz, gidip demir attiginiz dunya limanlarini dusunun...

bu vapurlardan nerede var?

ben soyleyeyim... YOK...

nadir bile degiller... tekler...

iste bu nedenden dolayi, basli basina bir dunya mirasi olmalari gerekir...

mordehay agabey soyle demis:
Alıntı:
ben istanbulda yaşamıyorum ve en önemlisi
türk vatandaşı değilim ve yönetime eleştiri yapamam ama istanbula % 70 sırf vapurlara binmek ve vapur sever arkadaşlarla seyahat eden bir şahız olarak bu konu beni yakından
ilgilendiriyor.


hayir mordehay agabey, bu konuda her turlu sikayet ve elestiri yurutebilirsin... dunya vatandasiysak hepimiz, vapurlara sahip cikmaliyiz... cunku baska yerde yok...

kaldi ki, mordehay agabeyin serzeniside aklima baska bir olguyu getirdi...

bir dunya mirasini, ne olursa olsun (vapur, cami, klise, muze, anit, vs.) halk tarafindan secilenlerin eline birakmamak gerekiyor... hele hele bunlarin...



En son Kutlu Singil tarafından Cmt 01 Nis 2006, 00:41 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


sayfa 2
ANA SAYFA -> ULAŞIM