Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Akın Kurtoğlu

14 yıl önce - Çrş 02 Mar 2005, 04:44
[İST-A1.17] - Gazetelerde İETT



 

(+)

Üstteki foto, ilk körüklü yugo-İkaruslar geldiği zaman yapılan törende çekilmiş... Hat: 125- Yenilevend-Kadıköy'dür... Kapı numaraları: 4026-4050 olarak verilmişti...

 

(+)



 

(+)



 

(+)


Akın Kurtoğlu

14 yıl önce - Cmt 11 Hzr 2005, 21:25



(+)


Şişli Garajı 1949... Daha Büssing-5500'ler gelmemişler. Filo sadece Scania-Vabis, Ford ve Gazoille-White'lardan oluşmakta... Garajın kuzey bölümünden alınan fotoğrafta, en sağda 2 Scania, biraz daha solda burunlu bir Ford, gerilerde bir Scania-Vabis daha (Burası garaıjı cadde tarafına bakan ön bölümü). Orta bölüm garajın kapalı kısmı. Daha arkada yeniden arka bahçe. Park alanında burunlu bir Gazoille-White ve Scania... Sonra tekrardan geri sıradaki kapalı alan başlıyor. Garajın alt katı da otobüs deposu olarak kullanılıyor (Şişli Garajı 2 katlıydı). Ön bölümdeki kapalı bölümün yanındaki diğer bina da tramvay deposu... Garaj yeni inşa edilmiş.




(+)


30 Nisan 1991'deki İETT grevinde günboyu Levend Garajı'nda yatarak seferler çıkmayan İkaruslar... (O yıllarda Levend Garajı, halk arasında İkarus garajı olarak bilinirdi. Buraya tüm İstanbul genelindeki İkarus solo ve körüklü modellerin yaklaşık yarısı bağlıydı). Resimde görünen İkarusların tümü 1979-80 model (ilk parti) İkaruslardır. Hepsi Kırmızı-Beyaz renklerdeler... Biri hariç... En ön sırada, soldaki kavuniçi-lâcivert renkli olanı, Sözen zamanında halkoylaması yapılmak üzere farklı renklere boyanan 2 adet Solo İkarus'tan birisi... O gün bütün İstanbul felç olmuş ve yüzlerce şehirlerarası otobüs, belediyenin verdiği özel izinle tercihli yollara girerek yolcu taşımışlardı.




(+)


İETT'nin Yedikule Gazhane depoları... Burası işletmenin hurdaya çıkardığı eski otobüsleri bir süreliğine park ettiği garaj olup, sadece bu amaca hizmet ederdi. Resim surların üzerinden alınmış. Henüz yeni hurdaya çıkmış iki adet 1979 model İkarus solo tamir otobüsü yan yatırılmış. Gerideki mavi renkli otobüs ise 1978'lerde İstanbul'a kısa bir süre hizmet etmiş olan Büssing-U2D'lerden biri. Lâciverde boyatılarak işletme dışı amaçla kullanılmış. Yerdeki diğer parçalar ise eski İETT otobüslerinin artakalan parçaları... Kapalı durak kalıntıları vs...

Akın KURTOĞLU


Akın Kurtoğlu

14 yıl önce - Pzr 12 Hzr 2005, 01:50



(+)


9 Ocak 1990'da İETT'nin elindeki otobüslerin 150 kadarının arızalı olduğuyla ilgili haber... Bunlar ağırlıkla Leylandlar ve 1979-80 model İkaruslardı... Leyland'ların yaşlarının 22'yi bulduğu beliriliyor ve bir an önce seferlerden kaldırılamları gerektiği belirtiliyordu (aynı tarihte, İkaruslar ise sadece 10 yaşındalardı).




Bu haberden 2 yıl sonra Leylandlar seferlerden kaldırıldılar ve İkitelli Garajı'na yan yatırılarak atıldılar.


Akın KURTOĞLU



Akın Kurtoğlu

14 yıl önce - Pzr 12 Hzr 2005, 04:28

Derken 1986 senesi geldi... İstanbullular hayatlarında 2. defa körüklü otobüslerle müşerref (!) oldular. Dalan'ın belediye başkanlığı döneminde alımları başlayan MAN otobüslerin bu kez de körüklüleri gelmeye başladı. MAN SG-220 'ler... Toplam olarak 260 adet alınması plânlanan körüklüler (her nedense) 184 adet alındılar sonradan (3151-3334 arası kapı numaraları verildi). İlk parti olan 30 otobüs (3151-3180), Vatan Caddesi'nde yapılan kısa bir törenin ardından, başkan Dalan'ın bunlardan birini kullanmasıyla İstanbul caddeleriyle tanıştılar. Herbirine 55 milyon lira ödendi. İlk partinin toplamı; 1 milyar 650 milyon lira tuttu.




(+)



MAN SG-220'lerin 1987'de alımlarının tamamlanmasıyla, İETT'nin filosundaki körüklü (mafsallı) otobüs adedi; 374'e yükseldi (190 İkarus + 184 MAN).

Akın KURTOĞLU


Akın Kurtoğlu

14 yıl önce - Pts 13 Hzr 2005, 18:33

1991'de İETT'den Enteresan (!) bir Eylem

4 Mayıs 1991'de İstanbul bir ilke sahne oldu: İETT şoförleri iş yavaşlatma eylemine başladılar. Tamamıyla iş bırakma değil, sadece işi yavaşlatma... Bu öyle sinir bozucu bir eylemdi ki, haberi olmadan otobüslere binenler, yarım saatlik yolu birbuçuk-iki saatte aldılar... İETT şoförleri günboyunca asla ve asla birbirlerini sollamadılar. En önde giden (çoğunlukla bir körüklü) İETT otobüsünün arkasına takılan 8'er 10'ar İETT otobüsü, konvoy halinde yollarına devam ettiler. En öndeki körüklü, hızını olabildiğince yavaşlatarak aheste aheste yoluna devam ederken, gerisinden gelenler de onun hızına ayak uydurarak, eğlene-bakına (!) yolllarına devam ettiler. Tabii ki bu araçların içlerindeki şanssız yolcular da o gün işlerine- okullarına, randevularına geç kaldılar. Yol boyunca tartışmalar sürdü gitti şoförlerle... Bazı yolcular ilk durakta inerek yürümeyi tercih ettiler ve az önce indikleri otobüsten daha hızlı vardılar gidecekleri yere...



Neyseki, suçsuz halkın bedelini ödediği bu türden yarı-grev gösterileri bir daha tekrarlanmadı. Hakikaten çok sinir bozucu bir durumdu. Bomboş yolda bile öndekini sollamadan giden bir otobüste olduğunuzu düşünsenize... Zaman akıp gidiyor, ama siz adeta yerinizde sayıyorsunuz... Bunların uzaktan görünümleri de kırmızıya boyanmış upuzun bir tren katarına benziyordu... En önde körüklü bir lokomotif, arkasında da türlü model vagonları...

Akın KURTOĞLU



Akın Kurtoğlu

13 yıl önce - Pts 28 Ksm 2005, 21:25

YIL 1963, İETT'DEN KÖTÜ BİR HATIRA: DENİZE UÇAN TALİM OTOBÜSÜ



25 Haziran 1963 - Salı - Hürriyet Gazetesi

Kaza Kurbanlarının Üçü de Şoför Namzedi – Arabadaki Kurs Hocası Kurtuldu – Acemi Şoför Fren Diye Gaza Basmış

Acemi şoförlerin şehiriçi trafiğine alıştırılması işinde kullanılan belediyeye ait talim arabası, köprüyü geçtikten sonra Rıhtım Caddesi’ne sapmış, burada önüne çıkan bir kadını ezmemek için direksiyon kırmıştır. Şoför, fren yerine gaza bastığından, otobüs dubanın yanından deniz uçmuştur. Fotoğrafta, 4 numaralı maçuna tarafından denizden çıkarılan otobüs ve köprü üstünde biriken kalabalık görülmektedir (Haber Ajansı).

Üzerinde; “Şişli Garajı'na gider” yazılı İETT’nin 1954 model Büssing marka şoför talim arabası, sabah 9:42’de Karaköy’de Ziraat Bankası’nın önünden denize uçmuş, üç kişi ölmüştür. Direksiyondaki şoförün acemiliği sebebiyle, otobüs birkaç kere devrilecek gibi olmuş, sonra hızla parmaklıklara bindirmiştir. Yüzlerce kişinin çığlıkları arasında rıhtımdaki demir parmaklıkları parçalayan otobüs, önce şehirhatları yanaşma dubasına, sonra da şehirhatlarının “Emirgân” adlı vapuruna çarptıktan sonra, ağır ağır sulara gömülerek kaybolmuştur. Otobüsün denize uçtuğunu gören halk, derhal koşuşturmuştur. İlk başta otobüsün yolcu otobüsü olduğu zannedilerek çığlıklar atılmış, binlerce kişi köprünün üzerini ve rıhtımı doldurarak heyecanla bekleşmeye başlamıştır. Kazazedeleri kurtarmak için denize atlayanlar da olmuştur. Olaya Galata Başkomiserliği elkoymuştur. İlk ceset 9:55’de denizden çıkarılmıştır. Otobüs ise 11:30’da 4 numaralı maçuna tarafından sudan çıkartılmıştır.

Akın KURTOĞLU


Kemal Çevik
13 yıl önce - Pts 28 Ksm 2005, 22:15
Tesadüfe bakın


Akın bey,

Birden eski anılar canlandı, o sabah, demek 24 haziran pazartesi imiş, 9:30 vapuruyla Kadıköy'den Karaköy'e geçmiştik bizimkilerle, Sultanhamam'a yanılmıyorsam kumaş bakmaya gidiliyordu. Vapur Karaköy' yerine bizi Köprü'ye bırakmış, rahmetli anneannem de yürümekten kurtuldum diye sevinmişti. Vapurda her kafadan bir ses çıkıyor, yangından Karaköy'de vapur battıya kadar (o yıllarda sabotaj filan bilinmez, akla gelmezdi) söylenti gırla gidiyordu. Gerçeği ise öğleden sonra dönerken öğrenmiştik.

Arkadaşlar, öte yandan  haberciler 42 yıl önce de aynıymış. IETT sürücüleri en azından o zamanlar acemiler arasından seçilmezdi. Zaten yolcu otobüsü kullanabilmek bugün bile kağıt üzerinde de olsa belli bir ustalığı gerektiyor, uygulama ne durumda bilemiyorum. Talimler araca alışmak ve güzergahları öğrenmek için yapılırdı. Bu kaza haberdeki gibi "acemi sürücünün fren yerine gaza" basmasından değil, sürücü hatası dahil başkaca bir nedenden kaynaklanmış olmalı..

Görüşmek üzere
Kemal ÇEVİK



umit1
13 yıl önce - Sal 29 Ksm 2005, 07:35

Akin bey ustadimiz 9.42 de otobus denize ucmus, 9,55 de ilk kaza kurbanin cesedi, daha iki saat gecmedende otobusun kendisi cikarilmis ,ne kadar geri ve yavasmisiz o zamanlar megerse !.

Allah gostermesin boyle bir sey simdi olsa kimbilir ne kadar hizli yapilirdi bu isler.

Saygilar,


Akın Kurtoğlu

13 yıl önce - Sal 29 Ksm 2005, 09:26

Kemal Bey, fotoğraftaki İETT otobüsü gördüğüm kadarıyla halihazırda çalışmakta olan Büssing'lerden biri olmayıp, sanki biraz değişikliğe uğramış bir 1954 model... Arka camlarına doğru bir kapatma sözkonusu. Belki de idarede sadece bu amaçla ayrılmış olabilir. 80'lerde de genellikle Büssing-U47D'lerden biri "şoför eğitim aracı" olarak ayrılırlardı.

Kazadaki ilginç olan noktalardan biri ise, İstanbul tarihinde bir otobüsle vapurun çarpışma olayıdır. Karaköy bekleme dubasına çarpan otobüs havalanarak, "Emirgân" vapuruna bindiriyor,vapurda hasara yol açıyor ve ardından da denize gömülüyor.

Asıl büyük kaza ise, 15 Haziran 1978'de gerçekleşiyor ve bir Büssing-U47D Boğaz'da Tarabya yakınlarında virajı alamayarak denize uçuyor (35 yolcunun 31'i kayboluyor). O yıllarda Boğaz hatlarına da verilen Büssingler'den biri böylece hizmet dışı kalıyor (Bununla ilgili detaylı gazete haberini ve resimlerini yollarım bir ara).

Ümit Bey, "Meserret Oteli" patlaması olarak hatırlıyorum ben sizin mesajınızdaki vak'ayı... Yer de Cağaloğlu-Sirkeci civarları olmalı sanki...

Akın KURTOĞLU


Husnu Kursun2
13 yıl önce - Sal 29 Ksm 2005, 21:06

Alıntı:
Asıl büyük kaza ise, 15 Haziran 1978'de gerçekleşiyor ve bir Büssing-U47D Boğaz'da Tarabya yakınlarında virajı alamayarak denize uçuyor (35 yolcunun 31'i kayboluyor).


Ben bu olayi hatirliyorum.



sayfa 1
ANA SAYFA -> ULAŞIM